{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2022/2268 <br>KARAR NO\t: 2025/1587<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 23/02/2022<br>NUMARASI\t: 2020/638 Esas - 2022/119 Karar<br>DAVA : İtirazın İptali <br>(Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.10.2018 günü Arnavutköy, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde davalı şirket personelinin yönetimindeki  davalıya ait... plakalı aracın çarpması neticesinde davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan havai hat demir direğe, kablo ve tesisata hasar verildiğini, davalının hasar bedelini ödememesi üzerine 14.152,28 TL hasar bedeli, 492,03 TL faiz ile birlikte toplam 14.644,31 TL'nin tahsili için İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile asgari % 20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı kurumun tam kusurlu olduğunu,  Arnavutköy Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından aynı tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile tutanak altına alındığını, tutanakta kazanın meydana gelme şekli ve mevcut durum itibariyle kazanın oluşumunda ... kuruluşunun yapılan ölçümlerde elektrik kablolarının yol üzerinde sarkan kısımlarının araç yüksekliği olan 3.90 cm 'nin altında olduğu tespit edildiğinden kusurlu olduğunun sabit hale geldiğini belirterek davanın reddini dileyerek % 20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalıların kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalıların bedelden sorumlu olduğunu, huzurdaki davada mahkemece verilmiş olan hüküm eksik inceleme ile tesis edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi'nde incelenerek kaldırılması gerektiğini, gerekçede de belirtildiği üzere uyuşmazlığın çözümü ve söz konusu hasar bedelinin tam olarak tespiti amacıyla bilirkişi kurumuna başvurulmuş, söz konusu bilirkişi raporu hükme tamamen esas alınarak bilirkişi raporu gibi hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar nitelikte inceleme yapılmadığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, davalıların hiçbir kusurunun bulunmamasının mümkün olmadığını, elektrik nakil hattının usulüne uygun döşenmediği yönündeki iddianın ispatının davalı tarafa düştüğünü ve dosya kapsamında bu ispatın sağlanmadığını, kamu hizmetinin aksama sebebini belgelemesi nedeniyle saha personelince ilk elden tutulan Hasar Tespit Tutanakları aksi davalı yanca ispat edilinceye kadar geçerli belgeler olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin hasar bedelini ve takip tarihine kadar işlemiş olan yasal faizi ihtiva eden 14.644,31-TL'nin ve hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere karşılanması gerektiğini, mahkeme ilamında yer alan red gerekçesinin hem usule hem de esasa ilişkin ciddi eksikler içeriyor olması ve sunmuş oldukları delillerin tartışılmadan ve değerlendirilmeden Anayasanın 141. maddesine aykırı olarak verilmiş olması dolayısıyla hükümle tatmin olamadıklarını  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olaya ilişkin düzenlenen 25.10.2018 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda: “Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan... plakalı yara römork (transmikser) ile ... sokak üzerinde seyir halindeyken no.15: önüne geldiğinde trans mikserin üst kısımlarının elektrik tellerine takıldığını farketmeyerek devam ettiği esnada ... Caddesi kesiminde bulunan ...  no.lu elektrik direğinin kablolarına zarar vermiş no:5 önünde bulunan numarası tespit edilemeyen  elektrik direğini eğerek zarar vermiş Asri Sokak kesiminde bulunan  ...  no.lu elektrik direğini ve  no:5 önünde bulunan ...  no.lu elektrik direğini eğerek hasar vermesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup bu kazanın oluşumunda ... kuruluşunun yapılan ölçümlerde elektrik kablolarının yol üzerine sarkan kısımlarının araç yüksekliği olan 390 cm’nin altında olduğu tespit edildiğinden kusurlu olduğu kaza, kaza yeri incelemesi ve sürücü beyanından anlaşılarak görüş ve kanaata varılmıştır” tespiti yapılmıştır.Elektrik Kuvvetli Akim Tesisleri Yönetmeliği 46. Maddesine göre; “Alçak gerilimli yalıtılmış hava hattı iletkenlerinin en büyük salgı durumunda üzerinden geçtikleri şehir içi yolları için en küçük düşey uzaklığı 5,0 metre olması gerekmektedir\" düzenlenmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda davacı kuruma ait elektrik tellerinin Elektrik Kuvvetli Akim Tesisleri Yönetmeliği 46. Maddesine aykırı olarak 3.9 metrede olduğunun tespit edildiği nedenle %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda davacı itirazlarının değerlendirilmiş olduğu görülmüştür. Bu durumda bilirkişinin kusur belirlemesini aksi sabit oluncaya kadar geçerli olar resmi mercilerce düzenlenmiş kaza tespit tutanağı ve ekindeki kroki incelenerek dosya kapsamına göre belirlediği, denetime elverişli teknik verilere göre düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır. Kusura ilişkin belirleme doğru olduğundan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkemece verilen kararın gerekçeli olduğu, davalıya ait araç sürücüsünün kusurunun tespit edilememiş olması nedeni ile hesaplamaya ilişkin değerlendirme yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"887b0a4338ff7354","SID":"bea26aef1084c9fd"}}