{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/126 - Karar No:2025/928<br>                       <br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/126 <br>KARAR NO\t: 2025/928<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/468 E-2022/530 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 17.09.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.10.2025\t<br><br>\tDavacı ... tarafından davalı aleyhine açılan  eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin  davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı ...; davalının ... ile yaptığı sözleşme gereğince yüklenicisi olduğu iş kapsamındaki B961, B950, B165 ve LC97 numaralı çelik konstrüksiyon işi, vinç kiriş imalatı, nakli ve montaj işlerinin yapımının müvekkili tarafından üstlenildiğini, sözleşme dışı işler de yaptığını, müvekkilinin edimlerini ifa ettiğini, eserleri teslim ettiğini, davalının ödeme yapmadığını, 22.02.2017 tarihinde temerrüt ihbarı gönderildiğini, davalının cevap vermediğini, görüşmelerde ödemelere ilişkin mutabakat sağlanamadığını, müvekkili tarafından başlatılan 2017/4690 sayılı takibin davalı tarafın soyut itirazı sonucu durduğunu,   davalının bazı ödemeleri sözleşmede öngörülen sürelerde yapmadığını, bir kısım ödemeyi sözlemeye aykırı olarak çekle yaptığını, yer tesliminin geç yapılması nedeniyle işe geç başlandığını, maliyetin arttığını, davalının Türkiye'de üretimi olmayan profilli imalat talep ettiğini, profillerin yurt dışından getirtildiğini, geçici hakediş tutanakları düzenlenmesine rağmen hakedişlerden kesilen teminatların iade edilmediğini,  davalının müvekkili ile kendi çalışanları tarafından düzenlenen kesin hakedişi imzalamadığını öne sürerek itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDavalı ...; müvekkilinin ... ile yaptığı sözleşme gereğince yükleniciliğini üstlendiği bir kısım işleri 20.07.2015 ve 15.02.2016 tarihli sözleşmelerle davacıya taşere ettiğini, iş bitim tarihlerinin sırasıyla 30.11.2015 ve 15.05.2016 olarak kararlaştırıldığı halde davacının süresinde teslim etmediğini, müvekkilinin 07.09.2016 tarihli yazısıyla işin tesliminde gecikme yaşanıldığını belirterek oluşacak her türlü zararın rücu edileceğini bildirdiğini, davacının 22.02.2017 tarihli ihtarname ile ödeme talep ettiğini, müvekkilinin 06.03.2017 tarihli ihtarname ile teslimde gecikildiğini bildirdiğini ancak davacının 09.03.2017 tarihinde icra takibi başlattığını, itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkilinin kesin hesap hakedişinin yapılması ihtarı üzerine yapılan görüşmede davacının gecikme cezalarını kabul etmemesi nedeniyle hakedişi imzalamadığını,  gecikme cezalarına ilişkin faturaların davacı tarafça iade edildiğini, davacıya neredeyse sözleşme bedelinin tamamının ödendiğini oysa teslimde geciken davacının sözleşmenin 9.4 maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davacı nakit teminat kesintisini talep etmiş ise de, sözleşmenin ek 10 maddesi gereğince teminatın iadesi için işin geçici kabulünün idare tarafından yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; 30.12.2019 tarih,  2017/603 Esas, 2019/1383 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2017/4690 esas sayılı dosyasında 269.991,39 TL cari hesap alacağı, 273.889,80 TL %5 kesinti alacağı, 250.000,00 TL kesin hesap alacağı toplamı 793.881,19 TL'ye yönelik davalı itirazının iptali ile takip şartları ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının kötü niyet tazminat talebinin yerinde bulunmadığından reddine karar vermiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 08.07.2021 tarihli, 2021/535 Esas, 2021/699 Karar sayılı kararı ile davalının dava dışı ... ile yaptığı sözleşme gereğince yüklenicisi olduğu işler kapsamındaki B950, B165, B961 ve LC97 numaralı binaların çelik konstrüksiyon işini 20.07.2015 tarihli sözleşmeyle davacıya taşere ettiği, iş bitim süresinin 30.11.2015  günü olduğu, teminatlar başlıklı ek10'da %5 oranındaki nakdi teminatın davalının davacı taşeronun geçici kabul tutanağının onaylanmasına müteakip 15 takvim günü içerisinde iade edileceğinin, süre ve gecikmeler başlıklı 9.4 maddesinde ise gecikilen her takvim günü için net  10.000 TL + KDV'den az olmamak koşuluyla her takvim günü için toplam sözleşme bedelinin net onbinde onbeşi+ KDV oranında gecikme cezası ödeneceği, ceza yüzdesi sözleşme bedelinin %15'ini geçtiği takdirde sözleşmenin davalı tarafça feshedileceğinin kararlaştırıldığı;  yine taraflar arasında akdedilen 15.02.2016 tarihli sözleşmede ise B961 numaralı binanın vinç kirişleri imalat, nakliye ve montajı işinin 15.05.2016 tarihinde teslim edilmesi, teminatlar başlıklı ek10'da %5 oranındaki nakdi teminat kesintisinin idarenin ...'a yapacağı geçici kabul tutanağının onaylanmasını müteakiben 30 takvim günü içerisinde iade edilmesi ile  süre ve gecikmeler başlıklı 9.4 maddesinde ise gecikilen her takvim günü için net 489,60 TL + KDV'den az olmamak koşuluyla her takvim günü için toplam sözleşme bedelinin net onbinde onbeşi+ KDV oranında gecikme cezası ödeneceği, ceza yüzdesi sözleşme bedelinin %15'ini geçtiği takdirde sözleşmenin davalı tarafça feshedilmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça düzenlenip davacının imzalamadığı birinci sözleşmeye ilişkin 13 numaralı kesin hakediş raporunda davacının bakiye iş bedelinin 188.629,35 TL olarak hesapladığı, L961 binası için 111 takvim günü ve V950 binası için 44 takvim günü için  hesaplanan gecikme cezaları kesintisi toplamının 1.396.543,21 TL olarak belirlendiği, yine ikinci sözleşme için davalının düzenlediği 2 numaralı kesin hakedişte davacının bakiye hakedişinin 123.088,16 TL, 236 takvim günü için gecikme cezası tutarının 136.343,81 TL olarak tespit edildiği,    idare ile davalı arasında düzenlenen tutanaklara göre geçici kabullerin  B165 binası için 28.04.2017, B950 binası için 15.02.2016 ve B961 ile LC97 binaları için 17.03.2017 tarihleri itibar olunarak yapıldığı, davacının 07.03.2017 tarihinde başlattığı 2017/4690 sayılı ilamsız icra takibinde fatura ve cari hesap  alacağı, %5 kesinti alacağı ile kesin hesap alacağını takip konusu yaptığı, taraflar arasında 20.07.2015 ve 15.02.2016 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, uyuşmazlığın sözleşme kapsamında faturalandırılan hakedişlerden kaynaklanan bakiye alacak, %15 nakdi teminat kesintisi ve kesin hesap alacağına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak işlerin, iş bitim tarihlerinin belirtildiği, davacı tarafça işin tamamlanması sonrası dava dışı idare ve davalı ....Şirketi tarafından davacı tarafça düzenlenen hakedişler, geçici ve kesin kabullerin tetkik edilerek onaylanacağının, 20.07.2015 tarihli sözleşmenin ek 10 teminatlar başlıklı ekinde nakdi teminatların davalı yüklenici tarafından geçici kabulün onaylanmasını müteakip 15 gün içerisinde davacı alt yükleniciye iade edileceğinin, 15.02.2016 tarihli sözleşmede ise ek 10 teminatlar başlıklı ekte %5 nakdi teminatın dava dışı İdarenin davalı ....Şirketine ait geçici kabul tutanağını onaylamasını müteakip 30 takvim günü içinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında yazılı sözleşmeler bulunmakla talep ve yükümlülüklerin bu sözleşmeler kapsamında incelenip değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, davalının davacıya karşı cevabında sözleşme konusu işlerin geciktiğini iddia ettiği, davacıya ihtarlar gönderdiğini belirttiği, davacının ise cevabında gecikmenin kendisinde değil davalıdan kaynaklandığı iddiasında bulunduğu, mahkemece davaya konu sözleşmelere ilişkin teslim tarihi belirlenmesi yönünden taraf delil ve belgeleri toplanıp, dava dışı İdare ile davalı arasında düzenlenen hakedişler de incelenmek suretiyle davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işlerin teslim tarihinin tespit edilmesi, sözleşmeyle öngörülen teslim tarihiyle bu tarih arasında bir gecikme olduğunun anlaşılması durumunda gecikmeye hangi tarafın neden olduğunun belirlenmesi suretiyle davalı tarafça sözleşme kapsamında gecikme cezası kesintisi yapmakta haklı olup olmadığı, varsa gecikme cezasına ilişkin sözleşme hükümleri de gözetilerek ceza miktarının belirlenmesi gerekirken  mahkemece 20.07.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden sonra düzenlenen 8 adet hakedişte gecikme cezası kesintisi yapılmadığı ve hakedişlerin ihtirazı kayıtsız imzalandığı, bu sözleşmede belirlenen teslim tarihinden 6 aylık süre geçtikten sonra davacı ile vinç kirişlerinin yapımına ilişkin ikinci sözleşmenin akdedildiği, işin İdare tarafından belirlenen süreler içerisinde tamamlandığı, karot işlerinin bitirilmemesi ve ankraj montajına engel olacak demir donatı yapılması gibi davalıdan kaynaklanan olumsuzluklar nedeniyle davacıya zımnen süre verildiği, birinci sözleşme kapsamında 12 adet ve ikinci sözleşme gereğince 2 adet hakedişte gecikme cezası kesintisi yapılmadığı, davacı tarafın hakediş bedelini talep etmesi üzerine gecikme cezası faturalarının düzenlenmeye başlandığı, kesilen ceza miktarının birinci sözleşmede iş bedelinin %26'sı ikinci sözleşmede ise %66'sı oranında olduğu, sözleşmenin 9.4 maddesi gereğince gecikme cezasının %15'i aşması durumunda kesin olarak sözleşmenin feshedileceğinin kararlaştırıldığı oysa gecikmelere rağmen sözleşme ilişkisinin devam ettiği ve ikinci sözleşmenin akdedildiği, gecikme cezası kesinmesinin yerinde olmadığı nedenleriyle bu kaleme ilişkin eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi; yine sözleşmede %15 teminat kesintilerinin iadesine ilişkin düzenlemeler değerlendirilerek istinafa konu davanın itirazın iptali talepli olması nedeniyle takip tarihi itibariyle talep edilebilir olup olmadığı değerlendirilmek ve taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında kesin hesap çıkartılarak takipteki her bir kalem yönünden hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı bulunarak mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada;dosya kapsamında bulunan e-posta yazışmaları incelendiğinde  yaklaşık 4.5 ay süreli ilk sözleşme kapsamında sözleşme imza tarihinden yaklaşık bir ay sonra 19.08.2015 tarihinde yapılan yazışmada B950 Binası montajına başlanması için ankraj yerleşimlerinin ne zaman verileceği ve montaja başlanabileceğinin sorulduğu, 05.08.2015 tarihli yazışmada malzeme tedarikinde sıkıntı ve onay beklendiği, işin zamanında yetişmesi için hızlandırılması gerektiği, 15.10.2015 tarihli yazışmada revizyona verilecek onay sonrası imalata başlanacağı, iş bitimine bir buçuk ay kala 16.10.2015 tarihli yazışmada onay verildiği,08.10.2015 tarihli yazışmada B950 Binası imalatlarında gecikildiği ve B961 binasına ait beton içi ankrajlar sahaya gelmeden ilgili binaya ait herhangi bir sevkiyatın alınmayacağı bildirildiği ve 12.10.2015 tarihli cevabi yazışmada ankrajların ayın 8'inde sevk edildiği ancak demir donatı kotlarının yüksek ve ankraj boylarının uzun olması nedeniyle montaj yapılamadığı çözüm beklendiği, 19.11.2015 tarihli yazışmada B961'de bazı bölgelerde kolon montajı yapıldığı ancak bazı yerlerin teslim edilmediği, 6-5 aksları arsı montajın yapılabilmesi içinde dolgunun tamamlanması gerektiği, teslimatların bir önce yapılması ve teslimat takviminin iletilmesi gerektiği, B165 binası için de teslimat takvimi istendiği, 14.06.2016 tarihli yazışmada projede kapı makaraları yerleri yanlış verildiğinden montajın hatalı olduğu ve söküm mümkün olmadığından yeni montaj yapılacağı hususlarının yer aldığı , bu yazışmalardan da anlaşılacağı üzere yer teslimlerinde oldukça fazla gecikme yaşandığı , revizyonların gecikmeye neden olduğu , önceki imalatlarla uyumsuzluklar kaynaklı  gecikmeler olduğunun anlaşıldığı , davalının, ilk olarak birinci sözleşmeye ilişkin 19.03.2016 tarihli yazısı ile ve her iki sözleşme ilişkin de  07.09.2016 tarihli yazısı ile  gecikme ihtarında bulunduğu ,davacı tarafından düzenlenen Kesin hesap hak edişlerinde  talep edilen ceza kesintisine bakıldığında ilk sözleşme kapsamında B961 binası için 111 gün karşılığı 1.110.000,00 TL ve B 950 binası için 44 gün karşılığı 86.743,21 TL olmak üzere toplam 1.396.543,21 TL ve ikinci sözleşme kapsamında B961 binası vinç yolu için 236 gün karşılığı 136.343,81 TL gecikme cezası uygulandığı ,ancak B961 binası teslim tarihinin 25.11.2015 olduğu ve 111 gün uygulandığında gelinen tarihin 16.02.2016 olduğu , ancak davalı tarafında  ilk gecikme ihtarının 19.03.2016 tarihli olduğu , yine  dosya kapsamında ve taraf beyanlarında ünitelerin imalatlarının teslim tarihlerine ilişkin hiç bir belge/bilgi bulunmadığı gibi  yazışmalarda da bu hususa değinilmediğinden teslim tarihlerinin tespiti mümkün olmadığının, yüklenici ... işin İdareye tesliminde herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı  ve sözleşme gereği gecikme cezalarının sözleşme bedelinin % 15'i üzerine çıkmasına rağmen sözleşmelerin  sonlandırılmadığından  çelik konstrüksiyon imalatı montajlarında yaşanan gecikmede davacının kusuru olmadığı, nakdi kesintilerin icra takip tarihi itibariyle istenebilir yani muaccel hale gelip gelmediği hususunda ise; davalı yüklenici ...'ın , davacı alt yüklenicinin her hakedişinden %5 i nakdi teminat olarak tutacağı ve bu  teminatın , ... tarafından alt yüklenicinin işlerini sorunsuz olarak  tamamlamasını müteakip 60 takvim günü içerisinde alt yükleniciye iade edeceğinin sözleşmede kararlaştırıldığı , İdare ile ... arasında yapılan geçici kabul tutanakları incelendiğinde, geçici kabullerde davacının imalat eksiği/kusuruna ilişkin bir hususu bulunmadığı ve  ünitelerin işletmeye alındığından ,davacının işi sorunsuz bitirdiği gibi davalı yanının işin kusurlu/eksik/ayıplı yapıldığı yönünde de bir beyan ya da itirazı da bulunmadığı da  anlaşılmakla  % 5 nakdi teminat kesintilerinin iadesinin gerektiği ,icra takip tarihinde borcun muaccel olup olmadığı yönünde ise, davacının ünitelerin teslim tarihlerinin tespit edilemediğinin , ancak davacı tarafından ilk temerrüt ihtarının 22.02.2017 tarihinde gönderilmiş olduğu nazara alındığında bu tarihin iş teslim tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği ve  22.04.2017 tarihine kadar nakdi teminat kesintilerinin ödenebilecek durumda olduğu ve  icra takip tarihinde borcun muaccel hale geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, KHE yapılması hususunda ; tarafların imzaladıkları ve mutabık oldukları ilk sözleşme kapsamında 12 ara E ve ikinci sözleşme kapsamında 2 ara HE bulunduğunu , davacıya bu HE'ler kaynaklı ilk sözleşme gereğince 6.223.400,31 TL, ikinci sözleşme gereğince 240.399,04 TL ve 11.10.2016 tarih ve A-019554 yansıtma faturası kaynaklı 37.147,50 TL(Tarafların defterlerinde kayıtlı davalı tarafından düzenlenen 31.01.2016 vadeli  414.046,60 TL tutarlı çekin tahsili kaynaklı finansman masrafı yansıtma faturası) olmak üzere toplam 6.500.946,86 TL alacaklı olduğu , davacı defter kayıtlarına göre yapılan 6.115.644,36 TL ödemeler sonucu davacının; 385.302,49 TL cari hesap alacağı olduğu,  yine Kesilen nakit teminat tutarının ilk sözleşme kapsamında 263.703,40 TL, ikinci sözleşme kapsamında 10.186,40 TL olduğu toplam  273.889,80 TL nakit teminat kesintisi olduğu, İlk sözleşme kapsamında ... tarafından düzenlen son 13 nolu KHE'i 188.629,35 TL tutarlı ve davacı tarafından düzenlenen son 13 nolu KHE'i 185.047,66 TL olduğu ve aralarındaki farkın  çok cüzi olduğu , ihtilaf konusunun gecikme cezası hususunda toplandığı ,ayrıca hesap edilen alacak bakiye tutarlarından kesin hesap çıkartıldığından KDV tevkifatı ve stopaj kesintisi  yapılmasının uygun olmadığı görüşü ile yapılan  hesaplamada;  188.629,35 TL'den 4.766,44   TL yemek ve ekipman kesintisi sonrası ödenecek tutarın 183.862,01 TL olduğu,  İkinci sözleşme kapsamında ... tarafından düzenlenen son 2 nolu KHE'i 123.088,16 TL tutarlı olup vinç rayları için hol ölçümleri ve kiriş revizyonları yapılması şi karşılığı 56.328,62 TL kesinti yapılmış ise de ; dosya  kapsamında  bu imalatların belgeleri  olmadığından ve işin 31.12.2016 geçici kabul itibar tarihi ile teslim edildiği görüşü ile kesintinin uygun olmadığı gibi  KDV tevkifatı ve stopaj konusunda da aynı durum geçerli olduğu ve  ödenecek tutarın, 123.088,16 TL olarak hesap edildiği ve  tüm bunlara  göre davacının toplam alacak miktarının 385.302,49 TL cari hesap alacağı,  273.889,80 TL     nakit teminat kesintileri alacağı, 183.862,01 TL ilk sözleşme kaynaklı kesin hesap alacağı,  123.088,16 TL      ikinci sözleşme kaynaklı hesap alacağı olmak üzere toplam 966.142,46 TL olarak hesap edildiğinin bildirildiği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeler gereği işin zamanında tesliminde yaşanan gecikmede davacının kusuru olmadığı anlaşılmakla, gecikme cezası uygulanmasının yerinde olmayacağından , davacının, tarafların imzadıkları ve mutabık oldukları 12 ara HE kaynaklı 385.302,49 TL cari hesap alacağı bulunduğu,  davacı tarafından işin kusursuz teslim edildiği ve binaların işletmeye alındığı ve ... ile idarece  yapılan geçici kabullerde de davacıya ait eksik/ayıplı/kusurlu imalat belirtilmediğinden, davacının her iki sözleşme kaynaklı 273.889,80 TL tutarlı ara HE'lerden yapılan nakit teminat kesintisinin iadesini isteyebileceği, ancak ünite teslim tarihlerinin dosya kapsamına göre tespiti mümkün olmadığı ,davacı tarafın  22.02.2017 tarihli ilk ihtarnamesinin teslim tarihi kabul edileceği nazara alındığından nakdi teminat kesintileri alacağının  takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, ilk sözleşme kapsamında tarafların düzenledikleri KHE'inde gecikme cezası haricinde çok cüzi fark olduğu ve bu kapsamda davacının 183.862,01 TL  ve ikinci sözleşme kapsamında davalı tarafından düzenlenen KHE'ne davacının gecikme cezası dışında itirazı olmadığı ve bu kapsamda 123.088,16 TL  olmak üzere toplam 306.950,17 TL  alacaklı olduğu, davanın iş bu kalem alacaklarının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı ve buna davalının itirazının iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı nazara alındığında  takip talebinde istenen alacak kalemlerini aşar şekilde ve bunlar dışındaki kalemler yönünden karar verilemeyeceğinden,  davalının takibe itirazının nakdi teminat kesinti alacağının takip tarihinde muaccel hale gelmediğinden reddine , diğer kalemlere ilişkin itirazın iptali isteminin kabulüne, alacak miktarının yapılan  yargılama ile tespit edildiği ve likit olmadığı nazara alınarak taraflar leh ya da aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulü; Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2017/4690 esas sayılı dosyasında davalının cari hesaptan kaynaklanan alacağı kaleminden 269.991,39 TL'ye ve kesin hesap alacağı kaleminden 250.000,00 TL'ye olmak üzere toplam 519.991,39 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, kabul edilen bu miktara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi kapsamında değişen oranlarda (%9.70 oranını aşmayacak şekilde) avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, taraf vekillerinin icra inkar tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.<br>\tDavacı ... istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece sözleşme gereği %5 kesinti alacakları ile ilgili taleplerinin muaccel olmadığı için talebin reddedildiği, ret gerekçesinde ise  işin teslim tarihi tespit edilememesi olarak gösterildiği,  sözleşme gereği kesintilerin ödenmesi için  60 günlük süre bulunduğu ve dosya kapsamından teslim tarihinin 22.02.2017 tarih olan davacının ilk ihtar tarihini kabul ederek icra takibi tarihinde muaccel olmadığı neticesine varıldığı, bu gerekçenin usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm dosya kapsamından özellikle ihtar ve maillerden anlaşılacağı üzere işin teslim tarihinin takip tarihinden çok önce olduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda kesintiler ile ilgili alacakları yönünden verilen kararın hatalı olduğu, ayrıca  takibin devamı ile ilgili karar ile birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu taleplerinin de reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... istinaf dilekçesinde özetle; geç teslimden davalının sorumlu olduğu,  hatta, ikinci sözleşmeyle ...'a verilen işin de tamamlanmadığı ve kendi rızalarıyla bir başka firma tarafından tamamlandığı, ...'un ''B950, B961, B165 ve LC 97 Numaralı Binaların Çelik Konstrüksiyon İşleri''ne ilişkin işlerini 30.11.2015 tarihinde, ''B961 Numaralı Binanın Vinç Kirişleri İmalat, Nakliye ve Montaj İşleri''ni ise, 15.05.2016 tarihinde teslim etmesi gerektiği, ancak, ... tarafından bu sürelere riayet edilmediği,bu nedenle, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9. maddesindeki süre ve gecikmeler başlığı altında düzenlenen 9.4. maddesi uyarınca gecikme tazminatından sorumlu olacağı, buna ilişkin olarak ... tarafından ...'a sözlü uyarılar dışında; 19.03.2016 tarih ve 'OZT27-GEN-190316-008' sayılı yazıyla, 'B950, B961, B165 ve LC 97 Numaralı Binaların Çelik Konstrüksiyon İşleri'nin gecikmeye girdiği ve her türlü zararın rücu edileceği, 07.09.2016 tarih ve 'OZT27-GEN-070916-014' sayılı yazıyla, 'B950, B961, B165 ve LC 97 Numaralı Binaların Çelik Konstrüksiyon İşleri'nin gecikmeye girdiği ve her türlü zararın rücu edileceğinin ihtaren bildirildiği, ...'un bu sözleşmeyle yüklenmiş olduğu işin, 'kazı ' ve 'temel' işinden sonra üçüncü sırada yapılması gereken ve inşa edilecek ilgili binaların iskeletini (ana yapısını) oluşturan iş olduğu, diğer tüm iş kalemlerinin, (duvar, sıva, yer kaplamaları, havalandırma, yangın alarm ve söndürme gibi) ancak ...'un bu mükellefiyetini yerine getirmesi akabinde yapılabileceği, bu nedenle, ilgili işin ... tarafından tamamlanmadıkça diğer aşamalara geçilmesinin teknik olarak imkansız olduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca, taraflardan birinin karşı tarafa yapmış olduğu talepte haklı olabilmesi için,  öncelikle kendi edimini eksiksiz ve zamanında ifa etmesi gerektiği, öncelikle kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen ...’un ...’tan edimde bulunmasını talep etmesinin hukuka aykırı olduğu,  sözleşmenin nispiliği gereği sözleşmenin taraflarını bağladığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, ...’ın idare ile yapmış olduğu sözleşmeden bağımsız, basiretli tacir olarak tarafların kendi hak ve yükümlülüklerini belirledikleri ayrı bir sözleşme olduğu, bu nedenle, ...'ın idareye karşı vermiş olduğu işin bitim süresine ilişkin taahhüdünü yerine getirmesinin,  ...’un ...’a karşı süresinde işi yerine getirmediği gerçeğini ve sözleşme gereği kabul ettiği gecikme cezasını ortadan kaldırmayacağı, mahkemece gecikme cezasının sözleşme bedelinin %15’ini aştığı halde ... tarafından sözleşmenin feshedilmediğine ilişkin bilirkişi tespitini dikkate almasının hatalı olduğu,  asıl olanın sözleşmenin ayakta kalması olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesine göre de, sözleşmelerin yorumlanmasında tarafların gerçek iradelerinin esas alınacağının düzenlendiği,  ...’ın, yapılan işin gecikmesine rağmen yasa ve sözleşmeyle kendisine tanınmış seçimlik haklardan fesih müessesini kullanmadığı, sözleşmenin tarafların iradeleri ve ortak amaçları doğrultusunda ayakta kalmasını sağladığı, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine göre, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken iyiniyetli olması gerektiğinin düzenlendiği, sözleşmede, tamamen ...'ın hakkını korumak için hüküm altına alınan fesih unsurunun ... aleyhine yorumlanmasının önce yasalara sonra da hakkaniyete aykırı olduğu, keza, işin gecikmesinden doğan cezanın tahsiline ilişkin sınırlayıcı bir sürenin de mevcut olmadığı,  ...'ın, sözleşme hükümlerine ve yasaya uygun olarak bu hakkını işin kesin kabulü ve/veya hakedişi esnasında talep etmesinde hiç bir sakınca bulunmadığı, bu itibarla, aynı zamanda, ...’ın sözleşmelerin 15.4. maddesi uyarınca kesin hesabın yapılmamış olması nedeni ile işlerin icrasına ve idamesine ilişkin masrafların, işlerin gecikmesi nedeni ile doğan gecikme tazminatının ve idare nezdinde ...’ın uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilinceye kadar ...’a ödeme yapma zorunluluğunun bulunmadığı, buna rağmen ...’un icra takibi başlatmasının sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğu,  icra takibine yönelik borcun o dönemde mevcut olmadığı, kesin hakedişe ilişkin hesaplamaların yapılabilmesi için ... tarafından yapılan tebligata binaen ... ile anlaşılamadığı, gecikme cezasına ilişkin ... tarafından itirazı kayıt konulduğu, hakedişin imzalanmadığı, rapordaki hesaplamaların hatalı olduğu, cari hesap alacağında ilk sözleşme ve ikinci sözleşmeye ilişkin iddia edilen alacaklar yer almakta iken, mükerrer olarak tekrar bu alacakların hesaplamaya dahil edildiği, bu nedenle, ...'un ...'tan bir alacağının mevcut olmadığı, sadece ...’ın defterlerinin incelendiği, hükme elverişli olmaya, tek taraflı incelene ile hazırlanmış bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, ...' a ait defter ve kayıtların, bunların açılamadığından bahisle incelenmediği, sadece ...'un defter ve kayıtları incelenerek hakkaniyetsiz bir rapor tesis edildiği, ticari defter ve belgeler incelenmeden rapor düzenlenemeyeceği,  bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmesi, bu anlamda yeni veya ek bilirkişi raporlarının temin edilmesi gerektiği, bu hususun kökleşmiş Yargıtay içtihatlarınca da sabit olduğu da belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tKaldırma kararımızda; taraflar arasında 20.07.2015 ve 15.02.2016 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, uyuşmazlığın sözleşme kapsamında faturalandırılan hakedişlerden kaynaklanan bakiye alacak, %15 nakdi teminat kesintisi ve kesin hesap alacağına ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşmeler bulunmakla talep ve yükümlülüklerin bu sözleşmeler kapsamında incelenip değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece davaya konu sözleşmelere ilişkin teslim tarihi belirlenmesi yönünde taraf delil ve belgeleri toplanıp, dava dışı İdare ile davalı arasında düzenlenen hakedişler de incelenmek suretiyle davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işlerin teslim tarihinin tespit edilmesi, sözleşmeyle öngörülen teslim tarihiyle bu tarih arasında bir gecikme olduğunun anlaşılması durumunda gecikmeye hangi tarafın neden olduğunun belirlenmesi suretiyle davalı tarafça sözleşme kapsamında gecikme cezası kesintisi yapmakta haklı olup olmadığı, varsa gecikme cezasına ilişkin sözleşme hükümleri de gözetilerek ceza miktarının belirlenmesi ve yine sözleşmede %15 teminat kesintilerinin iadesine ilişkin düzenlemeler değerlendirilerek istinafa konu davanın itirazın iptali talepli olması nedeniyle takip tarihi itibariyle talep edilebilir olup olmadığı değerlendirilmek ve taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında kesin hesap çıkartılarak takipteki her bir kalem yönünden hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKaldırma kararından sonra mahkemece yeni oluşturulan heyetten rapor alınmış ve bu rapora göre karar verilmiştir. Her ne kadar hükme esas alınan raporun 5. sayfasında; dosya klasörünün üzerinde \"3 çuval eki var\" notu bulunmasına rağmen heyetin bizzat mahkeme kalemine giderek çuvalları aradığı ancak çuvallara ulaşamadıkları, dosya kapsamında CD içinde sunulan idare ... ile davalı ... arasında imzalanan sözleşme, geçici kabul tutanakları, sözleşmeler, tarafların tüm ihtarnameleri, davalının 19.03.2016 ve 07.09.2016 tarihli uyarı yazıları, tüm e-posta yazışmaları, bilirkişi kurul raporu ve ek raporu, düzenlenen kesin hak edişler, taraf itiraz ve beyanları dikkate alınarak rapor düzenlendiği belirtilmişse de dairemizin 03.03.2021 tarih,  2020/610 Esas,  2021/207 Karar sayılı geri çevirme ilamı ile eksik 3 çuvalın talep edildiği ve geri çevirme ilamı gereği incelenmek üzere 3 adet çuvalın mahkemesince gönderildiği, bu durumda kaldırma kararımızda belirtilen mahkemece davaya konu sözleşmelere ilişkin teslim tarihi belirlenmesi yönünde taraf delil ve belgeleri toplanıp, dava dışı İdare ile davalı arasında düzenlenen hakedişler de incelenmek suretiyle davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işlerin teslim tarihinin tespit edilmesi yönünde tespitin yapılmadığı, bununla birlikte kaldırma kararından önce alınan rapor ile hükme esas alınan rapor arasında davalının defterlerine yönelik inceleme ve kesin hesaptaki KDV tevkifatı ile stopaj kesintisi konularında çelişki olduğu, davalının ek rapor alınması talebinin reddine karar verilerek  tarafların itiraz ve beyanları ve her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve her iki rapordaki çelişkilere ilişkin mahkemesince neden son alınan raporun hükme esasa alındığı açıklanmadan karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tBu durumda mahkemece yapılacak iş, hükme esas alınan bilirkişi kurulundan incelenmediği belirtilen 3 çuvalın incelenmesi de sağlanacak şekilde ek rapor alınarak, tüm dosya kapsamı, sözleşmeler,  sözleşme hükümleri, hakedişler, yazışma ve tutanaklar birlikte değerlendirilmek suretiyle her bir alacak kaleminin (sözleşme kapsamında faturalandırılan hakedişlerden kaynaklanan bakiye alacak, %15 nakdi teminat kesintisi ve kesin hesap alacağı)  talep edilip edilemeyeceği,  talep edilebilecek bir miktar var ise bu miktarın mükerrer hesaplamaya yönelik itirazlar ile birlikte tarafların tüm itiraz  ve beyanları da denetlenebilir şekilde giderilmek ve ilk  kaldırma kararı öncesi alınan rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkiler de denetime elverişli şekilde giderilmek,  itiraz edilmesi durumunda ek rapor da alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun  kabulüne,<br>\t2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2022 gün ve 2021/468 E-2022/530 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL  peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5- Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL ve 8.799,46 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,  <br>\t6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harçları ve yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince  KESİN olarak 17.09.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t<br><br><br>  <br> <br>     Başkan  ...                   Üye ...\t            Üye ...                 Katip ...\t<br>  e-imzalıdır           e-imzalıdır          e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"681eb50c1a43dde9","SID":"7a613a4911583664"}}