{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/772 - Karar No:2025/952<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2023/772 <br>KARAR NO\t: 2025/952<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2015/272 E-2023/288 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t:  18/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  22/09/2025<br> \tEser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... İnşaat San ve Tic.A.Ş.vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine  yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili : Davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının ihalesini aldığı Samsun İstinaf Mahkemesi binasının \"paslanmaz korkuluk işini\" 11.05.2012 tarihli sözleşme ile müvekkiline verdiklerini, davalıların bu işin yapımı dışında başka inşaatlarda kullanılmak üzere müvekkilinden paslanmaz korkuluk malzemeleri de satın aldıklarını, müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, işi teslim ettiğini, davalıların istinaf mahkemesi yapım işinde işleri zamanında yetiştiremediğini, korkuluk yapımı için gerekli yer teslimini zamanında yapamadıklarını, buna rağmen müvekkilinin davalılara gerekli toleransı göstererek beklediğini, bu süreçte müvekkilinin tüm malzemeleri şantiyeye taşındığını, ancak yerin montaja uygun hale getirilememesi nedeniyle inşaat alanına taşınan malzemelerin uzun süre burada beklemek zorunda kaldığını, aradan zaman geçmesi nedeniyle korkuluk yapımında kullanılacak paslanmaz demir malzemelere önemli ölçüde zam geldiğini, ancak müvekkili sözleşme ile bağlı kaldığından malzeme fiyatlarına gelen yüklü zamlardan kaynaklı önemli ölçüde zarar ettiğini, müvekkilinin iş ortaklığına istinaf mahkemesi paslanmaz demir korkuluk işinden kaynaklanan hak ediş bedeli olarak 13.12.2012 tarihli KDV dahil 43.553,62 TL ve 31.01.2014 tarihli KDV dahil 405.339,49 TL tutarlı faturaları kestiğini, davalıların korkuluklardaki proje değişikliği sonrası maliyet artışından kaynaklı ek fatura kesmek zorunda kaldığını, davalılara gönderilen 14.02.2014 tarihli faturada KDV dahil 27.612,00 TL talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme 2012 yılında imzalanmasına karşın davalıların montaj için yer teslimi yapamaması nedeniyle davacının şantiyeye bırakılan malzemelerden kaynaklı oluşan zararını gidermek üzere davalıların oluşturduğu iş ortaklığı adına 14.02.2014 tarihli  faturada davacının gecikmeden kaynaklı olarak KDV dahil zararının 143.490,18 TL olduğunun bildirildiğini, korkuluk yapım işinden kaynaklı 5 faturada toplam KDV dahil 791.838,69 TL talep edildiğini, davalılardan sadece 348.663,22 TL ödeme alındığını, yapım işinden kaynaklı olarak müvekkilinin davalılardan 443.175,47 TL tutarında bakiye alacağı kaldığını, ayrıca ÖF3 ve ÖF4 kodlu korkulukların işveren firmanın isteği üzerine onaylı teklif, onaylı proje ve onaylı sözleşmeye istinaden 51'lik küpeşte 32'lik dikme ve cam kulağı sistemine göre imalat ve montajının yapıldığını, ancak camların 6+6 lamine olması nedeniyle cam kulaklarının camları taşıyamayacağı ihtimaline istinaden projenin değiştirildiğini, kanal profil sistemine geçildiğini, camların şantiye alanına sevk edilmesi nedeniyle davalının camlardaki zararı karşılamasının istendiğini, 30.09.2013 tarihli 171.843,40 TL'lik fatura düzenlendiğini, davalı tarafından da bu faturanın kabul edilerek kayıtlarına işlendiğini, bu durumun 09/13 dönemi BA-BS formlarının incelenmesi sonucu görüleceğini, davalılarca kurulan iş ortaklığının başka inşaat işleri için de müvekkilinden malzeme satın aldığını, bu malzemelerin 03.06.2013 tarihli KDV dahil 138.886,00 TL tutarlı faturaya konu malların da davalıların oluşturduğu iş ortaklığına teslim edildiğini, bu faturanın tarafların ticari kayıtlarına girdiğini, tarafların karşılıklı olarak BS-BA formlarını teyit ettiklerini, 30.09.2013 tarihinden düzenlenen cam faturası ve 03.06.2013 tarihinde düzenlenen korkuluk malzemesi faturalarına istinaden 2014 yılında da ödeme yapılmaması üzerine müvekkilinin zararını gidermek üzere davalı iş ortaklığı adına bir kez daha fatura kestiğini, 14.02.2014 tarihli KDV dahil 49.776,90 TL tutarlı bu fatura ile müvekkili şirketin ödememe nedeniyle meydana gelen (fiyat farkı-vade farkı) zararının giderilmesinin talep edildiğini, böylece malzeme satışından kaynaklı olarak davacının iş ortaklığından doğan alacağının 188.662,90 TL olduğunu, yapılan işe ve satılan mallara rağmen davacının alacağını alamaması üzerine 17.03.2014 tarihli ihtarname ile 631.838,37 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, davacının davalılardan asıl alacak toplamı 631.838,37 TL olup bu miktarın 438.571,29 TL'sinin hak ediş ve malzeme satışından, kalan 193.267,08 TL'nin ise iş ortaklığının zamanında iş verememesi nedeniyle malzemeye gelen zamlar sonrası davacının uğramış olduğu zararlar (fiyat farkları, gecikme faizleri) ile aylara sirayet eden ödememeler sonrasında meydana gelen zararların fatura edilmesinden kaynaklandığını, davalıların ödeme yapmaması üzerine 631.838,37 TL anapara, 11.797,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 643.635,57 TL'nin Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2014/9566 sayılı dosyasında yapılan takip ile talep edildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine itirazın iptali ile takibin müştereken ve müteselsilen olmak üzere devamına ve %20 inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... İnşaat A.Ş. vekili: Taraflar arasında akdedilen 11.05.2012 tarihli sözleşmenin malzeme ve işçilik dahil birim fiyatlı anahtar teslim bir sözleşme olduğunu, iş ortaklığı ile davacı arasında bu şantiyede, müvekkili ... şirketi ile davacı arasında da başka şantiyelerin hiçbirinde malzeme alışverişi yapılmadığını, sadece paslanmaz korkuluk veya benzeri paslanmaz imalat yapımı ( malzeme + işçilik) için anlaşıldığını, ancak davacının bu ve başka şantiyelerdeki işlerine ait faturaların bazılarını, faturaya konu imalatın yapımında kullandığı malzemelerin stok çıkışlarını yapabilmek veya KDV tevkifatı kesintisinden kaçabilmek adına malzeme satışı yapmış gibi tanzim ettiğini, davacının bu ifadesiyle söz konusu faturaları amacına yönelik kullanma ve yanlış algı oluşturma gayretinde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.maddesi kapsamında davacının malzeme fiyatlarından ötürü zarar etmemesi amacıyla davacıya 78.000,00 TL tutarında 3 adet çek ile toplamda 234.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, kullanılacak malzemenin fiyatının bir anlamda sabitlendiğini, kaldı ki sözleşmenin 29.1.maddesinde davacıya hiçbir şekilde hiçbir ad altında fiyat farkı ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının hakediş bedeli olarak 43.553,62 TL ve 405.339,49 TL tutarlı faturaları kestiğini, proje değişikliğinden ötürü 27.612,00TL ilave fatura kestiğini ve malzeme fiyat artışlarına bağlı zararlarından ötürü 143.490,18 TL ayrıca bir fatura kestiğini belirttiğini, bu faturalardan sadece 13.12.2012 tarihli 43.553,62 TL tutarındaki faturanın hak ediş/imalat karşılığı olduğunu, diğerlerinin davacının tek taraflı tanzim ettiği, mesnedi olmayan müvekkiline gönderilmemiş faturalar olduğunu, tek taraflı tanzim edilen diğer faturalardan dava açılmakla haberleri olduğunu, hakkediş/ imalat amacıyla kesilen 03.06.2013 tarihli 138.866,00 TL tutarındaki, 30.09.2013 tarihli 171.843,40 TL tutarındaki, 13.12.2012 tarihli 43.553,62 TL tutarındaki faturaların toplamının 354.263,02 TL olduğunu ve bu üç faturanın ödendiğini, sözleşmenin 6.1maddesinde işin tahmini bedelinin 390.000,00TL olarak belirtildiğini,  davacının iddia ettiği gibi bu tahmini bedelin iki katını aşan iş yapılmadığını, yapılan işe ilişkin faturaların toplamı 354.263,02 TL olup bu miktarın da ödendiğini, davacının kabul ettiği 348.663,22 TL ödeme miktarına ilaveten 5.169,60 TL yemek bedeli davacının alacak bedelinden kesildiğinden, bunun toplam alacak tutarına ilave edilmesi gerektiğini, 354.263,02 TL toplam fatura bedeli ile 348.663,22 TL ödeme miktarı arasındaki fark 5.599,80TL olup; 5.169,60 TL yemek bedelleri, şantiyede verilen muhtelif malzemeler 225.70 TL ve cevabi ihtarname masrafı 127.83 TL’dan ibaret olduğunu, söz konusu kesintilerin sözleşmenin 24.2 maddesi gereğince iş sonunda yapılacağını, davacı ile aradaki sözleşmenin ilk sayfasında anlaşılan imalat kalemlerinin ve birim fiyatlarının tablo halinde gösterildiğini, tabloda 6+6 mm temperli camlı paslanmaz korkuluk (h=110cm) imalatı için davacının belirttiği sistem (51 lik küpeşte 32 lik dikme, 6+6 cam, cam kulağı) üzerinden anlaşıldığını, bu sistemin davacı tarafından teklif edildiğini ve sözleşme aşamasında herhangi bir itiraz/bildirim yapılmaksızın kabul edildiği halde davacının şantiye alanında kontrol mühendisinin de bulunduğu bir ortamda mevcut sistemin camları taşımaması ihtimalini gündeme getirdiğini ve kanal profil sistemini önerdiğini, hem kontrol mühendisi, hem de şantiye şefinin ilave maliyet getirmeksizin yapılması yönünde rıza göstermesi neticesinde imalatın davacının önerdiği yeni sistemle değiştirildiğini, bu noktada camların 6+6 mm kalınlığının değişmediğini sadece camı taşıyan ve cam kulağı denen tırnaklı sistem yerine kanallı profiller kullanarak oluşturulan bir sistemin kullanıldığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi camlardan ötürü bir zararın doğmadığının açık olduğunu, davacının kendi imal etmediği ve doğrudan piyasadan temin ettiği 6+6 mm camları kendi stokundan düşmek amacıyla müvekkile de bilgi vermek suretiyle olduğu gibi fatura ettiğini, müvekkilin de fatura meblağı üzerinden değerlendirme yaparak faturayı hak ediş imalat faturası olarak kabul ettiğini, davacının aslında hak ediş imalat karşılığı kestiği 171.843,40TL'lik faturayı malzeme zararı gibi göstererek farklı hesaplara yöneldiğini, davacı ile aradaki ticaretin sadece sözleşme ile kurulan paslanmaz korkuluk yapım işi olduğunu, salt malzeme satışına ilişkin alışveriş olmadığı gibi bu durumu gösteren teklif onayı, sipariş, mal alım sözleşmesi vb ayrıca bir belge bulunmadığını, kaldı ki söz konusu faturadaki 78 TL/mtül birim fiyat ile sözleşmedeki ÖBF1 ve ÖBF2 pozlarına ait birim fiyat örtüşmekteyken, yani hem malzeme+işçilik, hem de malzeme fiyatı aynı olmayacakken, bu durumu da iş ortaklığı bilirken, aynı fiyata davacıdan sadece malzeme almasının akla ve mantığa uymadığını, davacının bu noktada hak ediş imalatı için kesmiş olduğu 138.886,00 TL tutarındaki faturayı farklı amaçla kestiği yönünde algı oluşturma gayretinde olduğunu, ihtarnameye cevap vermedikleri iddiasının yerinde olmadığını, 26.03.2014 tarihli cevabi ihtarname gönderdiklerini, davacının sebep olduğu gecikmeler ve teknik personel yokluğundan ötürü davacıya sözleşmenin 11.2.4 maddesine göre 2.000,00 TL/gün üzerinden 30 gün için 60.000,00 TL, teknik personel yokluğu için, sözleşmenin 25.1. maddesine göre günlük 500,00 TL'den 30 gün karşılığı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL ceza kesilerek cevabi ihtarname ile davacıya bildirildiğini, fahiş alacak davasına karşı öncelikle takas mahsup defi'inde bulunduklarını  belirterek, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini, takas mahsup defi'inin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tDavalı ... İnşaat San ve Tic.A.Ş.vekili : Davacının müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini, diğer davalı ile aralarında yapılan adi ortaklık protokolü gereği işi fiilen yürüten ve işin tümünden sorumlu olanın diğer davalı ... İnşaat…AŞ. olduğunu, Samsun İstinaf  Mahkemesi Yapım İşini fiilen yürüten şirketin diğer davalı ... şirketi olduğunu, işin yapımından fiilen sorumlu olan ... şirketinin cevap dilekçesi muhteviyatına aynen katıldıklarını, adi ortaklık protokolü gereği diğer davalıya rücu haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile malzeme satışına dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, akdi ilişkinin varlığı, davacının yüklenici, davalıların iş sahibi olduğu, davalıların davacıya hakediş bedeli olarak 348.663,22 TL ödeme yaptığının ihtilafsız olduğu, davacı taraf  dava dilekçesinde, sözleşmede belirtilen tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işi teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise savunmasında, davacının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediği veya işi teslim etmediği yönünde bir savunmada bulunmamış, sadece davacının iddia ettiği gibi tahmini bedelin iki katını aşan bir iş yapılmadığını, yapılan işe dair sözleşme kapsamında tanzim edilen faturaların toplam bedeli olan 354.263,02 TL'nin ödendiğini savunduğu, asıl iş sahibi olan Adalet Bakanlığının 28.12.2015 tarih ve 75025863-E.3556/5504 sayılı yazısı ekinde gönderilen Samsun İstinaf Mahkemesi yapım işine ait gönderilen belgelere göre, 31.07.2013 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, 20.09.2013 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiği, 20.09.2014 tarihinde kesin kabulün yapıldığı, 03.02.2015 tarihinde kesin kabulün onaylandığı, asıl yüklenici olan  davalı  iş ortaklığının işi süresinde tamamladığı, yapmış olduğu imalat (korkuluk işleri dahil) sebebiyle idareden 43.890.000,00 TL aldığının görüldüğü, davalının savunması ve asıl iş sahibinden gelen kayıtlara göre davacı alt taşeronun üstlendiği işi sözleşme ve fen kurallarına uygun ayıpsız bir şekilde yaparak, zamanında davalı iş ortaklığına teslim ettiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 6.1 maddesine göre, sözleşme bedelinin iş sonundaki kesin hesapla belirleneceğinin belirtildiği, ancak bilirkişi heyetinin tespitine göre, sözleşme sonrasında edimin ifası aşamasında tarafların sözleşmede belirtilen usul ve esaslara göre hareket etmedikleri, prosedürleri işletmedikleri ve bu meyanda geçici kabul ve kesin kabullerin de yapılmadığının görüldüğü, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirerek paslanmaz korkuluk imalat ve montaj işini tamamladığının kabul edildiği, bilirkişi heyetince taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2 maddesine göre, yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde uzman ekibin (davacının) teklif ettiği birim fiyatlar esas alınacağından dolayı, davacının 13.12.2012 tarih ve 032498 nolu KDV dahil 43.553,62 TL 1,2,3 hakediş bedeli açıklamalı faturaya dair alacak ile 31.01.2014 tarih ve 002571 nolu KDV dahil 405.339,49 TL hak ediş bedeli alacağı toplamı 448.893,11 TL olduğunun hesaplandığı, davacının hak edişe istinaden düzenlediği bu faturaların, davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, tarafların kabulüne göre iş sahibi davalı hak ediş karşılığı davacı yükleniciye 348.663,22 TL ödeme yapmış, buna göre, (448.893,11-348.663,22=) 100.229,89 TL davacının davalıdan hakediş alacağı kaldığı, davalının yemek bedeli alacağı olan 5.169,60 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının hakediş bedeli alacağının  (100.229,89-5.169,60-) 95.060,29 TL  olduğunun hesaplandığı, davacı yanca davalıya gönderilen Altındağ 2. Noterliğinin 17.03.2014 tarih ve 5405 yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin tebliğ edildiği 18.03.2014 tarihinden itibaren 7 gün sonra 26.03.2014 tarihinde davalı temerrüde düşürüldüğü, 26.03.2014 temerrüt tarihinden, takip tarihine kadar  mevcut 95.060,29 TL davacı asıl alacağına, taraflar tacir olduğundan % 11,75 oranında avans faizi üzerinden mahkemece hesaplanan  1.530,08  TL işlemiş faiz de ilave edildiğinde, davacının takip tarihi itibari ile toplam  96.590,37 TL davalılardan alacağı olduğunun anlaşıldığı, davacı talep ettiği, sözleşme dışı başka işlerde kullanılmak üzere alınan malzeme bedeli,  maliyet artışı, montaj için yer teslimi yapılmaması sebebiyle uğranılan zarar, proje değişikliği ile kanal profil sistemine geçiş sebebiyle camlardaki zarar, malzeme faturasının gecikme bedelinden kaynaklanan alacak taleplerini ispatlar delil sunamadığı, bu sebeple hakediş alacağı dışındaki davacı alacakları yönünden, ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiği, davalının sözleşme gereği davacıya toplam 75.000,00 TL ceza kestiklerinden bu miktar kadar takas mahsup taleplebinde bulunmuş ise de, davacı yüklenicinin sebep olduğu gecikmeler ve teknik personel yokluğundan ötürü sözleşmenin 11.2.4. ve  25.1 maddesini ihlal ettiğini ispatlayan deliller davalı tarafından sunulmadığından davalının bu yöndeki talebinin kabul edilmediğini, bu sebeplerle açılan davanın kısmen kabulü ile; davalıların Ankara 29. İcra Müdürlüğü 2014/9566 sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 95.060,29 TL asıl alacak ve 1.530,08  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  96.590,37 TL  üzerinden devamına, asıl alacağa takip  tarihinden itibaren %  11,75 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebi ve alacağın bilirkişi incelemesi sonunda hesaplanabilmesi, bu sebeple likit olmaması sebebi ile icra inkar tazminatı talebinin, reddedilen kısım yönünden takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalıların Ankara 29. İcra Müdürlüğü 2014/9566 sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 95.060,29 TL asıl alacak ve 1.530,08  TL işlemiş faiz olmak üzere toplam  96.590,37 TL  üzerinden devamına, asıl alacağa takip  tarihinden itibaren %  11,75 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebi ve icra inkar tazminatı talebi ile davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:İşin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiği hususunun ihtilafsız olduğunu, mahkemece sanki taraflar arasında sadece eser sözleşmesi varmış gibi değerlendirme yapılması, diğer düzenlenen beş adet faturanın geçersiz kabul edilmesi ve bu fatura içeriklerinin ispatlanamadığı tespitinin usul ve yasaya uygun  olmadığını, hükme esas alınan 17.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun daha önce alınan diğer tüm raporlarla çeliştiğini, çelişki giderilmeden, hatalı bilirkişi raporu üzerinden karar verildiğini, 6100 HMK 222/2 maddesine göre kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtları sahibi lehine delil olarak kullanılabileceğini, mahkemece 5 adet faturanın delil olarak kabul edilmediğini, bu faturalardan; 30.09.2013 tarihli 2444 nolu 171.843,40 TL'lik \"6+6 lamine+temperli cam\" açıklamalı faturanın sözleşmede kararlaştırılan işin sonradan davalı tarafça değiştirilmesinden kaynaklı ek malzemeye ilişkin fatura olup, bu faturanın davalı tarafın ticari kayıtlarında da görüleceği üzere kabulünde olduğunu, bu faturanın ayrıca BS-BA kayıtlarının da dosyada olduğunu, 03.06.2013 tarihli 2336 nolu 138.886,00 TL'lik \"Paslanmaz Korkuluk malzeme faturasının sözleşme haricinde davalılara satılan malzemeye ilişkin olup, davalıların ticari defterlerinde açıkça kayıtlı olmasına rağmen mahkemece bu alacakla ilgili delil bulunmadığı tespitinin yapıldığını, üstelik bu faturanın da ayrıca BS-BA kayıtlarının dosyada bulunduğunu, 14.02.2014 tarihli 27.612,00  TL'lik faturanın Camlı Paslanmaz Korkuluk Proje Değer farkına ilişkin fatura olduğunu, davalı tarafın sözleşme kapsamı dışına çıktığını ve sözleşme harici taleplerde bulunduğunu, bu taleplerden kaynaklı müvekkilinin fiyat farkı olarak davalıya yansıtıldığını, ve davalı tarafça da kabul edilerek kendi ticari defterlerine de kaydedildiğini, bu faturanın da BS-BA formlarının dosyada mevcut olduğunu, 14.02.2014 tarih 143.490,19 TL'lik faturanın davalıların montaj için yer teslimi yapmamasından kaynaklanan zarara ilişkin olup, bu faturanın da taraf defterlerinde kayıtlı olduğunu, ayrıca bu faturanın  da BS-BA formu Vergi Dairesince dosyaya gönderildiğini, 14.02.2014 tarihli 49.776,90 TL'lik faturanın 2336 ve 2444 nolu faturanın gecikme bedeline ilişkin olup, bu faturanın da davalıların ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, bu faturanın BS-BA formunun da dosyada bulunduğunu, delil olarak tarafların ticari defter ve belgelerine delil olarak dayandıklarını, mahkemece kabul görmeyenbelirtilen 5 adet faturanın da BS-BA kayıtlarının dosyada mevcut olmasına rağmen alacağın ispat edilemediği şeklindeki tespitin usul ve yasaya uygun olmadığını, diğer bir istinaf nedeninin ise müvekkilinin hak edişinden kesilen 5.169,60 TL'lik yemek bedeli olduğunu, kesilen bu bedelin hukuka uygun bir yanı bulunmadığını, son istinaf nedeninin ise likit olan alacaklarla ilgili icra-inkar tazminatı verilmemesi olduğunu, fatura alacakları defterlerde kayıtlı olup likit alacak olmasına rağmen müvekkili lehine icra inkar tazminatı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... İnşaat San ve Tic.A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle: Adalet Bakanlığı Müsteşarlık Teknik İşler Dairesi Başkanlığı tarafından ihaleye çıkarılan Samsun İstinaf Mahkemesi Yapım İşinin müvekkil şirket ve ... İnş. Tic. ve San. A.Ş. tarafından üstlenildiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. arasında yapılan “... İnşaat – ... İnşaat Adi Ortaklığı Protokolü” gereğince işi fiilen yürüten ve işin tümünden sorumlu olan davalı ... İnş. Tic. San. ve A.Ş. olup, söz konusu  iş sahasında, işi fiilen yürüten şirket ... şirketi olduğu gibi, işin devamı ve tamamlanması adına, kullanılacak olan araç, gereç ve malzemeleri sağlayan dolayısıyla bu işlerin montajından sorumlu olan da yine ... şirketi olduğunu, bu nedenle ... şirketinin işin yürütülmesi ve tamamlanması adına akdetmiş olduğu sözleşmeye dayanılarak açılan alacak davasında müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin yasa ve usule aykırı olmasına bağlı olarak husumet itirazında bulunulduğunu, ayrıca iş ortaklığına karşı açılan işbu davada davacı, dava dilekçesinde ... şirketi ile, Samsun İstinaf Mahkemesi Yapım İşi’nin korkuluk imalatlarının dışında, başka inşaatlarda kullanılmak üzere, malzeme alışverişi içerisinde olduğunu ve bu alışverişlere dayalı olarak fatura düzenlediğini ve icra takibine konu yaptığı alacağın bir kısmının buna ilişkin olduğunu açıkça beyan ettiğini, davacının, müvekkili şirket ile ... şirketi arasında kurulan yalnızca Samsun İstinaf Mahkemesi Yapım işine ilişkin iş ortaklığına karşı açtığı işbu davada, diğer davalı ... şirketinden olan paslanmaz korkuluk malzeme satışına ilişkin alacak iddiası ile ilgili iş ortaklığından talepte bulunması ve müvekkili şirkete husumet yöneltmesinin da usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim, mahkemece yapılan yargılamada; gerek taraflar arasındaki sözleşmelerin gerekse de taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde dosyada tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre davacının dava konusu takibe dayalı alacak talebinin yerinde olmadığı tespitlerinin yapıldığını, ancak mahkemece davanın  kısmen kısmen kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına, yasaya, usule ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, mahkemenin hükmüne esas alınan 17.3.2020 bilirkişi raporunda, faturaların ve faturalarda yer alan malların tacirler arasındaki usul ve esaslara göre teslim edilip edilmediğine bakılmaksızın, yine gerek ortaklık defter ve kayıtlarının, sahibi lehine delil olma özelliğinin bulunduğu gerekse de davacının HMK 222 maddesi  kapsamında kendi aleyhine delil olan ve kendisini bağlayan ticari defter ve kayıtları dikkate alınmadan davacı lehine farazi bir şekilde ve kül halinde yapılan bakiye alacak hesaplamasının denetime elverişli olmadığını,  31.01.2014 tarihli 02571 numaralı ve 405.339,49 TL tutarlı faturanın  iş ortaklığının 2014 yılı defterlerinde ve BA/BS formlarında yer almadığı, yine söz konusu faturanın teslimine ilişkin somut bilgi ve belgenin olmadığı,  ayrıca son hak ediş düzenlendikten ve işin bitirildiğinin kabulünden sonra davacı tarafından, iş ortaklığına dava konusu iş ile ilgili olarak malzeme teslimini gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığı ve fatura içeriği malların da bu işle ilgili olmadığı hususlarının aşamalarda alınan tüm raporlarda tespit edildiğini ve muaraza olmaktan çıktığını, o halde bilirkişi kurulu tarafından, her iki tarafın da defter ve kayıtlarında yer almayan 31.01.2014 tarihli 405.339,49 TL bedelli faturaya dayanılarak alacak hesabının yapılmasını hukuken mümkün olmadığını, zira bu faturanın iş ortaklığı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve BA formlarında bulunmamasının yanında davacının BS formlarında da bulunmadığı gerçeği karşısında, söz konusu faturaya göre alacak hesabı yapılmasının hukuk mantığıyla izah edilemez olduğunu, Yargıtayın kararlılık kazanmış görüşlerinin de, faturaya dayalı başlatılan icra takiplerine ilişkin açılan itirazın iptali davalarında, faturalar üzerinde sınırlı inceleme yapılması gerektiği yönünde  olduğunu, kaldı ki; gerek kesin hesabın sunulamamış olması, gerekse de davacının tanzim ettiği faturalara ilişkin mal ve hizmet verdiğini / faturaları tebliğ ettiğini ispatlayamamış olması karşısında; iş ortaklığının kesin delil vasfında olan defteri ve vergi dairesinden getirtilen BA-BS alıcı ve satıcı formları da dikkate alınarak, davacının davasını HMK düzenlemeleri çerçevesinde kanıtlayamadığının kabulü gerektiğini, yine hükme esas alınan söz konusu raporundaki mahkeme tarafından, davacının itirazları doğrultusunda davacı ticari defterlerinde kayıtlı toplam 7 adet faturanın esas alınması halinde davacının bakiye alacağı 7 adet fatura bedeli =980.501,59-5.169,60 (yemek bedeli)=975.331,99 TL'dan tarafların kabulünde olan davalının imalat bedel ödemesi  348.663,22 TL alacak miktarından çıkarıldığında (975.331,99- 348.663,22=) 626.668,77 TL olarak hesaplandığı şeklindeki değerlendirmesinin ise maddi ve hukuki hiçbir dayanağının olmadığını gerek söz konusu bilirkişi kurulunun kök ve ek rapor içeriğinde yer alan “..Davacının itirazlarında belirttiği şekli ile yalnız kendi ticari defterlerinde kayıtlı 7 adet fatura bedeli alacağının hesaplanması (ilk üç fatura hariç) ticari defter ve kayıtlarda uyumsuzluk bulunduğundan mümkün gözükmemekle birlikte alternatif olması bakımından aşağıda hesaplama yapılmıştır…” şeklindeki tespiti, gerekse de  aşamalarda alınan tüm raporlarla ihtilaf konusu olmaktan çıktığını, o halde, somut ve hukuki dayanağı olmayan böyle bir alacak hesabına bağlı olarak davacı lehine ve davalılar aleyhine hüküm tesis edilmesinin hukuken bir karşılığı bulunmadığını, davacının dava konusu takibe dayalı alacak talebinin yerinde olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... İnşaat San ve Tic.A.Ş. vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davacı vekilince incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t\t<br>\tDavacı vekilince açılan davada, davalıların kurduğu adi ortaklıklığın ihalesini aldığı Samsun İstinaf Mahkemesi binasının korkuluk yapımı için taraflar arasında 11.05.2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ayrıca bu işin yapımı dışında davalıların başka inşaatlarda kullanılmak üzere davacıdan korkuluk malzemesi satın aldıklarını, müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirerek işi teslim ettiğini, ancak yapılan işe ve satılan mallara rağmen davacının alacağını alamadığını, davacının davalılardan asıl alacak toplamı 631.838,37 TL olup bu miktarın 438.571,29 TL'sinin hak ediş ve malzeme satışından kaynaklandığını,193.267,08 TL'nin ise iş ortaklığının zamanında iş verememesi nedeniyle malzemeye gelen zamlar sonrası davacının uğramış olduğu zararlar (fiyat farkları, gecikme faizleri) ile aylara sirayet eden ödememeler sonrasında meydana gelen zararların fatura edilmesinden kaynaklandığını, davalıların ödeme yapmaması üzerine, 631.838,37 anapara ve 11.797,20 TL işlemiş olmak üzere toplam 643.635,57 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine durduğunu belirterek, icra takibine itirazın iptaline ve  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep edilmiştir.<br>\tDavalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalı ile aralarında yapılan adi ortaklık protokolü gereği işi fiilen yürüten ve işin tümünden sorumlu olanın diğer davalı ... İnşaat…AŞ. olduğunu, işin yapımından fiilen sorumlu olan ... şirketinin cevap dilekçesi muhteviyatına aynen katıldıklarını, adi ortaklık protokolü gereği diğer davalıya rücu haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tMahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının edimlerini yerine getirerek korkuluk imalatı ve montajını tamamladığı, davacının 448.893,11 TL'lık hakediş faturalarının, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu miktardan tarafların kabulünde olan 348.663,22 TL ödemenin mahsubu ile 100.229,89 TL davacının davalıdan hakediş alacağı kaldığı, davalının yemek bedeli alacağı olan 5.169,60 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının hakediş bedeli alacağı 95.060,29 TL ile mahkemece hesaplanan  1.530,08  TL işlemiş faiz de ilave edildiğinde, davacının takip tarihi itibari ile toplam  96.590,37 TL davalılardan alacağı olduğu gerekçesiyle dava bu miktar üzerinden kısmen kabul edilmiş, hakediş alacağı dışındaki davacı alacakları yönünden ispatlanamadığından reddine karar verilmiş  davalının  75.000,00 TL ceza miktarı kadar takas mahsup taleplebinde bulunmuş ise de, davacının sebep olduğu gecikmeler ve teknik personel yokluğundan ötürü sözleşmenin 11.2.4. ve  25.1 maddesini ihlal ettiğini ispatlayan deliller davalı tarafından sunulmadığından davalının takas-mahsup talebi kabul edilmemiş, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile reddedilen kısma ilişkin takibin kötüniyetli yapıldığı kanıtlanamadığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, sözleşme kapsamında düzenlenen hakediş, tutanak ve yazışmalar değerlendirilerek gerekli görülmesi halinde mahallinde keşifle sözleşme kapsamında yapılması gereken işler ve bu işlerde davacı tarafça iddia edildiği gibi proje değişikliği kapsamında malzeme ve iş miktarında bir değişiklik ve artışın olup olmadığı incelenerek davadaki talep, itiraz ve beyanlar öncesinde alınan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle davacının sözleşmeye konu iş kapsamında talep edebileceği toplam alacağın belirlenmesi, bunun dışında davacı tarafça ayrıca malzeme  teslimi yapıldığına ilişkin iddiası yönünde delilleri de değerlendirilerek, yine Yerleşik İçtihatlarda da kabul edildiği üzere taraflar arasında sözleşme kapsamında düzenlenen ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilen faturalar ve davalı yanca BA formuyla da bildirilen  faturalardaki kalemler yönünden de bu fatura miktarlarının davacı alacağı olarak kabul edilerek ispatlanan ödemeler ve mahsubu gerektiği belirtilen kalemler yönünden de değerlendirme yapılmak üzere yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken faturaların ticari defterlere kayıtlılığı hususundaki raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... İnşaat San ve Tic. A.Ş. vekilinin  istinaf başvurularının kabulüne, tarafların sair istinaf sebepleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı ... İnşaat San ve Tic.A.Ş.vekilinin istinaf başvurularının   kabulüne,<br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih ve 2015/272 E-2023/288 K<br> sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  kendisine  iadesine,<br>\t5-Davalı ... İnşaat San ve Tic.A.Ş. tarafından ödenen 1.650,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  kendisine  iadesine,<br>\t6- İstinaf eden taraflarca ödenen istinaf başvuru harçları ile yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>      \t \t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince  KESİN olarak  18.09.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t <br><br>Başkan <br><br> <br>Üye <br> <br><br>Üye <br> <br><br>Katip <br><br> <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1cf55c1ecd50aff","SID":"5950a3a50d829439"}}