{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2025/1327 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1503<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/386 Esas -  2021/330 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t\t: 1-... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br>\t\t: 2-... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA\t\t: Tespit<br>DAVA TARİHİ\t\t: 24/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t\t: 25/09/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 13/10/2025<br><br>Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/04/2021 tarih, 2020/386 Esas - 2021/330 Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dairemizin 16/05/2024 Tarih, 2024/636 Esas - 2024/857 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2025 tarih 2024/4397 esas 2025/4063 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine dosyanın yukarıda yer alan esasa kaydı sonrası yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Asıl dava davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; şirket ortağı davacının ...'ın 22 Ekim 2013 tarih 8427 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Kandıra 566 sicil numarasında kayıtlı 09 Ekim 2013 tarihinde tescil edilen ... unvanlı şirketin beheri 30.000,00-TL değerinde 50 adet paya ayrıldığı, toplam 1.500.000,00-TL sermayesinin 810.000,00-TL'sinin ve 50 paya ayrılmış şirket hissesinin 27 adedinin yasal sahibi olduğunun tespitine dair karar verilmesini, bu sermaye payı ve şirket hisse oranının şirkete ait pay defterine işlenmesine, Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Kandıra 566 sicil numarasında kayıtlı ...'ne ait şirket hisse adedinin ve şirket sermaye pay oranlarının mahkeme kararında belirtilene uygun şekilde değiştirilmesi için Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılmasını ve verilecek kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanması için hüküm olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl dava davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin kuruluş sermayesinin 500.000,00-TL olduğunu, sermaye her biri 10.000,00-TL değerinde 50 paya ayrıldığını, davalı ... ve diğer ortak davacı ...'ın da toplamı 250.000,00-TL değerinde 25'er adet paya sahip olduğunu, en başından beri her iki ortak arasında eşitlik esasının mevcut olduğunu, ortaklık yapısının %50 - %50 olacak şekilde oluşturulduğunu göstermekte olduğunu, bu itibarla davacının bu davadaki taleplerinin öncelikle tarafların başından beri sürdürdüğü eşitlik esasına aykırılık teşkil ettiğini, 2018 yılında ait Olağan Genel Kurul Toplantısı 29/03/2019 tarihinde bakanlık temsilcisi gözetiminde yapıldığını, toplantıda hazirun listesi incelendiği ve şirketin paylarının 500.000,00-TL toplam itibari değerinin 250.000,00-TL olan 25 adet payın davalıya, 250.000,00-TL değerinde 25 adet pay ... tarafından toplantıda temsil edildiğini, şirket sermayesinin 500.000,00-TL'den 1.500.000,00 TL'ye arttırılmasına ay birliği ile karar verildiğini, genel kurul tutanağında ve anılan SMMM raporunda ortakların yeni pay oran ve adetleri bilhassa gösterilmediğini, raporun gerçek durumla ilgisi olmadığı gibi tamamen davalının haberi olmaksızın davacının menfaatlerine uygun şekilde hazırlandığını ve davalıdan saklandığını, gerek bakanlık temsilcisi gerekse davacı ve davalının imzalarının bulunduğu haiz 21/09/2020 tarihli hazır bulunanlar listesinde görüleceği üzere davalının sermaye miktarının 750.000,00-TL ve hisse adedinin 25, davacı ...'ın sermaye miktarının 750.000,00-TL ve hisse adedinin 25 olduğunu, ortaklar tarafından imzalanan Genel Kurula sunulan hazirun cetvelinde hisse adetlerinin 25-25 eşit olduğu, ...'ın iddia ettiği 27 adet hissesinin pay defterine de işlenmediği görüldüğünden yönetim kurulu tarafından hazırlanıp imzalanan hazirun cetveli üzerinden ay sayımı yapıldığını, sermaye artırımı iştirak taahhütnamesinde sahte imza bulunmakta olduğunu, taahhütname gerçek ile örtüşmeyen pay oranları içerip eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden geçersiz olduğunu, TTK'ya göre iştirak taahhütnamesinin olmaması veya geçersiz addedilmesi sermaye artırımına bağlı yeni payların dağılımını tamamen geçersiz kılacağını, sermaye arttırımı kararına ilişkin 29/03/2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında rüçhan hakkının sınırlandırılması yahut kaldırılmasına ilişkin bir konu görüşülmediğini, bu hususa ilişkin diğer kurucu ortak olan ...'ın sermayesinin %60'ını oluşturan bir pay hakkı bulunmayıp her iki ortak da %50 pay hakkın sahip olduğunu, zira bu hakkın sınırlandırılması ya da kaydırılması için haklı bir sebep de bulunmadığını, TTK'nın 457. maddesine göre yönetim kurulu beyanı sahte imza içermekte olduğu, bu durumun aynı zamanda kanuna dürüstlük ve objektif iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek davacının huzurdaki haksız ve mesnetsiz davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Asıl dava davalı .... Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 09/10/2013 tarihinde tescil edilerek ticari hayatına başladığını, şirketin kurucu ortakları davacı ... ile davalı ... olduğu şirketin kuruluş sermayesinin 500.000,00-TL değerinde olduğunu, bu sermayenin her birinin 10.000,00-TL değerinde 50 paya ayrıldığını, payların 25 paya karşılık gelen 250.000,00-TL davacı ...'ın 25 paya karşılık gelen 250.000,00-TL ise davalı ...'na ait olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlaması gerektiğini, davalı şirketin tüzel kişilik olduğunu ve temsilinin davacı ve diğer davalıdan oluşan yönetim kurulunca yerine getirildiğinin izahtan veraset olduğunu, dava konusu işlem ve evrakların yasaya uygun olarak yerine getirilmesi gerektiğini, diğer davalının dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçeleri ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde anılan sermaye arttırımının yasaya ve ana sözleşmeye uygun olarak yapılmadığının anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen dava davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/03/2019 tarihli Olağan Genel Kurul sonucunda sermaye arttırımı kararına ilişkin kurucu ortak ...'ın pay oranının lehine artırılması ve davacı ...'nun haberi olmaksızın pay oranının azaltılması, şirket ortaklık yapısında mutlak gözetilmesi gereken eşit hak ve yetki dengesini bozarak davalı şirkete ve davacı ...'nun haklarına zarar verici nitelikte olduğunu, bu şekli ile gerçek Genel Kurul iradesinin önlendiğini ve TTK'nın amir hükümlerinin çiğnendiğini, tarafların ortak iradesine ve anlaşmalarına daha önceki süreçte müvekkili ve diğer ortak ... arasındaki hisse eşitliğinin korunmasına ilişkin fiili uygulamalar ve teamüle aykırılık teşkil eden işbu habersizce pay oranlarında yapılan değişiklik ile TTK kapsamında zorunlu olan Genel Kurul Sermaye Artırım Bedellerinde ve Kararlarında davacı adının altına sahte imza içeren belgelerin bulunması nedeni ile 29/03/2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini, hem şirkette hem de davacıya sonradan telafisi güç ve imkansız zararlara neden olabileceğinden tercihen teminatsız veya mahkeme tarafından uygun görülen teminat karşılığında Genel Kurul Kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>Birleşen dava davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, davacı ... ...'nun 29/03/2019 tarihinde bizzat katıldığı şirket genel kurul kararı için emredici v kamu düzenine ilişkin nitelikteki üç aylık süreyi geçirdikten sonra davayı açtığı, davanın dinlenebilir olmaması hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra açıldığını, davanın esası hakkında bir inceleme yapılmasına mahal olmaksızın usulden davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini, davalı vekili sıfatı ile yargılamaya katılmak isteyen İstanbul Barosu Avukatı ...'in bu isteminin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Av. ...'in davacı tarafından davalı şirketi davada temsil etmek üzere vekil tayin etmesi, davacı ve davalı sıfatının aynı kişide birleşmesi anlamına gelen bir hukuk garabeti olduğunu, ... Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş davalı firmanın 29/03/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 500.000,00-TL olan şirket sermayesinin 1.500.000,00-TL'ye arttırıldığı, şirket ortağı ...'ın 560.000,00-TL diğer şirket ortağı davacının 460.000,00-TL alacağının sermaye eklenmek suretiyle 1.000.000,00-TL arttırım yapıldığını, şirket ortağı ...'ın sermaye artışına dair diğer ortaktan daha fazla sermaye payı ödemiş olmasına arşın sicil kayıtlarında  iki ortağın sermaye payının eşit gözüktüğünü, gerçek sermaye oranlarının şirket ortağı ...'ın 810.000,00-TL ve 50 paya ayrılmış sermayenin 27 payı olduğunun tespiti için dava açılmasının sonrasında işbu davanın davacı tarafından açıldığını, 29/03/2019 tarihli genel kurul tutanağının tescil ve ilanının yapılmadığını, yasal süreler içinde tescil ve ilan işlemi tamamlanmadığı için genel kurul kararının geçersiz olduğunu, sermaye arttırımı iştirak taahhütnamesinde ve diğer iki belgede sahte imza bulunduğunu, genel kurul tutanağında Serbest Mali Müşavir raporunda şirket pay oran ve adetlerine yer verilmediğine ilişkin iddia ve anlamsız, yersiz ve dayanaksız olduğunu, şirket yönetim kurulu başkanı ...'nun mali müşavir raporunda sermaye oranının değiştiği gösterilmediği için bu raporda yazılanları anlamadığına gelen savunmanın hukuki bir değer taşımadığını, genel kurul toplantı tutanağının açıkça mali müşavir tarafından düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle yapıldığını, toplantıda ...'nun mali müşavir raporu içeriğine itiraz etmediğini ve davacı açısından bağlayıcı olan hususta bulunduğunu, 29/03/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının tescil ve ilanının yapılmadığına dair beyanın gerçek dışı olduğunu, ilan edilen metnin genel kurul kararı değil 29/03/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan karar olduğunu, davacının Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ilan aşamasında yapılan bir yazım hatasını kendi lehine kullanmak istediğini, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/386 Esas sayılı dosyasında ... adına 29/03/2019 tarihli genel kurul kararı ile ilgili olarak açılan tespit istemli dava dosyasında talepleri uyarınca mahkemece Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne davalı şirketin dosyasında bulunan ticaret sicil kayıtlarının tamamının istenmesi aşamasında Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan yazılıma dair basit yanlışlığın Sicil Memurluğu tarafından maddi hatanın resen düzeltildiğini ve 28 Eylül 2020 tarihinde düzeltmeler başlığında ilan yapıldığını, davacının sahte olduğunu iddia ettiği üç belgede yer alan ... ismi altındaki imzaların kim ya da kimler tarafından atıldığının ...'ın bilgisi dahilinde olduğunu belirterek davacı tarafından açılan davanın Türk Ticaret Kanunu 445 madde emredici ve kamu düzenine ilişkin olarak tayin edilmiş üç aylık hak düşürücü sürede açılmadığı sabit olduğundan davanın esası hakkında inceleme yapılmaksızın davanın reddine, mahkemenin 2020/386 Esas sayılı dava dosyası ile işbu dosya arasında bağlantı bulunduğundan iki dosyanın birleştirilmesine, birleştirme kararı verilerek mahkemenin 2020/386 Esas sayılı dosyasının kabulüne diğer dosya olan 2020/463 Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Asıl davanın kabulüne,<br>Davacı  ... ‘ın  , .... Süt Ürünleri San. Ve Tic.A.Ş’nde 1.500.000,00 TL sermayenin 810.000 TL’ sinin ve 50 paya  ayrılan hissenin 27 adedinin sahibi olduğunun tespitine,<br>Karar kesinleştiğinde Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmesine ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanına,<br>Birleşen Kocaeli 2.ATM nin 2020/463 E sayılı davanın  reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl davalı birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl davalı birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sermaye artırımı için kurucu unsur niteliğinde olan belgelerde yer alan imzaların sahte olduğunu, esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul toplantı tutanağının tescil edilmediğini, sermaye artırım kararına dayanak olarak gösterilen SMMM raporunun ait olduğu tarih itibariyle şirkete borca batık olduğu gerçeğini yansıtmadığı gibi müvekkilin raporun içeriğinden haberdar olmadığını, eşitlik esasına uygun olarak kurulan şirkette müvekkilini diğer ortağın hakim ortak konumuna geçmesi yönünde irade göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Asıl davacı birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davalı birleşen davacı vekilince istinaf dilekçesinde hiçbir yeni delil ibraz edilmediği gibi ilk derece mahkemesince iddia ve savunmalarının tamamının gerektiği gibi incelenip, nihai kararda gerekçeleri ayrıntılı olarak  karşılanarak hukuka uygun surette verilen karar ile ret edilmiş olduğunu belirterek; davalının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/04/2021 tarih, 2020/386 Esas - 2021/330 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava; şirket ortaklık pay durumunun tespiti, birleşen dava; sermaye artırımına yönelik genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun tespiti ile iptali istemine yöneliktir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 28/04/2021 tarih, 2020/386 Esas - 2021/330 Karar sayılı karar ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği, karara karşı, asıl davada davalı, birleşen davada davacı olan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Dairemizin 08/06/2022 tarihi, 2021/1422 Esas, 2022/1211 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay 11. HD., 06/12/2023 tarih, 2022/5306 Esas, 2023/7093 Karar sayılı ilamı dairemiz kararının bozulmasına, bozma sebebine göre davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verildiği, bozma sonrası Dairemizce yapılan yargılamada bozma kararına uyularak asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, bu kararında temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2025 tarih 2024/4397 esas 2025/4063 karar sayılı ilamı ile; \" ...  1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ... ve .... Süt Ür. A.Ş. vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davalı ... Süt Ür. A.Ş. davacı ... ve davalı ... tarafından 2013 yılında kurulmuş, şirket sermayesinin 500.000,00 TL olmak üzere 50 paya karşılık davacı ... ve davalı ...'nin 25'er paya sahip oldukları anlaşılmıştır. Davalı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazırun cetveline bakıldığında ortaklar ... ve ...'nun toplantıya asaleten katıldığı, davalı ...'nun toplantıya başkanlık ettiği, gündemin 8 no.lu maddesi ile sermaye artırım kararı alındığı, anasözleşmenin sermaye başlıklı 6. maddesinin tadil edilerek 500.000,00 TL olan şirket sermayesinin 1.500.000,00 TL'ye çıkarılmasına, artırılan 1.000.000,00 TL'lik sermayenin 29.03.2019 tarih ve SMMM 2019-01 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir raporu ile tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı ortakların alacaklarından karşılanmasına oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür. Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı ticaret sicilinde 12.04.2019 tarihinde tescil ve ilan edilmiş ancak ilanda bu karar, yönetim kurulu kararı olarak yazılmış ise de 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde genel kurul kararı olduğuna dair düzeltme ilanı yayınlanmıştır.  6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımı iştirak taahhütnamesinde yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığı da dosya kapsamı ile sabit olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmamasının sermaye artırım kararı bakımından geçerlik şartı olmayıp iptal edilebilirlik şartı olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda da yukarıda açıklandığı üzere iptal edilebilirlik şartları da bulunmamaktadır. Dava konusu sermaye artırımında, artırılan kısmın, ortakların SMMM eliyle tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı alacaklarından mahsup edilmek suretiyle karşılanması oy birliğiyle kararlaştırılmıştır. Aksinin kabulü, mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Söz konusu genel kurulda her iki ortak asaleten toplantıya katılmış, SMMM raporu da itiraza uğramadan oy birliği ile karar alınmıştır. Bu aşamadan sonra yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli mahsulü olmadığı ileri sürülerek sermaye artırımının geçersizliğinin ileri sürülmesi 4721 Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağı gibi davacı ...'ın mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince anılan hususlar nazara alınmadan yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. ...\" gerekçeleri ile dairemiz kararının birleşen dava yönünden onanmasına, asıl davva yönünden bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Dairemizce bozma sonrasında yapılan yargılamada bozma kararına uyularak bozma kapsamında sadece asıl dava yönünden yargılamaya devam edilmiştir.<br>Asıl davadaki uyuşmazlık, esas sermaye sistemine tabi bulunan şirketin 29/03/2019 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun (8) nolu kararı ile ortakların şirketten olan alacaklarının takası suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımı kararının usulüne uygun olup olmadığı ile var ise usulsüzlüğün tabi olacağı yaptırımın niteliğine göre artırım kararın sonuç doğurup doğurmayacağı üzerine olduğu anlaşılmaktadır.  <br>   ... Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin söz konusu genel kurul kararı öncesinde ortaklarının eşit pay sahibi oldukları, genel kurul kararı sonrası ortaya çıkan değişikliğin iştirak taahhütnamesi ve  29.03.2019 tarih ve SMMM 2019-01 sayılı SMMM raporunda yer aldığı ve mevcut halinin ortaklar arasındaki eşitliği ... aleyhine bozduğu, sermaye artırımını içeren genel kurul kararının tescil ve ilanına ilişkin dilekçe, 6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımına iştirak taahhütnamesinde yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığı imza sahiplerinin (tarafların) ikrarları ile sabittir. Anılan Yargıtay bozma ilamında da bu hususlar kabul edilmektedir. <br>Bu kapsamda; 6102 sayılı TTK'nın 456-(2) maddesi uyarınca sermaye artırımı, esas sermaye sisteminde genel kurula ait yetki olup, aynı yasanın 459. maddesine göre, artırılan sermayeyi temsil eden payların tamamının ya değişik esas sözleşmesinde ya da iştirak taahhütnamesinde taahhüt edileceği belirtilmiştir. <br>Öte yandan, TTK'nın 456-(3) maddesine göre;\" Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.\" Aynı yasanın 457/1. Maddesine göre;\"Yönetim kurulu tarafından sermaye artırımının türüne göre bir beyan imzalanır. Beyan, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre hazırlanır.\"  457/2 maddesinde ise; beyanda; \"bir borcun takası söz konusu ise, bu borcun varlığı, geçerliliği ve takas edilebilirliği belgeli ve gerekçeli açıklamalarla yer alır.\" düzenlemeleri yer almaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 455. maddesinde genel kurul kararlarının tescili \"Esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketin internet sitesine konulur. Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere esas sermeye sistemine tabi anonim şirketlerde sermaye artırımı, esas sözleşme değişikliği şeklinde genel kurul kararı alınması, yönetim kurulunun tescil ve ilanı için beyanda bulunması ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmesi şeklinde üç aşamada gerçekleşmektedir. <br>Eldeki davada; esas sermaye sistemine tabi bulunan şirketin, ortaklarının şirketten olan alacaklarını sermaye artırımında takas etmek ve bunu esas sözleşmede değişiklik yaparak gerçekleştirmek istedikleri anlaşılmaktadır. <br>Bu belirlemeden sonra eldeki uyuşmazlıkta bu aşamalar incelendiğinde; sermaye artırımı için esas sözleşme değişikliği şeklinde genel kurul kararı alındığı, alınan bu genel kurul kararının birleşen davada butlanının istendiği, Yargıtay 11. HD., 06/12/2023 tarih, 2022/5306 Esas, 2023/7093 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca butlan sebebinin bulunmadığı ve genel kurul kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2025 tarih 2024/4397 esas 2025/4063 karar sayılı ilamı onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. <br> Diğer yandan, genel kurul kararının 3 aylık süre içerisinde ilan edilmediğine yönelik savunma yönünden yapılan incelemede, anılan bozma ilamında da belirtildiği üzere gerekli ilanın yapıldığı ve maddi hatanın daha sonra düzeltildiği anlaşılmaktadır. <br>Sermaye değişikliği ilanının yapılabilmesi için yukarıda belirtildiği üzere yönetim kurulunun beyanı (m. 457/1-2) ve tescil ve ilan talebinin (m. 455) bulunması gerekir. Tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere 6102 sayılı TTK'nın 457. maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımı iştirak taahhütnamesinde yer alan imzaların yönetim kurulu üyelerinin eli ürünü olmadığı anlaşılmaktadır. Buradaki yönetim kurulu üyelerinin imza eksikliğinin yaptırımının ne olduğu konusu uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.<br>Uyulan Yargıtay bozma ilamında, yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmamasının sermaye artırım kararı bakımından geçerlik şartı olmayıp iptal edilebilirlik şartı olduğunun kabul edildiği (Benzer yönde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2017 tarih 2015/15791 esas 2017/3203 karar sayılı ilamı), eldeki davada da iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı görülmektedir. Kaldı ki, sermaye artırım kararının 29.03.2019 tarihli genel kurulda alındığı, bu karara dayanak SMMM teknik raporunun genel kurulda okunduğu ve oy birliği ile sermaye artırım kararının alındığı, bu teknik raporun ve sermaye artırım kararının sonuçlarının davalı tarafından ön görülmemesinin olanaksız olduğu, davalının sermaye artırım kararına itirazını ilk kez 21/09/2020 tarihli genel kurulda ileri sürdüğü, bu tarihe kadar davalının sermaye artırım kararının sonuçlarından haberdar olmamasının beklenemeyeceği ve Yargıtay bozma ilamına da belirtildiği üzere sermaye artırımının geçersizliğine ilişkin savunmaların 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yargıtay HGK'nın 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı kararı uyarınca, Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan duruşmalı yargılamada taraflar yararına ayrıca istinaf vekalet ücretine hükmedilmemiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kabulü ile;<br>Davalı ... Süt Ürünleri Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin 1.500.000,00 TL sermayesinin, 810.000,00 TL'sinin ve her biri 30.000,00 TL değerinde olan 50 adet payından 27 adet payının davacı ...'a ait olduğunun tespitine, <br>-Karar kesinleştiğinde Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmesine ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına,<br>2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 54,40 TL peşin harç ki toplam 108,80-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan toplam 2.042,50 TL müzekkere, tebligat ve posta giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-İstinaf  Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,<br>8-Bakiye 1.112,20 TL harcın istinaf eden davalı ...'ndan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>9-Davacı tarafından yapılan 923,00 TL posta masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>10-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,<br>11-Tarafların yargılama, istinaf ve temyiz aşamasında yatırdığı gider avanslarından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,<br><br>12-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi.25/09/2025<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddeafacb4eb74c52","SID":"382896cc21900a3b"}}