{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/426 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2025/738<br><br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t\t: 11/06/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;davacının, davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, davalı şirketin ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi ... Blok ... numaralı bağımsız bölümlerinin maliki olduğunu, davacının da şirket hissesi oranında hissedarı olduğunu, davalı şirket tarafından işbu taşınmazların şirket yetkilisi, şirket ortağı ve hatta şirket ile alakası olmayan üçüncü bir kişi tarafından davacının haberi ve bilgisi olmaksızın üçüncü kişilere kiraya verilmiş  olduğunu ve toplanan kira gelirlerinin davacının hak etmiş olduğu kar payı olarak kendisine ödenmediğini, davacının bu durumu öğrenmesi akabinde davacı tarafından şirketin taşınmazlarını yetkisi olmaksızın kiraya veren ...'na Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek toplanan kira gelirlerinin davacıya ödenmesi talepli ihtarname keşide edilmiş olduğunu, ancak dava dışı üçüncü kişi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, ayrıca toplanan kira bedellerinin hissesi oranında davacıya ödenmediğini, bunun üzerine davacı tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma numaralı dosyası ile hem dava dışı ... hem de davalı şirket ortağı ve müdürü ... hakkında güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma, zimmet ve sair suçların işlendiği gerekçesi ile ... tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasında sadece güveni kötüye kullanma suçu yönünden değerlendirme yapılarak KYOK verildiğini, davacı tarafından eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı gerekçesi ile işbu karara karşı itiraz edilmiş olduğunu ve kararın şu aşamada üst mahkemede incelendiğini, ... tarihli ... sayılı TTSG'de şirket müdürü olarak 10 sene süre ile ...'un seçildiği ve ilan edildiğini, şirket müdürü olarak atanan şahsın görev süresi ... tarihinde sona erdiğini, ancak görev süresinin sona ermesinde önce ve/veya sona ermesinden hemen sonra şirketin yeni müdürünün atanması yönünde ne olağan ne de olağanüstü bir toplantı yapılmış ne de bir karar alınmış olduğunu, davacının bu esnada şirket ve kendisi aleyhine işlem yapıldığını öğrendiğini, ... 2023 ayında ihtarname keşide ettiğini, ... 2024 ayında da suç duyurusunda bulunuludğunu, ... tarihinde davalı şirket müdürü ...'un ifadesinin alındığını, suç duyurusundan haberdar olunulduğunu, suç duyurusundan haberdar olunmasının ardından derhal ... tarihinde karar alınarak ... tarihinde 2023 yılı olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması planlanmış olduğunu, kararın ... tarihli ... sayılı TTSG'de ilan edildiğini, ... tarihli genel kurul çağrısının usulüne uygun yapılmaması, yapılan toplantının ve alınan kararların kanuna, hukuka, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, toplantının kötü niyetli olarak yapıldığını bu nedenle iptalinin gerektiğini, davalı şirket müdürü ...'un şirket adına kayıtlı olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi ... Blok ... numaralı bağımsız bölümlerinin tapularının kötü niyetli olarak devretme şüphesini kuvvetlendirdiğini,  açıklanan nedenlerle, ... tarihinde yapılan genel kurul toplantısının ve genel kurulda alınan kararların kanuna, usule, hukuka, emredici kurallara ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeni ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;  Davacı ...'ın, müvekkili şirketin %4 oranında hissesine sahip ortağı olduğunu,... tarihinde şirket kurulduğunda, ana sözleşme ile şirketi temsil ve ilzam yetkisi münferiden davacıya verilmiş olduğunu, geçen süre zarfında davacının şirketteki müdürlük yetkisini kötüye kullandığı gerekçesiyle müdürlükten azli talebiyle açılan Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. .../... K. sayılı dava dosyasının karara çıktığını, bahse konu kararda; \"yetkili müdürün şirketin mal varlığının tamamı olan 18 daireyi dava dışı ..., ..., ..., ... ve ...'a muvazaalı olarak devir ettiği iddia olunmuş, gelen kayıtlarda 6 adetinin ...'ye satıldığı şirket defterinde bu satışlara ilişkin kaydın yer almadığı, diğer satılan bağımsız bölümlerin de tapuda başkalarına devir edildiği, davalı tarafından şirketin tüm malvarlığı olan gayrimenkullerin elinden çıkarıldığı davalının kendisine tanınan müdürlük yetkisini kötüye kullandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla\" gerekçesiyle davanın kabulü ile işbu davanın davacısı ...'ın, davalı şirketin müdürlüğünden azline karar verildiğini, mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunu ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş olduğunu, dava konusu ... tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan üç kararın olduğunu, ilkinin toplantı başkanlığına ...'un seçilmesine ilişkin olduğunu, diğer iki kararda ise, ...'un müdürlük görevine atanması ve aynı doğrultuda şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılınması hususunda olduğunu, bu toplantıdan önceki hazırlık sürecinde de, müdür kararı ile toplantı gündeminin belirlenmiş olduğunu, toplantıya davetin ... tarihli sicil gazetesinde ve ... tarihli ... Gazetesinde ilan edilmiş olduğunu, dava konusu genel kurul toplantısından bir hafta kadar önce Türkiye'ye gelen ...'un, gündemde belirlenen hususlarda olumlu görüş bildirmiş olduğunu ve \"Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır. \" hükmünü düzenleyen TTK md. 617/IV uyarınca gündem maddesi ile ilgili önerilere yazılı onay verdiğini, daha sonrasında da (toplantı gününden önce) Türkiye'den ayrılmış olduğunu, davacı ... dışındaki tüm ortakların da, toplantı gününde aynı yönde yazılı onay vermiş olduklarını, ancak ... tarihli toplantıya kardeşi ve avukatı ile katılan ...'ın toplantıdan önce kendisine sunulan bu gündem maddesi ile ilgili öneriyi kabul etmediğini bildirmiş olduğunu ve o esnada masa üzerinde bulunan ... imzalı evrakın üzerine karara katılmadığını ve itiraz ettiğini yazarak evrakın fotoğrafını çekmiş olduğunu, daha sonra toplantı yerinde bulunan ...'a ve tercüman ...'ya hakaret ve tehditler yöneltmek suretiyle toplantı yerini, genel kurul toplantısının resmen başlatılmasından önce terk etmiş olduğunu, ... ve ...'nun, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma no.lu dosyası kapsamında davacıdan şikayetçi olduklarını, davacı ... ve dava dışı ortak ...'un yokluğunda, yeterli toplantı nisabı sağlanmak suretiyle toplantıya geçilmiş olduğunu ve eldeki davaya konu kararların alınmış olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan evrak fotoğrafın TTK md. 617/IV uyarınca davacının onayına sunulan davacının onaylamaması üzerine resmiyet kazanmamış olan taslak bir belgeden ibaret olduğunu, keza üzerinde karar tarihi, sayısının bulunmadığını, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin bir parçası olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. <br>Davalı şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, davalı şirketten ... tarihli genel kurul kararının dosyaya ibraz edilmesi istenilmiştir. <br>Ticaret sicil müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısının incelenmesinde; davalı şirketin durumunun aktif olduğu, türünün ortak sayı birden fazla limited şirketi olduğu, kuruluş tecil tarihinin ... olduğu, Antalya Kurumlar Vergi Dairesine tabi olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. <br>Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamenin tebliğ şerhli sureti dosyamız arasına getirtilmiştir. <br>Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmış olup incelenmesinde; şikayetçisinin dosyamız davacısı olduğu, şüphelilerin ise ... ve ... olduğu, güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma açıldığı, yapılan soruşturma sonucunda; \"...Her ne kadar şikayetçi ifadesinde dairelerin bilgisi dışında kiralandığını iddia etmiş ise de, dosyada mevcut nüfus kaydına göre şikayetçinin kardeşi ...'ın ... isimli bir eşinin bulunduğu, kiracılardan ...'nin ilk 6 aylık kira bedelini ...'nın hesabına göndermiş olduğu, dolayısıyla şikayetçinin dilekçesinde bahsettiği şikayet konusu kiralamadan haberdar olmadığı yönündeki iddiasının samimi olmadığı, ayrıca şüphelilerden ...'nin şikayetçinin de ortağı olduğu şirket tarafından vekaletname ile yetkili kılındığı, şikayet konusu hususun şikayetçi ile ortağı olduğu şirket ortakları arasındaki hukuki bir mesele olduğu, şikayetçi vekili tarafından dosyaya sonradan sunulan ... tarihli tedbir talebinin dosya konusu şikayetle bir ilgisinin bulunmadığı, sonuç olarak şüpheliler hakkında müsnet suçun unsurunun oluşmadığı, hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla; şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>... İli ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... parselde bulunan ... Sitesi ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm ile ... Sitesi ... Blok ... numaralı bağımsız bölümlerinin tapu kayıtları dosyamız içerisine getirtilmiştir.<br>Mahkememizin ... tarihli celsesinde şirket merkezinde inceleme yetkisi verilmek sureti ile dosya kapsamına göre davacının iddiaları ile ilgili rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tevdisinin yapıldığı, ... tarihli raporda özetle; Davacının %4 hisse oranı ile davalı şirketin ortağı olduğu, dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı davalı şirketin 5 ortağının, %72 payına sahip 3 ortağının katılımı şirketin merkez adresinde yeter çoğunlukla gerçekleştirildiği, davacının dava konusu olan genel kurul toplantısına katılmadığı ve dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı herhangi bir itiraz şerhinin işletilmediği, görev süresi ... tarihinde sona eren müdürün, müdürlük görevinin sona erdiği ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilmediği için, müdür sıfatıyla ...'un dava konusu olan ... tarihli genel kurul toplantısı çağrısı yapmasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı, dava konusu ... tarihli genel kurul toplantı çağrısı, toplantı gününden 15 gün öncesinde gazete ilanı ve taahhütlü mektupla ortaklara bildirildiği, bu durumda dava konusu olan genel kurul çağrısının usulüne göre yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. <br>Dava, davalı şirketin ... tarihli genel kurulunda alınan karaların iptali istemine ilişkindir. <br>İddia, savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu genel kurul toplantısının şirket merkezinde yeterli çoğunlukla gerçekleştirildiği, davacının toplantıya katılmadığı, toplantının çağrı, ilan ve davetler yönünden yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğu, yine yasa ve ana sözleşmeye uygun bir şekilde yeterli çoğunlukla toplantı yapıldığı ve yeterli oy nisabı sağlanarak karar alındığı, herhangi bir yasaya veya ana sözleşmeye aykırılık veya usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;<br>1-Davanın Reddine,<br>2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya  Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2025<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>  <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05e6dc448d10ab5f","SID":"0629d06c0a1a4066"}}