{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1156 - Karar No:2025/795<br>                       <br>                            T.C.<br>                        ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                31. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>\t                                                  <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                  <br>ESAS NO\t: 2023/1156 <br>KARAR NO\t: 2025/795<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/691 E-2023/412 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:25/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/10/2025<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın  kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkili ile davalı firma arasında 17/02/2021 tarihinde mimari mühendislik ve peyzaj uygulamasına yönelik eser sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeye istinaden  müvekkili tarafından konsept proje hazırlandığını, davalı firmaya sunumu yapıldığını, müvekkili firma tarafından işlemlerin yapılması akabinde davalı ile müvekkillerinin bir araya gelerek toplantı düzenlendiğini, toplantıda davalı firma tarafından çizilen projeye onay verilerek ikinci aşamaya geçilme planı yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince ilk aşamayı tamamlanması akabinde hak ettiği ödemeyi talep etmesi üzerine davalı firma tarafından çek ile ödeme yapılmak istenilmesi akabinde müvekkillerinin çek ödeme tarihinin yaklaşık 4-5 ay sonrası olması, anlaşmada nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği beyan edilerek nakit ödeme talep edildiğini, nakit ödeme konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı firma tarafından ödeme yapılacağı beyanı ile yaklaşık 1 ay müvekkilinin oyalandığını, müvekkilinin 28/04/2021 tarihinde ödemenin yapılması amaçlı ihtar çektiğini ancak ödeme yapılmadığını, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2021/10391 Esas sayılı dosyasıyla 17/08/2021 tarihinde borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; Müvekkili firma ile davacı firma arasındaki söz konusu sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğunu, dava konusu olayda koşul gerçekleşmediğini, müvekkili ile davacı arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, ödeme zamanı geldiğinde müvekkilinin ilk ödemeyi yapmaması nedeniyle sözleşmenin kendiliğinden hükümsüz kaldığını, davacı firma ile müvekkili firma arasında sözleşmenin devam ettiği yönünde bir görüşme olmadığını, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takibinin geçerli olmadığını, müvekkili firma ile davacı arasında akdedilen eser sözleşmesinin geçerliliğinin ödeme koşuluna bağlandığını, ilk taksit tarihinin müvekkili firma tarafından ödenmediğini, müvekkili firma yetkilisinin davacı tarafa ilk ödeme tarihinde parayı ödeyemeyeceğini, maddi anlamda sıkışık olduğunu belirttiğini, sözleşmeye göre vadelerden birisinin yerine getirilmemesi halinde 15 güne kadar süre verilmesi gerektiğini, müvekkiline böyle bir süre verilmediğini, sözleşmenin 15 günün sonunda kendiliğinden geçersiz hale geldiğini hiç kurulmadığını, müvekkilinin ekonomik olarak sıkışık olduğunu bildirmesi üzerine, müvekkili firmaya verilmesi gereken on beş güne kadarki süre içerisinde sözleşmenin revize edilerek ayakta tutulması mümkünken davacı tarafın böyle bir teklifte bulunmadığını, müvekkili firmanın durumuna rağmen, onayını almadan ifa hazırlıklarına başlandığını, işe başlandığının bildirildiğini, yalnızca mail yoluyla çizimi kabaca yapılmış taslaklar gönderildiğini, bunların konsept proje niteliğinde olmadığını, ifa değil ifaya hazırlık aşamasına ait çizimler olduğunu, ifaya hazırlık dolayısıyla yapılan masrafların iş sahibine değil yükleniciye ait olduğunu, bu tür çalışmalara müvekkili tarafından herhangi bir onay verilmediğini, sözleşmede çekle ödeme yapılamayacağının belirtilmediğini, belirtilen şekilde toplantıların yapılmadığını, davacı yan ile müvekkili firma arasında yapılan tek toplantı sözleşme kurulması aşamasında ödeme planının yapılması esnasında gerçekleştiğini, söz konusu toplantıya müvekkili firma yetkilisi ve asistanının katıldıklarını savunarak, davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece; \"İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davada çözümü gereken yön, taraflar arasında imzalanan 17.02.2021 tarihli Sözleşme uyarınca davacı proje müellifi tarafından aynı sözleşmede işveren olarak belirtilen davalı tarafça inşa edilecek Konut ve Yaşam Kompleksi işi ile ilgili proje müellifi olarak adlandırılan davacı tarafından mimari, mühendislik ve peyzaj uygulama projelerinin hazırlanması ve inşaat ruhsatının alınması konusunda yapılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde talep edilen 75.000,00-TL asıl alacak ile 5.816,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.816,61-TL alacağın tahsiline ilişkin istemin yerinde olup olmadığının tespiti noktasındadır.<br>Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, sözleşme bedeli olarak tüm işler için belirlenen bedelin 300.000,00-TL+ KDV olmak üzere toplam 354.000,00-TL olarak belirlendiği, sözleşmede bu bedelin belli bir ödeme planı içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, 28.02.2021 tarihinden itibaren başlamak ve aylık 75.000,00-TL olmak üzere Şubat, Mart, Nisan ve Haziran aylarının 28'inde ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafça yapılan savunmalarda davaya konu eser sözleşmesinin geçerliliğinin ödeme koşuluna bağlandığı, ilk taksitin ödenmediği, bu nedenle sözleşmenin geçerlilik kazanmadığı belirtilerek davanın reddinin talep edildiği görülmekle, mahkememizce gerekli deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişilere tevdine karar verildiği, bilirkişilerce dosyaya raporlar ve ek raporlar sunulduğu, dosyaya sunulan raporlar bir arada değerlendirildiğinde; davacı yanın uygulama projesi ve buna bağlı sözleşmenin 3. Maddesi bentlerinde belirtilen hizmetleri hazırlamadığı, sadece Avan proje tarzında görsel olarak yapılacak olan inşaatın cephe görüntüsü ve kat planlarını tasarladığı, bilirkişilerce yapılan değerlendirmede davacının toplamda %20 oranında mimari proje hizmeti gerçekleştirmekle, hak ettiği bedelin 22.102 TL ile KDV olmak üzere toplam asıl alacağın 26.080,36 TL olduğu, sözleşmede ödeme tarihi olarak kararlaştırılan 28.02.2021 tarihinden takip tarihi olan 17.08.2021 tarihi arasındaki 170 gün için, yıllık %16,75 oranındaki faiz üzerinden yapılan hesaplama sonucu işlemiş faiz tutarının 2.034,63 olarak belirlendiği, buna göre dava konusu Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2021/10391 Esas sayılı dosyasında yürütülen takipte, davacının takip tarihi itibariyle yaparak davalıya teslim ettiği iş bedelinin KDV dahil 26.080,36 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.<br>Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşmede ödenmesi kararlaştırılan tutarlardan 75.000,00 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi sonucu açılan işbu davada, davacının sözleşme ile kararlaştırılan bedelleri talep edebilmesi için üzerine düşen edimi ifa etmesi, sözleşme ile kararlaştırılan şekilde sözleşmede belirtilen eseri meydana getirmesi gerektiği, yapılan incelemeler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davacının yaptığı hizmet karşılığı hak ettiği tutarın KDV dahil 26.080,36 TL olduğu, sözleşmede belirtilen tutarların ödenebilmesi için karşılığı olan işin yapılmasının gerektiği, somut olayda bu miktarın 26.080,36 TL olarak tespit edildiği, bu nedenle davacının başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın 26.080,36 TL asıl alacak ile 2.034,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.114,99 TL üzerinden iptali ile, takibin anılan tutarlar üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile takip konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle likit olmamasından dolayı icra inkar tazminatı isteminin reddine, davacının icra takibine geçmekte kötü niyetli olduğu kanaatine varılamadığından davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine\" karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında gerekçesinin yetersiz ve hukuk aykırı olduğunu, sözleşmenin 5.1 ve 6. Maddelerine göre yüklenicinin işe  başlama borcunun muaccel hale gelmesi için ilk ödemenin yapılması şartının gerçekleşmesi gerektiğini, ödeme zamanı geldiğinde müvekkilinin ödeme yapmadığını, bu nedenle bu sözleşme  maddeleri gereğince sözleşmenin hükümsüz olduğunu, ortada geçerli bir sözleşme olmadığından alacak talep edilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE:<br>\tDava, eser sözleşmesinden  kaynaklanan  itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 1.920,53 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85  TL harcın mahsubu ile bakiye 1.650,68 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  25/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.    <br><br>  Başkan ...                     Üye ...                Üye  ...                            Katip...<br>     e-imzalıdır                        e-imzalıdır                e-imzalıdır                             e-imzalıdır<br>         <br>¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"946b17cae615dbd4","SID":"6997cc07306b6af2"}}