{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/843 <br>KARAR NO: 2025/2392<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2024<br>NUMARASI: 2023/341 E - 2024/904 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;; davalının, müvekkilinin aleyhine 41.957,21-TL gaz tüketim ve kaçak bedeli olarak icra takibi başlattığını, iş yerindeki gaz tüketimi kiracı tarafından yapıldığını, müvekkilinin davalı ile abonmanlık sözleşmesi olmadığını, kaçak veya normal tüketim müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, davalının kötüniyetli olarak tüm itiraz ve müracaatlara rağmen icra takibi başlattığını, %20 inkar tazminatının davalıdan alınması talebi olduğunu, davalının iş yerindeki kiracı ile abonmanlık sözleşmesi olduğunu, 41.957,21-TL'den tüm ferrileriyle birlikte borçlu olunmadığının tespitini, kötü niyetli hareket eden davalının %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, cevap dilekçesinin cevap süresi içerisinde hazırlanması imkanının çok zor olduğunu, mahkemeye bildirildiğini  süre uzatım talebinin reddedildiğini yeterli süre tanınmadan davaya cevaplarını sunmak durumda kaldıklarını,  hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,  ...'ın şehrin yakıt ihtiyacını, çevre ve insan sağlığına en uygun ve en ekonomik enerji kaynağı olan doğal gaz ile karşılamaya başlayarak bu alandaki faaliyetlerini sürdürdüğünü, kullanımının 3. kişi kiracıya ait olduğu iddiası davacının soyut beyanından başka bir delile dayanmadığını, müvekkili şirketin nezdinde ... nolu sözleşme hakkında gerekli incelemeler yapıldığını, ... numaralı tesisatta 06.07.2020 - 09.02.2021 tarihleri arasında 17.382 m3 usulsüz gaz kullanımı yapıldığı tespit edildiğini ve buna istinaden 09.02.2021 tarihinde sayaç söküldüğünü, usulsüz gaz kullanımı yapıldığından fatura tahakkuku öncesi bir çok kez abone ile görüşüldüğünü ve tüketimi yaptığı iddia edilen kiracı hakkında kira kontratı talep edildiğini, davacının herhangi bir kontrat bilgisini müvekkili şirketle paylaşmadığını, bu nedenle 17.382 m3 tüketim 07.01.2022 tarihinde ilgili sözleşme hesabının sahibi davacı ... ... adına faturalandırıldığını, abonenin, sözleşme hükümleri ve özel hukuk ilişkisi içerisinde sorumluluğunun devam ettiği noktasında bir duraksama bulunmaması gerektiğini, bu sorumluluk taşınmazdaki doğal gaz kullanımı bakımından asgari özen yükümlülüğünü de kapsadığını,  bir an için usulsüz kullanımın 3. kişi kiracıya ait olduğu düşünüldüğünde dahi kast nedeni ile kiracı, ihmal nedeni ile abone mülk sahibinin sorumluluğu bulunduğunun kabulü gerektiği düşünüldüğünü, somut olayda kaçak kullanıma ilişkin değil yönetmelik maddesi hükmüne göre usulsüz kullanıma göre işlem yapıldığını, kötü niyete ilişkin soyut beyan dışında başka bir bulgu olmadığını müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğini gözetilmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun  davanın reddini talep etmiştir.Görevsizlik kararları sonrası mahkemece yargılamaya devam edilmiştir.Mahkeme, ... kayıtlarına göre, mal sahibinin abonelik sözleşmesinin devam ettiğinin  tespit edildiği anlaşılmakla kullanımın 3. kişi kiracıya ait olduğu iddiası somut hükme yeterli deliller ile ispatlanamadığından davacının maliki olduğu mezkur tesisatın bulunduğu taşınmazda usulsüz kullanım yapılmış olması sebebiyle tahakkuk ettirilen faturadan borçlu bulunmadığına yönelik ispata elverişli deliller sunulmadığı gerekçesi ile;\"Davanın REDDİNE\" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davacının  kiracısı  tarafından usulsüz  gaz  kullanılması sonrası , davalı idarenin  bu  kullanım  bedelini davacı ... ...'e  fatura ettiğini,davacı   ...  ...'i   sözü  geçen   iş  yeri  ile  ilgili davalı şirketle abonmanlık  sözleşmesi imzalamadığı, ayrıca  yeminli  dinlenen  tanıklar bu  iş yerinin davacı tarafından  hiç  kullanılmadığını  beyan ettiklerini, mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verdiğini,3 kişilik bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı  idarece bu  yabancı  uyruklu  şahıstan doğal   gaz bedelini tahsil  etmek  zor  olduğu  için   davacıdan kolayca  tahsil etmek için bu takibin yapıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,ödenmeyen fatura alacağının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Yargılama sırasında alınan  30.09.2024 tarihli raporda; dava konusu olan ... Mah. ... No:... adresindeki doğalgaz tüketim noktasının numarası ... olduğu, bu tüketim noktasının, 27.05.2019 tarihinde ... Kimlik Numaralı ... ile ... arasında bir doğalgaz abonelik sözleşmesi imzalandığının görüldüğü, ayrıca, davacı ... ... ile ..., ... ve ... arasında 01.03.2019 - 31.12.2019 tarihli bir işyeri kira sözleşmesi de dosyada bulunduğu, ... İş Emri Arşiv Tablosu raporunda, kiracı ...'un 27.07.2019 - 07.08.2019 dönemine ait faturasından sonra aboneliğinin sonlandırıldığının anlaşıldığı, bu tarihten sonra, dava konusu adresin kiraya verildiğine dair bir kira sözleşmesinin sunulmadığı, ayrıca, ... kayıtlarına göre, mal sahibinin abonelik sözleşmesinin devam ettiğinin tespit edildiği, eğer davacının iddia ettiği gibi işyeri kira verildiyse, bu durum resmi kurumlar nezdinde işleme alınmadığı, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 53. maddesinin şu şekilde olduğu: “Usulsüz doğal gaz kullanımı: Müşterinin; a) Dağıtım şirketinin yazılı onayı olmaksızın doğal gaz kullanması, b) Dağıtım şirketinin yazılı onayı olmaksızın başka bir bağımsız bölüme sayaç üzerinden doğalgaz bağlantısı yapması, c) Kendi adına sözleşme yapmadan daha önce aynı adresteki müşteri adına doğal gaz kullanması, d) İç tesisatta onaysız tadilat yaparak doğal gaz kullanması, hallerinde dağıtım şirketi tarafından usulsüz doğalgaz kullanım işlemi yapılır ve müşterinin doğalgazı kesilir. Ancak, birinci fıkranın (c) bendindeki hallerde, usulsüz doğal gaz kullanımı tespitinden önce dağıtım şirketine başvuruda bulunulmuş olması ve bunun belgelenmesi durumunda, usulsüz doğalgaz kullanımına ilişkin yaptırım hükümleri uygulanmaz.” hükümleri bulunduğu belirtilerek, davacı adına tahakkuk ettirilen usulsüz kullanım faturasına istinaden, davacının davalıya borçlu olduğu tespit edilmiştir.... kayıtlarına göre  dava konusu edilen  ... Mah. ... No:... adresindeki yerde  doğalgaz tüketim noktasının, 27.05.2019 tarihinde  ... ile ... arasında bir doğalgaz abonelik sözleşmesi imzalandığı , ayrıca davacı ... ... ile ..., ... ve ... arasında 01.03.2019 - 31.12.2019 tarihli bir işyeri kira sözleşmesi  imzalandığı,, ... İ kayıtlarında görüldüğü üzere  kiracı ...'un 27.07.2019 -07.08.2019 dönemine ait faturasından sonra aboneliğinin sonlandırıldığı , bu tarihten sonra dava konusu adresin kiraya verildiğine dair bir kira sözleşmesinin ise ibraz edilmediği belirlenmiştir.İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.Bu durumda usulsüz kullanıma ilişkin olmak üzere dava konusu gaz kullanım faturasının davacı adına tahakkuk ettirilmesinde aykırılım görülmemiştir.Davacı bu yeri başkasına kiraladığını ispat edemediğinden,mülk sahibi abone  davacı tarafça  davanın  ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/10/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"581e3595eee8bf60","SID":"25ad1c839de9c6ad"}}