{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/804 <br>KARAR NO\t: 2025/1425<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2025<br>NUMARASI\t: 2025/64 Esas - 2025/65 Karar<br>DAVA: Tapu İptali Ve Tescil<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025<br>Hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ve diğer ortaklar arasında imzalanan arabuluculuk anlaşması ile, göre ... adına kayıtlı olduğu halde 1/3'er pay halinde davacı, davalı ve ...'a ait olan  ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada 5 parsel sayılı 5 numaralı bağımsız bölümün en geç 6 ay içerisinde piyasa değerinde satılarak bedelinin 1/3'ünün davacıya ödenmesi şeklinde anlaşmaya varıldığını, buna rağmen müvekkilinin fiili zilyetliğine hırsızlık suretiyle son verme girişiminde bulunulduğunu, müvekkili ile davalı ve ...'ın ...şirketinin ortağı olduklarını, şirkette kar payı dağıtılmaması ve gerçek dışı faturalarla pasifinin artırılması nedeniyle müvekkilinin şirketten ayrılmak ve alacaklarının ödenmesi için talepte bulunduğunu, davalının olumlu dönüş yapmaması üzerine arabulucuya başvurulduğunu, yapılan müzakereler sonucunda 01.12.2023 tarihinde anlaşma belgesi imzalandığını, anlaşma gereği davalı adına kayıtlı taşınmazın satışı için belirlenen sürenin 01.06.2024 tarihinde ve satış bedelinin müvekkiline ödenmesi için belirlenen sürenin de 04.06.2024 tarihinde dolduğunu, buna rağmen davalının hiç bir girişimde bulunmadığını belirterek, taşınmazın 1/3 payının tapu kaydının iptali le müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde karar tarihine en yakın tarihteki taşınmaz güncel değerinden şimdilik 10.000-TL'nin belirsiz alacak olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davacının 01.12.2023 tarihli arabuluculuk anlaşmasında kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediğini, anlaşmanın 7. maddesi gereği davacının 4A firmasındaki hisse devri taahhüdünü yerine getirmediğini, şirketin yapılması gereken genel kurulunu yapmadığını, bu nedenle davacının arabuluculuk anlaşmasına dayalı olarak dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının yetkili müdür ve hissedarı olduğu 4A şirketinde genel kurul yapmaması nedeniyle şirketin genel kurulunun yapılabilmesi için İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2024/237 esas dosyasında genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesi talebi ile 02.04.2024 tarihinde dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, davacının kendisine ait ... Proje Mühendislik şirketinin faaliyetlerini sürdürmesi için ...şirketinden 12.12.2022 tarihinde ve 2023 yılında bedellerini ödemeksizin aldığı ticari malları işlerinde kullandığını, teslim tarihindeki değeri yaklaşık 1.000.000-TL olan borcunu iki yıldır ödemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; her iki tarafın ...şirketinin ortakları oldukları, davacının ...- ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 10 parselde bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün 1/3 hissesinin tapusunun iptali ile kendi adına tescili olmadığı taktirde hissenin güncel bedelinin ödenmesi istemiyle davayı açtığı, şirket ve şirket yetkili ve ortakları ile 01.12.2023 tarihinde arabuluculuk anlaşma belgesi imzalandığı, anlaşma ile ... adına kayıtlı bulunduğu halde gerçekte 1/3'ü ..., 1/3'ü ... ve 1/3'ü ...'a ait olan taşınmazın en geç 6 ay içerisinde piyasa değerinde satışına, satışından elde edilen değerin 1/3'ünün ...'ın hesabına satışından en geç 3 gün içerisinde gönderilmesine dair karar alındığı, anlaşma metni ile tarafların ortak oldukları dava dışı şirketin tasfiye edilmesine karar vererek tasfiye kapsamında karşılıklı edimleri ve tasfiye paylarını belirledikleri, anlaşma belgesinin 2/C maddesinde dava konusu edilen taşınmazın 1/3 hissesinin davacıya ait tasfiye payı olduğunun kabul edildiği ve satış ile ödeme koşullarının belirlendiği, 6325 sayılı HUAK'ın 18. maddesinin; \"Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz\" hükmünü içerdiği, kanunda belirtildiği üzere, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayıldığından, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını, tarafların 01/12/2023 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi ile taşınmazın satışı ve bedelinin davacıya ne şekilde ödeneceği hususlarında anlaştıklarından, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; 6325 sayılı kanunun 1. maddesinde, bu kanunun ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanacağının belirtildiğini, mülkiyet konusunda bir tespit ve belirleme anlamına gelen mevcut anlaşma şartlarının, icra edilebilir nitelikte olmadığını, yine tapu mülkiyeti tescil ile kazanıldığından ve tescil işlemi tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği bir konu olmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>GEREKÇE:\tDava, arabuluculuk anlaşma belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar ... ... Ltd. Şti'nin ortakları olup davacının arabuluculuk başvurusu üzerine şirketin tasfiyesi, ortakların hak ve borçları, paylaşımın ne suretle yapılacağı ve işbu dava konusu taşınmazın paylaşımı hususunda taraflarca anlaşmaya varılarak 01.12.2023 tarihli anlaşma belgesinin imzalandığı, anlaşmada taraflar diğer hak ve yükümlülükleri ile birlikte, davalı ... adına kayıtlı olduğu halde gerçekte 1/3'er pay halinde davacı, davalı ve dava dışı ...'a ait olduğu kabul edilen ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan ... ada 5 parsel sayılı 5 numaralı bağımsız bölümün en geç 6 ay içerisinde piyasa değerinde satılarak bedelinin 1/3'ünün satıştan itibaren 3 gün içerisinde davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça bu edimini yerine getirilmemesi nedeniyle davacı tarafça işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 6325 sayılı HUAK'ın 18. maddesinin 4. fıkrasında, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacağı, 5. fıkrasında ise, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflarca imzalanan anlaşma belgesinde açıkça uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün davalı tarafça satılması ve satıştan elde edilen gelirin 1/3 payının davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup, anlaşma belgesinde taşınmazın 1/3 payının davacıya devri konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı tarafça açılan işbu davada ise taşınmazın 1/3 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili talep edilmiştir. Bu durumda davacının dava konusu ettiği husus arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen anlaşma belgesinde yer almamakta olup, işbu davanın konusu arabuluculuk faaliyeti sonunda üzerinde anlaşılan bir hususa ilişkin değildir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul  Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2025 Tarih 2025/64 Esas - 2025/65 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.24/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2645f14d9ff5c4d2","SID":"4948ff1e3f415454"}}