{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1512 <br>KARAR NO\t: 2025/1673<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                             ...<br>ÜYE\t\t: ...    ...<br>ÜYE\t\t: ...            ...<br>KATİP\t\t: ...                   ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/596 E.  -  2023/334 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/05/2023 tarih ve 2021/596 E. - 2023/334 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/148307 ihale kayıt numaralı ihalesi ile davalı kurumun genel müdürlüğüne bağlı iş yerleri, satış mağazaları, lojmanlar, mamuller ile motorlu taşıtların sigortalanması işini üstlendiğini, davacı ile davalı arasında 12.05.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, iş bu ihale kapsamında davalı kuruma ait tüm kasko, trafik, emtia nakliyat abonman poliçelerinin müvekkili şirket aracılığı ile tanzim edildiğini, ihale kapsamında yapılan bütün poliçelerin teminatları ile birlikte fiyatlandırılarak kuruma iletildiğini; davacı şirket tarafından aracılık edilen, ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacısı olduğu 70431320 numaralı emtia nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan davalı kuruma ait aracın arıza yapması nedeniyle zarar meydana geldiğini, ancak sigorta şirketi tarafından her türlü bozulmanın bahsi geçen poliçe tazminat kapsamında olmadığı belirtilerek talebin reddedildiğini, hasarın reddedilmesi sebebiyle davalı kurumun müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı bu bedeller için, müvekkiline ödenmesi gereken bedellere bloke koyduğunu, bütün poliçelerin ihale sözleşmesi ve teknik şartnameye uygun olarak düzenlendiğini, poliçeler ve teminatların sigorta şirketlerinden alınan tekliflerle davalı kuruma sunulduğunu ve fiyatlandırmanın bu şekilde gerçekleştirildiğini, sigorta şirketinin herhangi bir gerekçeyle hasarı reddetmesi hususunda davacının sorumluluğu olmadığı gibi bunun hukuken de mümkün olmadığını, hasar ret sebeplerinin sigorta şirketi ile sigorta ettiren davalı kurum arasındaki sigorta ilişkisinden kaynaklandığını, acente ile davalı kurum arasındaki sözleşmesel ilişkinin dışında olduğunu, davalı kurum ile sigorta şirketi arasındaki ilişkide yalnızca poliçenin yapılmasına aracılık eden davacı şirket acenteye herhangi bir sorumluluk yöneltilmeyeceğini, davacının sorumluluğu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, ihale şartları ve teknik şartnamede herhangi bir söz hakkı bulunmayan davacıya karşı davalının sözleşmesel dayalı olarak sorumluluk dayatmasının kabul edilemeyeceğini, acentenin sigorta şirketi tarafından belirlenmiş riziko şartları dahilinde oluşturulmuş primler ve limitler dahilinde poliçelerin düzenlemek zorunda olduğunu, bu nedenle davalının doğmuş zararının sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmaması gerekçesiyle davacıyı sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2021/10224 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve avans faiziyle birlikte hesaplanacak miktar üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine borcun tamamı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, davacı yanın her ne kadar davaya konu zarar miktarından kendi firmalarının sorumlu tutulamayacağını, acente olarak sigorta şirketi adına sadece aracılık hizmetini yürütmeye ve sözleşme yetkisine haiz olduklarını belirtmiş ise de; bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket ile müvekkili kurum arasında 12.05.2020 tarihinde 1 yıllık sözleşme imzalandığını, muhatabın davacı şirket olduğunu, davacı yanın sigorta şirketinin hasarı reddetmesi halinde meydana gelen zararlardan firmaların sorumlu tutulamayacağını iddia etmesinin doğru olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde sözleşmeye dayalı sorumluluğunun bulunmayacağını, sözleşmelerde söz hakkı bulunmadığını ileri sürmüş ise de; bu beyanların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili kurumun sigorta hizmetleri alım işi ihaleye katılan, teklif veren poliçeleri düzenleyen prim bedellerini alan davacı firmanın kendisi olduğunu, müvekkili kurum ile yapmış olduğu sözleşme ve düzenlediği poliçeler gereği oluşan zararları yüklenici sıfatıyla tazmin etmekle sorumlu olduğunu, davacı tarafın bu yükümlülüklerinden kaçınıp ödemesi gereken zarara istinaden müvekkili kurumda bulunan alacağın bloke edilmesine müteakip takip başlatmasının hukuka aykırı ve köt niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine ve davacı tarafın icra takibine konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve defterlerin yasal koşulları taşıdığı, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 78.539,85-TL alacağının olduğu, davalı defterlerinde davalıya ödenmediği kabul edilen 77.989,85-TL davacı alacağın hasar gördüğü bildirilen Sincan ve Erzurum kombinası Müdürlüklerine gönderilerek cari hesabın kapatıldığı, davacı defter incelmemesi için talimatla alınan raporda bilirkişinin talebin daha düşük olması nedeni ile taleple bağlı olarak temerrüde göre faiz hesabının yapılmış olduğu, esasen dava konusu alacağın varlığı ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlığın olmadığı, uyuşmazlığın hasar bedelinin davacı alacağından karşılanıp karşılanamayacağına ilişkin olduğu, dava dışı ... Sigorta ile yapılan emtia nakliyat abonman sigorta poliçesinin sunulduğu, davacının acente konumunda olduğu, 5684 sayılı Kanunun 2. maddesi ve TTK'nın 102. maddesi uyarınca acentenin yükümlülüğü aracılık etmek olup, TTK'nın 105 maddesi uyarınca acente aleyhine ancak asıl şirkete izafeten dava açılabileceği, acentelerin sözleşmeleri kendi nam ve hesapları adına değil acentesi oldukları şirket adına düzenleyebilecekleri, ayrıca davalının poliçenin düzenlenmesi nedeniyle acentenin şahsi kusurunun bulunduğuna ilişkin herhangi bir iddia ve talebinin olmadığı, 12.5.2020 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde  iş tanımı olarak 1 yıl süreli olarak… sigortaların yapılması hizmeti olduğu, 31. maddedeki tazmin yükümlülüğünün bu hizmetin sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı olarak yerine getirilememesine ilişkin olup davacının sözleşmeye konu sigorta poliçelerini düzenleme işini yaptığı, ancak ... sigortanın karşılamadığı zararı acente vasfıyla karşılama yükümlülüğünün olmadığı gözetilerek hasarı tazmin yükümlülüğünün dava dışı sigorta şirketinde olması nedeniyle teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin taleple ilgili değerlendirme için uyuşmazlığın  dava dışı sigorta şirketi ile çözülmesi gerektiğinden davacı alacağından yapılan kesintinin yasal olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2021/10224 Esas sayılı dosyasında 77.979,85-TL'nin 144,26-TL işlemiş faiz, 348,95-TL ihtarname masrafı toplamı 78.473,06-TL'ye yönelik itirazın iptaline, alacak likit ve muayyen olduğundan %20'si 15.694,61-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, acenteye karşı izafeten dava açılabileceğini, yapılan ihale sonucu davacı ile sözleşme imzalandığını, davacının yüklenici sıfatını aldığını, işin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumlu olduğunu, davacı acentenin sigorta şirketinin hasarı reddetmesi halinde meydana gelecek zararlardan sorumlu tutulamayacağı hususunun yerinde olmadığını, sözleşme uyarınca davacının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin sigorta aracılık hizmeti verdiği, davalının düzenlediği ihale kapsamında, davalı ile, işyerleri, satış mağazaları, lojmanlar ve araçların bir yıl süre ile sigortalarının yapılması konusunda hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davacının acentesi olduğu ... Sigorta A.Ş. tarafından söz konusu sigorta poliçelerinin düzenlendiği, dava dışı sigorta şirketi tarafından iki hasarın tazmin talebinin sigorta kapsamında kalmaması nedeniyle ödenmemesi üzerine, bu tutarlar davacının alacağından kesilmiş ise de, davacının sigortalının zararını tazmin yükümlülüğü bulunmadığı, davacı acentenin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirirken şahsi bir kusurunun bulunduğunun da iddia ve ispat olunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.360,49 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.341,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 4.019,49-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/09/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7ad4132b5f7a207","SID":"b3ad966aaff47aa2"}}