{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1207 - 2025/1300<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t              : 2024/1207 <br>KARAR NO\t              : 2025/1300<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/... Esas 2022/... Karar<br>DAVACI\t: ... HAFRİYAT LTD ŞTİ.<br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t: ...ANONİM ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t               : 25/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/10/2025<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2022  tarih ve 2020/...  Esas - 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin üretim yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten iş yerinde kullanmak amacıyla ... müşteri no, ... sözleşme nosu ile elektrik enerjisi satın aldığını, müvekkili şirketin, bir dönem davalı şirket dışındaki bir firma ile elektrik alımı hususunda anlaştığını, davalı şirket ile olan sözleşmesini de feshettiğini, hatta fesih sebebiyle davalı şirkete sözleşme başında verilen güvence parasının da istenildiğini, davalı tarafından paranın iade edilmeyeceğinin de belirtildiğini, müvekkili şirketin ardından davalı şirket ile yeniden elektrik aboneliği sözleşmesi imzaladığını, elektrik faturalarını da düzenli bir şekilde ödediğini, davalı firma tarafından Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine 31.267,12 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, bu takibe 08.08.2017 tarihinde itiraz edilmiş olup takibin 10.08.2017 tarihinde durduğunu, müvekkilinin, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu sayaçlara herhangi bir müdahalesi olmadığını, davalı tarafından müvekkili şirketin 31.08.2018 tarihli 10.09.2018 son ödeme günlü elektrik faturasını 2 gün gecikmeli ödemesi nedeniyle elektriği kesildiğini, ardından müvekkili şirket tarafından 31.08.2018 tarihine ait faturanın 12.09.2018 tarihinde ödendiğini, buna rağmen elektrik kesinti işlemi iptal edildiğini, davalı şirkete 12.09.2018 tarihinde elektriğin verilmesi hususunda başvuruda bulunulduğunu, şirket tarafından şifaen icra dosyasındaki borcun ödenmesi halinde elektrik kesinti işleminin iptal edileceğinin belirtildiğini, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, bu davada tedbir kararı verilerek elektrik kesintisinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu ancak açılan davada ...A.Ş. yerine ... Perakende Satış A.Ş.'nin davalı olarak gösterildiğinden davanın husumet yokluğundan reddedildiğini, davanın kesinleşmesi ile birlikte davalı kurumun elektriği keseceğini bildirdiğini, davalı hukuki yollarla alacağını tahsil etmek yerine, müvekkili şirketin elektriğini keserek, müvekkilini maddi olarak zarara uğratmayı amaçladığını ve bu şekilde icra dosyasındaki borcu tahsil etmek istediğini, davalının burada kötü niyetli olup, hizmet sözleşmesine de aykırı işlemde bulunduğunu, üretim yapan bir şirketin elektriğinin dayanaksız bir şekilde kesilmesinin, şirketin işlerinin durmasına hatta uzun sürmesi halinde iflasına bile neden olacağını, davalı şirkete borcunun olmadığının tespitini, takip alacağının % 25'inden  aşağı olmamak üzere haksız ve  kötü niyet tazminatına hükmedilmesi amacıyla iş bu davayı açma zorunluluğu  hasıl olduğunu, haklı ve yasal gerekçelere dayanan davanın kabulü ile; (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) dava sonuçlanıncaya kadar müvekkiline tahakkuk edilen borcun ödenmemesi sonucu  elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına, müvekkili şirketin elektrik alımının tekrar sağlanmasına, müvekkilinin sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığını, şirketin tebliğ ettiği borç bedelinin dayanaksız olduğu gözetilerek, davalı şirketin tahakkuk ettiği borcun olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle %25'in den aşağı olmamak üzere taraflarına tazminat ödemeye hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.07.2016-24.10.2016 tarihleri arası perakende satış sözleşmesiz enerji kullanımına istinaden düzenlendiğini, 31.07.2016 tarihinde davacının ...Enerji Şirketi ile  yani  tedarikçisi ile sözleşmesi son bulduğunu ancak müşterinin yeni sözleşme imzalamadığını, 31.07.2016 ile de 24.10.2016 arası sözleşmesiz tüketim yapıldığını,  borçlunun yasal süresi içerisinde , borçlu bulunmadığını  belirterek borca itiraz edip icra takibini durdurduğunu, borçlunun itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun itirazı kabul edilebilir vasıfta olmadığını, 31.07.2016 tarihinde davacının ...Elektrik Satış A.ş Şirketi ile yani tedarikçisi ile sözleşmesinin son bulduğunu ancak müşterinin yeni sözleşme imzalamadığını, 31.07.2016 ile de 24.10.2016 arası sözleşmesiz tüketim yapıldığını,  mahkemece verilen 24.06.2020 tarihli tedbir kararının kaldırılması ve mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine  karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerden dolayı ,  mahkemenin 24.06.2020 tarihli tensip tutanağının 10 no.lu kararı ile verilen tedbir kararına yaptığı itirazın kabulü suretiyle , mezkur davacının ... müşteri nolu, ... sözleşme numaralı aboneliğinin tesis edildiği işyerine tedbiren elektrik verilmesine dair verilen tedbir kararının kaldırılmasına, davanın  reddine, asgari % 20 İcra İnkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece\".... Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle, davanın menfi tespit talebine ilişkin olup davacının sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığı ve bu nedenle davalı şirketin tebliğ ettiği borç bedelinin dayanaksız olduğu iddia edilerek Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacının 31.12.2014 ile 31.07.2016 tarihleri arasında dava dışı ...Elektrik A.Ş.'den serbest tüketici olarak enerji satın almakta iken 31.07.2016 tarih itibarıyla sözleşmesinin sona erdiği, daha sonra ise 24.10.2016 tarihinde dava dışı ... Perakende Satış A.Ş. abonesi olduğu, 31.07.2016 tarihi ile 24.10.2016 tarihleri arasında ise gerek davalı ile gerekse de bölgede faaliyet gösteren herhangi bir tedarik şirketi ile aralarında bir abonelik anlaşması ve/veya Perakende Satış Sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 10. ve 16. maddeleri nazara alınmakla; dosya kapsamında davacının aboneliğinin sonlandığı 31.07.2016 tarihinde veya sonrasında, 24.10.2016 tarihinde dava dışı ... Perakende Satış A.Ş. abonesi olduğu tarihe kadar davalı idare tarafından davacının elektriğinin kesildiğine dair bir tutanak mevcut olmayıp, davalıya bu konuda bildirimde bulunulduğuna dair bir belgeye de yine dosya kapsamında rastlanmamıştır. Buna göre davacının sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2016 tarih itibarıyla, davalının süresi içerisinde enerjiyi kesmesi gerektiği halde kesmediği, bu sebeple enerji tedariğine devam edildiği, enerjinin kesilmemesi nedeniyle sözleşmesiz kullanım olsa da bu kullanımın yönetmelikte belirtildiği şekilde dağıtım sistemine müdahale edilmeden gerçekleştiği, dolayısıyla da bu süreçte (31.07.2016 ile 24.10.2016 tarih aralığı) ve bu şekilde bir kullanımın son kaynak tedariği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, 15/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun buna ilişkin yapılan hesaplaması hükme esas alınarak davalının 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 <br>TL işlemiş faiz ve bu faizin 121,93 TL KDV’si olmak üzere icra takip tarihine kadar <br>toplamda 19.866,17 TL alacağının olacağı değerlendirilmekle; açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyası nedeni ile 10.583,83 TL asıl alacak, 692,47 TL işlemiş faiz ve 124,65 TL KDV olmak üzere toplam 11.400,95 TL borçlu olmadığının tespitine, (Buna göre davacının davalıya bu takipten kaynaklı borcunun 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 TL işlemiş faiz ve 121,93 TL KDV olmak üzere toplam 19.866,17 TL olduğuna) davacının fazlaya dair talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br> Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 25'inden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nın üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/... K.) Dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Açılan davanın KISMEN KABULÜNE ....\" karar verilmiştir.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: <br> Müvekkili şirketin, .../Adana adresinde üretim yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirketi, davalı şirketten iş yerinde kullanmak amacıyla ... müşteri no, ... Sözleşme nosu ile elektrik enerjisi satın aldığını, müvekkili şirketin, bir dönem davalı şirket dışındaki bir firma (...ENERJİ ŞİRKETİ) ile elektrik alımı hususunda anlaştığını, Davalı şirket ile olan sözleşmesini de feshettiğini, hatta fesih sebebiyle davalı şirkete sözleşme başında verilen güvence parası da istenildiğini, davalı tarafından paranın iade edilmeyeceğinin de belirtildiğini, müvekkili şirketin, davalı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu sayaçlara herhangi bir müdahalesi olmadığını, borcun dayanağının ne olduğunu, nasıl oluştuğu, ne şekilde tespit edildiği, hangi döneme ait olduğu gibi hususların  tarafına bildirilmediğini, davalı hukuki yollarla alacağını tahsil etmek yerine, müvekkili şirketin elektriğini keserek, müvekkili maddi olarak zarara uğratmayı amaçlamış ve bu şekilde icra dosyasındaki borcu tahsil etmek istediğini,  davalı burada kötü niyetli olup, hizmet sözleşmesine de aykırı işlemde bulunduğunu,   Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliğinin 6. maddesine göre,  sayacın doğru ölçüm yapmaması durumunda tüketilen miktarın ne şekilde tespit edileceği hususu sözleşmelerde gösterilmesi zorunlu olmasına rağmen davalı  ile müvekkili arasında yapılan sözleşmede bu durumun belirtilmediğini, davalının bu alacağının mesnetsiz olduğunu keza alacağın dayanağı bulunmadığından davalı tarafından da icra dosyasında itirazın iptali yoluna gidilmediğini, açıklanan sebeplerle ve re’sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talep  doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, icranın geri bırakılmasına karar verilmesine, müvekkilin sayaç üzerinde herhangi bir oynama yapmadığı, şirketin tebliğ ettiği borç bedelinin dayanaksız olduğu gözetilerek, davalı şirketin tahakkuk ettiği borcun olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle %25'in den aşağı olmamak üzere tarafımıza tazminat ödemeye hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı borca istinaden başlatılan takibe konu borçtan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, iddia / savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında 15.02.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, söz konusu rapor hükme esas alınarak, \"davanın KISMEN KABULÜ İle; Davacının davalıya Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyası nedeni ile 10.583,83 TL asıl alacak, 692,47 TL işlemiş faiz ve 124,65 TL KDV olmak üzere toplam 11.400,95 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, (Buna göre davacının davalıya bu takipten kaynaklı borcunun 19.066,84 TL asıl alacak, 677,40 TL işlemiş faiz ve 121,93 TL KDV olmak üzere toplam 19.866,17 TL olduğuna), Davacının fazlaya dair talebinin reddine,  Koşulları oluşmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Davalının icra-inkar tazminatı talebinin reddine, \", karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br> Davalı şirket  tarafından 24/10/2016 tarihli  tutanağa istinaden Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyasıyla ilamsız icra takibine başlandığı, davacı tarafça takibe itiraz süresinin kaçırıldığı, bunun üzerine davacı tarafça takibe konu borçtan borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı, davacının 31.12.2014 ile 31.07.2016 tarihleri arasında dava dışı ...Elektrik A.Ş.'den serbest tüketici olarak enerji satın almakta iken 31.07.2016 tarih itibarıyla sözleşmesinin sona erdiği, 24.10.2016 tarihinde ... Perakende Satış A.Ş. abonesi olduğu, 31.07.2016 tarihi ile 24.10.2016 tarihleri arasında  herhangi bir tedarik şirketi ile abonelik anlaşması ve/veya Perakende Satış Sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Dosya kapsamında davacının aboneliğinin sonlandığı 31.07.2016 tarihinde veya sonrasında, 24.10.2016 tarihinde ... Perakende Satış A.Ş. abonesi olduğu tarihe kadar davalı tarafından davacının elektriğinin kesildiğine dair bir tutanak mevcut olmayıp, davalıya bu konuda bildirimde bulunulduğuna dair bir belgeye de yine dosya kapsamında rastlanmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sözleşmesinin sona erdiği 31.07.2016 tarih itibarıyla, davalının süresi içerisinde enerjiyi kesmesi gerektiği halde kesmediği, bu sebeple enerji tedariğine devam edildiği, enerjinin kesilmemesi nedeniyle sözleşmesiz kullanım olsa da bu kullanımın yönetmelikte belirtildiği şekilde dağıtım sistemine müdahale edilmeden gerçekleştiği, dolayısıyla da bu süreçte (31.07.2016 ile 24.10.2016 tarih aralığı) ve bu şekilde bir kullanımın son kaynak tedariği kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle bilirkişi raporunda bu yöndeki tespitler  dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı tarafça Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliğinin 6. maddesine göre,  sayacın doğru ölçüm yapmaması durumunda tüketilen miktarın ne şekilde tespit edileceği hususu sözleşmelerde gösterilmesi zorunlu olmasına rağmen davalı  ile müvekkili arasında yapılan sözleşmede bu durumun belirtilmediğini iddia edilmiş ise de mahkemece mevcut durumun normal kullanım ve ayrıca sayacın doğru ölçüm yaptığı kabulüyle yapılan hesaplama dikkate alındığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>  Mahkemece, hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki  şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı olan 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  435,50  TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı  üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği vb. işlemlerin  6100 sayılı Kanunun 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>5- İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.25/09/2025<br>\t<br>\t\t\t<br>Başkan                        Üye                                      Üye                                                  Katip<br>e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t                    e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5694095d8f70b38a","SID":"c2d90fa1e878bb5a"}}