{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1195 <br>KARAR NO: 2025/1599<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/02/2024<br>NUMARASI: 2019/315 Esas 2024/88 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ: 10/06/2019<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 08/10/2025<br>YAZILDIĞI TARİH: 09/10/2025<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/315 Esas,  2024/88 Karar sayılı kararına karşı davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... perşembe günü saat 10:15 sıralarında maliki ... Ltd. Şti. olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı, ... A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı ve ... A.Ş. tarafından kasko poliçesi ile kaskolu aracın... Caddesi'nde seyir halinde iken karşıdan karşıya geçen yaya müvekkili ...'na çarpması ile yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ...'ün tam kusurlu müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, işbu kaza nedeniyle oluşan yaralanmaları nedeniyle müvekkilinin ...Polikliniği,  ... Pol. Hekimi ...Muayenehanesi gibi yerlerden tedavi için fiyat bilgisi aldığını fakat maddi imkansızlık sebebiyle halen dişlerini tedavi ettiremediğini, müvekkilinin kaza günü bütünleme sınavı için kampüs içinde bulunmakta olduğunu, kaza nedeniyle bahsedilen sınava giremediğini, kazanın müvekkilinin okulunun yarım dönem uzamasına neden olduğun, kaza nedeniyle müvekkilinin yüzünde kalıcı iz kaldığını, ... A.Ş.ve ... A.Ş.şirketlerine yasal başvurunun yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını, ara buluculuğa da başvurulduğunu ancak davalı şirketlerin son toplantıya katılmayacaklarını beyan etmeleri üzerine bir netice alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6 aylık çalışma kaybı için 500,00 TL, tedavi masrafları için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yüzde kalıcı iz kalması nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminatın  davalı ... A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davanın asliye hukuk mahkemesince görülmesi gerektiğini, kusur durumunun belirlenebilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, SGK tarafından tedavi giderleri ve bakıcı giderleri tazminatına yönelik taleplerden dolayı bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, 6111 sayılı yasa gereği müvekkili sigorta şirketinin değil SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talep etmesinin makul olmadığını, reeskont faizi talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca zorunlu sigortaların teminat limitlerinin aşıldığı takdirde gündeme gelebileceğini, sorumluluğun sırayla taşımacılık ve trafik sigortasına ait olacağını, dava konusu kaza tarihi itibariyle trafik poliçesi teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, buna binaen müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak davacıların maddi zararının 360.000,00 TL'nin üzerinde olması doğacağını, manevi tazminat limitinin tamamının 25.000,00 TL olup bunun tamamının bir kişiye ödenmesinin mümkün ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının gerçek zararının belirlenmesi için kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, mahkeme nezdinde ikame edilen davada ispat külfetinin davacılarda bulunduğunu, müteveffanın davacıya deste olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, bir an için davanın haklı olduğu düşünülse dahi müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının davalı ... ( ... A.Ş) A.Ş'ye karşı ikame etmiş olduğu maddi tazminat davasının reddine, Davacının geçici iş göremezlik zararı ve kaçınılmaz tedavi gideri tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 106,87-TL geçici iş göremezlik zararı, 390,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 496,87-TL maddi tazminatın, davalı ... A.Ş'nin sağlık tedavi giderleri teminatından karşılanmak ve arabuluculuk başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ( ticari avans faizini geçmemek kaydı ile ) sorumlu olması koşulu ile davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 3.000,00-TL manevi tazminatın ...A.Ş (... A.Ş) den alınarak davacıya verilmesine, alacağa arabuluculuk başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, ( ticari avans faizini geçememek kaydı ile )karar verildiği görüldü. <br>TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, manevi tazminat talebinin poliçe teminat kapsamına dahil olmadığını, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54.maddesi  gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1.maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarih, 2019/315 Esas, 2024/88 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler esas alındığında; ... tarihinde davalı ... Aş'nin ZMMS 'i , davalı ...Aş.(... Aş.)'nin ise İMMS'i olduğu, dava dışı ... Ltd.Şti. 'nin işleteni, dava dışı ...'ün sürücüsü  olduğu ... plaka sayılı aracın davacı yaya ...'na çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, kaza sonrası trafik kaza tespit tutanağının düzenlenmiş olduğu, Ankara ATK'dan alınmış olan ... tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'ün %20 oranında kusurlu, davacı yaya ...'nun ise %80 oranında kusurlu olduğunun rapor edilmiş olduğu; ilk derece mahkemesince toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, davacı tarafından açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen  kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, kararın davalı ...Aş(... Aş.) vekilinin istinaf edilmesi üzerine dosyasının istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu  görülmüştür. <br>Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1.maddesinde “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu nedenle ihtiyari mali mesuliyet sigortası, zorunlu trafik poliçesi ile aynı risklere karşı teminat sağlamakta olup, zorunlu trafik poliçesinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye girmektedir. Manevi tazminat zorunlu mali mesuliyet sigortası teminatı dışındadır. Eldeki davada davacıya çarpan aracın kasko sigortacısı davalı ...Aş(... Aş.) şirketi tarafından düzenlenen  genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ve eklerinde,  ihtiyari mali mesuliyet  teminatları içerisinde 25.000,00-TL manevi tazminat teminatı verildiğinden talep edilen manevi tazminatın  ihtiyari mali mesuliyet sigortasının teminat kapsamı içinde kalması nedeniyle, ilk derece mahkemesince trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin zarar görmesi halinde işleten adına manevi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunan davalı ...Aş. aleyhine manevi tazminat hükmü kurulmuş olması isabetli olmuş olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da  gözetilerek  takdir  hakkını  etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek   bu  para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.<br>Somut olayda, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, duyulan acı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminatın uygun olduğu kanaatine varılmış olup, davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.<br>Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. <br>2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine göre hak sahibince usulüne uygun olarak temin edilmiş belgelerin sigortaya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemeyen sigorta temerrüte uğramış sayılır ve temerrüte uğramış olduğu tarihten itibaren hak sahibine faiz ödemelidir.<br>Somut olayda, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce  2918 sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca tazminat ödenmesi hususunda davacı tarafça 17/01/2019 tarihinde(dava tarihinden önce) yazılı beyanla davalı sigortaya gönderildiği, yazılı talebin davalı sigortaya ulaştığı, davalı sigortaca davacıya bazı belgelerin eksik olduğundan bahisle herhangi bir ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğu ve tarafların anlaşamaması üzerine 18/03/2019 tarihinde arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşılmakla; Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, dava öncesinde davacıdan kaynaklı bir eksiklik olması halinde, davalı sigortanın başvuru neticesinde temerrüte uğramayacağı, ancak dava öncesinde arabulucuya başvurulduğu takdirde, tarafların anlaşamaması halinde, arabulucuya başvurulması ile davalı sigortanın manevi tazminat bakımından, arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalı sigortanın temerrüt tarihinin 01/03/2019 tarihi  olduğu, mahkemece faiz başlangıç tarihinin isabetli uygulandığı, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. <br>Sigortanın davalı olması otomatik olarak trafik kazasını ticari iş haline getirmeyecek olup, trafik kazasına karışan aracın ticari olup olmadığına bakılacak, aracın ticari olması halinde alacağa ticari avans faiz oranları, aracın ticari olmaması halinde ise alacağa yasal faiz oranları uygulanacaktır. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda, trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren ...  plaka sayılı aracın dosyadaki belge ve bilgilerden ticari olduğu anlaşıldığından, mahkemece talep doğrultusunda  ticari avans faizini geçmemek üzere ticari reeskont faizine hükmedilmesi isabetli olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı  görülmüştür. <br>Yukarıda izah edilen sebeplerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Aş.(... Aş.) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi  gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından fazla yatırıldığı anlaşılan 262,00 TL'nin talep halinde davalı tarafa iadesine, <br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 -a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.   09/10/2025<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ccfacf7cee034dfc","SID":"857fb2309fa028d0"}}