{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/4141 <br>KARAR NO\t: 2025/2420<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET \t MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2025<br>NUMARASI\t: 2025/289 Esas Sayılı Ara Karar<br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali- İhtiyati Haciz  <br>KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıya ait taşınmazın inşaatı bittikten sonra, bu işyerine klinik açmak amacıyla 13.06.2022 tarihinde davalı ile Niyet Sözleşmesi / Kiralama Ön Sözleşmesi  imzalandığını, sözleşme'nin 2.maddesinde, ana taşınmaz üzerindeki inşaatın projeye ve sözleşmeye uygun şekilde davalı tarafından tamamlanması ile müvekkili şirkete kiralanması hususunda tarafların hak ve yükümlülükleri belirlendiğini, davalının taşınmazın maliki olduğunu, davalının malik sıfatıyla, taşınmazı tamamlamasının asli yükümlülüğü olduğunu,  taşınmazın daha hızlı bitirilebilmesi ve müvekkili şirkete kiralanabilmesi amacıyla müvekkili şirketin daha inşaat başlamadan önce 14.06.2022'de, sözleşme'nin 6/b maddesi uyarınca 2 yıllık kira bedeli olarak davalı'ya 4.800.000,00-TL (Dört Milyon Sekiz Yüz Bin Türk Lirası) ödendiğini, Kartal 23. Noterliğinin 08.07.2024 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesindeki haksız ve mesnetsiz sebeplerle sözleşmeyi feshettiğini ve müvekkili şirkete iade etmesi gereken 2 yıllık peşin ödenen kira bedeli olan 4.800.000-TL'yi iade etmeyerek İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatılmasına sebep olduğunu, davalı'nın sözleşme'yi feshettiği tarih olan 08.07.2024'te müvekkil şirket'in malvarlığından haksız ve sebepsiz şekilde zenginleştiğini, zenginleştiği bu tutarı da müvekkili şirkete iade etmediğini, icra takibine haksız şekilde itiraz eden davalı borçlu aleyhine, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, öncelikle \"İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah. ... Cad. ... Pafta, ... Ada, ... Parsel\"de kayıtlı taşınmaz üzerine teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise, mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, aksi takdirde davalının belirlenecek banka hesaplarının huzurdaki dosya borcunu karşılayacak kadarına ihtiyati tedbir konulmasına, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde, talepleri doğrultusunda  davalı taraf adına kayıtlı dava konusu taşınmaz, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenin takdir edeceği teminat miktarı ile \"ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir\" konulmasına, davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, müvekkili şirket lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkeme 03.04.2025 tarihli ara kararı ile, davalının haczi caiz taşınmaz malları kaydına İİK.nun 257/1.maddesi uyarınca (dava değeri 4.800.000,00 TL) borca yeter (dava değeri) miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına, borçlu (davalı) ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere alacaklı (davacı) tarafından İİK'nun 259. maddesinde yazılı türden 1.000.000,00.-TL güvence göstermesine, infaz işleminin icra müdürlüğü vasıtasıyla (İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile) yerine getirilmesine, ihtiyati haciz kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren on gün  içinde talep edilmediği takdirde,  ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına, karar verilmiştir.Davalı vekili, 08.05.2025 tarihli dilekçesi ile özetle; dosya üzerinden hiçbir somut olgu ve delille dayanılmadan, yaklaşık ispat koşulu sağlanmadan, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak, şartları oluşmamasına rağmen verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.Mahkeme 11.06.2025 tarihli ara kararı ile; ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleple bağlılık ilkesine aykırı davranıldığını, tedbir talep eden taraf, gerekçesine dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde öncelikle ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu şayet mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebi kabul edilmeyecek ise \"ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir\" şeklinde terditli bir talepte bulunduğunu, 6100 sayılı HMK ve İİK kanunda geçici hukuki koruma kurumları detaylı açıklandığı ve \" ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir talebi '' gibi bir geçici hukuki koruma kurumunun usul kanunlarında mevcut  olmadığını, öncelikle yapılması gerekenin davacının bu talep ile ihtiyati haciz mi yoksa ihtiyati tedbir mi talep etmekte olduğu hususunun davacıya sorulması ve talebini somutlaştırılması ile mahkemeyi talep hususunda aydınlatmasını istemek, sonrasında ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz hususunda karar vermek iken mahkeme tarafından 03.04.2025 tarihinde kurulan ilk ara kararla davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği sonrasında ise aynı gün kurulan yeni bir ara kararla bu kez müvekkil aleyhine \"ihtiyati haciz\" kararı verildiğini, oysa davacı taraf ihtiyati haciz talebinde değil usul kanunlarında olmayan \"ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz\" talebinde bulunduğunu, bu hâli ile davacı tarafından talep edilmemiş olmasına rağmen mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilmiş olduğu ve taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı davrandığını, ihtiyati haczin şartları oluşmadığını davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu somut olayda bu şartlar sağlanmamış olup taraflar arasındaki  menfaat dengesi ile yaklaşık ispat koşuluna göre değerlendirme yapıldığında; dosyada mevcut bilgi/ belgelere göre davacı tarafça istenilen tedbire karar verilebilmesi için somut ve objektif bir husus bulunmadığı, buna ilişkin yeterli ve inandırıcı delil sunulmadığını, davanın esasının çözümününü yargılamayı gerektirdiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için hakkında ihtiyati haciz istenen alacağın, para alacağın olması, alacağın rehinle temin edilmemiş (güvence altına alınmamış) olması ve alacağın vadesinin gelmiş olması gerektiğini, oysa vadesi gelmiş bir alacak olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık esas hakkında yargılamayı gerektiren bir uyuşmazlık olup vadesi gelmiş bir alacak olmadığından ve davacı tarafından sunulmuş olan sözleşme ya da dekont yaklaşık ispat koşulunu sağlayamayacağından verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacı aleyhine 06.11.2024 tarihinde aynı sözleşmeden kaynaklanan tazminat talepli olarak İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/801 Esas ile dava ikame edilmiş olup yargılamasının devam ettiğini, ihtiyati haczin infazında  taşkın haciz yapıldığını,  dava değeri (4.800.000,00 TL) kadar ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmiş olup müvekkilinin İstanbul/...'nda bulunan tam 9 adet taşınmazına haciz işlemi uygulandığını, müteahhit olan ve ticaretle uğraşan müvekkilinin usule aykırı ve haksız bu haciz işlemleri nedeniyle çok büyük zararlara uğrayacağını ve söz konusu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava; İİK 67 maddesi gereğince kiralama ön sözleşmesinden kaynaklı sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı  ödenen paranın iadesi talebine ilişkindir.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici şekilde el konulması olarak  tanımlanabilir.  İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Vadesi henüz gelmemiş alacaklar için ancak 1) Borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa; 2) Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu istisnai haller dışında vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz talep edilemez.Talep edilen alacağın  kıymetli evrağa dayanmadığı gibi kira sözleşmesinin varlığı da  tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli değildir. Borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren herhangi bir delil de ibraz edilemediği, davacının talebinin temelinde sözleşmenin fesih nedeniyle ödenen kira bedelinin iadesi talebi olduğu ve ödenen kira bedelinin iadesinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği nazara alındığında mahkemece ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabul edilerek ihtiyati haciz talebinin  reddine karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. İlk derece mahkemesince tarafların dava ile ilgili olarak gösterdikleri delillerin toplandığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte ihtiyati haciz koşullarının varlığı konusunda hataya düşüldüğü ancak bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, davalı tarafın ihtiyati haciz kararına itirazının kabulü ile, ihtiyati haciz  şartları oluşmadığından, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin  karar  verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- İlk derece mahkemesinin 11/06/2025 tarihli Ara Kararı hakkındaki davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-2.maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 11/06/2025 tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurularak ; 2- Davalı vekilinin, 03/04/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazın KABULÜ ile, ilk derece mahkemesinin 03/04/2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve  davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,3-Davalıdan  peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,4- İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin  esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2025<br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f51e57e73ace3bf","SID":"3cf811646ec73a65"}}