{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2023/130<br>KARAR NO\t\t: 2025/1263<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t\t: 2021/378<br>KARAR NO\t\t: 2022/873<br>DAVA TARİHİ\t: 07.06.2021<br>KARAR TARİHİ\t: 11.10.2022<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 07.10.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 08.10.2025<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.10.2022 tarih ve 2021/378 Esas,  2022/873 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2022 tarih ve 2022/2280 Esas, 2022/2087 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacının su sondaj kuyusu yaptığını, davalı şirketin dava dışı .... A.Ş.'ne ait işletmede su sondaj kuyusu işini üstlendiğini ve bu iş için davacı ile anlaştığını, davacının taşeron olduğunu, davalının üzerine düşen yükümlülükleri vaktinde yerine getirmemesi nedeniyle davacının iş kazası geçirdiğini, davalının talebi doğrultusunda kuyuya beton basıldığını, bunun sonucunda boruların yer altında sıkıştığını, tüm bu olumsuzluklara rağmen sözleşme gereği talep edilen su sondaj kuyusunu yaptığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre ödemelerin 30-60-90 günlük vadeli çekler ile yapılacağını, ödenmediği halde cari hesaba intikal eden alacaklar için aylık %12 faiz hesaplanacağını, davalı tarafından ödemelerin geciktiğini, davacının 436.000,00 TL iş bedeli, 1.000,00 TL TİJ bedeli, 1.000,00 TL bekleme bedeli olmak üzere toplam 438.000,000 TL alacağından 287.000,00 TL davalı tarafından ödendiğini, bakiye 151.000,00 TL alacağının kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile bakiye 151.000,00 TL alacağın 30/09/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında 05/04/2019 tarihinde Metre Bazında Sondaj Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği davacının yaklaşık 400 m sondaj kazarak spiral muhafaza borusu ile kaynaklı derinlikten yüzeye kadar teçhiz edilmesini ve çimentolanmasını yapacağını, yerin tesliminden itibaren 60 gün içinde sözleşmeye uygun şekilde yeri teslim edeceğini, davacının dava dilekçesinde davalının talebi üzerine kuyuya beton basıldığını belirttiğini ancak bu durumun sözleşmede açık bir şekilde yazılı olduğunu, davacının bu durumu kabul edip sözleşmeyi imzaladığını, davacının sözleşmeye uygun davranmadığını, işi yaparken geç kaldığı için işin ne aşamada olduğu ile ilgili davalıya bilgi ve rapor vermediğini, işi de 30/09/2019 tarihinde teslim ettiğini, işin yaklaşık 114 gün geciktiğini, sözleşmenin 7. Maddesinde açıkça metre başına 550,00 TL olan birim fiyatın 400,00 TL'ye cezai şart olarak düşeceğinin belirtildiğini, davacı tarafından davalıya toplam 347.333,00 TL fatura kesildiğini ve bu bedelin davalı tarafından ödendiğini, davalının herhangi bir borcunun kalmadığını, çalışamayacağını beyan ederek sözleşme bedelinden fazla fatura kestiğini, davalının iş durmasın diye bu fatura bedeli olan 89.680,00 TL'yi de iyi niyet çerçevesinde ödendiğini, dava dilekçesine ekli olan 17/09/2019 tarihli 75.240,00 TL+%18 KDV=88.783,20 TL faturadan kaynaklı davacının bir hizmetinin olmadığını, davalının gönderdiği 343.33,000 TL'yi 287.000,00-TL olarak göstermesinin kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/378 Esas, 2022/873 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalının eksik ödeme yaptığına ilişkin iddiasının dosyada ki mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı, davalı kayıtlarında gösterilen fazla ödemenin başka bir hukuki ilişki ve edime ilişkin olduğunu gösterir herhangi bir kaydın da dosyada tespit edilemediği, yapılan ödemenin iş bu sözleşmeye istinaden davacıya yapıldığının kabulü gerektiği, bu haliyle davanın reddine, \" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 03.11.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkemece taleplerinden tij bedeli ve bekleme bedeline ilişkin delillerinin toplanmadığını, inceleme yapılmadığını, istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak  istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine  karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak  yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise  iş sahibine aittir.<br>Somut olayda, davacı taşeron ile davalı yüklenici arasında 05/04/2019 tarihli \"Sondaj Hizmetleri Sözleşmesi\" başlıklı eser sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesi ile işin süresinin 60 gün olarak belirlendiği, iş bedelinin metre başına 550 TL + KDV olmak üzere toplam 400 metre üzerinden öngörülen toplam tutar olarak 220,000.00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davacı tarafça sözleşme uyarınca  yüklenici sıfatı ile üstlendiği edimi yerine getirdiği halde bakiye bedelin ödenmediği iddiası ile eldeki alacak davası açılmıştır. Davalı ise, tüm fatura bedellerinin ödendiğini, davacıya bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece taraflara HMK'nın 222. maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri bildirmesi için iki haftalık kesin süre verildiği halde davacı tarafça söz konusu belgelerin ve kayıtların sunulmadığı; davalı tarafından sunulan belge ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda,  dava dosyası içindeki kayıtlar ve davalı defterleri üzerinde yapılan incelemeye ilişkin hususların gösterildiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin liste halinde belirlendiği, buna göre davacı tarafça davalı için düzenlenen faturalara göre 5 adet faturanın kayıtlarda mevcut olduğu, davalı tarafından davacıya 347.333,00-TL ödeme yapıldığı, ödemeye ilişkin kayıtların dosyada da mevcut olduğu,  davacı tarafından iddia edilen şekilde eksik ödeme yapıldığını gösterir bir kaydın tespit edilemediği, davalının TİJ bedeli ve bekleme bedeli talebi var ise de buna ilişkin olarak belirtilen bedelleri gösterir faturaların dosyada tespit edilemediği ve buna ilişkin edimin yerine getirildiğini ispatlar herhangi bir kaydın da mevcut olmadığının tespit edildiği, davacı tarafın yapıldığı halde bedelinin ödenmediğini iddia ettiği iş kalemleri yönünden ispata yarar bir delil sunmadığı anlaşıldığından istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.10.2022 tarih ve 2021/378 Esas,  2022/873 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40-TL istinaf maktu karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef704a3ae20fbafe","SID":"ee7702e6aafcc174"}}