{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2023/142                                                                       <br>KARAR NO\t: 2025/310<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 04/04/2025<br>Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen ve Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde, Çeşme'de müteahhitlik yapmakta olan davacı ... ile davalının ilk ticari ilişkisinin 28.03.2012 tarihinde başladığını, davacının yapacağı inşaatlardan elde edilecek kar payını paylaşmak üzere yazılı olarak anlaşma yapıldığını, böylelikle birden fazla ev inşa edilerek satıldığını, ayrıca davacının davalıya ait evde bir takım tadilatlar yapıldığını ve masrafının davacı tarafça karşılandığını, davalının 2017 yılı Mayıs ayında davacıya 150.000 GBP (Sterlin) ile 40.000,00-TL gönderdiğini, daha sonra da artık inşaat işi ile ilgilenmek istemediği belirtilerek, şu zamana kadar yaptığı masrafların ve gönderdiği paraların iadesinin talep edildiğini, davacının bu talebi kabul ederek, 19.06.2018 tarihinde davalıya 200.000 GBP (Sterlin) para gönderdiğini, 2022 yılına gelindiğinde, inşaat işlerinden doğan tüm kar payını ve TL olarak ortak hesaba gönderdiği tüm bedelleri kendisine güncel kur üzerinden Sterlin olarak iadesini talep ettiğini, bununla da kalmayan davalının davacıyı tehdit ederek, baskı altında 15.04.2022 düzenleme tarihli 256.585 GBP (Sterlin) bedelli senet ile 16.04.2022 düzenleme tarihli 350.000 GBP (Sterlin) bedelli iki ayrı senedi davacıya zorla imzalattığını, davacının eşinin de kefil olarak imzasının alındığını, bunun üzerine davacının, davalının hesabına 29.04.2022 tarihinde 3.000.000,00-TL ve 1.800.000 TL, 05.05.2022 tarihinde 32.000,00-TL olmak üzere toplam 4.832.000 TL para gönderdiğini, bu zamana kadarki ticari ilişkiler irdelendiğinde davacıların borcu olup olmadığının tespit edileceğini, davacıların davalıya borçlu olduğunun mahkemece belirlenmesi halinde, davacının ödeyeceğini, baskı altında imzalanan 350.000 sterlin bedelli senet nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davalının İngiltere'de yaşadığını, taraflar arasında 2012 yılında ticari adi ortaklık kurulduğunu ve davalının sadece kar ortağı olduğunu, ortaklık süresince davalının davacıya yüklü paralar gönderdiğini, davacının bu paraları değerlendirerek arsalar aldığını, inşaatlar yaparak sattığını, oldukça yüklü miktarda gelir elde ettiğini, davalının hiç kar payı almadığını, davacının 2017 yılında Türkiye'ye gelen davalıya, ortaklıkta para kalmadığını bildirmesi üzerine davalının, davacıya 150.000 GBP (Sterlin) gönderdiğini, ancak davacı tarafından davalıya kar payı verilmediğini, 2019 yılında ortaklığı sonlandırmayı istediğini fakat Covid-19 salgını nedeni ile Türkiye'ye gelemediğini, davacıya ulaşamadığını, 2022 yılında Türkiye'ye geldiğinde, şahsına ait taşınmazın davacı tarafça satıldığını öğrendiğini, Çeşme CBS'na suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca Çeşme ASHM'nde vekaletin kötüye kullanılması sebebi ile tazminat davası açıldığını, bu gelişmeler neticesinde davacıların özgür iradeleri ile dava konusu edilen iki adet senedi düzenleyerek davalıya verdiğini, vadesi gelen ilk senedin davacılar tarafından ödendiğini, ikinci senedin ödenmemesi üzerine senedin icra takibine konulduğunu, davacı tarafın iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacıların menfi tespit davasının hacizlerini bertaraf etmek amacıyla CBS'na suç duyurusunda bulunduğunu, davacıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davanın reddine ve  % 20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini savunmuştur. <br>Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı 05/08/2022 tarihli Görevsizlik Kararı ve kararın istinafı üzerine verilen İzmir BAM... HD'nin 24/01/2023 tarihli...Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine ilişkin karar üzerine dava Mahkememize tevzi edilmiş, dava dilekçesi mahkememizin ... Esasına kaydedilmiştir. <br>Davalı tarafça dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu ileri sürülerek, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Dava tarihi itibarı ile menfi tespit davası dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığından davalının bu konudaki itirazının reddine karar verilmiştir. <br>Çeşme CBS'nın ... soruşturma sayılı evrakının incelenmesinden, müştekiler ... ile ... tarafından, şüpheli ...'ın müştekilere zorla senet imzalattığı, hakarette ve tehditte bulunduğundan bahisle şüpheli hakkında şikayetçi olunduğu, yapılan soruşturma sonunda şüphelinin üzerine atılı suçtan ötürü somut ve inandırıcı delil bulunmadığından 29.09.2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, karara müştekiler vekili tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir... Sulh Ceza Hakimliğinin...D.İş. Sayılı dosyasında yapılan inceleme sonunda, 07.12.2023 tarihli karar ile kesin olarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Çeşme İcra Dairesinin... Esas sayılı dosya örneğinin incelenmesinden, alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... hakkında, 16.04.2022 düzenleme tarihli, 24.06.2022 vade tarihli 350.000 GBH (İngiliz Sterlini) tutarlı senedin tahsiline ilişkin olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği, fiili ve kaydi haciz yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosya örneğinin incelenmesinden, davacı ... tarafından davalı ... hakkında vekalet yetkisinin kötüye kullanılması sebebi ile tazminat istemine ilişkin dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Davalı tarafın, tanık olarak bildirdiği ...'ı dinletmekten vazgeçtiği, bunun üzerine davacı taraftan tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine yönelik beyanda bulunmasının istendiği, davacı tarafça verilen sürede beyanda bulunulmadığından, tanığın dinlenmesini açıkça kabul ettiği değerlendirilerek, davalı tanığı dinlenmiştir. <br>Davacı vekilince 21.01.2025 tarihli dilekçe ile yemin deliline müracaat ettikleri belirtilerek, yemin metninin sunulduğu, yemin metninin davalı asil ile davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından davalının yemin teklifini kabul ettiğini ve davalının yemini edaya hazır olduğunu belirten dilekçeyi mahkememize sunduğu, 21.03.2025 tarihli duruşmada davalı ...'ın yemini eda ettiği belirlenmiştir. <br>Davamız, niteliği itibari ile İİK'nın 72/3 maddesinde düzenlenen icra takibinden sonra açılan menfi tespit  davasıdır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Çeşme İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip ve baskı altında imzalandığı iddia olunan 350.000 Sterlin bedelli senet nedeni ile davacıların davalıya borçlu olup olmadığı konusunda toplanmaktadır.<br>Kambiyo senetleri taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olup, senet borçlusu tarafından senedin gerçek bir borç ilişkisini göstermediği, senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde, aynı kuvvet ve nitelikteki delillerle kanıtlanmalıdır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlüdür. HMK nın 203.  maddesinde senet ile ispat zorunluluğunun istisnaları sayılmıştır. <br> Eldeki davaya konu icra takibi, kambiyo senetlerinden bonoya  dayalı  olup, senede karşı olan her türlü  iddiaların HMK nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispat edilmesi gerekmektedir. Davalı tarafça tanık deliline dayanılmış ise de dinletmek istemediklerini bildirdiğinden, davacı tarafından vazgeçmeye ilişkin beyanda bulunulmadığından, tanığın dinlenmesini açıkça kabul ettiği değerlendirilerek, davalı tanığı dinlenmiştir. <br>Toplanan tüm deliller karşısında, alacaklı / davalı ... tarafından borçlu / davacılar ..., ... hakkında, 16.04.2022 düzenleme tarihli, 24.06.2022 vade tarihli 350.000 GBH (İngiliz Sterlini) tutarlı senedin tahsili için Çeşme İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, haciz yapıldığı ve takibin kesinleştiği, davacı borçlular tarafından takibe konu senedin baskı ve tehdit altında imzalatıldığı ileri sürülerek, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, Çeşme CBS'nın ... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma sonunda şüphelinin üzerine atılı suçtan ötürü somut ve inandırıcı delil bulunmadığından 29.09.2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş, itiraz üzerine İzmir... Sulh Ceza Hakimliğinin...D.İş. Sayılı dosyasında yapılan inceleme sonunda, 07.12.2023 tarihli karar ile itirazın reddine ilişkin kesin olarak karar verilmiştir. Davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ve davalı tarafça yemin eda edilmiştir. Toplanan deliller, yapılan soruşturma sonucunda kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar, tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça yazılı delille ve kesin delillerle ispatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>İİK'nun 72/4 Maddesi hükmü gereği \"Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.\" hükmüne yer verildiğinden, davacının talebine binaen 27.02.2023 tarihinde İİK'nun 72/3 maddesi kapsamında olmak üzere verilen ihtiyati tedbir kararı gözetilerek borçlu davacıların tazminata mahkum edilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İspat edilemeyen davanın REDDİNE,<br>2-Yasal koşulları oluşmakla İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca takip ve dava konusu alacağın %20'si tutarında hesap edilen 1.533.546,05-TL İcra İnkar tazminatının davacılardan müteselsilen alınıp davalıya VERİLMESİNE,<br>3-Mahkememizce daha önce konulan ihtiyati tedbirin hüküm sonucuna göre KALDIRILMASINA,<br>4-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 130.945,67-TL harçtan düşümü ile bakiye 130.330,27-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara İADESİNE, <br>5-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 634.031,90-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, <br>7-Davalı tarafından yapılan 150,00-TL fotokopi gideri ile 41,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 191,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,<br> Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2025<br>Başkan ...<br>✍e-imzalı <br>Üye ...<br>✍e-imzalı <br>Üye ...<br>✍e-imzalı <br>Katip...<br>✍e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"672e22f2e16ac9d9","SID":"ef2feab0800a68f4"}}