{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>KATİP\t: .....\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/05/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas-... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ Ta <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVALI\t\t: ........   <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 15/09/2025<br>Davacı vekili  tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada tesis edilen karara karşı davacı vekilinin  istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA:Davacı vekili, davalının, müvekkiline 20 adet makinenin teslimi karşılığında 1.700.000 TL ödenmesi ve ödemenin 05.03.2024 tarihinde 200.000 TL nakit, geri kalanının 4 adet 250.000 TL, 1 adet 500.000 TL'lik çekler ile yapılacağı hususunda anlaştıklarını, müvekkiline sadece 4 adet makine teslim edildiğini ancak, müvekkilinin nakit ödeme ile 3 adet 250.000 TL'lik çek ödemelerini gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilini oyalayarak çekleri ödemek zorunda bıraktığını, çekleri de üçüncü kişilere ciro ettiğini, çeklerin ibraz gününde bankaya ibraz edildiğini ve müvekkilinin 3 adet çeki ödediğini, diğer 2 adet çekin ödeme gününün yaklaştığını ve halen müvekkiline makinelerin tesliminin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, davanın kabulü ile ........ Bankası 05.09.2024 keşide tarihli,  250.000.00 TL ve 05.10.2024 keşide tarihli  500.000.00 TL bedelli çeklerin bedelsiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı,  davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"...Dava: \t\t\"Menfi Tespit\" davasıdır.<br>Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, davalı aleyhine Menfi Tespit davası açtığı görülmüştür.<br>Mahkememizin tensip tutanağının davacıya 25/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.<br>6100 Sayılı HMK'nun 119/1. maddesinde b) bendinde düzenlenen davacı ile davalının adı ve soyadı ve adresinin, c) bendinde düzenlenen davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, ç) bendinde düzenlenen tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı soyadı ve adreslerinin, ğ) bendinde düzenlenen açık bir şekilde talep sonucunun, h) bendinde düzenlenen davacının, kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzasının, şeklinde düzenlemeler yapıldığı, <br>Dava dilekçesinde, davacının adresi yazılmadığı gibi mersis adres bilgisi de yazılı değildir. Davacı vekiline ihtaratlı tensip zabtı tebliğ edilmiştir.<br>Davacı yan davacının adresine yerine davalının adresini bildirmiştir.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumuna göre 1 haftalık kesin süre içinde ara kararın yerine getirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına...\" gerekçesiyle, davanın  açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, her ne kadar dava dilekçesinde  müvekkilinin adresi yer almasa da dilekçenin  ekinde yer alan vekaletnamede müvekkilinin adresinin  açıkça görüldüğünü, bu hususun esasa ya da usule etki etmeyen bir unsur olduğunu, vekaletnamede müvekkilinin adresi açıkça görülmekte iken taraflarına işbu hususta süre verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki taraflarına verilen süre içerisinde müvekkilinin adresinin istendiği hususunun anlaşılamadığını ve tebligat yapılması için davalının adresinin istendiği düşünülerek sehven yasal süresi içerisinde davalının adresinin bildirildiğini, taraflarınca yargılamanın geciktirilmesi ya da usule aykırı da davranılmadığını ancak, mahkemece usul ekonomisine aykırı olarak ilk celsede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit istemine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK’nın “dava dilekçesinin içeriği” başlıklı 119. maddesinde;<br>“(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: <br>a) Mahkemenin adı.<br>b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.<br>c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.<br>ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. <br>d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. <br>e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. <br> f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.<br> g) Dayanılan hukuki sebepler. <br> ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.<br> h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası<br>(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır” hükmü düzenlenmiştir.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.07.2020 tarih, 2017/19-1310 E-2020/567 K. sayılı ilamında ''.... Dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar 6100 sayılı HMK’nın 119/1. maddesinde gösterilmiş olup, bu unsurların bir kısmı dava dilekçesinde bulunması gereken “zorunlu” unsurlar iken bazılarının dava dilekçesinde bulunması zorunlu olmayıp, ihtiyari niteliktedir. Dava dilekçesindeki bazı öğelerin zorunlu olmasının sebebi, davanın başından itibaren sübjektif ve objektif bakımdan açık bir temeli olmasıdır. Bu husus hukuki güvenlik ve hukuki açıklığa hizmet etmesi sebebiyle kamu yararı taşımaktadır. Böylelikle bir taraftan mahkemenin talep doğrultusunda doğru ve işin esasına uygun bir inceleme yapması ve dolayısıyla karar verebilmesi, diğer taraftan mahkemenin gereksiz ve istenmeyen bir konuda karar vermesini önlemek amaçlanmaktadır. Böylelikle etkili savunma yapılabilmesi de sağlanarak davalı tarafın menfaati korunmuş olmaktadır (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 1115).\t<br>6100 sayılı sayılı HMK’nın 119/2. maddesinde belirtildiği üzere, davacı ve davalının ad, soyad veya tarafın tüzel kişi olması hâlinde unvanları, davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa yasal temsilcinin veya vekilin adı, talep sonucu ve davacı veya vekilinin imzası dava dilekçesinde bulunmuyorsa, hâkimin davacıya vereceği kesin süre içinde bunların tamamlamasını istemesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi gerekmektedir.<br>6100 sayılı HMK’nın 119/1. maddesinin (b) alt bendinde; davacıya, davacının adı, soyadı ve adreslerini dava dilekçesinde göstermek yükümlülüğü getirilmiştir.<br>Şüphesiz Kanun’un açık hükmü gereğince, dilekçede davacı ve davalının açık adreslerinin yazılması zorunludur. Davacı vekille temsil edilse dahi davacının adresinin bilinmesi gerekir. Çünkü en azından tarafın avukatının temsil görevinin bir şekilde sona ermesi hâlinde, tebligatların asıl tarafa çıkartılabilmesi için bu adres bilinmelidir; keza vekille temsil edilse dahi doğrudan tarafa yönelik işlemlerde de yine bu adresin bilinmesi önemlidir (Özekes, M.: HMK Bakımından Dava Dilekçesinde Eksiklik Halinde Yapılması Gereken İşlemler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014, s. 271). Ancak davacının adresi bir şekilde dosyada yer almış, bununla birlikte dilekçede davacı taraf kısmında açıkça gösterilmemesi hâlinde dava dilekçesinde davacının adresi açıkça yazılı olmasa dahi, dava dosyasından kolayca ve tereddüt uyandırmayacak şekilde anlaşılıyorsa o zaman eksiklikten söz edilemez ( Özekes M., s. 272).<br>Öte yandan dava bir vekil aracılığıyla açılır ve dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulan vekâletnamede davacının adresi yazılı ise ayrıca dava dilekçesinde davacının adresinin yazılı olmaması bir eksiklik değildir (Pekcanıtez/ Özekes/ Akkan/ Korkmaz:, s.1120). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 20.06.2019 tarihli ve 2017/23-3007 E., 2019/745 K., sayılı kararında da benimsenmiştir.<br>Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 27.01.2015 havale tarihli dava dilekçesinde davacının adresi yer almamaktadır. Ancak davacı vekili tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan 11.04.2014 tarihli vekâletname ile icra dosyasındaki takip talebi ve ekindeki 08.12.2009 tarihli vekâletnamede davacının adresinin yer aldığı anlaşılmaktadır.\t<br>Bu durumda dosya içeriğinden davacının adresinin neresi olduğu tereddüt uyandırmayacak şekilde belli olmakla, dava dilekçesinde 6100 sayılı HMK’nın 119/1-b maddesi anlamında eksiklikten söz edilemeyeceği kabul edilmelidir....'' belirtilmiştir. <br>Bu durum karşısında, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen vekaletname, arabuluculuk tutanağı ve faturadaki kaşede davacı şirketin açık adresinin bulunduğu, dosya içeriğinden davacının adresinin neresi olduğu tereddüt uyandırmayacak şekilde belli olduğundan ve dava dilekçesinde 6100 sayılı HMK’nın 119/1-b maddesi anlamında eksiklikten söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarih, ... Esas-... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı  tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  \t\t<br><br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6715037d0fead27b","SID":"864be7a672081cfd"}}