{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                       T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/91 Esas 2025/974  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/91 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/974<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/119 Esas 2022/700 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 26/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 01/10/2025  <br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankada bulunan mevduat hesabından periyodik hizmet komisyonu açıklamasıyla toplam 8.400,00 TL tutarında otomatik kesinti yapıldığını, yapılan kesintilerin bankanın kobi müşterilerine hitaben yapılan bir uygulama olduğunu öğrendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede periyodik hizmet komisyonu bedeline ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını, davalı tarafından duyurulan tarifelerde periyodik hizmet komisyonu miktarının minimum 300,00 TL, maksimum 30.000,00 TL arasında olduğunu, yapılan kesintinin ticari teamüllere aykırı bulunduğunu belirterek 8.400,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümleri gereğince tahsis ettiği krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, davacıya sözleşme öncesi bilgi formu verildiğini, periyodik hizmet komisyonunun banka tarafından 3'er aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlendiğini, yapılan kesintinin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın davacının ticari mevduat hesabından haksız tahsil edildiği iddia edilen periyodik hizmet komisyon ücretinin iadesine ilişkin olduğu, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi akdedildiği, davalının tacir olduğu,  sözleşme ile ücret isteme hakkının bulunduğu, ancak sözleşmelerde komisyon tutar ya da oran bilgisinin bulunmadığı, davalının belirlediği ve ilan ettiği oranların bulunmadığı, emsal banka uygulamalarının araştırıldığı, ortalama komisyon ücretinin 70,00 TL olduğu, davalı yanca tahsil edilen ücretin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olmadığı, ortalama komisyon ücreti dışındaki tahsil edilen ücretin iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.260,00 TL'nin; 4.130,00 TL'sinin 30/03/2019 tarihinden, 4.130,00 TL'sinin 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu tutarı almakta haklı olduğunu, davacının bir şirket ve basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin taraflar arasında yürürlüğe girdiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesi hükümleri kapsamında ve bankacılık teamülleri kapsamında olmak üzere talep ve tahsil edildiğini, yapılan tahsilat işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bu hususun davacı tarafından da kabul edildiğini, ne mevzuatta ne de davacıların imzalamış oldukları kredi sözleşmesi kapsamında bankanın komisyon, masraf vb. gibi talep etmesini engelleyecek hiçbir hüküm de bulunmadığını, tam tersi bu kalemleri almaya bankanın yetkili olduğunu düzenleyen hüküm bulunduğunu, dava konusu kalemlerin alınabileceğine ilişkin olumlu hüküm bulunduğunu, yine alınamayacağına ilişkin olumsuz hükmün ise bulunmadığını, tacir olan davacı tüm bu mükellefiyetlerini bilerek kredi satın aldığını ve kullandığını, dava konusu yaptığı işlemin bankanın bu ticari faaliyet uyarınca doğan maliyeti ve kar karşılığı olan işlemi olduğunu, müvekkilinden ödenmesini talep ettiği tutarların gerek bankacılık teamülüne gerekse davacı ile müvekkili arasında kredi kullandırımından evvel yapılan görüşmelere uygun bulunduğunu, davacıdan sözleşmede açıkça yer almayan ve kendisinin bilgilendirilmediği herhangi bir tahsilat yapılmamış olup, yapılan tahsilatın hukuken geçerli, tarafların irade beyanı ve anlaşmalarına uygun olarak gerçekleştiğini, davacı şirket ile müvekkili arasında imza edilmiş genel kredi sözleşmesinin 8.1. maddesi içeriğine göre müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, bankaların TTK'ya göre tacir olması nedeniyle ücret/komisyon alma hakkının yer aldığını, faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, bu düzenlemeler paralelinde davacı ile müvekkili arasında imza edilmiş olan genel kredi sözleşmesi TBK hükümlerine tabi bir sözleşme olup, sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, ilgili ücret kalemi, Türkiye Bankalar Birliği nezdinde yapılan ticari ücret ve komisyonları sadeleştirme çalışması kapsamında oluşturulan ticari ücret, komisyon tablosundaki ücret kalemlerinden birisi olduğunu, müvekkilince bu ücret kalemi, belirtilen ticari ücret/masraf tablosuna paralel şekilde dizayn edildiğini, ücret uygulamasından önce müşterinin bilgilendirildiğini, bilginin davacıya ulaştığının ilgili ekip tarafından teyit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan krediler nedeniyle periyodik hizmet komisyonu adı altında yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacının banka hesap ekstreleri, Mevduat, Menkul Kıymet, SPK Türev Araçları ve Kıymetli Madenler Rehin Sözleşmesi, ticari kredi ödeme planı, genel kredi sözleşmesi, ... Bankası müzekkere cevapları, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 21/05/2021 tarihli kök, 14/03/2022 tarihli ek rapor, davalı bankaya yazılan müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tYargılama aşamasında emsal bankalara yazı yazılmış olup, ... Bankası yazı cevaplarında müşterilerden tahsil edilecek olan periyodik hizmet komisyon miktarları, ... yazı cevaplarında da, mevduat hesabına uygulanan periyodik hizmet kesintisinin uygulanmadığı bildirilmiştir. <br>\tDavacı ile davalı arasında 28/12/2017 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 24/02/2017 tarihli 750.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.  \t<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, davalı bankanın web sayfasında dava konusu ücretin mevcut olup açıkça belirtildiği, belirtilen tutarın minimum 300,00 TL, maksimum 30.000,00 TL olduğu, davalının sunduğu hizmet karşılığı münasip bir ücret alma hakkı bulunduğu, ancak masraf/komisyon alma hakkının akdedilen sözleşmelerin içeriğinde kalem kalem hangi oranda/tutarda, hangi tarih aralıklarıyla tahsil edileceğinin açık, net ve anlaşılır ifadelerle yer almasına, ilgili hususta sözleşme taraflarının mutabık kalmasına bağlı olduğu, davacıdan kesilen 8.400,00 TL periyodik hizmet bedelinin davacıya iadesinin takdirinin mahkemede olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİtirazı üzerine alınan ek raporda, genel kredi sözleşmesinde periyodik hizmet komisyonu (eski adı ücret masraf komisyonu) adı altında yapılan kesintilerin hangi oranda/tutarda tahsil edileceğinin açık, net ve anlaşılır ifadelerde yer almadığı, davalının davacı hesabından tahsil ettiği dava konusu masraf bedellerinin iadesi gerektiği tespit edilmiştir. \t<br>\tDavacı yan, genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan krediler nedeniyle davalı bankanın haksız olarak periyodik hizmet komisyonu adı altında yapılan kesintiler yaptığını iddia etmiş, davalı yan tacir olan davacının banka tarafından tahsil edilen bedellerin haksız olduğunu ileri süremeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, emsal banka uygulamalarına ilişkin araştırma yapılıp, bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmeler kapsamında davacının davalı bankadan krediler kullandığı, davalının davacıdan kullandırılan krediler nedeniyle periyodik hizmet komisyonu adı altında masraf tahsil ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davalı bankaca davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandığı krediler nedeniyle periyodik hizmet komisyonu adı altında masraf kesintisi yapıp yapamayacağı, yapamayacak ise davacının alacaklı olduğu miktar hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı bankanın davacıdan 30/03/2019 tarihinde 4.200,00 TL, 13/11/2019 tarihinde 2.100,00 TL, 13/11/2019 tarihinde 2.100,00 TL olmak üzere toplam 8.400,00 TL periyodik hizmet komisyonu tahsil ettiği davacının banka hesap ekstreleriyle sabittir.<br> Davalı bankanın taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan periyodik hizmet komisyonu adı altında komisyon tahsilatı yapmasına ilişkin kabule karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmadığından miktara yönelik yapılan istinaf incelemesi kapsamında, sözleşmede herhangi bir oran ve miktar yazılı değildir. Bu durumda banka ancak, emsal bankalarca da uygulanan oranlar/miktarlar da gözetilerek makul ölçüde komisyon tahsil edebilecektir. Bu kapsamda mahkemece emsal banka uygulamaları araştırılmıştır. Emsal banka uygulamalarının ortalaması olarak davalı banka ancak davacıdan ortalama 70,00 TL komisyon ücreti tahsil edebilecektir. Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere davacı 3'er aylık dönemlerde ve ancak her seferinde bir defaya mahsus olmak üzere 70,00 TL periyodik hizmet komisyon ücreti tahsil edebileceğinden 30/03/2019 tarihinde 70,00 TL, 13/11/2019 tarihinde 70,00 TL'nin üzerinde yaptığı tahsilat haksız olup, davacıya iadesi gerekecektir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, emsal banka uygulamaları ve emsal nitelikteki Yargıtay İçtihatları gözetilerek davalının davacıdan tahsil edebileceği periyodik hizmet komisyon ücreti belirlenerek fazlaya ilişkin yapılan kesintinin iade edilmesi gerektiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Alınması gerekli olan 564,24 TL istinaf karar harcından peşin alınan 141,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 423,18 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025 <br><br>Başkan -           Üye -                       Üye -             Zabıt Katibi -<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb80497fd725a9d3","SID":"33dbe0c2440f0662"}}