{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1390 <br>KARAR NO: 2025/1620<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2024<br>ESAS NO: 2023/1028 <br>KARAR NO: 2024/911<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/09/2025<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili idare arasında ihale üzerine akdedilen sözleşme gereği hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu kapsamında dava dışı işçi ...'ın davalı yükleniciler tarafından çalıştırıldığını, işçinin 16/02/2019 tarihinde iş akdinin feshedilmesi sebebiyle müvekkili idare aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davanın Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2019/265 E. 2020/358 K. sayılı dosyasında hüküm altına alındığını, ilamın Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili idare tarafından 30.426,59 TL.nin 08/11/2021 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, söz konusu ödemeden davalı yüklenicilerin sorumlu olduğunu, dava dışı ...'ın çalıştığı dönemler ve şirketlerin 16.01.2006 - 30.04.2006 dönemi için ...Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında 05.01.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 27.06.2006 - 25.07.2006 dönemi için ... Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında 27.06.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 27.07.2006 - 25.08.2006 dönemi için ... Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında 27.07.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.11.2006 - 31.12.2006 dönemi için ...Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında sözleşme imzalandığını, 01.01.2007 – 28.02.2007 dönemi için ... Limited Şirketi ile 29.12.2006 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.03.2007 – 31.12.2007 dönemi için ... Limited Şirketi ile 28.02.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2008 – 31.12.2008 dönemi için ... Limited Şirketi ile 14.12.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2009 – 31.12.2009 dönemi için ... Limited Şirketi ile 31.12.2008 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.01.2010-31.12.2010 dönemi için ... Limited Şirketi ile 23.09.2009 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.01.2011 – 31.12.2011 dönemi için ... Limited Şirketi ile 27.12.2010 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.01.2012 – 31.12.2013 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti. - ...Ltd. Şti. iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 21/12/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2014 – 31.12.2015 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti  iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 27.11.2013 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.01.2016–15.03.2016 dönemi için ... Ltd. Şti. ile Müvekkili İdare arasında 29.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, 16.03.2016–31.05.2016 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd.Şti.'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 08.03.2016 tarihli sözleşme imzalandığını,  15.06.2016-31.07.2016 dönemi için ... Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti.'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile Müvekkil İdare arasında 13.06.2016 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.08.2016–31.08.2016 dönemi için ... Ltd. Şirketi ve ...Ltd. Şirketinin  oluşturduğu... iş ortaklığı ile müvekkili İdare arasında 20.07.2016 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.09.2016–31.10.2016 dönemi için ... Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti. nin  oluşturduğu ...iş ortaklığı ile Müvekkil İdare arasında 29.08.2016 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.11.2016–31.08.2017 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 12.10.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.09.2017 - 31.10.2017 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile müvekkil idare arasında 22.08.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.11.2017 - 31.08.2018 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şirketinin oluşturduğu ... İş Ortaklığı ile Müvekkil İdare arasında 04.10.2017 tarihli sözleşme imzalandığını,  01.09.2018 -16.02.2019 dönemi için ...Limited Şirketi ile Müvekkil İdare arasında 28.06.2018 tarihli sözleşme imzalandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu ödemenin ödeme tarihinden başlamak kaydıyla işleyecek faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...4857 sayılı yasanın 112. maddesi gereğince dava dışı işçinin hak ettiği 30.426,59-TL yıllık izin alacağı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı davacı kurum tarafından ödenmiştir. 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar hükme esas alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. DAVANIN KABULÜNE, 1)3.801,98-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti'den ve ...Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  2) 11.021,08-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ...Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  3) 2.668,57-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ...Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4) 791,68-TL 'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,  5) 1.476,61-TL 'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı  ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, <br>6) 9.130,04-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı  ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,  7) 316,83-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı  ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,  8) 607,26-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı  ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 9) 612,54-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı  ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kıdem tazminatı ödemesinden doğrudan ve tamamen davacının sorumlu olduğu mevzuat hükmü ile açıktır. bu yönüyle; bilirkişi raporundaki hesaplamanın kabulü mümkün olmayıp bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar hukuka aykırı olduğunu, dava dışı işçi ...'a yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davacının işvereni konumunda olan davacı bakanlığın sorumlu olduğu mevzuat hükmü ile açık olduğunu, dava dışı işçinin  işvereninin davacı kamu kurumu olduğu sabit olmakla işbu hüküm ile açıkça ifade edildiği üzere; kıdem tazminatına ilişkin sorumluluk doğrudan ve tek başına asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşuna ait olduğunu, bu yönüyle; kıdem tazminatı talebinden doğrudan ve tamamen davacı sorumlu olduğundan, bilirkişi raporu'ndaki hesaplamanın kabulü mümkün olmayıp huzurdaki davanın reddi gerektiğini, hatalı bir inceleme yapılarak hakkaniyete aykırı hesaplamalar içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması, verilen hükmün hukuka aykırılığını açıkça ortaya koyduğunu, işbu sebeple hukuka aykırı kararın ortadan kaldırılarak haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından isabetli bir biçimde belirtildiği üzere, müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkil şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, esasen müvekkil şirketin dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu gösterir sözleşme düzenlemesi olduğu açıkça belirtildiğini, nitekim dosya kapsamına sunulan ve Bilirkişi Raporu içeriğinde de yer verilen Hizmet Alımları Sözleşmesi ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ilgili maddeleri incelendiğinde, Yüklenicinin (Müvekkil Şirketin) çalışan personellerin çalıştıkları süre zarfında hak kazanmış olduğu aylık ücretlerinin ödenmesine ilişkin sorumluluğu olduğu, bundan başka bir sorumluluk düzenlemesi yer almadığı açıkça görüldüğünü, netice itibariyle; Hizmeti Alımı Sözleşmesi ve ekleri şartnameler tahtında inceleme gerçekleştirdiğinde, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ödemesinden müvekkil şirket sorumlu olmadığından, bu yönüyle huzurdaki davanın doğrudan reddi gerektiğini, ancak müvekkil şirket'e sorumluluk yükleyen herhangi bir düzenlemenin mevcut bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesi müvekkil şirket'in işçiye ödenen işçilik alacağından sorumlu olacağına dair hatalı bir hüküm kurduğunu, yani aslen İlk Derece Mahkemesi taraflar arasında akdedilen Sözleşme ve Şartnamede Müvekkil Şirket'e sorumluluk yükleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığına değinmesine karşın Müvekkil Şirket'in tacir olması gereği dava dışı işçinin haklarından sorumlu olabileceğini bilmesi gerektiğini ifade ettiğini, ancak Müvekkil Şirket'in tacir sıfatına haiz olması ile dava dışı işçinin işçilik özlük haklarından sorumluluk hususları arasında herhangi bağlantı bulunmadığını, nitekim bir husus iş hukukuna tabi, diğer husus ise ticaret hukukuna tabi olduğunu, hal böyle iken İlk Derece Mahkemesi'nin verdiği kararın gerçek hukuki sebebi anlaşılamadığını, ilk derece mahkemesinin kendi kurduğu hükmün gerekçesini açıklarken dahi  çelişki içinde olduğunu, ilk derece mahkemesi'nin müvekkil şirket'in işçilik alacakların sorumlu olacağına dair düzenleme mevcut olmadığına ilişkin değerlendirmesinin esas alınarak huzurdaki haksız davanın Müvekkil Şirket bakımından reddi gerektiğini, yanlış hukuki değerlendirmeler sonucun verilen hatalı hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirkete işçilik alacakları bakımından sorumluluk yükleyen herhangi bir düzenlemenin mevcut olmaması sonucunda müvekkil şirket'in dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen hukuka aykırı kararın ortadan kaldırılarak haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirketin, davacının yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemesinden sadece kendi sözleşme süreci boyunca ve bu dönemdeki ücret miktarı üzerinden sorumlu olabileceği kabul edilmelidir. bu yönüyle bilirkişi raporundaki hesaplama tamamen hatalı olduğunu, dava dışı işçi, müvekkil şirket ile davacı arasındaki ihaleye istinaden çalışmalarını sürdürdüğünü, yalnızca bu süre zarfında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmıştır. bu kapsamda inceleme yapıldığında hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, şirketlerin ödemeler konusunda kendi sözleşme süreleri ile sorumlu olduğunu, bilirkişi raporu'nda; dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından Müvekkil Şirket'in de sorumlu olacağının belirtildiği görüldüğünü, ancak yukarıda da yer verilen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışma süresi ve ücreti dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bu yönüyle hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirket'in, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından, yalnızca kendi sözleşme süreci boyunca ve bu dönemdeki ücret miktarı üzerinden sorumlu olabileceği kabul edilebileceğinden; dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışma süresi ve bu süredeki ücreti dikkate alınarak hesaplanması yapılması gerektiğini, yapılan hesaplama en başından itibaren hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu hazırlanan hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması, ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün hukuka aykırı mahiyette olmasına sebebiyet verdiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirket'in sorumluluğunun bulunduğu kanaatinde olunsa dahi; öncelikle hesaplamanın dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdinde çalıştığı dönemdeki ücreti esas alınarak müvekkil şirket bakımından hesaplama yapılacak yeni bir bilirkişi raporu aldırılmasını ve daha sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve haksız ve yersiz açılan davanın davanın reddine, mahkemenizin incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılabilmesi için tehiri icra talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, işçi alacağından kaynaklı rücuen alacak talebine ilişkindir. <br>Yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporu sonrasında Davalı ... Ltd. Şti. 1.476,61 TL alacak miktarı üzerinden dava açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne kararı verildiği görülmüştür. Davalı ... Ltd. Şti. işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/dava değerinin 1.476,61 TL olduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” <br>İşbu dava 17/11/2023 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 17.830,00 TL’dir. <br>Davalı ... Ltd. Şti. tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin ise 1.476,61 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 40.000,00 (kırkbin) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve  352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle Davalı ... Ltd. Şti. istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince  ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir.  <br>Açıklanan nedenlerle Davalı ... Ltd. Şti. istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf  dilekçesinin/talebinin HMK 341/2 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinafa konu dava değerinin karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, Davalı ... Ltd. Şti.nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden Davalı ... Ltd. Şti. peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan işbu davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  25/09/2025  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48f9079b6640ed3e","SID":"fd6e0686ba5bd079"}}