{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/215 <br>KARAR NO\t: 2025/1498<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/11/2021<br>NUMARASI\t: 2019/107 E. - 2021/1078 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını, söz konusu icra takibinin cari hesap alacağına dayandığını, fatura alacaklarının çeşitli nakliye bedellerinin içerdiğini,  faturaların toplamının 54.609,00 EURO olduğunu, icra dosyası açılış tarihinde 312.363,48 TL'ye denk geldiğini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin mağdur edildiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptaline ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep  ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya konu nakliye bedellerinin tamamının ödendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, yapılacak defter incelemesi ile davaya konu fatura bedellerinin ödendiğinin görüleceğini, alınacak bilirkişi raporu ile haklılıklarının ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazmnatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Davacı ile davalı arasında, davacının,davalıya hizmet vermesi nedeniyle ticari ilişkinin gerçekleştirdiği,buna ilişkin taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığı,davacının faturadan kaynaklı bakiye cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine cari hesap alacağını dayanak göstererek, davalı aleyhine icra takibine geçtiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davası açılmıştır.Davacı tarafından düzenlenen tüm faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davacı tarafından fatura içeriğindeki hizmetin verildiği sabit olup bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık,icra takibine konu faturalardan kaynaklanan borcun ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.Davalı vekili,davacı tarafından verilen hizmetin alındığını ancak bedelinin davacıya verilen çekler ile ödendiğini savunmuştur.Davalı vekili tarafından ödeme aracı olduğu bildirilen çekler ile ilgili yapılan araştırmada söz konusu çeklerin ödendiği sabittir.Ancak davacı vekili,davalı tarafından kendilerine çek verilmediğini,bu çeklerin müvekkili tarafından alınmadığını ve sözü geçen çeklerin üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını iddia etmiş ise de,davacı şirketin cirosu bulunan çekler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bu çekerin üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili,ödeme olarak 7 adet çeke dayanmış olup bu çeklerden 6 tanesinde davacı şirketin cirosu bulunmakla birlikte ... seri numaralı çekte davacı şirketin cirosu bulunmamaktadır.Davacının cirosu bulunan çekler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bu çekler üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğu anlaşıldığından davacının bu çekleri ödeme olarak aldığı ve tahsil ettiği,davalının bu çeklere yönelik olarak ödeme savunmasını ispat ettiği anlaşılmakla birlikte ... seri numaralı çekte davacının cirosunun bulunmaması ve bu çekin ödeme aracı olarak davacıya verilen çek olduğuna ilişkin davalı vekilinin yemin deliline dayanmaması nedeniyle ödeme savunmasını ispat edemediği...\"   gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 8.890,29  EURO asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 10.174,40 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödeme nedeniyle reddedilen asıl alacağın  % 20'si üzerinden hesap edilen 52.322,32 TL kötüniyet  tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 27.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda bahsi geçen çeklerin müvekkili tarafından cirolanmadığını, müvekkilinin bu çeklerden haberdar olmadığı gibi cirodaki imzanın da müvekkili şirkete ait olmadığını, çeklerdeki müvekkiline atfen yapılan ciroların sahte olduğunu, 27.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda hatalı ve son derece yanlış bir yorumla davalının ödeme için verdiğini iddia ettiği çeklerin, müvekkili adına ... adlı şahsın aldığı belirtilerek, çek bedellerinin müvekkiline ödenmiş savıyla hesaplama yapıldığını, bu tespitleri kabul etmenin mümkün olmadığını, zira iddia edilen çeklerin hiçbiri müvekkiline verilmediği gibi çek bedelleri de müvekkili tarafından tahsil edilmediğini, ayrıca ilgili çeklerin müvekkili adına düzenlendiği iddia edilmiş ise de belirtmek isteriz ki müvekkilinin bu çeklerle ilgili bilgisi bulunmadığını ve hiç bir şekilde ciro etmediğini,  bu nedenle iddia edilen çeklerin arkasındaki imza müvekkili şirkete ait olmadığını, çeklerin arkasında bulunan imzanın, müvekkili şirketin temsile yetkili kişinin imzası olmadığını, yetkisiz kişilerce imzalanan sahte ciro ile müvekkilinin hiçbir ilgisi olmayıp, bu nedenle çek bedellerinin müvekkilinin alacağından mahsup edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde alacaklı olduğunun ispatlandığını, müvekkilinin ticari defterlerinde 10.500 EURO nakit tahsilat kayıtlı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 2017 yılı içerisinde müvekkili firmanın davalı firmaya vermiş olduğu hizmet karşılığında 65.109 EURO tutarında fatura düzenlediği ve davalı firmanın almış olduğu hizmete karşılık müvekkili firmanın ...ti Bankası Kızıltepe Şubesi hesabına 10.500 EURO ödeme yaptığının görüleceğini, daha önce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı firmanın müvekkili firmaya olan borcu 54.609 EURO tutarında olduğunu, raporda belirtilenin aksine ... isimli kişinin çekleri müvekkili adına teslim almadığını, müvekkilinin çek teslim alan ... adlı kişiyi çeklerin teslimi konusunda yetkilendirmediğini, kaldı ki müvekkilinin bu çeklerden haberdar bile olmadığını, çekleri teslim alan ve tahsil eden ... müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, çeklerin hiçbir şekilde müvekkili firma tarafından teslim alınmadığı, cirolanmadığı gibi tahsil de edilmediğini, müvekkilinin haberinin olmadığı bir çekten dolayı borcun tahsil edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, tüm bunlarla birlikte İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada kesinleşen bir alacak bulunmadığını, çek asıllarının imza karşılığında ve tutanak ile teslim edilmesi gereken belgeler olduğunu, ancak çeklerin müvekkili şirkete ibraz edildiğine ilişkin herhangi bir çek teslim tutanağı dosyaya sunulmadığını, bilirkişi raporunda ödemelerin iddia edilen çeklerle yapıldığı tespiti kesinlikle doğru olmadığını, çeklerin davalı tarafından ödendiği iddia edilse de müvekkili şirkete yapılan bir ödeme mevcut olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin imzası profesyonel bir şekilde taklit edildiğini, yetkisiz kişilerce imzalanan sahte ciro ile müvekkilinin hiç bir ilgisi olmayıp, bu nedenle çek bedellerinin müvekkilinin alacağından mahsup edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yetkilisinin imza örnekleri ile ilgili adli tıp genişletilmiş uzmanlar heyetinden rapor alınmasını talep etmelerine rağmen mahkeme bu talebini dikkate almadığını ve yargılamayı bitirdiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,  belgeler üzerinde denetime elverişli inceleme yapılmadığını, öncelikle müvekkiline ait olduğu iddia edilen çeklerdeki cirolar yönünden tekrar imza incelemesi yapılmasını ve adli tıp uzmanlar heyetinden yeniden bilirkişi rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, taşıma hizmeti verilmesi sebebiyle düzenlenen  fatura ve açık hesap alacağının  tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalıya taşıma hizmeti verdiğini,  bu sebeple düzenlenen fatura ve açık hesap alacağının ödenmediğini ileri sürmüş; davalı ise fatura bedellerinin ödendiğini, borcu buunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 54.609,00 EURO asıl alacak, 2.437,12 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.046,21 Euro karşılığı 322.305,38 TL alacak yönünden 30.07.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak 30.01.2018 54.609,00 EURO  tutarındaki taşıma faturasının gösterildiği, ödeme emrinin 23.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 30.10.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.  Mahkeme, davalının çek ile yaptığı ödemeler tespit edilerek davanın ksımen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama aşamasında gerek davacı defterlerinde talimat ile aldırılan bilirkişi raporu, gerekse sunulu deliller kapsamında bilirkişi ...'dan alınan bilirkişi rapor içeriği gözetildiğinde, davacının taşıma faturaları hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, yine davalı yanca davacıya nakit havale olarak yapılan 10.500,00 EURO ödeme hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihinde 54.609,00 EURO alacaklı göründüğü anlaşılmaktadır. Davalı nakit havale dışında davacıya 7 adet bilgilerini, tahsilat makbuzlarını sunduğu çeklerle ödemeler yaptığını, bu nedenle davacıya takip konusu faturadan ötürü borçlu  olmadığını ileri sürmüştür. İlk derce mahkemesince dosyaya celp edilen banka müzekkere cevap ve ekindeki çek görüntüleri, SGK  müzekkere cevabı, çeklerdeki imzaya davacı itirazı kapsamında alınan imza inceleme raporu  ile alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında çek ödemeleri mahsubu ile davacı alacağı belirlenerek  karar verildiği  anlaşılmaktadır.Davacı vekilince davacı bakiye alacağına esas alınan ve davalı savunmalarında ileri sürelen çeklerdeki imzaların müvekkili şirkete ait olmadığı, müvekkilinin davalı savunmalarında verildiğini ileri sürdüğü çekleri almadığı, bu nedenle çek tutarlarının bakiye alacak hesabında dikkate alınmasının yerinde olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir.İlk derce mahkemesince şirket yetkilisinin mukayese esas imza örnekleri alındıktan sonra çek asılları üzerinde yapılan inceleme sonunda alınan  bilirkişi  raporu içeriğinden, çeklerdeki davacı şirkete atfen şirket kaşesi üzerine atılı ciro imzalarının şirket yetkilisi ...'ın imzaları ile yüksek derecede uygunluk ve benzerlik içerdiği, bu surette şirket yetkilisi  eli ürünü olduğu anlaşılmaktadır. Banka müzekkere cevap içerikleri ile  bilirkişi ... tarafından sunulan rapor içeriğinden, 2 adet 10.500,00 EURO ve 4 adet toplam 162.478,00 TL tutarlı çekleri teslim alan ve 4 adedini kendisi diğer 2 adedinin de cirantalar tarafından tahsil edildiği anlaşılan çekleri teslim alan ... nın SGK müzekkere cevap içeriği ile davacı çalışanı  olduğu da anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davalının ödeme için verdiğini ileri sürdüğü ve ibrazları ile davalı hesabından tahsil edilen çekler yönünden davalı savunmasının kanıtlandığı sonucu ile kurulan hüküm isabetli olup, davacı vekilinin çekler üzerinde imza incelemesi yapılarak alınan raporun yetersiz olduğu, çeklerdeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı, bu kapsamda çeklerin davacı alacağından mahsup edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.09.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c3715c63e49199b","SID":"523162b8b9d20157"}}