{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/844 <br>KARAR NO: 2025/923<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2024<br>NUMARASI\t: 2023/290 Esas, 2024/745 Karar <br>ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 23/02/2023<br>BİRLEŞEN TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/508 ESAS 2023/812 KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA;<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)|<br>KARAR TARİHİ : 17/09/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Asıl dava; taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici  tarafından başlatılan icra takibine, davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali, birleşen dosyada ise davacı yüklenicinin cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı iş sahibinin yaptığı itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece asıl  davanın reddine, birleşen  davanın kısmen kabulüne  dair  verilen karara karşı asıl ve birleşen dosya için davacı vekili istinaf talebinde bulunmuş, her ne kadar davalı vekili her iki dosya için istinaf talebinde bulunmuş ise de yerel mahkeme tarafından birleşen dosya için gerekli istinaf harçlarının muhtıraya rağmen ödenmemiş olması sebebi ile birleşen dosya yönünden kararın davalı yan tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiğinden;   davalı  vekilinin asıl dosya için istinaf talebinde bulunduğu kabul edilmiştir.Asıl dosyada davacı yüklenici vekili; davacının  inşaat ve yapı denetim sektörlerinde hizmet verdiğini, tarafların aralarında ticaret ve hizmet ilişkisi olduğunu, taraflar arasında 24.12.2021 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, bu eser sözleşmesi ile davacının  ... parkı alanı içerisinde  bir sosyal tesis ile  ticari dükkan olacak şekilde iki adet binanın yapımını üstlendiğini, sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan 3.900.000-TL eser bedelinin; birinci taksidinin 01.04.2022 tarihinde, ikinci taksidinin  01.05.2022 tarihinde, üçüncü taksidinin 01.06.2022 tarihinde, dördüncü taksidinin 01.07.2022 tarihinde, olmak üzere dört eşit taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının inşaatı tamamladığını, davalı şirketin 30.04.2022 tarihinde, \"Gerçekleştirilen yapım işinin uygun olduğu ve kabule engel alabilecek eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı görülmüştür.\" yönündeki tespitlerini tutanağa yazmak sureti ile yapım işleri kabul tutanağı ile inşaatları teslim aldığını, davalının sözleşme ile kararlaştırılan vadelerde ödeme yapmadığı için; davalı aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile   icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini ve davalı aleyhine  asıl alacağın  %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi vekili; davalının, davacı tarafa 3.800.000 TL'lik  ödeme yapmış olduğunu, davacının yapılan ödemeleri yok saydığını, taraflar arasında bu inşaat işinden  başka bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek; davasının reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir.Birleşen dava dosyasında davacı yüklenici vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki neticesinde; davacının davalıdan cari alacağı oluştuğunu, bu alacak ile ilgili tarafların 05.10.2022 tarihinde bir araya gelerek 05.10.2022 tarihli  anlaşmalı mutabakat tutanağı başlıklı protokolü imzaladıklarını, bu protokolde; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile davalının davacıya 05.10.2022 tarihi itibarı ile 5.050.000,00-TL  borcunun olduğu, davalı firmanın bu borcunu  30.12.2022 tarihine kadar ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, davalının 30.12.2022 tarihine kadar ödemeyi vaad ettiği borcunu tam olarak yerine getirmeyip; yalnızca 1.000.000,00-TL' lik kısmını 02.12.2022 tarihinde ifa ettiğini ve kalan 4.050.000,00  TL'lik  kısmını ödemekten imtina ettiğini, bunun neticesinde davalı borçlu aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini, icra takibinin başlamasından sonra 05.01.2023 tarihinde davalı borçlunun 1.000.000,00 TL'lik bir  kısmi  ödemeyi yine cari ödeme açıklamalı olarak yaptığını, davalının asıl alacak noktasında 3.050.000 TL borcu görünmekle birlikte, (faiz, harç  ve masraflar hariç ) borcun tamamına itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini ve  takipten sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesini, davalının %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini   talep ve dava etmiştir.Birleşen dava dosyasında davalı vekili; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/290 esas sayılı dosyasıyla, işbu 2023/508 esas sayılı dava dosyasının konusu ile aynı olduğunu, eser sözleşmesinde taraflar yapılacak iş ile ilgili olarak 3.900.000-TL bedel karşılığı anlaştıklarını 01.04.2022,  01.05.2022,  01.06.2022,  01.07.2022 tarihlerinde ödenmesi gereken taksitlerin, çeşitli finansal sıkıntılar nedeniyle Ağustos 2022 ayında ödemeye başlayabilindiğini, 05.01.2023 tarihine kadar da davacıya toplam 3.800.000-TL ödeme yapıldığını, ödemenin davalı tarafından gecikmesi nedeniyle 05.10.2022 tarihinde davacının,  şirkete geldiğini, icra ve ihtiyati haciz tehditiyle işbu dava konusu anlaşmalı mutabakat tutanağının, baskı ve zorlama altında imzalandığını, davacının, 3.900.000-TL bedelli sözleşmeden 2 ayrı dava açarak 8.147.000,00-TL gibi fahiş bir bedel talep ettiğini, işbu dava dosyasında anlaşmalı mutabakat tutanağı dışında cari alacağı kanıtlayacak hiç bir delil olmadığını belirterek; birleşen davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmayan kötü niyet tazminatına talep etmiştir.Mahkemece 24/12/2024 tarihli  karar ile; 24.12.2021 tarihli sözleşme ile  ... Parkı alanı İçerisinde bir sosyal tesis ile ticari dükkan  yapımı konusunda anlaşıldığı,  bu yapılara ilişkin 30.04.2022 tarihinde “Yapım işleri kabul tutanağı” düzenlendiği, kabul tutanağında işin bedelinin 3.900.000TL+KDV olarak yazıldığı, sözleşmede ödeme şartları başlığı ile 1. taksidin  01.04.2022,  2. taksidin 01.05.2022,   3. taksidin 01.06.2022 ve  4. taksidin 01.07.2022 tarihine kadar ödeneceğinin yazılı olduğu, davacının edimini yerine getirildiği hususunda uyuşmazlık  bulunmadığı, uyuşmazlığın; davacı yana eser sözleşmesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı, cari hesap alacağından hariç alacağı olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı, taraflar arasında düzenlenen \"Anlaşmalı Mutabakat Tutanağı\" başlıklı belgenin 05.10.2022 tarihinde imzalandığı, belgede 05.10.2022 tarihi itibari ile davacının davalı şirketten ödemeler sonrası kalan alacağının 5.050.000,00-TL olduğunun belirtildiği, mutabakat belgesinde bakiye borca konu işin niteliğinin  yazmadığı, 27/04/2024 tarihli ek raporda; davacının davalıya 33 adet  KDV dahil toplam 6.258.923,32 TL lik fatura düzenlediği, davalının davacıya toplam 3.800.000TL ödeme yaptığı, davacının ticari defterlerine göre 2022 yılı sonu itibarıyla davalıdan alacağını takibine konu etmiş olduğu alacağının 3.458.923,32 TL olduğu, bu tutarın borç olarak davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, 04.01.2023 tarihinde davalı tarafından 1.000.000TL ödeme yapıldığına ilişkin davacının cari hesabında kayıt olduğu böylece; dava açılış tarihi itibarıyla davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu, davalının defter kayıtlarındaki borç miktarının da davacının defter kayıtlarındaki tutar ile aynı miktarda olduğu, davacının icra dosyalarındaki işlemiş faiz talepleri yönünden; Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki alacak miktarı kayıtlardan doğrulanamadığı için hesaplanmadığı, Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya kapsamında faiz talebi yönünden ise talep edilen (30.12.2022-03.01.2023) dönemde kayıtlardan tespit edilen alacak üzerinden talep edilen faiz oranı (%9) ile 1.460,-TL işlemiş faiz hesap edildiğinin belirtildiği, 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporu yapım bedelinin fatura edilmediğini belirtirken sözleşme tutarları ve faturalar dikkate alınarak yapılan karşılaştırma nihayetinde bu sonuca vardığının anlaşıldığı, zira bilirkişi raporunda, faturaların düzenleme tarihlerinin inşaatların kabul tutanaklarından sonra olmasından, davacının düzenlediği faturaların toplam tutarının inşaatların sözleşme ile belirlenen bedelinden yüksek olmasından dolayı davacının düzenlediği faturalardaki ürünlerin ancak bir kısmının sözleşme konusu inşaatlarda kullanılmış olabilecek ürünler olduğunun belirtildiği, netice olarak, davacının birleşen dosyada cari alacağa dayalı zaten icra takibine başladığı, sözleşme bedeline ilişkin hiçbir alacak almadığına ilişkin beyanına itibar edilemeyeceği, fatura düzenlenmesi alacağı talep için şart değil ise de davacı lehine ve de aleyhine kesin delil teşkil eden ticari defter kayıtlarında da sözleşme konusu alacağa dair ayrıca kayıt bulunmadığı, sözleşme sonrası düzenlenen mutabakatta da eser sözleşmesine ilişkin alacaktan ayrıca söz edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının cari alacak dışında ayrı bir alacağına rastlanmadığından; eser sözleşmesinden kaynaklı ayrı bir alacak talebine ilişkin başlatılan icra takibine ilişkin davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın eser sözleşmesindeki alacağına ilişkin kendisine hiç ödeme yapılmadığı ve de buna ilişkin hiç fatura kesilmediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı gibi, basiretli bir tacirden beklenecek bir hareket de olmadığı,  davacının kendi ticari defterlerinin dahi iddiasını desteklemediği, davacının kötü niyetle icra takibine başladığı da kesin olarak belirlenemediğinden; davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verildiği, Birleşen dava yönünden ise, alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibari ile davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu, davalının defter kayıtlarındaki borç miktarının da davacının defter kayıtlarındaki tutar ile aynı miktarda olduğu anlaşıldığından birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği,  mutabakat tutanağında en son vade 30.12.2022 olarak belirlendiğinden işlemiş faiz talebinde hukuka aykırılık görülmediği, alacağın belirlenebilir olduğu dolayısı ile  likit olduğu gerekçesi ile  asıl davanın reddine,  şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,  Birleşen dava dosyası olan Mahkememizin 2023/508 Esas 2023/812 Karar sayılı dava dosyasında; davanın kısmen kabulüne, davalının Çerkezköy İcra Dairesinin ... icra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının  kısmen iptali ile icra takibinin 2.458.923,32-TL asıl alacak ve 1.460,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.460.383,32-TL üzerinden devamına, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi oranında işleyecek faizi uygulanmasına,  alacak miktarının %20'si oranında (492.076,66-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; genel olarak dava dilekçesini tekrarlamakla birlikte;  asıl davaya konu eserin bedelinin  fatura edilmediğini,   bunun sebebinin  ise davacının  yapmış olduğu satış ve vermiş olduğu hizmetlere ilişkin alacakları  için davalı firmaya  faturalar kestiğini, davacının vermiş olduğu mal ve hizmetlere ilişkin,  bedelini almadığı faturaların KDV' lerini ödemek zorunda kaldığını, VUK nu gereği mükellef kesmiş olduğu faturanın KDV ve Gelir Vergisini beyan edip ilgili ay içinde ödemek zorunda olduğundan, davacının işbu dava konusu eserin faturasını kesmediğini,  bu nedenle mahkemenin; işin yapılıp teslim edildiği gerçeği karşısında; fatura kesilmemiş olması, defter kayıtlarında alacak kaydının yazılmamış olması gerekçesi ile asıl davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu,  davalıya kesilen faturaların içeriklerinin malzeme ve işçilik olduğunu, davacının eserin anahtar teslim vadedilmesi ve eseri inşa edip sözleşme gereği teslim etmesi akabinde buna ilişkin işçilik ve malzeme faturası kesmesinin  ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bileşen davada kısmen kabul ile  2.458.923,32 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verildiği halde yargılama giderlerini takdir ederken, icra takibine başlanan rakam olan 4.050.000 asıl alacak üzerinden hareket ettiğini,  takipten 2 (iki) gün sonra davalının 1.000.000 TL  cari ödeme açıklamalı  ödeme yaptığını, bu ödemenin icra müdürlüğü dosyasına bildirildiğini, bu ödemeden  sonraki kalan bakiye alacağın  3.050.000 TL olduğunu, 3.050.000 TL bakiye alacak bedeli üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini  talep ettiklerini, bakiye alacak miktarından red edilen kısmın 591.076,68 TL olduğunu ve bu bedel üzerinden karşı vekalet ücreti ve yargılama giderleri takdir etmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;  asıl davada  kötü niyet tazminatının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından davacıya toplamda 3.800.000,00 TL ödeme yapıldığı tarafların ticari defterleri, 2023/290 esas sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporlarıyla sabit iken davacının kendisine davalı şirketçe hiçbir ödeme yapılmamış gibi hareket ederek haksız alacak talep ettiğini,  ayrıca birleşen dosyada da davacının, davalı ile arasında eser sözleşmesi dışında başka bir cari alacak ilişkisi bulunduğunu iddia ederek ayrıca Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla, 4.053.994,52 TL talepli icra takibi başlattığını, 27 Nisan 2024 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacının davalıya (33 adet faturada) KDV dahil toplam 6.258.923,32TL fatura düzenlediği, davalının davacıya toplam 3.800.000TL ödeme yapmış olduğu, davacının ticari defterlerine göre 2022 yılı sonu itibarıyla davalıdan alacağını takibine konu etmiş olduğu alacağının 3.458.923,32TL olduğu, bu tutarın (borç olarak) davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, 04.01.2023 tarihinde davalı tarafından 1.000.000TL ödeme yapıldığına ilişkin davacının cari hesabında kayıt olduğu böylece; dava açılış tarihi itibarıyla davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu, davalının defter kayıtlarındaki borç miktarının da davacının defter kayıtlarındaki tutar ile aynı miktarda olduğunun tespit edildiğini, ayrıca birleşen dosya da davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı yan hem asıl hem de birleşen dosya yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de  birleşen dosya için gerekli istinaf harçlarını tamamlamadığından istinaf başvurusu yapmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle davalının istinaf başvurusu sadece asıl dosya yönünden değerlendirilecektir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı yan iş sahibidir.Taraflar arasında 24.12.2021 tarihli sözleşme başlıklı inşaat  sözleşmesi akdedilmiştir.Asıl dosyada davacı yüklenici vekili; davacının  inşaat ve yapı denetim sektörlerinde hizmet verdiğini, tarafların aralarında ticaret ve hizmet ilişkisi olduğunu, taraflar arasında 24.12.2021 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, bu eser sözleşmesi ile davacının  ... parkı alanı içerisinde  bir sosyal tesis ile  ticari dükkan olacak şekilde iki adet binanın yapımını üstlendiğini, sözleşme bedeli olarak kararlaştırılan 3.900.000-TL bedelin ödenmediğinden bahisle davalı iş sahibi aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile  başlatıldığı icra takibine, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini ve davalı aleyhine  asıl alacağın  %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiş,  davalı iş sahibi vekili; davalının, davacı tarafa 3.800.000 TL'lik  ödeme yapmış olduğunu, davacının yapılan ödemeleri yok saydığını, taraflar arasında bu inşaat işinden  başka bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek; davasının reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini  talep etmiş, Birleşen dava dosyasında davacı yüklenici vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki neticesinde; davacının davalıdan cari hesap alacağı oluştuğunu,  bu alacak ile ilgili tarafların 05.10.2022 tarihinde bir araya gelerek;  anlaşmalı mutabakat tutanağı başlıklı protokolü imzaladıklarını, bu protokolde; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile davalının davacıya 05.10.2022 tarihi itibarı ile 5.050.000,00-TL  borcunun olduğu, davalı firmanın bu borcunu  30.12.2022 tarihine kadar ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, ancak davalının  yalnızca 1.000.000,00-TL' lik kısmını 02.12.2022 tarihinde ifa ettiğini ve kalan 4.050.000,00  TL'lik  kısmını ödemediğini belirterek bu nedenle davalı borçlu aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlattıklarını, icra takibinin başlamasından sonra 05.01.2023 tarihinde davalı borçlunun 1.000.000,00 TL'lik bir  kısmi  ödemeyi yine cari ödeme açıklamalı olarak yaptığını, davalının asıl alacak noktasında 3.050.000 TL borcu görünmekle birlikte, (faiz, harç  ve masraflar hariç ) borcun tamamına itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline ve takipten sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesini, davalı aleyhine  %20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava dosyasında davalı vekili; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/290 esas sayılı dosyasıyla, işbu 2023/508 esas sayılı dava dosyasının konusu ile aynı olduğunu, eser sözleşmesinde taraflar yapılacak iş ile ilgili olarak 3.900.000-TL bedel karşılığı anlaştıklarını 01.04.2022,  01.05.2022,  01.06.2022,  01.07.2022 tarihlerinde ödenmesi gereken taksitlerin, çeşitli finansal sıkıntılar nedeniyle Ağustos 2022 ayında ödemeye başlayabilindiğini, 05.01.2023 tarihine kadar da davacıya toplam 3.800.000-TL ödeme yapıldığını, ödemenin davalı tarafından gecikmesi nedeniyle 05.10.2022 tarihinde davacının,  şirkete geldiğini, icra ve ihtiyati haciz tehditiyle işbu dava konusu anlaşmalı mutabakat tutanağının, baskı ve zorlama altında imzalandığını, davacının, 3.900.000-TL bedelli sözleşmeden 2 ayrı dava açarak 8.147.000,00-TL gibi fahiş bir bedel talep ettiğini, işbu dava dosyasında anlaşmalı mutabakat tutanağı dışında cari alacağı kanıtlayacak hiç bir delil olmadığını belirterek; birleşen davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece 24.12.2021 tarihli sözleşme ile  tarafların ... Parkı alanı İçerisinde bir sosyal tesis ile ticari dükkan  yapımı konusunda anlaştığı,  bu yapılara ilişkin 30.04.2022 tarihinde “Yapım işleri kabul tutanağı” düzenlendiği, kabul tutanağında işin bedelinin 3.900.000TL+KDV olarak yazıldığı, sözleşmede ödeme şartları başlığı ile 1. taksidin  01.04.2022,  2. taksidin 01.05.2022,   3. taksidin 01.06.2022 ve  4. taksidin 01.07.2022 tarihine kadar ödeneceğinin yazılı olduğu, davacının edimini yerine getirildiği hususunda uyuşmazlık  bulunmadığı, uyuşmazlığın; davacı yana eser sözleşmesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı, cari hesap alacağından hariç alacağı olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı, taraflar arasında düzenlenen \"Anlaşmalı Mutabakat Tutanağı\" başlıklı belgenin 05.10.2022 tarihinde imzalandığı, belgede 05.10.2022 tarihi itibari ile davacının davalı şirketten ödemeler sonrası kalan alacağının 5.050.000,00-TL olduğunun belirtildiği, mutabakat belgesinde bakiye borca konu işin niteliğinin  yazmadığı, 27/04/2024 tarihli ek raporda; davacının davalıya 33 adet  KDV dahil toplam 6.258.923,32 TL lik fatura düzenlediği, davalının davacıya toplam 3.800.000TL ödeme yaptığı, davacının ticari defterlerine göre 2022 yılı sonu itibarıyla davalıdan alacağını takibine konu etmiş olduğu alacağının 3.458.923,32 TL olduğu, bu tutarın borç olarak davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, 04.01.2023 tarihinde davalı tarafından 1.000.000TL ödeme yapıldığına ilişkin davacının cari hesabında kayıt olduğu böylece; dava açılış tarihi itibarıyla davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu, 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporu yapım bedelinin fatura edilmediğini belirtirken sözleşme tutarları ve faturalar dikkate alınarak yapılan karşılaştırma nihayetinde bu sonuca vardığının anlaşıldığı, zira bilirkişi raporunda, faturaların düzenleme tarihlerinin inşaatların kabul tutanaklarından sonra olmasından, davacının düzenlediği faturaların toplam tutarının inşaatların sözleşme ile belirlenen bedelinden yüksek olmasından dolayı davacının düzenlediği faturalardaki ürünlerin ancak bir kısmının sözleşme konusu inşaatlarda kullanılmış olabilecek ürünler olduğunun belirtildiği, netice olarak, davacının birleşen dosyada cari alacağa dayalı zaten icra takibine başladığı, sözleşme bedeline ilişkin hiçbir alacak almadığına ilişkin beyanına itibar edilemeyeceği, fatura düzenlenmesi alacağı talep için şart değil ise de davacı lehine ve de aleyhine kesin delil teşkil eden ticari defter kayıtlarında da sözleşme konusu alacağa dair ayrıca kayıt bulunmadığı, sözleşme sonrası düzenlenen mutabakatta da eser sözleşmesine ilişkin alacaktan ayrıca söz edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının cari alacak dışında ayrı bir alacağına rastlanmadığından; eser sözleşmesinden kaynaklı ayrı bir alacak talebine ilişkin başlatılan icra takibine ilişkin davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın eser sözleşmesindeki alacağına ilişkin kendisine hiç ödeme yapılmadığı ve de buna ilişkin hiç fatura kesilmediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı gibi, basiretli bir tacirden beklenecek bir hareket de olmadığı,  davacının kendi ticari defterlerinin dahi iddiasını desteklemediği, davacının kötü niyetle icra takibine başladığı da kesin olarak belirlenemediğinden; davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verildiği, Birleşen dava yönünden ise, alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibari ile davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu, davalının defter kayıtlarındaki borç miktarının da davacının defter kayıtlarındaki tutar ile aynı miktarda olduğu anlaşıldığından birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği,  mutabakat tutanağında en son vade 30.12.2022 olarak belirlendiğinden işlemiş faiz talebinde hukuka aykırılık görülmediği, alacağın belirlenebilir olduğu dolayısı ile  likit olduğu gerekçesi ile  asıl davanın reddine,  şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,  Birleşen dava dosyası olan Mahkememizin 2023/508 Esas 2023/812 Karar sayılı dava dosyasında; davanın kısmen kabulüne, davalının Çerkezköy İcra Dairesinin ... icra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının  kısmen iptali ile icra takibinin 2.458.923,32-TL asıl alacak ve 1.460,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.460.383,32-TL üzerinden devamına, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi oranında işleyecek faizi uygulanmasına,  alacak miktarının %20'si oranında (492.076,66-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir.Asıl dosya yönünden davacı yüklenicinin Çerkezköy  İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlattığı takipte; davacının davalıdan  eser sözleşme bedeli olan 3.900.000,00 TL asıl alacak  ve  01.07.2022-19.01.2023 tarihleri arasında işlemiş yasal faiz olan 194.252,05 TL olmak üzere toplam 4.094.252,05 TL talep ettiği, Birleşen dava  yönünden davacı yüklenicinin Çerkezköy  İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlattığı takipte; sözleşme ve cari hesap alacağı sebebine dayalı olarak 4.050.000,00 TL asıl alacak ve 30.12.2021- 03.01.2023 tarihleri arası 4 günlük  işlemiş faiz olarak 3.994,52 TL olmak üzere toplam  4.053.994,52 TL talep ettiği, birleşen dosyada  davalının takip açıldıktan sonra  04.01.2023 tarihinde 1.000,000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.  Dosya kapsamından hem asıl hem de birleşen dosyada davacısının taraflar arasında davaya konu eser sözleşmesi haricinde başkaca ticari ilişkileri olduğunu iddia ederek, asıl dosyada eser sözleşmesine dayalı alacağını, birleşen dosyada ise aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağını talep ettiği, davalı iş sahibinin ise davaya konu eser sözleşmesinden başka herhangi iş ve ticari ilişkileri olmadığını savunmuştur.Dosya kapsamında davacı yan taraflar arasında hem asıl dosyaya konu eser sözleşmesinin hem de birleşen dosyaya konu ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının olduğunu, davalının talebi doğrultusunda eser sözleşmesine dair herhangi fatura kesmediğini savunmuş ise de basiretli bir tacirin bu şekilde karşı yanın talebi ile yaptığı inşaat işi karşılığı fatura kesmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, davacı yanın davalı yana kestiği ticari ilişkileri kapsamında kestiğini iddia ettiği 33 adet  ve toplamda  KDV dahil toplam 6.258.923,32 TL lik faturaların düzenleme tarihlerinin inşaatların kabul tutanaklarından sonra olduğu,  bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere; davacının düzenlediği faturaların toplam tutarının inşaatların sözleşme ile belirlenen bedelinden yüksek olmasından dolayı davacının düzenlediği faturalardaki ürünlerin ancak bir kısmının sözleşme konusu inşaatlarda kullanılmış olabilecek ürünler olduğunun anlaşıldığı, davacının birleşen dosyada cari alacağa dayalı zaten icra takibine başladığı, sözleşme bedeline ilişkin hiçbir alacak almadığına ilişkin beyanına itibar edilememesinin doğru olduğu, ticari defter kayıtlarında  davacının cari alacak dışında ayrı bir alacağına rastlanmadığı dolayısı ile davacının alacağının yanlızca eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının ticari defterlerine göre 2022 yılı sonu itibarıyla davalıdan alacağını takibine konu etmiş olduğu alacağının; davacı yanın davalıya fatura ettiği toplam 6.258.923,32 TL den davalının davacıya ödediği 3.800.000,00 TL düşülünce  3.458.923,32 TL olduğu,  bu tutarın borç olarak davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, davalı yanın  04.01.2023 tarihinde  birleşen dosyaya konu Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı  1.000.000 TL lik ve  davacının cari hesabında da  kayıtlı olan bedel düşülünce  dava açılış tarihi itibarıyla davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu,  bu bedelin her iki yanın ticari defterleri ile de doğrulandığı  bu durumda davacı yanın sadece eser sözleşmesinden kaynaklı alacağı için iki ayrı takip başlattığı anlaşıldığından mahkemece  yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Davacı yan birleşen dosyada vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davanın kabul edilen kısmına göre yapılması gerektiğini belirtmiş ise de Dairemizce yapılan kontrolde Mahkemece birleşen davada yapılan hesaplamaların davanın kabul edilen kısmı olan  2.458.923,32 TL üzerinden doğru şekilde yapıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu istinaf sebebi ve  yukarıda açıklanan sebeplerle diğer istinaf sebepleri kabul görmemiştir. Dosyayı sadece  asıl dosya yönünden istinaf etmiş sayılan davalının birleşen dosya yönünden istinaf sebebi olan icra inkar tazminatı incelenmemiş, asıl dosya yönünden ise davacı yanın aynı hukuki sebebe dayalı olarak iki icra takibi başlatmasının kötü niyetinin  göstergesi olduğundan asıl dosyada davalı yararına asıl alacağın % 20 si oranında 497.184,66 TL  kötü niyet tazminat hükmedilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş, hüküm fer'i alacak bakımından kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından değişiklik yapılmamıştır.Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya kapsamında faiz talebi yönünden ise talep edilen (30.12.2022-03.01.2023) dönemde kayıtlardan tespit edilen alacak üzerinden talep edilen faiz oranı (%9) ile 1.460,-TL işlemiş faiz hesap edildiğinin belirtildiği, 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporu yapım bedelinin fatura edilmediğini belirtirken sözleşme tutarları ve faturalar dikkate alınarak yapılan karşılaştırma nihayetinde bu sonuca vardığının anlaşıldığı,  Eser sözleşmesinden kaynaklı ayrı bir alacak talebine ilişkin başlatılan icra takibine ilişkin davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın eser sözleşmesindeki alacağına ilişkin kendisine hiç ödeme yapılmadığı ve de buna ilişkin hiç fatura kesilmediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığı gibi, basiretli bir tacirden beklenecek bir hareket de olmadığı,  davacının kendi ticari defterlerinin dahi iddiasını desteklemediği, davacının kötü niyetle icra takibine başladığı da kesin olarak belirlenemediğinden; davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verildiği, Birleşen dava yönünden ise, alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibari ile davacının kendi kayıtlarından tespit edilen alacağının 2.458.923,32TL olduğu, davalının defter kayıtlarındaki borç miktarının da davacının defter kayıtlarındaki tutar ile aynı miktarda olduğu anlaşıldığından birleşen davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği,  mutabakat tutanağında en son vade 30.12.2022 olarak belirlendiğinden işlemiş faiz talebinde hukuka aykırılık görülmediği, alacağın belirlenebilir olduğu dolayısı ile  likit olduğu gerekçesi ile  asıl davanın reddine,  şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine,  Birleşen dava dosyası olan Mahkememizin 2023/508 Esas 2023/812 Karar sayılı dava dosyasında; davanın kısmen kabulüne, davalının Çerkezköy İcra Dairesinin ... icra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının  kısmen iptali ile icra takibinin 2.458.923,32-TL asıl alacak ve 1.460,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.460.383,32-TL üzerinden devamına, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi oranında işleyecek faizi uygulanmasına,  2.458.923,32-TL asıl alacak miktarının %20'si oranında (492.076,66-TL) icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  karar verilmiştir.Yine birleşen dosya yönünden davalının icra takibinden sonra 1.000,000,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından, davacının bu kısım yönünden  dava açmasında hukuki yarar bulunmasa da ve  yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekse dahi dava dilekçesinde bu ödemenin icra dosyada infaz aşamasında  nazara alınmasını talep ettiğinden ve usul ekonomisi gereği bu kısım kaldırma sebebi yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/12/2024 tarih ve 2023/290 Esas, 2024/745 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDENa-)Mahkemenin 2023/290 Esas sayılı dava dosyasında; 1-)  Davacının davasının  REDDİNE, 2-) Şartları oluştuğunda 2.458.923,32-TL asıl alacak miktarının %20'si oranında (492.076,66-TL) icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine3-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL bakiye karar harcının dava açılırken peşin alınan 49.448,33-TL'den mahsubu ile fazla yatan 49.020,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalı tarafından yapılan toplam 1.950,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-)Yargılama gideri için tahsil edilen gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından ilgililerine iadesine,7-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca dava red değeri üzerinden hesaplanan 471.540,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-)Adalet Bakanlığı bütçesinde Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, B-) Birleşen dosyası olan Mahkemenin 2023/508 E. 2023/812 K. sayılı dava dosyasında;1-)  Davacının davasının  KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,Davalının Çerkezköy İcra Dairesinin ... icra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının  kısmen iptali ile icra takibinin 2.458.923,32-TL asıl alacak ve 1.460,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.460.383,32-TL üzerinden devamına,Davalının icra dosyasında uygulanan faiz oranına yapmış olduğu itirazının reddi ile asıl alacağa  takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi oranında işleyecek faizi uygulanarak devamına,Fazlaya dair istemin reddine,2-) İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında (492.076,66-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 168.068,78-TL harç olup, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 48.962,13-TL' nin mahsubu ile eksik yatan 119.106,65-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-)Davacı tarafından yatırılan 48.962,13 TL peşin harç ile 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 49.142,03-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan posta masrafı, dosya ücreti olarak kullanılan 3.600,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.184,85-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-)Davalı tarafından yapılan 500-TL yargılama giderinin davanın red oranına göre hesaplanan 196,55- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-)Yargılama gideri için tahsil edilen gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının HMK’nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından ilgililerine iadesine,8-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 330.642,17-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca dava red değeri üzerinden hesaplanan 235.105,57-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-)Adalet Bakanlığı bütçesinde Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.893.53 TL' sinin davalıdan, 1.226,47 TL'nin de davacıdan alınarak hazineyi irat kaydına,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafça harç peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d10bc4aabd76b9f5","SID":"eaa41bdca6399bdf"}}