{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2021/6<br>KARAR NO\t: 2025/668<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/01/2021<br><br><br>DAVA\t: Pay Devrinin İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 08/11/2021<br>BİRLEŞTİRME <br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 10/09/2025<br><br> Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; <br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile dilekçede belirtilen sebeplerle davalı şirketin 28/09/2020 tarih ve------sayılı ortaklar kurulu kararındaki davacı adına atılmış olan imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığı, davacı şirket temsilcisinin imzasının taklit edilmek suretiyle yapılan genel kurulda alınan kararın sahte olup yokluk veya butlan ile sakatlık sebebiyle geçersiz olduğu, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın------ Soruşturma sayılı dosyası üzerinden işlem gören şikayet hakkında yetkisizlik kararı verilerek ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, davalı şirketin %50 hisse sahibi ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olan diğer davalı ---- dava dışı ----- adlı şahsa hissesinin devrinin hileli olduğu ileri sürülmek suretiyle söz konusu genel kurul kararının yokluk veya butlan sebebiyle geçersizliği ile hileli pay devrinin iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı ------ vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinde davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, ileri sürüldüğü şekilde sahte imza atılmadığı, imza incelemesiyle bu hususun apaçık ortaya çıkacağı, hisse devrinin TTK. Madde 591 maddesi uyarınca yasal hükümlere uygun olarak gerçekleştirildiği ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili 08/09/2021 tarihli duruşmadaki beyanında dava dilekçesini tekrar ederek şikayet üzerine yapılan söz konusu soruşturma dosyasının yetkisizlik kararı üzerine ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ CBS soruşturma sayılı numarayı aldığını ifade ederek yokluk veya butlan sebebine dayalı olan davanın süreye tabi olmadığını ifade ederek soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını da kabul etmediklerini ifade etmiştir.Söz konusu beyan ve dosya kapsamı gözetilerek 08/09/2021 tarihli duruşmada davanın salt genel kurul kararının iptali davası olmayıp pay devrinin iptalinin de talep edilmiş olması nedeniyle bu talepten hukuk alanı etkilenen dava dışı şahıs hakkında birleştirme talepli dava açılması yönünden davacı vekiline talebi gibi süre verilmiş olup, buna bağlı olarak davacı vekili tarafından------adlı şahıs aleyhine birleştirme talepli olarak açılan ve ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında 15/11/2021 tarihinde verilen ----- Karar sayılı birleştirme kararı ile söz konusu pay devrinin iptaline ilişkin ---- Esas sayılı dava eldeki bu ----- Esas sayılı dava ile birleştirilmiştir.<br>Birleşen davanın dava dilekçesinde davacı şirketin, ----- şirketlerinden biri olup yabancı bir tüzel kişilik olarak ------ faaliyet gösterdiğini, davacı şirket aynı zamanda Türk kanunlarına göre kurulmuş olan -----de %50 ortağı konumunda olduğunu, davacı şirket vekili olarak dava dışı ------ile ilgili araştırma ve incelemelerde bulunurken davacı şirketin %50 hisse sahibi bulunduğu dava dışı-----diğer %50 hisse sahibi dava dışı  ---- hissesinin tamamını------ Noterliği'nin 28.09.2020 tarih ve ------- yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile davalı ---isimli ------ vatandaşı şahsa devretmiş olduğu ve işbu hisse devri işleminin 06.10.2020 tarihli ---- Sayılı ---  Gazetesi'nde yayınlandığı tespit edildiğini, davacı şirket yetkilileri, Türkiye'de bulunmadıkları ve hiçbir şekilde bir Genel Kurul toplantısına dâhil olmadıklarını, zira davacı şirkete bu hususta yapılan bir çağrı dahi bulunmadığını, bu devir işleminin nasıl yapıldığına anlam veremediklerini, ----- Ticaret Odasına başvuru yaparak pay devrine ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiş olup söz konusu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde ----- Noterliği'nin 02.10.2020 tarih ve ------- Yevmiye numaralı onayı ile davacı şirket sanki söz konusu genel kurula katılmış gibi pay devri yapıldığı ve %50 hisse sahibi ortak olan davacı şirketin yetkilisi dahi belirtilmeden sadece -----olarak altıpın imzalandığı ve bu şekilde diğer %50 hisse sahibi dava dışı ------ hissesinin tamamını davalıya devrettiğini gördüklerini, Genel Kurul kararı altında bulunan imzanın kesinlikle müvekkili şirket etkilisi tarafından atılmadığını, davacı şirket ----- bir şirket olup (------) bu şirket yetkilisinin de gerek genel kurul kararının azıldığı ve imzalandığı tarihte ve gerekse bu işlemlerin yapıldığı tarihlerde Türkiye'ye bir giriş çıkışı dahi olmadığını, davaya konu yok hükmündeki genel kurul kararında toplantının şirket merkezi olan ---- yapıldığının belirtildiğini, davalı ile dava dışı ------ davacı şirket adına imza taklidi yapılan özel belgeyi oluşturup kullanarak özel sahtecilik, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri açık olduğundan buna ilişkin ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ------ Soruşturma Sayılı dosyası üzerinden de şikayette bulunulmuş, savcılık dosyası yetkisizlik sebebiyle ---- Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olup ------- CBS Soruşturma sayılı dosyasında incelendiğini, son aşamada ise tekrar verilen yetkisizlik kararı doğrultusunda dosya, yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının tespit edilmesi adına Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiğini, davalı, iptali gereken hisse devrinde devralan sıfatını haiz olduğundan kendisine karşı işbu davanın ikame edilmesi mecburiyeti doğduğunu, ---- Ticaret Odası'ndan, ----- Noterliği'nden ve ------Noterliği'nden asılları istendiğinde, söz konusu genel kurul kararının yok hükmünde olduğu anlaşılıp bu nedenle söz konusu pay devrinin de geçersiz olması sebebiyle iptalinin gerektiği açıkça görüleceğini, ilgili genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve hileli hisse devrinin iptali istemli olarak işbu davada dava dışı olan ---- ve -----karşı 06.01.2021 tarihinde -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ------ Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, işbu davanın HMK madde 166 uyarınca birleştirilmesi gerektiğini, zira davalar aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olup aynı işlemler ve olaylar sebebiyle ikame edildiğini, bu şekilde davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı, şirket unvanının altında şirket yetkilisinin ismi dahi belirtilmeksizin sahte imza ile evrakta sahtecilik yapmak suretiyle alınmış ---- Noterliği nin 02.10.2020 tarih ve ------ Yevmiye numarası ile onaylanmış 28.09.2020 tarihli ve ------Karar No.lu Genel Kurul Kararının yokluğu göz önüne alınarak (bu husus ---- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde incelenmektedir) -----Noterliği'nin 28.09.2020 tarih ve ------- yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile yapılan pay devrinin de iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davamızın kabulü ile davalı -----%50 hisse sahibi olan davacı şirket ------şirketinin hiçbir şekilde iştirak etmediği halde davacı şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle alınan sahte genel kurul kararının yokluğu göz önüne alınarak davalı-----%50 hisse sahibi ortak ve aynı zamanda şirket müdürü olan dava dışı ---- davalı   ------ ile arasındaki hileli pay devrinin iptalini, işbu davanın   ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleştirme kararına bağlı olarak her iki davanın yargılaması Mahkememizin bu ----- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılarak sonuçlandırılmıştır.<br>Birleşen davanın davalısının  adresinin yurt dışı olmasına bağlı olarak usulüne uygun bir şekilde yurt dışı tebligat yapılmış ise de bu davalı adına gelen olmamış ve herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.<br>Davacı vekili tarafından ibraz edilen 25/09/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan ilama göre davalı şirketin 07/07/2023 günü saat 14:50'den itibaren iflasına karar verilmiş olduğu ve dava tarihinden sonra gerçekleşen iflasa bağlı olarak davalı şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirlendiğinden iflasa ilişkin ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------- Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak gerekli diğer ara kararlar da oluşturulduktan sonra ----- nolu ara karar ile İİK. Madde 194 düzenlemesine bağlı olarak ve acele hal olmadığı da gözetilerek davanın 2. Alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar tatil edilmesine karar verilerek ön inceleme duruşmasının ötelenmesine karar verilmiş ise de duruşma tutanaklarına ve dosya kapsamına yansıyan yazışmalara bağlı olarak sonuçta -----. İcra (İflas) Müdürlüğü'nün 10/05/2024 tarih ve----- İflas sayılı cevabi yazısında ayrıntılı açıklama yapılarak sonuçta 10/05/2024 tarihinde alınan karar gereği İİK. Madde 218 doğrultusunda basit tasfiye olarak sürecin devam ettiği bildirildiğinden basit tasfiye usulünün gerekleri gözetilerek davalı müflis şirketi temsilen ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ İflas sayılı dosyası yönünden iflas dairesine tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış olup, iflas dairesi adına duruşmaya gelen olmadığı gibi herhangi bir beyanda da bulunulmamıştır.<br>---- Cumhuriyet Başsavcılığının ------ Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkereye verilen cevaba yetki uyuşmazlığı doğduğu ve sonuçta merci kararına bağlı olarak soruşturmanın ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------- Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülüp tamamlandığı,19/12/2021 tarihinde verilen --- Sayılı soruşturma ve ------ karar sayılı karrala atılı suçların işlendiğine dair Kamu davasını açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden ve imzaların kimin eli ürünü olduğunun da tespit edilemeyecek olması nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve şüpheliler ----- ile ----- haklarında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin bu kararın itirazın reddine ilişkin karara bağlı olarak 11/02/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Yukarıda açıklanan taraf teşkili süreçlerine bağlı olarak 11/12/2024 tarihinde yapılan duruşmada hem dava ve hem de birleşen davanın mahiyetleri gözetildiğinde ön inceleme duruşmasının her iki dava yönünden müştereken yapılmasının uygun olacağı, ön inceleme duruşmasının müştereken yapılmasına engel olabilecek bir farklılığın, herhangi bir öncelikli dava şartı irdelemesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından her iki davanın ön inceleme duruşması müştereken yapılmış olup taraflar arasındaki ihtilafın 28/09/2020 tarih ve -----sayılı ortaklar kurulu kararındaki davacı adına atılmış olun imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığı ve buna bağlı olarak davalı gerçek şahsın hisselerinin birleşen davanın davalısı olan şahsa devrinin hileli olup olmadığı, söz konusu ortaklar kurulu kararının yoklukla veya butlanla malul olup olmadığı, söz konusu hisse devrinin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarının aydınlatılmasına yönelik olduğu belirlendikten sonra imza incelemesi yoluna gidilmiştir.<br>Ticaret sicilinin cevabi yazı ve eklerine göre davalı şirketin ortaklarının davaların diğer tarafları olduğu, davalı şirketin münferiden temsile yetkili 3 yetkilisi olduğu ve bunlardan ikisinin davalı gerçek şahıslar olduğu belirlenmiş olup, dayanılan noter sözleşmesine göre yazışmalara ve dosya kapsamına göre davalı gerçek şahıslar arasındaki hisse devri noter marifetiyle gerçekleşmiş olup ---- Noterliğinin 28/09/2020 tarih ve ---- yevmiye nolu \"limited şirket pay devri sözleşmesi\"ne göre davalı  ------- tarafından davalı şirketteki 50.000 TL bedelli payını şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte davalı ------ isimli şahsa 50.000 TL bedelle devretmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>İmza incelemesi yönünden bilirkişi huzurunda ve tercüman eşliğinde 14/03/2025 tarihinde yapılan işlem sırasında yapılan tespite ve kimlik kontrolüne göre davacı şirketin temsilcisi olan ve münferiden temsile yetkili olan ------imzalı beyanında imza itirazına konu olan söz konusu 28/09/2020 tarih ve ------ karar nolu ortaklar kurulu kararının  (ifade ve atıf kolaylığı için üzerine C harfiyle işaret konan) üzerindeki davacı şirketin ünvanı altında bulunan imzanın kesinlikle kendisine ait olmadığını ifade etmiştir.<br>İmza incelemesinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini mümkün kılacak şekilde 14/03/2025 tarihli tutanakta gerekli ara kararlar oluşturularak bilirkişiye görev verilmiş olup bilirkişi tarafından huzurda gerekli imza örnekleri alınarak noter nezdinde de gerekli incelemeler yapıldıktan sonra dosya kapsamına ve ara karar gereklerine uygun olarak hazırlanan 10/04/2025 tarihli raporda gerekçesi açıklanmak suretiyle söz konusu C işaretli belgedeki imzanın davacı şirketin söz konusu temsilcisine ait olduğuna ilişkin kanaate varılmanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.Sonuç olarak dava konusu ortaklar kurulu kararındaki davacı şirket temsilcisi adına atılan imzanın davacı şirketin temsilcisine ait olmadığı, söz konusu rapor, temsilcinin işlem sırasındaki samimi beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sübuta erdiğinden tutanakta bulunan ve davacı şirket adına atılan imzanın temsilcisine ait olmadığı anlaşılan imza yönünden tutanağın gerçeğe dayalı olmadığı, davacı ortağın haberi olmadan toplantının düzenlenerek davacı temsilcisinin bilgisi ve iradesi dışında toplantının gerçekleşmiş olması nedeniyle kararın batıl olduğu, butlan sebebiyle geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, birleşen dava yönünden hisse devrinin iptali ile ilgili iddia yönünden yapılan irdelemede şirketin niteliğinin limited şirket olması, hisse devrinin noter tasdikli olması ve buna ilişkin yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde söz konusu hisse devrinin mevzuata uygun olarak gerçekleşmiş olduğu ve aksinin aynı kuvvette delille sübutunun söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından birleşen davanın sübuta ermediği sonucuna varılmakla açıklanan gerekçelere bağlı olarak davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Son olarak belirtmek gerekir ki esas numaraları açısından safahatta belirtilen süreç nedeniyle davalılar yukarıdaki karar başlığında belirtilen şekilde gösterilmiş ise de genel kurul kararına ilişkin davanın davalısı davalı şirket olup, diğer gerçek şahıslar hisse devrinin iptaline ilişkin dava yönünden davalı konumunda olduklarından her iki dava dilekçesi, ilk dava dilekçesinin müşterek mahiyeti, birleşen davanın açılma sebebi ve şekli birlikte değerlendirilerek her bir davanın gerçek hasmı gözetilerek aşağıdaki hükümler bu gerçekliğe göre oluşturulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A) Mahkememizin ------ Esas sayılı davası yönünden:<br>Davanın kabulü ile davalı şirketin 28/09/2020 tarihli ve ------ sayılı ortaklar kurulu kararının butlan sebebiyle geçersizliğinin tespitine,<br>Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 556,10 TL harcın davalı şirketten alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 8.769 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>B) Birleşen ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı davası yönünden:<br>Davanın reddine,<br>Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 556,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafça yapılan giderin üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı ------ vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>Davalı ------ adına yapılan 20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Diğer davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>C) Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olmak üzere hem dava ve hem de birleşen dava yönünden davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3c5fe943bec55c5","SID":"b46480ae73239d14"}}