{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2887 <br>KARAR NO: 2025/928<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/04/2021<br>NUMARASI\t: 2019/353 Esas, 2021/329 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 17/09/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Dava; taraflar arasındaki eser  sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın ...Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş yönünden esastan reddine, davalılardan ..., ..., ... yönünden husumetten reddine, davanın davalı ... yönünden; davanın kabul edilmesi nedeni ile  kabulü ile 500.000,00 TL'nin 15/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bu davalıdan alınıp, davacı şirkete verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin redddine dair  verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalılardan ...Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine açtığı davada; davalı şirket tarafından yapımı üstlenilen ... Terminalinin çelik konstrüksiyon işinin davacı tarafından taşeron olarak üstlenildiğini; 2013 - 2014 yıllarında davacının edimlerini yerine getirdiğini, yaptığı işler yönünden Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/5 Değişik iş dosyasında delil tespiti yaptırdığını, ancak iş bedelinin ödenmediğini, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiş;  yargılamaya devam edilirken davayı ıslah yoluyla alacak davasına çevirmiş ve söz konusu  ... Terminali yapımı işini davalı şirketle birlikte ..., ..., ... ve ...'nın beraber ve adi ortaklık şekliyle aldıklarını; bu nedenle kendilerinin doğan alacağının adi ortaklığın tüm ortakları yönünden doğduğunu belirterek; icra takibine konu alacağın tüm davalılardan işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Uluslararası... A.Ş. vekili; sözleşme gereği iş bedelini ödediklerini, davacı temsilcisinden ibraname aldıklarını, bu nedenle borçları olmadığını belirterek icra takibinin haksız yapıldığını, davanın reddine ve davacıdan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava alacak davasına çevrildikten sonra davalılardan ... vekili; davalının adi ortaklıktan ayrıldığını, hisselerinin tamamını diğer adi ortak ...'e devrettiğini belirterek; bu davalı yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili; sözleşmenin davacı ile davalı şirket arasında yapıldığını belirterek;  ... yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... davaya cevap vermemiştir.Davalılardan ... alacak davasını tüm sonuçlarıyla kabul ettiğini yazılı olarak bildirmiştir. Mahkemece 15/04/2021 tarihli  karar ile;  taraflar arasındaki eser sözleşmesi davacı ile davalı şirket arasında yapıldığından,  şahıs olan davalılara husumet düşmediği, kaldı ki,  adi ortaklardan biri tarafından davacı alacağını sona erdiren ibraname alındığından, adi ortakların tamamının borçtan kurtulacağı, davalı şirket yönünden de ibraname ile borcun sona erdirildiği, davayı kabul eden ... dışındaki davalılar yönünden eser sözleşmesine taraf olmadıkları için davanın husumetten reddedildiği, davalı ... davayı kabul ettiğinden; artık onun için davanın husumetten reddine karar verilemeyeceği nazara alınarak davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın ...Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ yönünden esastan reddine, davalılardan ..., ..., ... yönünden husumetten reddine, davanın davalı ... yönünden; davanın kabul edilmesi nedeni ile  kabulü ile 500.000,00 TL'nin 15/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bu davalıdan alınıp, davacı şirkete verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin redddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı şirketin davaya konu olan yer ile ilgili Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014 /5 D iş nolu dosyasından tespit yaptırarak; yapmış olduğu işin bedeli ve maliyetinin tespit edildiğini, davalının  500.000-TL borç bakiyesinin kaldığını, dava sırasında adi ortaklık ilişkisinin varlığını öğrenmeleri nedeni ile söz konusu adi ortakların mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan adi ortakların tamamının davaya dahil edildiğini,  taraflar arasında yapılan iş ile alakalı davalı şirket ile ..., ..., ... ve ... adlı kişilerin ortaklık sözleşmesi yaptıklarını,  ayrıca ibranamede imzalarının olduğunu, davalı ... Aydının cevap dilekçesinde davayı kabul ederek adi ortaklığın olduğunu ve borcun bulunduğunu ikrar ettiğini, davalı tarafından mahkemeye sunulan ibranamenin TBK'nın aradığı nitelikte bir ibraname olmadığını, hiçbir hususun belirli olmadığını, davacının zor durumda olması nedeniyle imzalatılmış bir belge olduğunu, iradesinin fesada uğratıldığını, davalı tarafça sunulan  protokol incelendiğinde; protokol tarihinden sonra davacının ekstra işler yaptığını, protokol tarihi ve sonrasına kadar yapılan işler ile sözleşme ve yine yapılan tespit arasında büyük uçurum olduğu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden   kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir. Davacı şirket ile davalılardan ...Nakliyat İnşaat Gıda San. Ve Tic. A.Ş arasında;  12.11.2012 tarihinde ... Terminalinin çelik konstrüksiyon işinin yapılmasına dair taşeron sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı vekili; davalılardan ...Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine açtığı davada; davalı şirket tarafından yapımı üstlenilen ... Terminalinin çelik konstrüksiyon işinin davacı tarafından taşeron olarak üstlenildiğini; 2013 - 2014 yıllarında davacının edimlerini yerine getirdiğini, yaptığı işler yönünden Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/5 Değişik iş dosyasında delil tespiti yaptırdığını, ancak iş bedelinin ödenmediğini, davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek; itirazın iptalini ve  davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsilini talep  ve dava etmiş;  yargılama sırasında , davayı ıslah yoluyla alacak davasına çevirmiş ve söz konusu  ... Terminali yapımı işini davalı şirketle birlikte ..., ..., ... ve ...'nın beraber ve adi ortaklık şekliyle aldıklarını; bu nedenle kendilerinin doğan alacağının adi ortaklığın tüm ortakları yönünden doğduğunu belirterek; icra takibine konu alacağın tüm davalılardan işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalılardan .... A.Ş. vekili; sözleşme gereği iş bedelini ödediklerini, davacı temsilcisinden ibraname aldıklarını, bu nedenle borçları olmadığını belirterek; davanın reddine ve davacıdan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalılardan ... vekili; davalının adi ortaklıktan ayrıldığını, hisselerinin tamamını diğer adi ortak ...'e devrettiğini belirterek; bu davalı yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiş, davalılardan ... vekili; sözleşmenin davacı ile davalı şirket arasında yapıldığını belirterek;  ... yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiş, davalılardan ... davaya cevap vermemiş, davalılardan ... alacak davasını kabul etmiş, Mahkemece; taraflar arasındaki eser sözleşmesi davacı ile davalı şirket arasında yapıldığından,  şahıs olan davalılara husumet düşmediği, kaldı ki,  adi ortaklardan biri tarafından davacı alacağını sona erdiren ibraname alındığından, adi ortakların tamamının borçtan kurtulacağı, davalı şirket yönünden de ibraname ile borcun sona erdirildiği, davayı kabul eden ... dışındaki davalılar yönünden eser sözleşmesine taraf olmadıkları için davanın husumetten reddedildiği, davalı ... davayı kabul ettiğinden; artık onun için davanın husumetten reddine karar verilemeyeceği nazara alınarak davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın ...Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ yönünden esastan reddine, davalılardan ..., ..., ... yönünden husumetten reddine, davanın davalı ... yönünden; davanın kabul edilmesi nedeni ile  kabulü ile 500.000,00 TL'nin 15/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bu davalıdan alınıp, davacı şirkete verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin redddine karar verilmiştir.Somut olayda davalı gerçek kişiler, davaya konu işin yapılması için eser sözleşmesi yapılmadan önce 01.10.2012 tarihinde yazılı iş ortaklığı sözleşmesi yapmış, daha sonra ortaklardan ...'nın şirketi ile  davacı taşeron 12.11.2012 tarihinde taşeron sözleşmesi akdetmişler, 25.03.2013 tarihinde davacı taşeron dava konusu eser sözleşmesini açıkça belirterek; \" ... Terminalinin çelik konstrüksiyon imalat ve montaj\" işinden dolayı davacı şirketten  25.03.2013 tarihi itibari ile herhangi alacağını kalmadığını belirterek; davalı şirketi ibra etmiştir. Davacı yan bu ibranameyi inkar etmemiş, ancak o tarihte davacının yetkilisi olarak ibranameyi imzalayan ve tanık olarak da dinlenen ... ibraname tarihinde hacizli olan evi geri alabilmek için 220.000,00 TL alıp bu ibranameyi imzaladıklarını belirttiğinden ibranamenin geçerli olduğu anlaşıldığından  mahkemece davanın davalı şirket yönünden esastan reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Davacı yan önce itirazın iptali olarak açtığı davasını ıslah ederek alacak davasını çevirmiş, aynı ıslah dilekçesi ile diğer davalı gerçek kişilerin davaya davalı taraf olarak eklenmesini istemiş, mahkemece davacı vekilinin talebi kabul edilerek gerçek kişiler , dava konusu iş için adi ortaklık kurdukları gerekçesi ile davada davalı olarak yer almışlardır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 124.maddesindeki hüküm ile tarafların iradi değişikliği düzenlenmiştir. Buna göre; ''(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.''Taraf değişikliği; açılmış ve görülmekte olan bir davada, davanın taraflarından birinin davadan ayrılması ve onun yerini üçüncü bir kişinin almasıdır. Ne var ki; davanın taraflarının yerini bir başkasının almasından farklı olarak, mevcut tarafların yanına yenilerinin eklenmesi taraf değişikliği olarak kabul edilmemelidir. Zira; tarafın değişmesi ile bir tarafın yanına yenilerinin eklenmesi hukuki niteliği, şartları ve sonuçları bakımından birbirinden farklıdır.Açılmış bir davaya teşmil yolu ile üçüncü bir kişinin davalı sıfatı ile dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi zorunlu dava arkadaşlığı hali dışında davacı tarafın istemi ile \"ıslah\" yoluyla dahi olsa, davada taraf artırılması dava dilekçesinde yer almayan başka gerçek ya da tüzel kişilerin davaya dahil edilmesi usulen mümkün değildir.  Buna göre  açılmış ve görülmekte olan bir davada ıslah yoluyla dahi taraf eklenmesi mümkün olmadığından, mahkemece  davalı gerçek kişilerin davaya dahil edilerek haklarında yazılı gerekçelerle  hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Kaldı ki 3. Hukuk Dairesi        2015/19828 E.  ,  2017/6475 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir.Diğer davalılardan ...  ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ve kendilerine yöneltilen davada hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verildiğinden, bu hüküm HMK'nun 331. Maddesi kapsamında olmasa dahi;  vekillerin emek ve mesaisine karşılık takdiren maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin usulden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davalı şirket yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin usulden KABULÜNE2-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/04/2021 tarih ve 2019/353 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın ...Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ yönünden davanın  REDDİNE, 4-Diğer davalılar ..., ..., ..., ...  yönünden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 5.463,87 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.848,47 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı şirket kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca  79.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Uluslararası Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ'ye  VERİLMESİNE,4- Diğer davalılardan ...  ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9781547032047f0b","SID":"1a20203feab8510e"}}