{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO\t: 2025/1441 <br>KARAR NO\t: 2025/1584<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/05/2025<br>ESAS NO: 2022/784<br>KARAR NO\t: 2025/434<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/09/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:06/10/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2025 tarih ve 2022/784 Esas 2025/434 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Müvekkilinin 2011 yılında... isimli şahıs ile davalı şirketi kurduğunu, akabinde 2014 yılında müvekkilinin cebir, tehdit, baskı ile iradesinin sakatlandığını ve müvekkilinden zorla vekaletname alınarak müvekkiline ait hisselerin 3.şahsa devredildiğini, hisse devri yapılırken müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, şirketin kurucu ortağı olan müvekkilinin davalı şirkete parça parça, zaman zaman yüklü miktarda borç paralar verdiğini, müvekkili tarafından verilen borcun müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin şirketten olan alacağını tam olarak belirleyemediğini ve bu yüzden belirsiz alacak davası açıldığını, davadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine de başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL'si müvekkilinin hisse bedeli 500,00 TL'si müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borç olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkilline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini \" talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHEKEME DOSYASINA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br> \"Dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, işbu davaya konu edilen davacının davalı şirkete borç para verdiği iddiası ve talebine ilişkin usulünce yapılmış bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, hisse bedeli talebine ilişkin olarak da usulünce yapılmış bir arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, ayrıca işbu davanın belirsiz alacak alacak davası şeklinde açılamayacağını, davadaki her iki talebinde zamanaşımına uğradığını, ceza mahkemesi kararlarına rağmen tehdit ve baskı ile iradesi sakatlanarak hisse hisse devri için zorla vekaletname alındığı iddiasının esas açısından dinlenemeyeceğini çünkü bu iddianın ceza soruşturmasına konu olduğunu ve bu konuda kesin hüküm verildiğini, dava konusu alacak iddiası nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu alacak talebinin hukuki ve maddi dayanağının bulunmadığını, davacının 2014 yılı öncesinde müvekkili şirketin %50 hissedarı olduğunu, diğer %50 hissenin sahibinin ...' olduğunu, iki hissedarın aynı gün hisselerini dava dışı ...Ltd. Şti.'ne devredildiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini \" talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Somut olayda, şirkete verildiği iddia oluna  ödünç paralar ile ilgili dava öncesi ödüncün verilmesi ile ilgili bir ihtar bulunmadığından davacının bu istem yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Diğer hisse devri yönünden ise kaldırma öncesi hüküm kesinleştiğinden hüküm tekrar edilmiştir.1-Davacının davasının reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacı vekili süreside istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece eksik ve hatalı inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini, söz konusu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini  talep ettiklerini, davalarının 6100 sayılı HMK nun 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davanın mahkeme, istinaf ve temyiz süreçlerinden geçtiğini, Yargıtay tarafından dosyanın incelendiğini ancak hiçbir aşamada ihtar yokluğu  davanın esasına etki eden bir eksiklik olarak değerlendirilmediğini, dava konusu alacağa ilişkin sunulan ticari defterler, banka kayıtları bilirkişi raporları ve tanık beyanları davacının ciddi, kuvvetli ve somut alacak iddiasına sahip olduğunu ortaya koyduğunu, davanın 2020 yılında açıldığını, 2025 yılına kadar hiçbir aşamada dikkat edilmeyen söz konusu hususa 2025 yılında  dikkat edilmesi ve davanın reddine karar verilmesinin açık ve bariz şekilde hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı tarafça Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, bu durumda henüz kesinleşmemiş bir karar nedeniyle tahsilat yapılması, sonradan telafisi güç doğuracak müvekkilinin telafisinin imkansız bir mağduriyet yaşayacağını, bu sebeple tehiri icra taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin ...sayılı icra dosyasında başlatılan takibin geri bırakılmasını, yargılama neticesinde davalarının kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin istinafa cevap  dilekçesinden özetle; davacının istinaf başvurusunun redini, davanın esastan reddedilmesi halinde lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, alacak istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; <br>Dosya kapsamında toplanan delillere, Dairemizin 24.12.2020 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda işlem ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, TBK'nın maddesindeki 392 MD.  düzenlemenin alacağın muacceliyeti  ile ilgili olup alacağın temerrüte düşmesi ile ilgilisinin bulunmamasına,  aynı nitelikte olan emsal dosyalardaki Yargıtayın güncel emsal içtihatlarına (Yargıtay 3. HD., 17.04.2025, 2024/3306E - 2025/2243E.K.), istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davacı vekilinin yukarıda yazılı  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 08/05/2025 tarih ve 2022/784 E. - 2025/434K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın 361/1 md. uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oybirliği ile karar verildi. 24/09/2025\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43a4ab8d29e498c1","SID":"b0f633339d8f56da"}}