{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t                                   <br>ESAS NO\t: 2025/533 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/650<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 20/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyenin Kapatılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil olduğu şirket ... (TCKN:....) tarafından tek ortaklı olarak 25.11.2015 tarihinde kurulduğunu bir süre ticari faaliyette bulunduktan sonra ekonomik olarak ticari amacın gerçekleşmesinin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine 07.11.2017 tarihinde almış olduğu genel kurul kararıyla tasfiye sürecine girdiğini, bu kararın ilan edilmesinden sonra ilgili mevzuat gereği birer hafta arayla alacaklılara çağrı yapılmak üzere toplam 3 ilan daha yapıldığını. bu kısıma kadar izah etmiş oldukları kuruluş, tasfiye ve alacaklılara yapılan çağrılara ilişkin karar ve tüm ticaret sicil gazete örnekleri dilekçe ekinde sunulduğunu . Belirtilen süreler boyunca ilandaki adrese alacaklı olduğunu bildirir herhangi bir başvuru yapılmadığını şirketin alacağının ve borcunun olmadığına dair düzenlenen tasfiye sonu kapanış bilançosu dilekçe ekinde sunulduğunu, karar tarihinde yürürlükte olan mevzuat gereği üçüncü ilanın üzeriden 6 ay geçtikten sonra 04.09.2018 tarihinde terkin kararı alındığını ancak şirkete ait karar defteri kaybolduğu için karar defterine işlenip noter onayı alınamadığını ve şirket kaydı ticaret sicilinden terkin edilemediğini Ticaret Kanunu' defter zayi kararı alınabilmesi hususunu mücbir sebeplerle sınırlı tuttuğundan defter zayi kararı alıp yeni karar defteri çıkarttırılması da hukuken mümkün olmadığını. Terkin kararının üzerinden yaklaşık 7 yıl geçmesine rağmen karar defteri bulunmadığından müvekkili şirketin ticaret sicilinden terkini yapılamadığını ve bu durum müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu belirtilen sebeplerle müvekkili olduğu şirketin ticaret sicilinden terkinine karar verilmesi için işbu davayı açma zorunlululukları doğduğunu, Davacı müvekkil şirketin tasfiye sonu işlemlerinin tamamlandığının tespiti ile ticaret sicilinden terkin edilmesine, Yargılama giderlerinin üzerimizde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Davacı vekili tarafından müvekkil şirketin tasfiye sürecinin tamamlandığı ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmesi talebiyle \" hasımsız \" olarak dava açılmıştır.<br>Her ne kadar davacının talebi esasen idari bir sürecin tamamlanmasına yönelse de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c uyarınca bir davadan davalının gösterilmesi dava şartıdır Davalı tarafın gösterilmemesi aynı Kanun'un 115. Maddesi uyarınca mahkemece resen incelenecek bir dava şartı eksikliğidir.<br>Somut olayda davacı tarafından dava hasımsız olarak ikame edilmiştir. Dava konusu her ne kadar sicil terkini gibi idari bir işlem olsa da yargılamanın karşı taraf olmadan yürütülemeyeceği, HMK'nın temel ilkelerinden olan çelişmeli yargılama ilkesine aykırılık teşkil edeceği açıktır. Ayrıca dava konusu talep tasfiye kapanışı olup  tek pay sahibi veya ortak olan davacılar genel kurulun bütün yetkilerini kullanabilir, bütün kararları alabilir, ancak genel kurul sıfatı ile verilen bütün kararların genel kurul kararı olduğunun belirtilmesi ve kararların yazılı olması şarttır. Tek pay sahipleri/ortaklar kendi kendilerine ancak yazılı olarak işlem yapabilir. Aynı kural; tek ortaklı veya pay sahipli şirketin temsilcisiyle tek ortağın kendisi veya şirket arasındaki işlemlerde de geçerlidir.<br>Somut olayda ise, Limited Şirketin tek ortaklı olduğu  davacı olduğu görülmüş bu durum gelen sicil kayıtlarında da anlaşılmış olup tek ortaklı Limited şirketlerde bu ortak genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. (TTK Madde 616/3)  ve bu durumda davacıların yazılı olarak alacağı bir ortaklar Kurul kararı ile tasfiye kapanışı ön görülmüş ve davacının hukuki yararının olmadığı da olmadığı anlaşılmış olsa da öncelikle dava da şirketin yasal hasım gösterilerek açılması  gerektiğinden bu nedenle davanın hasımsız açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğu bulunduğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın usulden REDDİNE,<br>2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı.  12/06/2025<br><br>Başkan ...<br>  e-imza<br>Üye ...<br> e-imza <br>Üye ...<br> e-imza <br>Katip ...<br> e-imza <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f35cf40fb0c42e5b","SID":"9e45cef4fcbcd0fc"}}