{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t: 2022/2912 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1726<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN   <br>MAHKEMESİ\t  : Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t : 2021/1621 Esas 2022/688 Karar <br>KARAR TARİHİ\t : 30/06/2022 <br>DAVA\t\t : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ              : 06/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 06/10/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... ve  ayrıca İzmir'deki aracı firma ile müvekkili arasında yapılan anlaşma gereği müvekkiline ait ... plaka sayılı araç ile davalının Bodrum'da göstereceği boş bir alana boşaltılmak üzere kum taşıma işlemi gerçekleştirildiğini, sürücü ...'ın  otel yetkililerinin kendisini sıkıştırması ve ısrarları sonucu mecbur kalarak söylenen yere zar zor aracı soktuğunu, ancak aracın alanın sıkıntılı olması nedeniyle kumu boşaltacağı sırada devrildiğini, şoför ve araçta yanında bulunan eşinin olay sonucu yaralandığını, akabinde olay yerine ambulans çağrıldığını ve o arada  şoförün şirket yetkilileri ... ve ...'e haber verdiğini, davalı tarafın müvekkil şirket yetkililerinin uyarılarına  ve rızası olmamasına rağmen uygun olmayan şekilde tırı kaldırdığını ve hasar verdiğini, şirket yetkilisi ...'in önce orada bulunan yetkililer ile bu konu yüzünden tartışma yaşadığını akabinde Bodrum Polis Merkezinde davalı ......'dan şikayetçi olduğunu, müvekkilinin aracın tamir ve bakımını yaptırdığını, iş bu tamirat işlemleri sonucunda müvekkilinin aracında 45.000,00 TL masraf meydana geldiğini, davalı ile uyuşmazlık konusu hakkında görüşme yapıldığını, uzlaşma sağlanamadığını ve zorunlu arabuluculuk neticesinde uzlaşılamadığını belirtir son tutanak düzenlendiğini beyanla  açıklanan nedenlerle müvekkilinin uğramış olduğu zarardan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile 45.000,00 TL maddi tazminat bedelinin, olay tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline teslimine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep  etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın gerek tutulan şikayetçi ifade tutanağı gerek dava dilekçesinde tüm zarar ve hasara müvekkili sebep olmuşcasına ve tazmin yükümlülüğünün müvekkilinin üzerinde olduğuna ilişkin beyanlarda bulunduğunu, müvekkili şirketin plaj kumuna ilişkin işin görülmesi amacıyla ... Şirketi ile anlaştığını, bu şirket tarafından işin veya işe bağlı yardımcı işlerin görülmesi amacıyla davacı yanın iddia ettiği şekilde bir anlaşma var ise bu sözleşmenin taşeronluk sözleşmesi niteliğinde olduğunu, anılan sözleşmenin davacı yan ile ... şirketi arasında yapıldığını müvekkili şirketin hiçbir şekilde sözleşmenin tarafı olmadığını bu nedenlerle kanun kapsamında sözleşmesel sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin ne tır sürme ne de tırdaki yükü boşaltma anlamında bir yetkisi ve bilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği şekilde bir zararı var  ise dahi bu zararın teslimden sonra gerçekleşmemiş olması nedeniyle müvekkili şirketle.... Şirketi arasındaki sözleşme hükümleri gereği bu zararını ... ..Şirketinden talep etmesi gerektiğini,  zaruret hali neticesinde ve oluşacak daha büyük zararları önlemek amacıyla yapılan  bu  aracın kaldırılmasının dahi müvekkilinin kusuru olduğunun ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini iddia ettiğini, asıl  sürücünün dikkatsizliği nedeniyle otelin asfalt ve bordür taşlarına zarar verildiğini,  bu zarara ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını belirterek  öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın  reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; HMK 190. Maddeye göre \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.\" yasal bu düzenleme dikkate alındığında davacı taraf  araçta meydana gelen 45.000,00 TL lik zararın davalı tarafça aracın usulsüz kaldırılmasından kaynaklandığını ispatlamakla yükümlü olup bu yönde dosyaya kazadan sonra araçta devrilmeden veya aracın usulsüz kaldırılmasından dolayı zarar meydana geldiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği araçta onarım yapıldığına dair bir belge ibraz edilmemiş olması sebebi ile onarımların hangisinin devrilmeye, hangisinin aracın kaldırılmasına bağlı olarak meydana geldiğinin de bilirkişi tarafından tespitinin mümkün olmaması sebebi ile mahkememizce ayrıca keşif yapılmasına veya bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmeyerek davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;   olay yerine exper ve dahi müvekkillerin kendileri gelmeden sırf \"otelin itibarı\" düşünülerek yaralamalı vaka olmasına rağmen otel yetkililerince olduğu yerden araca ciddi zararlar verilerek kaldırıldığını,  yerel mahkemenin hatalı bir değerlendirme yaparak polis görgü tutanağı raporunda geçen ifadeleri şoföre aitmiş gibi gerekçeli kararında söz ettiğini, yani yerel mahkeme müvekkilin aracında meydana gelen zararı sadece şoföre ve müvekkile yüklediğini, tüm delilleri müvekkil aleyhine kullanarak bilirkişi incelemesi dahi yaptırmadan dosyada red kararı verdiğini,  dava dilekçesinde, iş bu kazanın oluşması sebebinin  davalı olduğunu belirtmemize rağmen dosyada bu kusura ilişkin de herhangi bir rapor aldırılmadığını,  müvekkili hem kaza neticesinde zarara uğradığını, hem de açılan dava neticesinde verilen karar sonrası tekrar mağdur edildiğini beyanla  yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. <br>İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara  karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br> 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.<br>Somut olayda,  davacı şirkete ait ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı tır (.... plakalı kasası ile birlikte) ile davalı otel işletmesine  deniz kumu getirildiği ve kumun sahile boşaltılması sırasında tırın sağ tarafa devrilmesi sonucu sürücü ve araçta bulunan eşinin yaralanarak hastaneye sevk edildikleri, davacıya ait tırın ise kaza mahallinden kaldırıldığı, davacının tırın davalının kumu uygun olmayan yere boşalttırması nedeniyle devrildiği ve buna ilaveten tırın kaldırılması işlemini de davalı tarafça davacının rızası hilafına ve teknik yönden hatalı yapılması nedeniyle aracın zarar gördüğü iddiası ile oluşan zararın tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 45.000 TL maddi tazminat talep ettiği açıktır.<br>Davacı vekili 20/04/2022 tarihli açıklama dilekçesinde de özetle; devrilme ve tırın hatalı kaldırılması nedeniyle araçta meydana gelen zararın ne kadarının devrilme ne kadarının hatalı kaldırmadan kaynaklandığının tespiti imkanının davalı tarafça gerçekleştirilen hatalı kaldırma uygulaması nedeniyle ortadan kalkması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 45.000 TL talep ettiklerini, taleplerinin tamamının davalının haksız eylemine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.<br>Bu durumda,  dava dilekçesi ve açıklama dilekçesindeki beyanlara ve iddianın ileri sürülüş şekline göre  davacı devrilme ve hatalı kaldırmadan kaynaklı zararını  dava konusu etmektedir.  <br>Dava dilekçesinde bildirilen kolluk şikayetine ilişkin tahkikat evrakları arasında bulunan ve  olay günü tutulan 18/05/2021 tarihli tutanakta aracın devrik haldeki durumu ve görülebilen hasar durumunun tespit edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde de ifade edildiği üzere devrik araca davalı tarafça müdahale edilerek aracın kaldırıldığı, 19/05/2021 günü ise davacı şirket yetkilisi ...’in kolluk şikayeti üzerine yine kolluk tarafından 19/05/2021 tarihli görgü ve tespit tutanağında tır ve kasadaki hasara ilişkin tespitler yapıldığı ve evrak ekinde dava konusu araca ait olduğu anlaşılan bir takım fotoğraflar (fotokopi) bulunduğu görülmektedir.<br>6098 Sayılı Kanun madde 50 hükmüne göre, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Aynı yasanın madde  51 hükmüne göre de hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.<br>Davacıya ait aracın davalıya ait otel alanında sahile kum dökme faaliyeti sırasında devrildiği ve davalı tarafça kaldırıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Yine,  18/05/2021 tarihli ve 19/05/2021 tarihli kolluk tutanaklarına göre tır ve kasasında devrilme ve kaldırmaya bağlı olduğu iddia edilen bir kısım hasarlar olduğu da anlaşılmaktadır. <br>6100 Sayılı HMK'nun 266.maddesi gereğince mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine  yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Aynı Kanunun  282.madde gereğince hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.<br>Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince kolluk tahkikat evrakı (aslı gibidir yapılmış fotokopisi gönderildiği anlaşılan fotoğrafların da asılları eksiksiz eklenmek suretiyle) dosyaya kazandırılarak, araç hasarının niteliği ve devrilme ve kaldırma işlemlerinin dosya kapsamından anlaşılabilen gerçekleşme şekilleri itibariyle bunlara bağlı oluşup oluşmadığının belirlenmesi teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden; tırın devrilme sebebine, mevcut tespitlere göre tır ve kasasında meydana gelen hasara  ve bu hasarın niteliğine göre (teknik olarak mümkün ise ayrı ayrı) devrilme ve/veya kaldırma işlemi  sonucu oluşup oluşmadığına (illiyet bağı bulunup bulunmadığına),  yine tespit edilen hasara bağlı oluşan zarar hesabına ilişkin uzman bilirkişiden gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınması gerekir iken bu hususlarda inceleme yapılmaksızın  araçta devrilme ve kaldırmadan kaynaklı hasar meydana geldiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin eksik incelemeye dayalı istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin (...) toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1621 Esas 2022/688 Karar sayılı, 30/06/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 06/10/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d062f8c82e0e3083","SID":"c1f31386706f2fae"}}