{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/830 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/432<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - (TC:...)- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ....<br>DAVALI \t: ... - ...  ....<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 02/07/2025<br>KR.YZL.TARİHİ\t: 29/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu ... İnş. Taah. En. Ürt. Taş. Tic. Ltd. Şti.'nin  .... sicil no ile kayıtlı olduğunu, merkezinin  .... olduğunu, müvekkilinin şirketin toplam %50 hissedarı olduğunu, müvekkilinin ileri  yaşı ve sağlık durumu nedeniyle şirket işlerini geciktirmemek adına adına kararların hızlı alınabilmesi için ... isimli şahısa kendisini temsil etmesi için vekalet verdiğini, ancak vekaletin getirdiği kolaylıktan faydalanarak diğer ortak, müvekkilinin şirketin toplam %50 hissesine sahip olduğu halde müvekkilinden hiçbir görüş ya da onay almadığını, müvekkilinin şirkete ortak olduğu tarihten beri şirket bilançolarını göstermediğini, ayrıca şirketin ...'ne kayıtlı adresinin bulunmadığının da tespit edildiğini, tüm bunların yanında müvekkilinin mühendis olması sebebiyle diplomasını ve tarafına verdiği yetkileri yapım-onarım ihalelerinde iş alabilmesi amacıyla şirketin kullanımına  sunduğunu, şirketin adreste bulunmaması ve şirket yetkililerine ulaşılamaması durumu müvekkilinin diplomasının iradesi dışı kullanımına sebebiyet vereceğinden ve bütün sorumluluk müvekkili üzerinde olacağından hukuken tehlike arz ettiğini beyanla, müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME : Dava, Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma  istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde  .... sayılı 09/03/2022  tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine  ....sayılı ve 10/10/2024 tarihli kararı ile \"...Mahkemece davacı yanın verilen süreye rağmen dosyaya 29/04/2021 tarihli ihtarnameden başka bir delil sunmadığı, haklı nedenin varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin dayandığı deliller toplanmadan hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş ise, davacı yanın iddiaları arasında davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde bulunmadığı, şirkete ulaşılamadığına yönelik iddianın da yer aldığı gözetilerek davalı şirketin vergi kayıtlarının, beyannamelerinin ve bilançolarının şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden istenilip, davalı şirket müdürüne şirketin ticari defter ve kayıtlarının sunulması için muhtıra çıkarılarak, ticari defter ve kayıtların sunulması halinde mali müşavir bilirkişiden davacı yanın iddialarını karşılar rapor alınıp, şirketin faal olup olmadığı, bu kapsamda haklı sebep koşulunun oluşup oluşmadığı üzerinde durulup, davacının tüm delilleri toplanıp, karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Anılan husus HMK'nun 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemizce bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu eksiklik aynı zamanda tahkikata ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkindir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. \"   ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur. <br>Mahkememizce  ....nün ,  ....'nün yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır. <br>... kaldırma ilamından sonra: davalı şirket müdürüne ticari defter ve kayıtları bildirmesi için kesin süre verilmiş, usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen bir bildirim yapılmamıştır.<br>... kaldırma ilamından sonra; istinaf kaldırma kararında belirtildiği şekilde davacının iddialarını karşılar rapor alınması için alınan 31/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; mahkemenin 26.03.2025 tarihli ara kararında, davalı şirket müdürüne davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının sunulması için iki haftalık kesin süre verilmesine ve tebligat ile ihtarat yapılmasına karar verdiği, ancak davalı şirket müdürü tarafından ticari defter ve kayıtların dava dosyasına sunulmadığı ve bulunduğu yerle ilgili herhangi bir adres bildirilmediği, bu bağlamda davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davalı şirketin bağlı bulunduğu  ....11.04.2025 tarihli  .... sayılı yazısında, davalı şirketin  .... 26.02.2014 ile 30.10.2016 tarihleri arasında mükellefiyet kaydı bulunduğu, yazı ekindeki davalı şirkete ait sicil bilgileri ve kurumlar vergisi beyannamelerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde davacı şirketin 07.07.2010 tarihinde  ....'da kurulmuş olduğu, 30.10.2016 tarihinde durumunun Re'sen terk (mükellefiyet kaydının idarece resen terkin edilmesi) durumunda olduğu, bu bağlamda şirketin faal olmadığı, davacı şirketin kurumlar vergisi beyannamelerinde, 2013 yılında 78.235,00.-TL Net Satış ve 20.531,72.-TL Zarar, 2014 yılında 885.243,09.-TL Net Satış ve 7.651,62.-TL tutarında Zarar, 2015 yılında 0,00.-TL Net Satış ve 24.883,54.-TL tutarında Zarar beyan ettiği, davacı şirketin en son beyan etmiş olduğu 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde, ortaklık yapısının ... %50 Ortak ve ... %50 Ortak Şirket Müdürü şeklinde olduğu, davalı şirketin bağlı bulunduğu  .... 11.04.2025 tarihli 201441 sayılı yazısı ekinde bulunan 2015 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden şirketin 31.12.2015 tarihli bilanço değeri yukarıdaki tabloda 12.960,15.-TL olarak hesaplanmış olup, davacı şirket ortağı ...'un %50 hissesine tekabül eden tutarın (12.960,15*0,50) 6.480,08.-TL olarak hesap edildiği, davacının ortaklıktan çıkma talebinde haklı sebep koşulunun oluşup oluşmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir. <br>Taraflar arasındaki ihtilafın; davacı yönünden, davalı şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun limited şirketlerde ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak getirdiği TTK 638.maddesinde, (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.<br>(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.<br>''  denilmektedir. <br>\tDosya kapsamı bu esasa göre bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı şirketinin faaliyet göstermediğinin tespit edildiği, var olan somut bir ortaklık ilişkinin bulunmadığı, şirketin varlığına ilişkin geçerliliğini yitirdiği ve diğer davalı şirket ortaklarına ulaşılamadığı, taraflar arasında iletişim bulunmadığı, ortaklık iradesinin koptuğu anlaşılmış, gelinen aşamada davacının ortaklıktan çıkma talebinin TTK'nın 638.maddesi kapsamında haklı nedene dayandığı kanaatine varılmış, davanın kabulüne  dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile; davacının davalı ...  Tic.Ltd.Şti ortaklığından çıkarılmasına,<br>2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40-TL olduğundan, peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 556,1‬0-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 127,1‬0-TL harç toplamı ile 5.222,75-TL posta, tebligat bilirkişi ücreti  olmak üzere toplam 5.349,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>Dair,  Davacı vekilinin  yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde  .... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2025     <br><br>Katip ...<br> ✍ e-imzalı <br><br> <br> <br>Hakim ...<br>✍ e-imzalı <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c33584fb95e1e343","SID":"f48d2eb16cc88f8a"}}