{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   1. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/1211 <br>KARAR NO\t: 2025/1247<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t: ...  (...)<br>ÜYE\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/03/2023<br>NUMARASI\t: 2022/... Esas, 2023/... Karar<br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVALI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVANIN KONUSU\t: Paydaşlar Arası Ecrimisile Dayalı İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ                  \t: 17/05/2021<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t: 29/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/09/2025<br><br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK'nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davalı şirketin ... MERSİN adresinde bulunan ve tapunun Mersin İli ... parsel numarasında kayıtlı taşınmazda 1/2'şer oranında hissedar olduklarını, bu taşınmaz üzerinde bulunan ve muhtelif hollerden oluşan bir bina yer aldığını, davalı şirketin taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 2.200 m2 yüzölçümlü bir holü, müvekkilinin bilgi ve onayı dışında 01.12.2019 tarihli ve 5 yıl süreli kira kontratına istinaden aylık 13.000 TL + KDV bedelle dava dışı ... ... San.ve Tic.Ltd.Şti.ne kiraya verdiğini, müvekkilinin bu durumu öğrendikten sonra davalıya ihtarname keşide ederek Aralık 2019 - Ocak ve Şubat 2020 aylarına ilişkin kira bedelinin yarısının kendisine ödenmesini istediğini, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasından icra takibine başlanıldığını, ödeme emri tebliğ edildiğini ancak haksız itiraz üzerine takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması ve itirazın kötü niyetli olması sebebiyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili ilk derece mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:  <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; alacaklı ... tarafından  Mersin 5. icra müdürlüğünün 2020/... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının Mersin İli ... parsel numarasında kayıtlı taşınmazın davalı hissedar tarafından dava dışı  ... ... San.ve Tic.Ltd.Şti'ne kiraya verilmesinden kaynaklı fazladan tahsil edilen ve davacının hissesine düşen  kira alacağı olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, akabinde eldeki davanın açıldığı, toplanan deliller, incelenen tapu kaydı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı şirketin  Mersin İli ... parsel sayılı taşınmazda 1/2' şer oranında hissedar oldukları, söz konusu taşınmazın bir bölümünün davalı hissedar tarafından dava dışı ... ... San.ve Tic.Ltd.Şti.' ne kiraya verildiği ve Aralık 2019, Ocak 2020 ve Şubat 2020 aylarına ilişkin davalı tarafından kiracıdan toplam 46.020,00TL kira bedeli tahsil edildiği, ancak davacının hissesine düşen kira bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmediği, bu nedenle davacının hissesine düşen 23.010,00TL kira bedeli yönünden davalıdan alacaklı olduğu, nitekim takip talebinde de iş bu alacağın talep edildiği, ayrıca raporda belirtildiği üzere iş bu kira alacağının temerrüt tarihi olan ihtar tarihinden takip tarihine kadar işletilebilecek faizin 624,11 TL olduğu, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın iş bu değerler üzerinden kısmen kabulüne yönelik karar verildiği, her ne kadar davalı vekili usuli itirazlarında bulunmuş ve intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini iddia etmiş ise de, taraflar arasında daha önce aynı mevzuda mahkemenin 2017/... -2019/... sayılı dosyasında da görülen bir dava bulunduğu, yine eldeki davadan önce davacı tarafından Mersin 7. Noterliğinin 26.02.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek dava konusu  kira bedellerinin talep edildiği, ayrıca eldeki davaya ve kiralamaya  konu  taşınmazın kiraya verilerek gelir elde edilen iş yeri konumunda olduğu, bu nevi taşınmazlarla ilgili intifadan men koşulu da aranmayacağı, yine eldeki davada ihtarnamede tarihinden öncesine tekabül eden Aralık 2019, Ocak  2020 ve Şubat 2020 aylarına ilişkin kira bedellerinin talep edildiği, incelenen Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/... sayılı dosyasında ise Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2020 aylarına ilişkin kira bedellerinin talep edildiği, bu nedenle mükerrer talepte bulunulmadığı, ayrıca mezkur dava dosyasında kiracı ... ... San.ve Tic. Ltd. Şti' ne karşı dava açıldığı, davalı tarafın  bu husustaki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yanlış hukuki sebebe dayanılarak açıldığını, kira sözleşmesinin özel hukuk alacak borç ilişkisi doğran sözleşme olduğunu, sözleşmelerin kural olarak tarafları bağladığını, davacının aynı taşınmazda kendisinin de kiraya vererek kullanımı olduğunu, müvekkilinin yarı hissedar olarak karşı paydaş davacının hissesi gereğince kullanımına engel olarak hiç bir kullanımı bulunmadığını, doğru hukuki sebeple dava açılmış olsaydı dahi davanın gene de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ve müvekkilinin yarı yarıya hisse sahibi olduğu yerle ilişkin olarak müvekkilinin bir başkası ile kira sözleşmesi yaptığı iddiasıyla bu sözleşmeye göre kararlaştırılan kiranın yarısını istemesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının davasını ecri misil olarak değil kendisinin taraf olmadığı kira sözleşmesinden kaynaklanan kira bedelinin tahsili için açtığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, ancak yerel mahkemenin 3.sayfasının ilk paragrafında bu koşulların gerçekleştiğini belirttiğini, Mersin 7.Noterliğinin 26.02.2020 ve ... yemiyeli ihtarname ile intifadan men'in yapıldığından bahsedilmişse de; bu ihtarnamenin dava konusu talep ve iddia edilen (kira sözleşmesi 01.12.2019 tarihlidir -gerekçeli karar 1.sayfada belirtilmiştir) tarihlerden sonra çekildiğini, ayrıca bu ihtarnamede intifaden men değil tarafı olmadıkları mevcut kira sözleşmesi gereğince kiranın  1/2'sinin istenildiğini, davacının bu ihtarnamede taşınmazı kendi veya bir başkasının kullanmasına itiraz etmediğini, gene aynı gerekçeli karar da bu hususta daha önceden Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/...-2019-... K.sayılı dava da ecri misil talebinin olduğu belirtilmişse de ve bu şekilde intinaden men şartı gerçektiği belirtilmek istenilmişse de, bu davanın hem red edildiğini, hem de dava konusu yerin mevcut dava konusu yer olmayıp 117 Ada 1 Parsel olduğunu (Dava konusu yerin 117 Ada 2 Parsel olduğunu), davacının mevcut taşınmaz üzerinde kiracıları olduğunu, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... D.İş sayılı dosyada hem bilirkişi raporu hem keşifte dinlenen tanık ifadeleri hemde davacı tarafın vekili aracılığı ile verdiği cevabi beyanlarda mevcut yeri kendisinin kullandığını, raporlara bakıldığında davacının kullanımın hatta yarıdan fazla olduğunun ispatlandığını, dolayısıyla müvekkili paydaşın her ihtimalde diğer paydaş olan davacının kullanımını ortadan kaldırıcı bir durumu olmadığını, tam tersi davacı tarafın haksız kullanımı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, mevcut raporda, raporda 1.794,00 TL elektrik giderinin, kira gelirine dahil edildiğini, raporda 3.Kişiyle yapılan sözleşme gereği kira geliri ve miktarı tespit edildiği yazılmışsa da raporda bu gelirler mahkemenin ve üst mahkemenin denetimine elverişli olmayacak şekilde 5.sayfada bir tablo ile gösterildiğini, ayrıca hukuki konularda mali bilirkişiden alınan raporla hukuki tahkikat yapılıp sonuca gidilemeyeceğini, mükerrer takip olduğunu, davacı tarafın mevcut icra takibi ve sonrasında açılan itirazın iptali davası şeklinde yürüyecek şekilde kira sözleşmesinin diğer tarafı iddiası ile ... Prodüksüyon ..ltd.şti aleyhine Mersin 3.Sulh Huk.Mah.2021/... E.sayılı mevcut icraya yapılan itirazın iptaline yönelik dava açtığını, yani davacı tarafın mükerrer bir şekilde gene 1/2 kirayı bu sefer sözleşmenin diğer tarafından istediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: <br>Taraflar arasındaki dava, paydaşlar arası ecrimisile dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.<br>Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.<br>Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış  bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.<br>Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. <br>Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/... Karar sayılı ilamı)<br>Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 693. maddesi uyarınca paydaşlardan her biri diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Ayrıca bölünmeyen ortak menfaatlerin korunmasına diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.<br> (Bknz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/... Karar sayılı ilamı)<br>04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK'da da belirlendiği gibi, HMK'nın 24/1, 25, 26, 30 ve 33. (HUMK'nın 74, 75 ve 76.) maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re'sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.<br>Somut olayda; davacı vekilinin, Mersin İli ... parsel numarasında kayıtlı taşınmazda davalı ile 1/2'şer oranında hissedar olduklarını, bu taşınmaz üzerinde bulunan ve muhtelif hollerden oluşan bir bina yer aldığını, davalı şirketin taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 2.200 m2 yüzölçümlü bir holü, müvekkilinin bilgi ve onayı dışında 01.12.2019 tarihli ve 5 yıl süreli kira kontratına istinaden aylık kiraya verdiğini, hissesine düşen kısım için icra takibi yaptığını, davalı tarafın itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali istemli bu davayı açtığı, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı vekilinin istinafa geldiği anlaşılmaktadır. <br>Dosyaya yansıyan bilgi, belge ve delillere göre; eksik inceleme ve araştırma ile verilen karar isabetsiz olmuştur.<br>Öncelikli olarak HMK 33 maddesine göre vakıaları anlatmak taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime ait bir görevdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık paydaşlar arası ecrimisil hükümlerine göre çözülmelidir.<br>Benzer bir olayda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2023 tarih, 2023/... karar sayılı ilamında; ''...Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur...'' şeklinde belirtilmiştir.<br>Bu kapsamda keşif yapılmadan dosya üzerinden mali müşavir bilirkişiden aldırılan rapor ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Tapu kaydına göre taraflar dava konusu taşınmazda 1/2 pay ile paydaştırlar. Davacı, davalının binadaki 2.200 m2 yüzölçümlü bir holü kiraya verdiğini ileri sürmektedir. Davalı taraf ise, davacının dava konusu taşınmazda kiraya verdiği yerlerin olduğunu savunmaktadır.<br>Hal böyle olunca, taşınmaz başında alanında uzman bilirkişiler ile keşif yapılmalı, fiili durum tespit edilmeli, davacının fiilen zeminde bizzat veya kiraya vererek kullandığı yerler var ise, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği bu nedenle davanın reddinin gerektiği gözetilmeli veya davalı hissesi kadar veya hissesinden daha az yer kullanıyor, aynı vasıf ve nitelikte davacının da kullanabileceği alan var ise yine davanın reddinin gerektiği gözetilmeli, davalının taşınmazın tamamını kullanıp kallanmadığı tespit edilmeli ve esas hakkında bir karar verilmelidir.<br>Taşınmazın tapuda arsa vasfında kayıtlı olduğu ve davacı tarafın iddiası da dikkate alınarak, arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.<br> İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. (Bknz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2023/... Karar sayılı ilamı)\t<br>Yapılacak keşif ile bilirkişilerden davacının talep ettiği ecrimisil dönemleri hakkında yukarıda bahsi geçen Yargıtay kararı içeriğine göre usulüne uygun denetime elverişli ecrimisil hesabı konusunda rapor aldırılmalıdır.<br>Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 bendi uyarınca kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE, <br>2-İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, <br>4-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>5-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine, <br>6-Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/09/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imza.  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imza.   <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imza.   <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imza.   <br><br><br><br><br><br>  ¸e-imza.\t\t¸e-imza.\t\t¸e-imza. \t                      ¸e-imza.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22fb07cdd7a9f257","SID":"eea7809e044a2cfb"}}