{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 17/07/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas<br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN DAVACI\t: ........      <br>VEKİLLERİ\t: Av.....& Av.....<br>İSTİNAF EDEN <br>KARŞI TARAF: .....<br>VEKİLİ\t: Av.....<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t:22/09/2025<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada  tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf davalı vekilinin  istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesi ve 13.6.2025 tarihli talep dilekçesi ile,  davalının  müvekkili aleyhine Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını ancak, müvekkilinin davalıya olan 750.000,00 TL bedelli senet borcunu 08.11.2024, 13.11.2024, 15.11.2024 ve 18.11.2024 tarihlerinde yapılan EFT'ler ile tamamen ödediğini, dolayısıyla davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını,  müvekkilinin davalı  şirket ile arasında başka herhangi bir ilişkinin de  olmadığını, dekontlardaki açıklamalara bakıldığında da senede istinaden yapılan ödemeler olduğunun görüleceğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü aksi halde uygun görülecek teminatla icra dosyasına yatırılan paranın paylaştırılmasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...İİK 72/3 maddesine göre; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.”<br>İİK 72/4 maddesinde ise; menfi tespit davasının alacaklı lehine neticelenmesi halinde ihtiyati tedbir kararının kalkacağı, buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alacağı ve alacaklının uğradığı zararın aynı davada takdir olunarak karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>Davacının \"icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi\" talebi bakımında İİK 72/3 maddesi gereği alacağın % 15’i oranında yatıracağı teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, alacağın % 15’i oranında yatıracağı teminat veya bu miktar teminat mektubu karşılığında İİK 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine, varsa teminat mektubunun paraya çevrilmemesine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, müvekkili tarafından başlatılan icra takibinin dayanağının 750.000,00  TL bedelli bono olduğunu, vadesinde ödeme yapılmadığını, protesto düzenlendiğini ve takip başlatıldığını,  davacı tarafından takibe konu bono borcunun ödenmiş  olduğu  ifade edilmiş  ise de,  bono aslının neden müvekkilinde olduğunun açılanamadığını, davacının yaklaşık ispat şartını yerine getiremediğini ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...Somut olayda, davacı tarafça senet bedelinin ödendiği iddia edilmekte olup bu hususun doğru olup olmadığı yapılacak yargılama ile belirlenebileceğinden ihtiyati tedbir konulmadığı taktirde yukarı açıklanan yasa hükümleri nazara alındığında hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı anlaşıldığından tedbire yönelik itirazın reddine...\" gerekçesiyle,  itirazın  reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili, itiraz dilekçesini tekrarla, mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacı tarafından iddiasını ispat edecek mahiyette hiç bir delilin sunulmadığını, müvekkilinin senedi ciro yoluyla aldığını, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı gibi, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması  istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. <br>HMK'nın 390. maddesinde'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. <br>Aynı Yasa'nın 394. maddesinde '' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.  İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde de '' İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf  istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 389 ve 390. maddeleri ile İİK'nın 72/3 madde koşullarının oluştuğu, karşı taraf davalının  itirazlarının yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın  362/1.f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  \t\t\t\t<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df1976d8ae12c812","SID":"5b0dbb7418d1c324"}}