{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2363 <br>KARAR NO\t: 2025/1487<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/06/2022<br>NUMARASI\t: 2021/244 Esas - 2022/675 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkillerinin murisi müteveffa ...'nin, 12.01.2020 günü Fatih Belediyesine bağlı çöp kamyonu ile mesai saati içerisinde trafikte seyir halindeyken, ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'in müteveffanın kullandığı ... plakalı araca arkadan çarptığını ve ...'nin 12.01.2020 tarihinde kazaya bağlı olarak yaşamını yitirdiğini, emniyet tutanakları ve davalı Uğur Köse'nin beyanlarından davalının kaza esnasında 0.85 promil alkollü olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 48/5 uyarınca kullanım amacı hususi olan otomobil cinsi araçların 0.50 promilin üzerinde akollü olarak sürülmesi yasaklandığını, yine aynı kanunun 84/d hükmünde asli kusurlu sayılan hallerin düzenlendiğini, yaşanan kaza neticesinde ... hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ve 05.03.2020 tarihinde iddianame düzenlendiğini,  iddianamenin kabulü ile davalı ... hakkında Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/204 Esas numaralı dosyası ile taksirle adam öldürme suçundan kovuşturma aşamasına geçildiğini, dosyada tanzim edilen rapora göre davalı ...'in, müteveffanın aracına arkadan çarpması ve olay esnasından alkollü olması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, kazaya sebebiyet veren davalı ... hakkında açılan dava nedeniyle adına kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri başkasına devrederek müvekkillerinin alacağına kavuşmasına engel olma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine, UYAP üzerinden yapılacak sorgulama ve diğer araştırmalar neticesinde varsa adına kayıtlı başkaca araç ve taşınmaz kayıtları üzerine karar kesinleşinceye kadar tedbir konulmasını beyan ederek, davacı ... için 600,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için 100,00'er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatı) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine; davacı eş (...) için 100.000 TL, diğer davacılar (müteveffanın çocukları) için her bir davacıya ayrı ayrı  50.000 TL olmak üzere toplamda 300.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nin Fatih Belediyesi bünyesinde çalışan bir işçi olduğunu, trafik kazası belediyenin çöp taşıma işinin görülmesi sırasında gerçekleştiğinden trafik iş kazası olduğunu, davanın muhatabının SGK ve Fatih Belediyesi olduğunu, görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, müteveffanın kullandığı çöp kamyonu ile şerit ihlali yaptığını, yolda sağlı sollu yalpalayarak araç kullandığını, ...'nin zorunlu olmasına rağmen emniyet kemeri takmadığını, alkolmetre cihazı ölçümünün mevzuat hükümlerine uygun yapılmadığını, alkol tespit tutanağının geçersiz olduğunu, ceza soruşturmasın alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, davalı ...'in  kaza anındaki alkol oranının yasal sınırın altında olduğunu ve sürüş güvenliğini etkilemediğini, müteveffanın kronik rahatsızlıklarının çöp kamyonu kullanmasına engel olduğunu ve bu nedenle sürücü belgesinin yeterli olmadığını beyan ederek, öncelikde davanın yetkisizlik ve görevsizlik nedeniyle reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemeyle davacıların zararları karşılandığından dolayı davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin  sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının müvekkili şirketin araç sürücüsüne/işletenine rücu hakkını etkileyecek bulunması sebebiyle, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla mahkeme vasıtasıyla araştırılmasına karar verilmesini ve dosyanın ATK Trafik İhtisas dairesine gönderilmesini, aktüerya hesaplamasının yapılmasını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının maddi tazminat talebinin reddine; davacının manevi  tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL manevi tazminatın 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat  talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının son derece düşük olduğunu, müvekkilleri hakkında taleplerinin doğrultusunda manevi tazminata hükmolunması, mahkemenin aksi kanaate olması halinde ise manevi zararı bir nebze de olsa telafi edecek şekilde artırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayın bir trafik-iş kazası olup, davanın muhatabının SGK ve Fatih Belediyesi olduğunu, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, hüküm kurulan manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu, mahkeme gerekçesinde açık bir usul hatası yaptığını, davalı ...'in kusurlu olduğuna ve müteveffa ...'nin kusursuz olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, alkol tespitinin usulünün ve sonucunun yanlış olduğunu, ...'nin kronik sağlık sorunlarının kişinin kaza sırasında uyuduğunu veya uyukladığını gösterdiğini, iş güvenliği açısından kusur raporu alınmamasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.4857 sayılı Kanunu'nun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesinde ise “... 5953 sayılı kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ikinci kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına....\" bakma görevinin iş mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; trafik kazasının gerçekleştiği tarihte davacının çöp kamyonu kullandığı ve olayın trafik-iş kazası olduğu anlaşılmakta ise de; davanın Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu gereğince kusurlu olduğu iddia edilen karşı araç sürücüsüne ve onun ZMMS şirketine açıldığı, davalılar arasında müteveffanın işverenlerinin bulunmadığı, uyuşmazlığın İş Kanunu'ndan değil, KTK ve TBK gereğince haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı, işçi ile işveren arasında oluşan bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin husumet ve görev yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf itirazları bakımından değerlendirme yapıldığında; 12/01/2020 tarihli kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'in asli kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffaya herhangi bir kusur atfedilmediği; Büyükçekmece CBS'ye hitaben düzenlenen Trafik bilirkişisinin 14/02/2020 tarihli raporunda ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'in tam kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffaya herhangi bir kusur atfedilmediği; Mahkemece alınan 22/12/2021 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre de ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'in tam kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffaya herhangi bir kusur atfedilmediği; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Büyükçekmece 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/204 esas sayılı dosyasında alınan 26/01/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde sanık sürücü ...'in tam kusurlu olduğu, müteveffanın kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura ve kusuru etkileyecek sair hususlara ve dava iş kazası olarak açılmadığından iş güvenliği uzmanından rapor alınmadığına  yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarının az olduğuna, davalı Uğur vekilinin manevi tazminat miktarının çok olduğuna ve mahkeme gerekçesinin çelişkili olduğuna yönelik istinaf itirazları yönünden;Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir (Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının,  manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olmadığı, yeterli ve makul olmadığı kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüş, bu bağlamda davacı ... için 100.000,00-TL, diğer  davacılardan her biri için  40.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Bu nedenle; davacılar ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere  :A- Davacılar ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:A-Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE,-Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 600-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,  -Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan  100-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, -Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 100-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,-Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  gereğince tayin ve takdir olunan 100-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, -Reddedilen maddi tazminat yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 100-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, B-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;1-Davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL olmak üzere TOPLAM 260.000,00-TL manevi tazminatın 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,2-Davacılar ..., ..., ... ve ...'nin fazlaya ilişkin manevi tazminat  talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca toplam alınması gereken 17.760,60-TL karar ve ilam harcından, dava açılırken alınan 1.028,07-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.732,53-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 1.028,07-TL peşin harç, 2.453,40-TL yargılama giderleri (bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 3.540,77-TL'nin kısmen kabul - red oranları dikkate alınarak hesaplanan 3.068,66- TL' sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,5-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,6-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,7-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,8-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'ye verilmesine,10-Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den Ayrı ayrı alınarak davalı ...'e verilmesine,11-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 120,50-TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalı ... üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"daf0263bf9421334","SID":"522a3972cfd95916"}}