{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1405 - 2025/1676<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1405 <br>KARAR NO  : 2025/1676<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ                                      <br>TARİHİ\t\t: 27/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/130 E.  -  2023/132 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/03/2023 tarih ve 2022/130 Esas - 2023/132 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/55335 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunun davalı şirketin  2011/17932 sayılı \"...\" ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine diğer davalı ... 2022-M-1355 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, müvekkilinin başvuru ibareli tatil köyünü 2004 yılından beri işlettiğini, yaklaşık 15 senedir markasını bu haliyle kullandığını, herhangi bir karışıklık yaşanmadığını, \"...\" ibaresinin Antalya ilinde antik Likya kentinin ismi olduğunu, tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tek başına tescil de edilemeyeceğini, davalı şirketin markasını herhangi bir ek olmadan hukuka aykırı olarak tescil ettirdiğini, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkili markasının şekil unsuru ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ilgili tüketicilerin bilinçli olduklarını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve müvekkiline ait markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, 1986 yılından kurulan müvekkili şirketin 1989 yılından bu yana \"...\" markasıyla turizm işletmeciliği yaptığını, bu ibarenin müvekkili adına tescilli olduğunu, davacını aynı markayı kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, her iki tarafın Antalya Kemer'de faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasının coğrafi kaynak belirtmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının \"...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davalının \"şekil + ...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; başvuru markasının reddedilen hizmetleri ile davalı markalarının kapsamındakilerle benzer/ilişkili/bağlantılı hizmetler olduğundan emtia benzerliği de oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının \"...+şekil\" ibarelimarka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının \"şekil + ...\" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, reddedilen sınıflardaki  hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan anılan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu; diğer yönden bilirkişi raporunda \"Davacı markasının başvuru tarihi 29.05.2020’den önceki beş yıllık süre içinde yani “29.05.2015 - 29.05.2020 döneminde” geçici konaklama hizmetleri bakımından  kullanım ispatını da yerine getirdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu marka ve logoyu 2005 yılından bu yana kullandığını, taraf markalarının karıştırılmayacağını, \"...\" isminin bilinir olmadığının iddia edilmesinin anlaşılamadığını, \"...\" isminin ayırt edici olmadığını, bilirkişi heyetindeki çevre yüksek mühendisi bilirkişinin uzmanlık alanının turizm ve ören yerleri olmadığını, tarafların farklı müşteri kitlelerine hitap ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin \"...\" ibaresinin, 35, 39 ve 43. sınıf hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davalının \"...\" ibareli markasına dayalı olarak, iltibas, gerçek hak sahipliği ve kötüniyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının kullanım ispatının sonucuna göre, davalının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 43/1. sınıf hizmetler yönünden kısmen kabul edildiği ve başvurunun bu hizmetler yönünden kısmen reddedildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'nın 2022-M-1355 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 11.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 11.04.2020 tarihinde  açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin davanın reddine karar verilmiş olup, mahkemenin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet \"...\" ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır. <br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davalı şirketin itirazı sonucu başvuru kapsamında çıkartılan 43/1. sınıf hizmetler, davalının mesnet markası kapsamında aynen yer aldığından ve davalının markasını bu hizmetlerde kullandığı da ispatlandığından, emtia benzerliği şartı gerçekleşmiştir.   <br>Taraf markaları arasındaki işaret benzerliği değerlendirmesine gelince; dava konusu başvuru \"...\" ibarelidir. Başvuruda ayrıca şekil unsuru bulunmaktadır. Davalının kısmen redde mesnet markası da \"...\" ibaresi ve şekil unsurundan oluşmaktadır. Görüldüğü üzere, markalarda \"...\" ibaresi ortak olup, davacı vekili bu ibarenin coğrafi yer adı olması sebebiyle ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunmuştur. Gerçekten de, \"...\" antik Likya kentinin adı olup, kentin kalıntılarının halen ziyarete açık olduğu anlaşılmaktadır. Bu hale göre, taraf markaları arasında \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle belirli düzeyde benzerlik bulunmakta ise de, bu benzerliğin SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline neden olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresi, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla ilaveler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, bununla birlikte coğrafi yer adı olmasına rağmen, eğer bir sözcük, kullanıma bağlı olarak bir işletme ile özdeşleşmiş ve ayırt edici hale gelmiş, artık coğrafi bir bölgeyi, bir semti, yöreyi değil mal veya hizmetin kaynağını göstermeye başlamış ve tüketicilerce artık bu şekilde algılanıyor ise, coğrafi yer adından gelen sözcüklerin dahi karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınabileceği (Bkz Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku 4. Baskı), bu ayırt ediciliğin ilgili sektör bakımından bütün Türkiye’yi kapsamasının gerektiği, ancak dosya kapsamına sunulan delillerle davalının \"...\" ibaresini  kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarih ve 2024/3836 E.-2025/1886 K. sayılı kararı da bu yöndedir.  <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 27/03/2023 gün ve 2022/130 Esas - 2023/132 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,\t<br>2-Davanın KABULÜ ile, ... 2022-M-1355 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 167,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 205,00-TL tebligat ve posta gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.264,00-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.425,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf yargılaması sırasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, \t<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, \t<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/10/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br><br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a756d0f181e9647d","SID":"71c173c6011dc2f5"}}