{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/57 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1178<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/09/2021<br>NUMARASI\t: 2020/66 Esas, 2021/706 Karar<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı müflis ...AŞ'nin müvekkili bankadan 15.10.2010 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredi alacağının teminatı için dava dışı ...AŞ'ye ait taşınmaz üzerinde 1. derecede 10.000.000,00 TL, 2. derecede 10.000.000,00 TL olmak üzere 20.000.000,00 TL limitli ipotek kurulduğunu, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle borcun kat edildiğini ve 05.06.2012 tarihli ihtarname ile 5 günlük sürede ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, takipte taşınmaz ihale edilmişse de, ihalenin feshi davası açıldığını, ihalenin feshi davasında verilen kararın, iflas erteleme tedbirleri nedeniyle 3. kişiye ait ipoteğin de paraya çevrilemeyeceği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulduğunu, ilk derece mahkemesinin önceki kararında direndiğini ve dosyanın Yargıtay HGK'da bankanın iflas tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.551.448,03 TL alacağı olduğunu, ipotekli taşınmazın kiracıları tarafından icra dosyasına yatırılan kira bedellerinin borçlu yararına alacaktan düştüklerini, ancak ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinden sonra icra dosyasına ödenen kira bedelleri, takip alacaklısı müvekkili bankaya değil, malike ait olacağından bu tutarların tekrar alacaklarına ilave edilmesi gerektiğini, bu nedenle 845.293,70 TL alacağın şarta bağlı olarak masaya kaydı gerektiğini, ancak iflas idaresinin alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle banka alacağının masaya kaydı talebini reddettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.551.448,03 TL alacağının 22.706.194,33 TL'sinin rüçhanlı, 845.293,70 TL'sinin şarta bağlı rüçhanlı olarak, asıl alacağa % 28,60 ve artan oranlarda işleyecek temerrüt faizi ile birlikte iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP<br>Dava müflis şirket iflas dairesi vekili cevabında; davanın  15 günlük süresinde açılmaması halinde usulden reddi gerektiğini, davacı bankanın sunduğu belgelerin alacağın varlığını ve miktarını ispata elverişli olmadığını, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden iflas masasının ret kararının yerinde olduğunu, alacağını ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı bankada olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; taraflar arasında 15/10/2010 tarihli 10.000.000,00 TL. limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında müflis adına açılan hesaptan ticari kredi ürünleri kullandırıldığı, davacı banka tarafından, davalı asıl borçlu ve kefiller yönünden hesabın 04.06.2012 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği, kat ihtarında toplam 8.312.701,60 TL alacağın 5 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin müflis şirkete 06/06/2012 tarihinde tebliğ edildiği, müflisin 12.06.2012 tarihinde temerrüte düştüğü, bilirkişi raporuna göre davalı müflisin iflas tarihi olan 26.12.2018 tarihi itibariyle davacı bankaya 8.325.406,53 TL ana para, 12.387.968,78 TL işleyen temerrüt faizi, 619.398,44 TL BSMV olmak üzere toplam 21.332.773,75 TL alacağı bulunduğu,  takip alacağına mahsup edilen 845.293,70 TL kira bedelinin malike iade edilme olasılığı nedeniyle şarta bağlı alacak olarak masaya kaydı talep edilmişse de, kesinleşmeyen alacak yönünden kayıt kabul talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 21.332.773,75 TL alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda temerrüt faizi değişen oranlarda hesaplanmışsa da, faiz oranlarında hata yapıldığını, temerrüt tarihi 12.06.2012 tarihi ile iflas tarihi arasında 2388 gün bulunmakta iken, sözkonusu raporda 2339 gün üzerinden hesaplama yapıldığını, ayrıca bilirkişi raporunda her tahsilat için ayrı satır açılmasının da gün sayısının eksik hesaplanmasına neden olduğunu,  bu hususta maddi hatalara itiraz ederek ek rapora itiraz ettiklerini, ancak ek rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bunun yanında alacak kaydı taleplerinde 151.863,91 TL icra vekalet ücreti de yer almasına rağmen, bu hususun gözetilmediğini, alacakları rüçhanlı olup, faiz işlemeye devam ettiğini, bu hususun da gözetilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.706.194,33 T'nin iflas tarihinden itibaren % 28,60 ve değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ile birlikte masaya kaydına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE<br>Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235.   maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin,  cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir.  Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür.  Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.  İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken,  tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara,  alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi,  sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dosya kapsamından, davacının sıra cetvelinin tebliği için masraf yatırdığı ve sıra cetvelinin 03.02.2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davanın 13/02/2020 tarihinde yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı banka vekili ek rapora itirazlarının değerlendirilmediği gerekçesiyle hükmü istinaf etmiştir.1-Davacı ek rapora itirazları dikkate alınmadığı gerekçesiyle hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan 22.01.2021 bilirkişi raporunda; davacı bankanın kredi alacağını kat ettiği, davalının verilen 5 günlük ödeme süresi sonunda 12.06.2012 tarihinde temerrüde düştüğü, kredi alacağına uygulanacak temerrüt faizi oranının % 22,10 olarak hesaplandığı, buna göre davacı bankanın iflas tarihi itibariyle   8.325.406,53 TL ana para, akdi faiz ve BMSV, 11.399.726,48 TL temerrüt faizi, 569.986,34 TL BSMV olmak üzere, toplam 20.295.119,71 TL alacağı  bulunduğu belirtilmiştir. Tarafların rapora itirazları üzerine alınan ek raporda;  davacı bankanın uyguladığı değişken temerrüt faizi oranları ile  8.325.406,53 TL  ana para, akdi faiz ve BMSV, 12.387.968,78 TL işleyen temerrüt faizi, 619.398,44 TL BSMV toplamı 21.332.773,75 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.Davacı vekili, ek rapora itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek hükmü istinaf etmişse de, temerrüt gününün eksik hesaplandığına dair iddiasını  iddialarını somutlaştırmamış ve gerekçelendirmemiştir. Alınan bilirkişi ek raporunda davacıya verilen 5 günlük ödeme süresi dikkate alınarak ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre değişken temerrüt faiz oranları dikkate alınarak davacının iflas tarihi itibariyle 8.325.406,53 TL  ana para, akdi faiz ve BMSV, 12.387.968,78 TL işleyen temerrüt faizi, 619.398,44 TL BSMV toplam 21.332.773,75 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.2-Bunun yanında Yargıtay 12. HD'nin 07.05.1984 tarih ve 1984/2555-5682 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, üçüncü kişiye ait taşınmazın ipotek edilmesi suretiyle temin edilmiş müflisin borcu, müflisin şahsi sorumluluğu nedeniyle adi alacak olarak masaya kaydı gerekeceğinden, iflas kararı ile muaccel hale gelir ve iflas tarihinden sonra faize tabi tutulamaz. Bu nedenle davacının alacağının rüçhanlı olduğu gerekçesiyle faiz işlemeye devam ettiği yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir.3-Ayrıca İİK'nun 195. maddesi uyarınca, müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları asıl alacağa eklenir. İİK'nın 195. maddesinde takip masrafları arasında, icra vekalet ücretine yer verilmiş de değildir. Bu nedenle davacının icra vekalet ücretinin de masaya kaydı gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde değilmiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2020/66 Esas, 2021/706 Karar sayılı ve 22/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içinde  Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere üye hakim ...'ın karşı oyu ile oyçokluğla karar verildi.25/09/2025<br>MUHALEFET ŞERHİ:<br>Tarafların kök rapora itirazı üzerine ek rapor alınmış, davacı vekili ek rapora da yasal süresinde itiraz etmiştir. Ancak Mahkemece ek rapora itirazların kök rapora itiraz ile aynı olduğu ve itirazların ek raporda değerlendirildiği gerekçesiyle ek rapora itirazlar reddedilerek ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa davacı vekilinin ek raporuna itirazında belirttiği temerrüt gün sayısının eksik gösterildiğine yönelik itiraz, ilk olarak ek raporda oluşturulan ve kök raporda bulunmayan temerrüt faizinin hesaplanmasında düzenlenen tarih aralığına ilişkindir. Davacı, ilk olarak ek raporda değişen oranlarda temerrüt faizinin hesaplanması için oluşturulan bu tarih aralığına, ek rapora itiraz süresinde itiraz etmiştir.  Bu nedenle ek rapora itirazın, kök rapora itiraz ile aynı olduğu ve itirazın ek raporda değerlendirildiği yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulü doğru değildir.  HMK'nın 281/1 maddesi uyarınca, taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını mahkemeden talep edebilirler. Davacı vekili tarafından süresinde ek bilirkişi raporuna itiraz ettiğinden, itirazların karşılanması için bilirkişiden 2. kez ek rapor alınması gerekir. Öyleyse davacı vekilinin ek raporuna itirazında belirttiği, temerrüt faizi hesabında gün sayısının eksik gösterildiği ile ilgili itirazı hususunda ek rapor alındıktan sonra, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken davacının ek rapora itirazları hatalı değerlendirilerek eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından karara muhalif kaldığımı bildiririm.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"074b0681e9efc7da","SID":"8ded5a9a808c14c8"}}