{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/200 Esas<br>KARAR NO: 2025/1323 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2021/952 Esas - 2022/810 Karar<br>TARİHİ: 20/09/2022 <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal satış ilişkin kurulmuş  ve müvekkilin davalı şirkete ürün sağladığını, davalı şirketin ödeme yapmadığını, Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini fakat davalı tarafından borca itiraz edildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali yaptığını, davalının sözlü olarak da kabul edilen ve cari kayıtları mevcut borç miktarını ödemek iken öncesinde borcunu ödemeyip, sonrasında borcuna itiraz etmesini kabul etmediklerini, davalının amacının takibi sürüncemede bırakmak olduğunu, borcun belli olduğunu ve itirazın haksız olduğunu, davayı açmadan önce başvurdukları arabuluculuktan bir sonuç elde edemediklerini beyanda haksız itirazın iptali ile takibinin devamına, davalının asgari %20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine ve mahkeme masrafları ile vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacı tarafın belirttiği gibi bir borcun söz konusu olmadığını ve davacı tarafa hiçbir borçlarının olmadığını, davacı tarafından iddia edilen alım satım sözleşmesinin üzerinden 10 yıl geçtiğini, 10 yıl öncesine ait davalı tarafın ticari defterlerinde kayıt bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/09/2022 tarihli,  2021/952 Esas - 2022/810 Karar sayılı kararında;\".....İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davada, davacı, davalıya 2011 yılında 16.844,50 TL ve 2012 yılında 44.313,62 TL'lik mal satışı yaptığını ve ancak davalı tarafından tarafına herhangi bir ödeme yapmadığını, dava konusu icra takibine dayanak gösterdiği 08/06/2012 tarihli cari hesap ekstresindeki açığın bu iki faturadan kaynaklandığını iddia etmekle, iddiaları doğrultusunda delilleri arasında da yer aldığı üzere tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine yönelik mahkememizce kurulan ara karar gereği olarak belirlenen gün ve saatte uyuşmazlık konusu ettiği yıllara ait ticari defter belgelerini incelemeye sunmadığı anlaşılmakla, ispat yükü üzerinde bulunan davacıya mahkememizce 20/09/2022 tarihli celsede yemin delili hatırlatılmış ve ancak davacı vekilinin yemin teklif etme hakkımızı kullanmıyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm bu hususlar kapsamında davacının iddialarını somutlaştıramadığı ve davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal satış ilişkisi kurulduğunu, davacı müvekkil tarafından davalı şirkete ürün sağlandığını, ancak sözlü olarak defalarca görüşülmesine rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, söz konusu tutarlar ödenmeyince Silivri İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini fakat davalı tarafından haksız ve dayanaksız olarak borca itiraz edildiğini, Dosyaya sunulan cari hesap extrelerinde de görüleceği üzere müvekkil şirket tarafından 2011 yılında 16.844,50 TL tutarında ve 2012 yılında 44.313,62 TL tutarlarında olmak üzere davalı şirkete mal satışı yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından söz konusu satışa ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, nihayet Silivri İcra Dairesinden ... E. sayılı dosyasından takibe geçildiğinde de borca haksız yere itiraz edildiğini, sürecin tekrardan uzatılmaya çalışıldığını, her ne kadar müvekkil iyiniyetli şekilde davranmış ve ödeyememesine rağmen davalıya süre tanımış olsa da; geçen zaman göz önüne alındığında iyiniyetin açıkça suistimal edildiğini, ilk derece mahkmeesinin davanın reddine yönelik kararının hatalı olduğunu, Yerel mahkemece hükme esas alınan 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarına ait ticari defterlerini sunmadıklarının bildirildiğini, ticari defterlerin saklanma süresinin 5 yıl ile sınırlı olduğunu, bu itibarla 2011/2015 yılları ticari defterlerini sunamamalarının kanuna uyarlı olduğunu, bununla birlikte raporda 2011-2012 yılları cari hesap ekstresi dikkate alındığında 30.313,62 TL alacaklı olduklarının, 2012 yılı Mart ayında Bs formu ile KDV hariç  18.194,00 TL ve 2011 Aralık ayında Bs formu ile KDV hariç 14.275,00 TL tutarlı faturaları beyan ettiklerinin, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yılları ticari defterlerine göre 30.313,62 TL alacaklı olduklarının ifade edildiğini,Bilirkişinin alacak iddialarını geçerli/gerekçeli belge-belgelerle ispat etmeleri gerektiğini ileri sürdüğünü, bu durumun bilirkişinin HMK'yı dikkate almadan yorum yapmasına dayalı olduğunu, HMK'nın açık hükmü gereğince alacaklarını ortaya koyan defter kayıtları ve verilen Bs formlarının kesin delil mahiyetinde olduğunu, usulüne uygun ve delil değeri olan defter ve kayıtlarında alacaklarının varlığının tespit edildiğini, davalı-borçlunun ticari defterlerini ibrazdan kaçındığını ve iddialarını da yazılı-kesin delil ile ispat edemediğini, etmesinin de muhal olduğunu, davalının karşı ispat için gösterdiği delilinin (defterlerinin) hem de yerinde inceleme talebi kapsamında taraflarınca yatırılacak masraf ile karşılanması gibi bir durumun ispat kuralları ve yargılama masrafları hükümlerine aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, 08/06/2012 tarihli cari hesap extresine dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, davaya konu icra takibinde 8/06/2012 tarihli cari hesap extresine dayalı 30.313,62 TL. Asıl alacak, 36.107,67 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam 66.421,29 TL. üzerinden 14/06/2021 tarihinde ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalı/borçlunun borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine 66.421,29 TL. üzerinden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf delil listesinde davacı ticari defter ve kayıtlarına ve dava dilekçesi ekinde sunduğu davacı tarafın cari hesap extresine delil olarak dayandığı, davalı tarafın ticari defter ve belgelerine delil olarak dayanmadığı, davacı tarafın  delil olarak dayandığı cari hesabı oluşturan faturaları ve fatura konusu malların davalıya teslim edildiğine ilişkin delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,  davacı tarafın 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarına ait ticari defterlerini sunmadıklarını, bununla birlikte raporda 2011-2012 yılları cari hesap ekstresi dikkate alındığında 30.313,62 TL alacaklı olduklarını, 2012 yılı Mart ayında Bs formu ile KDV hariç  18.194,00 TL ve 2011 Aralık ayında Bs formu ile KDV hariç 14.275,00 TL tutarlı faturaları beyan ettiklerinin, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yılları ticari defterlerine göre 30.313,62 TL alacaklı olduğu belirtilmiş ise de, davalı tarafça icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde ve mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde borca itiraz ettiği, davacı iddiaları davalı tarafça kabul edilmediğinden, dava ve icra takibine konu cari hesap alacağını oluşturan fatura içeriği malların teslim edildiğinin ve bu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacı satıcıya aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olması alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmayacaktır. (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar sayılı içtihadı,Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2014/12574 Esas - 2014/16692 Karar sayılı içtihadı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3142 Esas - 2021/4987 Karar sayılı  içtihadı  benzer mahiyettedir. ) Davacı taraf, kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı, münhasıran davalının ticari defterlerine dayanılmamış olduğuna göre, davalının ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmemesinin davacı lehine sonuç doğurmayacağı, dosyaya ibraz edilen belge içeriklerine göre, davacı tarafça cari hesap alacağını oluşturan fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ve bu faturadan kaynaklı  alacaklı olduğunu isbat edemediği ve yemin deliline de başvurmadığı anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ve malın teslim edildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4077be111cf8a3db","SID":"e6b0dc9c1d766163"}}