{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/3172 <br>KARAR NO\t: 2025/2435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/06/2024<br>NUMARASI\t: 2023/594 E - 2024/396 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 06/10/2025\t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından  28.08.2023 tarihinde ikinci el olarak satın alınan ... plakalı ...model aracın, davalı ...Ticaret Anonim Şirketinin, \"... Mah. ... Cad. No:... Cad. Ataşehir/İstanbul\" adresindeki İstanbul Anadolu Şubesine, gerekli kontrol ve bakımlarınının yapılması için bırakıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenen 29.03.2023 tarihli fatura ile toplamda 39.017,09 TL bedelinde bakım, onarım ve değişim hizmeti sunulduğunun iddia edildiğini, ancak müvekkili şirketin hizmetin yapılmadığından şüphelenildiği ve araç üzerinde inceleme yapıldığını ve faturalandırılan hiçbir bakımın yapılmamış olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça müvekkil şirkete kusurlu ve eksik hizmet sunulduğu ve müvekkilinin açıkça kandırıldığı ve zarara uğratıldığını, ihtarname çekildiği, davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediği, müvekkilinin zararının karşılanmadığını, İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2023/370 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, rapor alındığını ve raporda,tespit konusu araca yönelik davalı tarafça faturalandırılmış olan 599,22 TL tutarında fren hidroliği, 1.075,12 TL tutarında klima filtresi, 3.017,36 TL tutarında motor yağı ve 245,87 TL tutarında toplam 4.937,57 TL tutarındaki hizmetin ayıplı hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde tespitin yapıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin kusuru nedeniyle müvekkil şirketin hem maddi hem de manevi zarar gördüğünü belirterek davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik  7.000-TL maddi ve 250.000-TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini  talep etmiştir.ISLAH ; Davacı vekili 20/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 6.286,22-TL ayıplı ve eksik onarım bedeli ile 7.401,82 D.İş dosyası inceleme masrafımız olmak üzere toplam 13.688,04-TL davalıdan alacaklı olduklarını, bu sebeple 7.000,00-TL olan maddi tazminat alacağımızı 6.688,04-TL ıslah ederek toplam maddi tazminat talebimizi 13.688,04-TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davaya konu süreçteki konu ile ilgili kanun hükümleri ve makul süre mantığı birlikte değerlendirildiğinde, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ayıp iddiasının yerinde olduğu kabul edilse dahi, ayıp ihbar sürelerine uyulmadığından, başkaca bir araştırmaya gerek olmaksızın davanın bu yönleri ile de reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu aracın kusursuz bir şekilde onarıldığını, davacıdan alınan fatura bedelinin araç üzerinde yapılan işlemlerin karşılığı olduğunu, davacının talebinin haksız ve sebepsiz zenginleşme saikinden olduğunu, müvekkili şirketin ... Türk A.Ş. nin yetkili satıcısı ve bayii olduğunu, verilen tüm hizmetler mercedes global standartlarına uygun verildiğini, faturaya konu bir işlemin yapılmadığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunduğu, ancak manevi tazminatın şartları sağlanmadığından, bu talebin kabul görmesinin mümkün olmadığını belirterek usule ilişkin itirazlarımız incelenerek davanın usulen reddine, şayet davanın esasına girilir ise, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜNE, 6.286,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının REDDİNE,   karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde; \"Manevi tazminat davası yönünden davanın tümden reddedilmesi hatalıdır.Yerel mahkemede görülen dava açılmadan önce İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/370 değişik iş dosyasından delil tespiti davası açılması zarureti hasıl olmuştur. Delil tespiti davası bilirkişi raporunda servis tarafından yağ değişiminin yapılmadığı, klima filtresinin değiştirilmediği, araç hidroliğinin yenilenmediği, yağ filtresinin değiştirilmemiş olduğu ve işbu eksikliklerin ileriki tarihlerde oldukça ciddi ve yüksek maliyetli motor hasarlarına yol açabileceği , ayrıca hidrolikte değişim yapılmaması sebebiyle sürücünün mal ve can güvenliğine yönelik ciddi tehdit oluştuğu tespit edilmiştir. Eksiklik ve ayıplı işlerle ilgili müvekkilin bilgilendirilmediği, aracıyla trafiğe çıkması sonucu hem kendisinin can güvenliği hem de üçüncü şahısların can güvenliğine yönelik oluşan tehlike, müvekkilin manevi zararın oluştuğunu göstermektedir. İşbu açık tehlike müvekkilin kişilik haklarına aykırılık oluşturmuş ve müvekkilin manevi zarara uğramasına sebep olmuştur. Yerel mahkemece manevi zarar yönünden davanın reddedilmesi hatalı olmuştur.Yerel mahkemece maddi tazminat yönünden davanın kabul edilmesine rağmen, müvekkil lehine kabul edilen tutar ve yargılama giderleri hatalı olarak hesaplanmıştır. yerel mahkemece gerekçeli kararına göre maddi tazminat davasının tamamen kabulüne,  6.286,22 TL tazminatın müvekkile ödenmesine, yerel mahkemede yapılan 10.206,50 TL yargılama gideri ile, delil tespiti davasındaki 7.401,82 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 430,70 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İşbu hesaplama hatalıdır. maddi tazminat yönünden kısmi kabul, kısmi red durumu söz konusu olmadığından, davalının işbu davaya yönelik yargılama giderleri ve delil tespiti yönünden yargılama giderlerinin tümünden sorumlu tutulması kanunun ve hakkaniyet ilkesinin gereğidir. Hiçbir şekilde manevi tazminat yönünden davanın reddi hükmünü kabul etmemekle birlikte, manevi tazminat yönünden davanın reddedilmesi, davalının manevi yönden zarara uğrayıp uğramadığı ile ilgilidir, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 326 kapsamında davalının haklılık oranı kıstasında değerlendirilmemelidir.Ayrıca belirtmek gerekir ki, yerel mahkeme dosyasındaki 10.206,50 TL yargılama gideri ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/370 değişik iş delil tespiti davasında 7.401,82 TL yargılama giderleri toplamı olan 17.608,32 TL yargılama gideri, maddi tazminat davasına ilişkindir. Gerek delil tespiti davasındaki inceleme, gerekse de sayın mahkemeniz dosyası bilirkişi incelemesinde görüleceği üzere, bu giderler maddi tazminat incelemesi için yapılmıştır, manevi tazminata ilişkin herhangi bir harcama bulunmamaktadır. İşbu sebeple de yargılama gideri toplamı olan 17.608,32 TL'nin tamamından davalının sorumlu tutulmaması hatalıdır.Yerel mahkemece sonuç olarak; ıslah talebimiz doğrultusunda bilirkişi raporundaki 6.286,22 TL ve değişik iş dosyasındaki 13.688,04 TL yönünden davanın kabulü; ya da 6.286,22 TL yönünden davanın kabulü ve yerel mahkeme yargılama giderleri ve delil tespiti yargılama giderleri toplamı 17.608,32 TL yönünden davalının sorumlu tutulması yönünde hüküm kurulması gerekmektedir.Faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi hatalıdır... Davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hatalıdır...\" şeklindeki istinaf sebepleri ile    kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava, ayıplı hizmet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat  talebine ilişkindir.Maddi tazminat yönünden;  12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir.Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri  6.286,22 TL  olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.Manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminat ise, manevi zararın giderim biçimidir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiil ile kişilik hakkının ihlal edilmesi, ihlal fiilinin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye sebep olması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Manevi tazminat ile, kişinin, kişilik değerlerinde meydana gelen zarar giderilmeye çalışılmaktadır. Yasalarımız, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişinin ve ailenin onur ve saygınlığına yönelik suçlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, babalığın benimsenmemesi,bedensel zarar ve öldürmedir. Kişilik hakları, hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse; TMK'nın 24. ve TBK'nın 58. maddesi (BK 49. mad.) uyarınca manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Tüzel kişinin de ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel     değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Tüzel kişilerin de kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekir. Ne var ki ;somut olayda , aracın tamirine ilişkin sözleşmeye aykırı davranılması şeklindeki fiilin  manevi tazminatı gerektirmemesi ve  davalı  tarafın bu işleminin  davacının kişilik haklarına yönelik bir zarar oluşturduğunun ispat edilmemesi sebebiyle , şartları oluşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde usul ve hukukea aykırılık bulunmamaktadır.Yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf sebepleri yönünden ; dava ,maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Talepler ayrı olsa da ,yargılama birlimte yürütülmüştür.Bu sebeple yargılama giderlerinin her bir talep yönünden bölünmesi usul yönünden mümkün değildir.Bu durumda mahkemece ,dava değerine göre ve kabul ve red oranları itibarıyla masrafların bölüştürülmesinde hata bulunmadığı gibi , karar tarihindeki AAÜT 7. Maddesine göre ,reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde de hata bulunmamaktadır.Böylece ,mahkemece manevi tazminat yönünden verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın  tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-Davacının maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin,karar bu yönden kesinlik sınırı altında kaldığından  HMK 352-1-b , 341. ve 346. maddeleri uyarınca  reddine,B-Davacının manevi tazminata yönelik istinaf talebinin HMK 3531-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  06/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3972288398d9bb1e","SID":"a0420cf72c5bb103"}}