{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1031 - 2025/1198<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1031 <br>KARAR NO\t: 2025/1198<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/04/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/1344 Esas - 2025/433 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/10/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılardan ... Sigorta AŞ. vekili ile davacı vekili (adli yardım talepli olarak)  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin Bölge Adliye Mahkemesine yapılacağı hususunun 6100 sayılı HKM'nın 336/3. maddesinde hükme bağlandığı, adli yardım talebi şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 28/08/2015 tarihinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile birlikte 5 aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...’e ait, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın asli kusurlu, davalı ...’na ait, davalı ... Sgorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı aracın asli kusurlu, davalı ...’a ait, davalı ... Sigorta tarafından ZMMS ile sigortalı aracın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Beden Eğitimi Bölümü mezunu olan müvekkilinin meydana gelen yaralanması nedeniyle öğretmenlik yapamayacağını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararları nedeniyle 5.000,00 TL, beden gücündeki azalma ve efor kaybı nedeniyle 2.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.000.00 TL tedavi giderinin tüm davalılardan, 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri haricindeki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; taraflarına kaza tespit tutanağı iletilmediğinden olayın nasıl gerçekleştiğinin tam anlaşılamadığını, yargılamaya konu somut olayda, davacı tarafından maluliyet tazminatı nedeniyle müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, ayrıca esas yönünden de davacının zararını kanıtlaması gerektiğini, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kaza sırasında kendi şeridinde yasal hız sınırında seyir halinde olduğunu, tüm trafik kurallarına ve hız limitine uygun seyretmesine rağmen aniden şeridine kontrolsüz şekilde savrularak giren davacıya ait araca çarpmaktan kaçınamadığını, davacı sürücünün kontrolünü kaybettiğinin tutanakta da çok açık olduğunu, müvekkili araca arkadan çarpmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; kaza oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacı vekilinin müvekkilinin bu kaza nedeniyle mesleğini icra edemeyeceği açıklamasının dayanaktan yoksun olduğunu, bu durumun bir hekim tarafından tespitinin gerektiğini, davacının bu davayı açmasında kötü niyetli olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olup, davacının sebepsiz zenginleşme niyetinde olduğunu ortaya koyduğunu, ortada ticari bir faaliyet bulunmadığından ticari işletmelere uygulanan en yüksek reeskont faizi talebinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... yargılama sırasında 07/09/2020 tarihinde vefat etmiş, gerekçeli karar mirasçılarına tebliğ edilmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili, süresinde cevap dilekçesi sunmamış, 27/09/2016 tarihli beyan dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ..., süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili 03/01/2017 tarihli beyan dilekçesinde; 28.08.2015 tarihinde saat 20:00 civarı müvekkilinin kendisine ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken olay yerindeki kavşakta yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin kaza esnasında son sıradaki araba olduğundan, kazanın nasıl başladığını görmediğini, beyaz renkli ... marka aracın takla attığını gördüğünü ve frene basmasına rağmen önündeki siyah araca duramayarak çarptığını, müvekkilinin yasal hız sınırları içinde hareket etmiş olmasına rağmen kazaya karışmaya engel olamadığını, ancak müvekkilinin davacının aracına hiç çarpmadığını, kaza krokileri incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin aracının, davacının aracına en uzak mesafede olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, müvekkili bir araca çarpmışsa da hayatın olağan akışı gereği yalnızca önündeki diğer davalılardan ...'nun aracına çarptığını, bu durumda davacının aracına ait kazada kusurlu kabul edilemeyeceğini, bu halde davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile müvekkilinin hareketi arasında illiyet bağı koptuğunu, müvekkilinin davacının zararından sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; 28/08/2015 günü, Yenimahalle İlçesi FSM Bulvarı bölünmüş yol üzerinde, Şaşmaz Köprülü kavşağı alt geçidi tünel içinde, saat 20:50 sıralarında, Sincan istikametine doğru seyreden davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, arkasından gelmekte olan davalı ...'ın sürücüsü ve maliki olduğu ... (ZMSS eski ünvanı:... Sigorta AŞ. yeni ünvanı:... Sigorta AŞ.) plakalı araç ile davalı ...'nun sürücüsü ve maliki olduğu ... (ZMSS - ...) plakalı araçların çarpması ile savrulup, sürücü ...'e ait ... (ZMSS - ...) plakalı araca vurarak durması, bu esnada en arkadan gelen davalı ...'in sürücüsü ve maliki olduğu ... (ZMSS - ...) plakalı aracın da ... plakalı araca arkadan çarpması ile sonlanan beş aracın karıştığı  işbu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile sol şeritte seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermediği, ön ilerisindeki araçlar ile arasındaki güvenli takip mesafesini korumadığı, ilerisindeki davacı idaresindeki araca arkadan çarptığı ve çarpmanın etkisi ile davacının savrulmasına sebebiyet verdiği, bu savrulmalar sırasında davacının diğer iki araç ile çarptığı anlaşılmakla dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı etmesi nedenleriyle tamamen (%100) kusurlu olduğu, davacı ve diğer davalılar ... ve ...'in kusursuz oldukları, ...  plaka sayılı aracın davalı ...'a ait ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğu, davacının yaralanması sonucu özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, meydana gelen kaza neticesinde beden eğitimi öğretmenliği veya sporculuk yapmasında engel bir durum olmayacağı, davacının kaza tarihinde öğrenci olduğu, 20/12/2024 tarihli açıklama dilekçesi gereği davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin bulunduğunun kabulü ile BAM ilamında belirtildiği şekilde hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 6.584,10 TL olduğu, maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik talep edemeyeceği, davacının tedavi giderinin SGK tarafından karşılandığı, kontroller ve raporlar için hastane ev arası gidiş gelişleri için hesaplanan yol ücretlerinin toplam 668,60 TL olduğu, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 2 hafta olduğu görülmekle asgari brüt ücret üzerinden hesaplanan bakıcı ücretinin 594,30 TL olduğu, davacı için hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı ve ulaşım giderinden olayda tam kusurlu bulunan sürücü ve malik sıfatını haiz davalı ... ile aracın kaza tarihindeki sigortacısı davalı ... Sigorta AŞ'nin 6098 sayılı TBK'nın 49/1, 2918 sayılı KTK'nın 85/1, 91 ve ZMSS Genel Şartları A.3 maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılarak, davacının açtığı maddi tazminat talepli davanın taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek ... ve ... Sigorta AŞ (eski ünvanı: ... Sigorta AŞ.)'ye karşı açılan maddi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne; 594,30 TL bakıcı gideri ve 668,60TL ulaşım ücretinden oluşan ek tedavi giderinin oluştuğunun kabulü ile, taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.000 TL ek tedavi gideri tazminatı ile 6.584,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 7.584,10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ. bakımından 15/06/2016 tarihinden, diğer davalı ... bakımından ise haksız fiil tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta AŞ.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı Sigorta Şirketi ... Sigorta AŞ.'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, davalılardan ...'a karşı açılan manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne; 2.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılardan ..., ... Sigorta AŞ., ... ve ... Sigorta AŞ.'ye karşı açılan maddi tazminat talepli davanın ayrı ayrı reddine, davalılardan ... ve ...'e karşı açılan manevi tazminat talepli davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ancak mahkemece 09/07/2025 tarihli ek karar ile ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece yapılan yargılamada tespit edildiği üzere meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, kaza tarihinde... Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Meslek Yüksekokulu ve aynı zamanda milli boksör olup başka spor dalları ile de profesyonel olarak ilgilenen davacının kaza nedeniyle mesleğini yapamaz hale geldiğini, tazminat talepleri belirlenirken müvekkilinin öğretmen adayı olduğunun dikkate alınmadığını, yargılamanın bu denli uzamasının müvekkili için çok yıpratıcı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle hayatı altüst olan davacı yararına hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, müvekkilinin çok ağır şekilde yaralandığı göz ardı edilerek verilen ilk derece mahkemesi  kararının kaldırılmasına ve davanın tümü ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, tedavi gideri, bakıcı gideri ve iş görmezlik zararlarına yönelik maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı, zincirleme şekilde 5 aracın karıştığı kazada yaralandığından bahisle maddi ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalılardan ...’ın tam kusurlu olduğu kabul edilerek, davalı ... ve adı geçen davalıya ait aracı ZMMS ile sigortalayan ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, bu davalılar dışındaki diğer davalılara yönelik davaların kusurları bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulurken gerekli harç ve giderlerin yatırılmaması nedeniyle mahkemece HMK’nın 344. maddesi uyarınca çıkartılan muhtıraya rağmen verilen kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmaması nedeniyle 09/07/2025 tarihli ek karar ile ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.<br>\tYukarıda açıklandığı üzere; mahkemece verilen kesin süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulurken gerekli harç ve giderleri yatırmayan davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu yapılmamış sayılacağından, Dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davacı ...’ın istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı hususlar resen gözetilmiştir.<br>\tTüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 28/05/2015 günü, Yenimahalle İlçesi FSM Bulvarı bölünmüş yol üzerinde, Şaşmaz Köprülü Kavşağı alt geçidi tünel içinde, saat 20:50 sularında, Sincan istikametine doğru seyreden davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, arkasından gelmekte olan davalı ...'ın sürücüsü ve maliki olduğu ...  plakalı araç ile davalı ...'nun sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araçların çarpması ile savrulup, sürücü ...'e ait ... plakalı araca vurarak durması, bu esnada en arkadan gelen davalı ...'in sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracın da ... plakalı araca arkadan çarpması ile sonlanan beş aracın karıştığı işbu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davaya konu kaza nedeniyle Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/713 Esas - 2021/649 Karar sayılı kesinleşen kararı ile tespit edilen kazanın oluş şekli ve suç teşkil eden eylem çerçevesinde, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen ve iki ayrı durum üzerinden değerlendirme yapan 29/08/2024 tarihli raporda, ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olgu da gözetilerek meydana gelen kazada davalı ...’ın %100 kusurlu, davacı ve kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğunun tespit edildiği, mahkemece bilirkişi raporundaki bu tespitin hükme esas alınmasının dosya kapsamı ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile tespit edilen maddi olguya da uygun düştüğü, dosyada mevcut Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/01/2017 ve 11/04/2017 tarihli raporlara göre, dava konusu kaza nedeniyle davacı ...’ın vücut çalışma gücünden kaybetmediği, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, sekel mahiyetinde arızasının olmadığı, beden eğitimi öğretmenliği veya sporculuk yapmasında engel bir durum olmadığı mütalaa edilmiş olup, dosya kapsamına uygun olan bu rapor uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından davacının geçici iş göremezlik, ek tedavi ve bakıcı giderlerinin meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu tespit edilen davalı ... ve ...’ın aracını sigortalayan davalı ... Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacının maddi tazminat talebine ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tDavacı vekilinin ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde;<br>\t6098 sayılı Türk borçlar Kanunu’nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat talep edilmesi durumunda, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, Mamelek Hukuku'na ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, Kanun'un takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tSomut olayda, davaya konu kazanın meydana geldiği yer ve zaman, gerçekleşme biçimi ve sonuçları, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmaması, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları gözetildiğinde, takdir edilen manevi tazminat tutarının düşük olduğu, asli kusura dayalı olarak açılan davada, davacı yararına 2.000TL manevi tazminata hükmedilmesinin, TMK'nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığından, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, ilk derece mahkemesi kararında yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre, kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına; yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre, davacının manevi tazminat talebinin tümü ile kabulü ile 20.000TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talebi ile ilgili istinaf itirazlarının reddine karar verildiğinden, hüküm fıkrasının maddi tazminata tutarlarına ilişkin kısımlarının korunmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22/04/2025 tarihli, 2023/1344 Esas - 2025/433 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1- Davalılardan ... ve ... Sigorta A.Ş. (eski ünvanı ... Sigorta AŞ) 'ye  karşı açılan maddi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜNE;<br>\ta) 594,30 TL bakıcı gideri ile 668,6 TL ulaşım ücretinden oluşan maddi tazminat talebinin taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.000 TL’lik kısmı ile 6.584,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 7.584,10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ bakımından 15/06/2016 tarihinden, diğer davalı ... bakımından ise haksız fiil tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,<br>\tb)Davacının diğer maddi tazminat taleplerinin reddine,<br>\t2-Davalılardan ... karşı açılan manevi tazminat talepli davanın KABULÜNE; 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t3-Davalılardan ..., ... Sigorta AŞ, ... ve ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan maddi tazminat talepli davaların ayrı ayrı REDDİNE,<br>\t4-Davalılardan ... ve ...'e karşı açılan manevi tazminat talepli davanın ayrı ayrı REDDİNE,<br>\t5-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.884,26 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 478,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.406,09 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 139,68 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 478,17 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 511,67 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 404,90 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... Sigorta AŞ.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından sarf edilen 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 1.729,05 TL tebligat ve posta gideri, 100,00 TL AÜTF rapor ücreti, 500,00 TL AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı rapor ücreti, 714,50 TL İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi rapor ücreti olmak üzere toplam 4.743,55 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre 4.015,65TL’lik kısmının davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.104,10 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\t8-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 15.450,00 TL tutarlı İstanbul ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu rapor ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t9-Maddi tazminat yönünden;<br>\ta) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 7.584,10 TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,   <br>\tb) Davalılar ..., ... Sigorta A.Ş., ..., ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret oranına göre takdir ve hesap edilen 5.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,<br>\t10-Manevi tazminat yönünden; <br>\tDavacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin ve takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-Dosya adli yardımlı olup davacı tarafından yatırılmış istinaf harcı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\tIII-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tIV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tV- Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip<br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b8a3eb9168a5738","SID":"6bf8af30ad85dc97"}}