{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1651 - 2025/1777<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1651 <br>KARAR NO\t: 2025/1777<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/91 E.  -  2025/202 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Yargılamanın İadesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/05/2025 tarih ve 2025/91 E. - 2025/202 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı ... vekili, davalı tarafça açılan dava sonucunda, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2018/M-2161 sayılı kararının kısmen iptaline ve müvekkilinin markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, oysa davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıalarda korunmaya değer bir hukuki menfaatinin bulunmadığını, müvekkilinin daha önce TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiği markalarını ilgili ürünlerde tescile uygun olarak kullandığını, müvekkilinin tescil talebinde bulunduğu sınıflarda yer alan emtialar ile davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarda yer alan malların ve hizmetlerin birbirinden farklı olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacının haksız bir menfaat arayışı içerisinde olduğunun dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktayken, davanın kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, yargılamanın iadesi ile ilk derece mahkemesinin 16.01.2020 gün ve E.2018/188, K.2020/16 sayılı kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.   <br>Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iade-i muhakeme sebeplerinin HMK 375 maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, talepte bulunanın bu maddeye göre dayandığı belgenin, mahkeme kararının aksine verilmiş başka bir mahkeme kararı ile bu kararı onaylayan Yargıtay ilamı olduğu, sonraki kesinleşen mahkeme kararı ve Yargıtay ilamının da HMK 375/1-ç maddesindeki belgelerden sayılmasının mümkün olmadığı, kanunda yargılama sırasında var olup da elde edilemeyen nedenlerle sunulamayan bir belgeden bahsettiği, halbuki açıkça anlaşıldığı üzere davacının sunduğu mahkeme kararının sonraki tarihli olduğu, önceden var olan bir belge olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesince inşaat sektörü uzmanından bilirkişi raporu alınmadan hüküm tesis edildiğini, sektör uzmanı bilirkişinin görüşü alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun da yetersiz olduğunu, 6769 sayılı SMK'nin 6/3 maddesi koşullarının gerçekleşmediğini, davacının tanınmış marka iddialarının da dayanaksız olduğunu, markaların arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu bile olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve iade-i muhakeme sebeplerinin HMK'nın 375 maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, davacının işbu davada dayandığı belgenin, mahkeme kararının aksine verilmiş başka bir mahkeme kararı ile bu kararı onaylayan Yargıtay ilamı olduğu, sonraki kesinleşen mahkeme kararının ve Yargıtay ilamının HMK'nın 375/1-ç maddesindeki belgelerden sayılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı vekili tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,\t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b05e4125a9aaba2e","SID":"f913d354c386b0ae"}}