{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3 Esas<br>KARAR NO: 2025/1431 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/688 Esas-  2022/733 Karar<br>TARİH: 20/10/2022<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025                                                            <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın .../ İstanbul Şubesi ile borçlu ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan 18/05/2010 tarihli 275.000,00-₺ bedelli, 27/06/2011 tarihli 2.000.000,00-₺ bedelli, 24/07/2012 tarihli 1.800.000,00-₺ bedelli, 03/04/2014 tarihli 750.000,00-₺ bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalı gerçek kişilerin bahsi geçen genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlunun kredi hesaplarının Beşiktaş 17. Noterliği'nin 15/10/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiğini, borcun süresi içerisinde ödenmediğini, davalılar hakkında İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğundan bahisle borçluların itirazının iptaline, haklarında başlatılan icra takibinin devamına, davalıların inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının alacak talebi kabul edilmemekle birlikte talebin zamanaşımına uğradığını, davacı taraf ile müvekkili ...firması arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereği kullanılan krediler ile ilgili müvekkili firmanın ve dolayısıyla diğer kefil olan müvekkillerinin borcunun bulunmadığını, davacı bankaca müvekkillerine Beşiktaş 17. Noterliğinin 15.10.2018 tarihli ve ... Yev. Sayılı çekilen ihtara cevaben Bakırköy 3. Noterliğinin 24.10.20218 tarihli ... Yev. No.lu ihtarı ile itiraz edildiğini, davacı bankanın İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının birleştirildiğinden bahsedildiğini, her İki icra takibine ilişkin itirazlarını ve her iki dosyanın birleştirilmesine ilişkin beyanlarını saklı tuttuklarını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 20/10/2022 Tarih, 2020/688 Esas ve 2022/733 Karar sayılı kararında;\"Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir...Tüm dosya kapsamından; davacı banka ve davalı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında 18/05/2010 tarihli 275.000,00-₺ bedelli, 27/06/2011 tarihli 2.000.000,00-₺ bedelli, 24/07/2012 tarihli 1.800.000,00-₺ bedelli, 03/04/2014 tarihli 750.000,00-₺ bedelli olmak üzere toplam 4.825.000,00-₺'lik genel kredi sözleşmesi imzalanmış olduğu, davalı gerçek kişilerin söz konusu genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı ...'ın kefalet limitinin toplam 4.825.000,00-₺, davalı ...'ın kefalet limitinin toplam 4.550.000,00-₺ olduğu, anılan sözleşmelerde kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefâlet sözleşmelerinin düzenleme tarihine göre mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 487. maddesi ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından kullandırılan krediler nedeni ile hesap kat edilerek Beşiktaş 17. Noterliği'nden 15/10/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, 17/10/2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda 19/10/2018 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır. Yukarıda yazılı olan ve mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda yargıtay yerleşik uygulamaları dikkate alınmak sureti ile yapılan hesaplamalar neticesinde takip tarihi itibari ile davacı bankanın 1.616.933,28-₺ asıl alacak, 45.416,06-TL işlemiş faiz, 2.270,80-TL BSMV alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı şirket vekili aşamalarda müvekkili şirket tarafından kullanılan krediler karşılığı davacı bankaya teminat olarak verilen kambiyo evraklarının banka tarafından tahsil edildiğini savunmuş ise de kredi borcunun ödendiğine ilişkin dosyaya hiç bir delil sunmamıştır. Bilirkişi kurulu tarafından dosya kapsamı ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme neticesinde yukarıda yazılı olduğu üzere davacı bankanın alacaklı olduğu tespit edilmiş olup mahkememizce benimsenen bilirkişi heyeti raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçluların itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır...\"gerekçesi ile, 'Davanın kısmen kabulüne '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin hatalı ve son derece yanlış olan bir karar oluşturduğunu, davalı borçluların, huzurdaki itirazın iptali davasında borçları olmadığına ilişkin iddialarını ispatlayamadıklarını, ayrıca davalıların icra takibine konu alacağa kötü niyetli olarak itirazda bulunarak huzurdaki davanın açılarak mahkemenin boş yere meşguliyetine sebebiyet verdiklerini;Davalı borçluların, İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına ilişkin yapmış oldukları itirazlarını geçerli ve haklı bir nedene dayandırmaksızın mesnetsiz bir şekilde ileri sürdüklerini, borçluların iddialarının ispata muhtaç olduğunu, takibe konu kredi borcunun ödendiğine ilişkin de huzurdaki dosyaya bir evrak ve belge tevsik etmediklerini, gerek icra dosyasına gerekse de huzurdaki itirazın iptali dava dosyasına eklenmiş bir delilin, dava dosyasında muhafaza edilmiş konumda olmadığını;Davalılar, ... ve ...'a dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına karşın cevaplarını süresi içerisinde sunmadıklarını, üstelik geç ve kanunca tanınmış olan süre dışında vermiş oldukları cevap dilekçelerinde ise borcun tamamını inkar ederek içi boş ve delille desteklememiş oldukları birtakım iddialar ileri sürdüklerini, davalıların cevap dilekçelerinin süresinde olmadığını ve davanın akışını değiştirmeye ve dilekçelerinde yer vermiş oldukları iddialara ilişkin araştırma ve incelemelere muvafakatleri olmadığını ve kabul anlamına gelmemekle birlikte dilekçelerinde davanın zamanaşımına uğradığını ve itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı iddiasında bulunduklarını, müvekkili bankaya itiraz dilekçesinin 23.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini derhal 01.12.2020 tarihinde tebliğden itibaren kendilerine tanınmış 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığını;Davalı borçlular aleyhine başlatılmış olan icra takibinde talep edilen faizin, taraflar arasında imzalanan sözleşmelere ve kanuna uygun nispette olduğunu, davalı borçlularca haksız yere itirazda bulunularak durdurulmuş olan takibin, başlatılmış olan icra takibinde belirtilmiş olan tutarlar üzerinden devamının sağlanması gerektiğini, müvekkili bankanın, davalılar ile yapmış olduğu sözleşmenin 5.1 delil maddesinde belirtilmiş olduğu üzere  müvekkili bankanın belge, defter ve kayıtlarının esas ve kesin delil oluşturduğunu, sözleşme maddelerinde davalı borçluların, temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizinden sorumlu olacakları ve müvekkili bankanın temerrüt faizini değiştirmesi halinde belirlenmiş olan ve kanunca da uygunluk kazanmış olan yeni faiz oranını talep etme hakkı olduğu açık ve kesin olup imzalanan akitçe de resmiyet kazandığını, müvekkili ile davalılar arasında imzalanmış olan sözleşme gereğince temerrüt faizi %57 olarak kararlaştırılmış olmasına karşın hükümde yer verilmiş olan asıl alacağa işletilecek olan temerrüt faizinin %29,74 olarak kabul edilmesinin kabul edilemez olduğunu;Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi Komisyon, Vergi ve Masraflar başlıklı kısım 8. maddesinde; \"Sözleşmenin teminatı olarak alınan ticari senetler, hisse senetleri ve tahvillerin komisyonları; nominal değerlerinden yüksek olması kaydıyla piyasa değerleri üzerinden aksi takdirde veya piyasa değerinin belirlenememesi halinde nominal değerleri üzerinden, diğer taşınır veya taşınmaz Banka döviz kredisinden kaynaklanan alacağını dilerse muacceliyet veya takip veya dava tarihinde T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanmış Türk Lirası karşılığını talebe yetkilidir. Bu durumda Banka alacağına, muacceliyet tarihinden temerrüt tarihine kadar aynı tür TL krediler için TCMB'ye bildirilen cari akdi faiz oranı, temerrütten itibaren ise bu oranın %100 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacaktır\" denildiğini ve sözleşmenin ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu taraf sıfatıyla, diğer davalılarca ise müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını; Nitekim taraflarca akdedilmiş olan sözleşme gereğince davalı borçlular, müvekkili bankadan almış oldukları krediye, temerrüt tarihi itibariyle fiilen uygulanan en yüksek ticari faiz oranınca faiz işletileceğini kabul ve taahhüt etmiş olduklarından ayrıca bir karar aramaya gerek olmadığını, müvekkili bankanın kredilere uygulamış olduğu ve davalıların sözleşme ile kabul etmiş oldukları cari faizi tevsik eden delillerin de dosyada olduğunu, davalı asıl borçlunun temerrüt tarihinde TCMB bildirilen %28.50 oranındaki en yüksek faiz oranı, sözleşmenin 4.2 md. nazara alınarak %100 fazlası mertebesinde hesaplamalar ile %57 oranında temerrüt faizi talep edebilecek olduklarının sabit olduğunu, bu nedenle hükümde belirtilen faiz oranları hatalı olduğundan yapılan hesaplamanın da hatalı sonuçlara meydan verdiğini; Neticeten, müvekkili banka tarafından T.C Merkez Bankası'na hesap kat tarihi için bildirilen en yüksek cari faiz oranı %57 iken, hükümde yer verilmiş olan  %29.74 oranında temerrüt faizi üzerinden faiz hesaplandığını, dosya alacağının yanlış hesaplamasına sebebiyet veren temerrüt faizine itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, ilk derece mahkemesince verilmiş olan işbu kararın kaldırılması gerektiğini, TTK m. 8 gereği \"Faiz oranı taraflar arasında serbestçe belirlenebilir\" hükmünce de mahkemece kanaat sonucu elde edilmiş olan hesaplamaların hükme esas alınamayacağını ve taraflar arasındaki sözleşme dışında tarafları bağlamayan hususlara itibar edilemeyeceğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan davanın kısmen kabulü kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin 4.2. maddesinde; \"müşteri ana para, dönem faizleri, komisyon, masraf vb ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap yada hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birisinin vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadesinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmesinin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten, müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye T.C. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından T.C. Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde, değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder.\" düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece, 1 nolu celsede davacı vekiline taksitli ticari kredi yönünden, davalıların temerrüt tarihinde banka tarafından fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına ilişkin belgeleri sunmak üzere süre verilmiş ve davacı vekili tarafından 22/12/2021 tarihli dilekçe ekinde faiz oranlarına ilişkin tablolar sunulmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu tablolar incelenmemiş, davacı vekilinin Mahkeme ara kararını yerine getirmediğinden bahisle davacı bankanın, takip konusu olan ve davalı borçlu şirkete kullandırdığı taksitli ticari krediye uyguladığı akdi faiz oranının yıllık yüzde 14.88 olduğu, banka tarafından bunun %100 fazlası olan 29.76 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği belirtilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür.Somut olayda olduğu gibi bankalar tarafından TCMB'ye bildirilen faiz oranları tavan oranlar olup, bu oranların fiilen de uygulandığını ispat yükü bankalar üzerindedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2024/1375 Esas,  2024/9216 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere, bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanacak temerrüt faizinin belirlenmesinde, T.C. Merkez Bankası'na bildirilen ancak fiilen uygulanmayan oran yerine fiilen uygulanan faiz oranının esas alınması gerekmektedir ( Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/6371 Esas, 2024/7874 Karar sayılı ilamı da benzer mahiyettedir). Buna göre, Mahkemece, bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle, davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek akdi faiz oranlarının fiilen uygulanıp uygulanmadığı, davalı vekili tarafından sunulan 22/12/2021 tarihli dilekçe ve ekleri ile banka kayıtları incelenerek, aynı tür krediler için bankanın fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının belirlenmesi ve temerrüt faiz oranının bu oran üzerinden tespiti ile hesaplama yapılması hususunda ek rapor alınması, alınacak rapor ile dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapmakla yetinen ve davacı vekilince sunulan faiz oranlarının incelenmediği bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç olarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih ve  2020/688 Esas ve 2022/733 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"804aa03dbeb88b2e","SID":"b055a296492feee0"}}