{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/536 Esas - 2022/758<br>T  Ü  R  K           M  İ  L  L  E  T  İ            A  D  I  N  A<br><br>T.C.<br>ADANA<br> 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>                                                                               K A R A R<br>ESAS NO\t: 2022/536 <br>KARAR NO\t: 2022/758<br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br>DAVACI \t: ... - ...<br>\t <br>DAVALI \t: ... AŞ - ...<br>\t  <br>VEKİLİ\t: ... - ...<br><br>DAVA\t: Yargılamanın yenilenmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 20/07/2022\t<br>KARAR TARİHİ\t: 21/09/2022<br>KARAR YAZIM <br>TARİHİ\t\t: ...<br>I- DAVA<br>1. Davacı 20.07.2022 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuştur. Dilekçeye göre; Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/... esas sayılı dosyası ile eksper ...’e karşı dava açılmıştır. Bu davada davalı vekili tarafından 29.10.2010 tarihli ... imzalı ‘... AŞ ... Müdürlüğüne’ başlıklı belgenin fotokopisi sunulmuştur. Belgede; “Şirketinizde sigortalı bulunan ...’e kesmiş olduğum faturalar KDV karşılığı düzenlenmiştir. Fatura muhteviyatı malları satmadım” ifadesi yer almaktadır. ... AŞ tarafından mahkemeye verilen cevapta; 29.10.2010 tarihli ... imzalı ‘... AŞ ... Müdürlüğüne’ başlıklı belgenin hasar dosyasında bulunmadığı belirtilmiştir.<br>Belirtilen belge Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/...-2020/... sayılı dosyasına da ... AŞ vekili tarafından delil olarak dayanılmış ve mahkeme bu iddiayla aldatılmıştır. Mahkeme, bu aldatılma sonucunda davanın reddine karar verildiği ileri sürülerek HMK 375/1-d,h maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>2. Davacı tarafından sunulan 25.07.2022 tarihli dilekçede; 2017/...-2020/... sayılı dosyadaki asıl dava için yargılamanın yenilenmesi talebiyle ilgili harçların yatırıldığını, alınacak kararın günü geldiğinde birleşen dava için yargılamanın yenilenmesi hakkını sağlayacağını beyan etmiştir.<br>II- SAVUNMA<br>1. Davalı vekili 16.08.2022 tarihli cevap dilekçesi ile talebin reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; yargılamanın yenilenmesi nedenleri HMK 374. Maddesinde düzenlenmiştir. Sonradan ortaya çıkan bir delil bulunmamaktadır. Dava dosyasında davacının ileri sürdüğü delilin incelenmesi söz konusu değildir. Dava dosyası iki kez Yüksek Mahkemenin incelemesinden geçmiş ve davacının karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Davacının vesayet altına alındığı ve aktif taraf ehliyetinin kalmadığı belirtilerek talebin reddine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>III- DELİLLER <br>1. Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/...-2022/... sayılı ilamının incelenmesinden ...’ün hapis nedeniyle kısıtlandığı anlaşılmıştır. Mahkeme 12.09.2022 tarihli cevabında kısıtlamanın 29.04.2022 tarihinde sona erdiğini bildirmiştir.<br>2. Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/... esas sayılı dosyası UYAP ortamından getirtilmiştir. ... tarafından 13.09.2013 tarihinde ... aleyhine maddi tazminat davası açtığı anlaşılmıştır. Dava, davacının sigortalanan işyerinde 12.10.2010 tarihinde meydana gelen yangın olayına dayanmaktadır. Davalı, yangın olayıyla ilgili ekspertiz raporunu hazırlayan kişidir. Raporda; davacının hasarının şaibeli gösterilmiş, eksper sigorta şirketi lehine hareket etmiştir. Davalı eksperin raporu doğrultusunda sigorta şirketinin sigorta tazminatını ödemediği ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 30.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davanın derdest olduğu görülmüştür.<br>3. Mahkememizdeki yargılama sürecinde toplanan deliller:<br>3.1 ... Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.10.2010 tarihli yangın raporu.<br>3.2 Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/...-... sayılı soruşturma dosyası (yangın olayından dolayı yapılan soruşturmada 04.11.2010 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir). <br>3.3 ... numaralı poliçe ve ... sayılı Hasar Dosyası. <br>3.4 Davacı tarafça sunulan 02.09.2010 tarih seri ... numaralı 231.757 TL tutarlı 02.09.2010 tarih seri A 8699 numaralı 269.795 TL tutarlı faturalar.<br>3.5 Adana 7. Noterliğinde düzenlenen 15.02.2011 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname.<br>3.6 İskenderun Ticaret Sicil Memurluğunun 21.10.2011 tarihli karşılık yazısı (... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. unvanlı şirket kayıtlarına rastlanmadığına ilişkin).\t3.7 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğünün 14.11.2011 tarihli yazısı.<br>3.7 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10.11.2011 tarihli yazısı. Yazıya göre, ... vergi kimlik numaralı ... mahallesi ... Mahallesi ... caddesi No. ... adresinde 03.02.2010 tarihinde medikal malzemeleri işinden dolayı faaliyete başlamıştır. İşyerinde tutulan 06.11.2011 tarihinde tutulan ... numaralı tutanaktan işyerinin sahte ve yanıltıcı belge düzenlemek amacıyla kurulduğu anlaşıldığından mükellefiyet kaydı 03.02.2010 tarihinde resen terk işlemi yapılmıştır. Terk işlemine esas alınan ve ...'inde katılımı ile Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 06.01.2011 tarihli tutanağa göre; ... kahvehanede garson olarak çalışmaktadır. İsmet Korkunç isimli kişi dükkan açmak istediğini ancak sicilinin bozuk olması nedeniyle komisyon karşılığında ... adına işyeri açılması teklifinde bulunmuş, ...'de bu kişiye vekaletname vermiştir. Açılan işyeri ile alakası bulunmamaktadır. Düzenlenen faturalar hakkında bilgisi yoktur. Bu işlerden anlamamakta ve hiçbir ticari faaliyetinin bulunmamaktadır.<br>3.8 Adana Vergi Dairesi Başkanlığı Seyhan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24.10.2011 tarihli yazısı.<br>3.9 Adana Vergi Dairesi Başkanlığı Seyhan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24.10.2011 tarihli yazısı.<br>3.10 Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 07.05.2012 tarihli rapor.<br>3.11 Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09.05.2012 tarihli rapor.<br>3.12 Bilirkişiler ..., ... ve Prof. ... tarafından düzenlenen 25.12.2012 tarihli rapor.<br>3.13 Mahkememizin 04.04.2018 tarihli ara kararının 3. maddesi uyarınca yazılan yazıya karşı ... A.Ş. adına Av. ... ve Av. ... imzalı 07.01.2019 havale tarihli cevap.<br>3.14.1 Poliçeyi düzenleyen acente (...) ve sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünde Mahkememizce yapılan 11.06.2018 tarihinde yapılan keşif.<br>3.14.2 Aktüer uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 26.03.2019 tarihli rapor. <br>3.15 Mahkememizin 24.01.2020 tarihli ara kararı ile emtia zararı için bir ziraat mühendisi bilirkişi ücretini (600 TL) yatırmak üzere davacı tarafa sonucu ihtar edilerek verilen 2 haftalık kesin süre.<br>IV- GEREKÇE<br>1. 20.07.2022 tarihli dilekçede bir ayırıma gidilmeksizin mahkememizin 2017/...-2020/... sayılı dosyasındaki yargılamanın yenilenmesi talep edildiğinden bu istemin hem asıl dava, hem birleşen davaya ilişkin olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin yargılama harçlarını sadece asıl dava için yatırması dikkate alınarak birleşen dosyaya ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemi tefrik edilerek mahkememizin 2022/... esasına kaydedilmiş ve bu talep 18.08.2022 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmıştır.<br>2. 6100 sayılı HMK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir: <br>Madde 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi  (Ek ibare: 25/07/2018-7145 S.K./19. md)<br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. <br>MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi;<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği,<br>b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,<br>c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,<br>ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,<br>d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,<br>e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının  (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği,<br>Tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.<br>(2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.<br>Madde 379- (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;<br>a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,<br>b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,<br>c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını,<br>Kendiliğinden inceler.<br>(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.<br>3. Davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi istemine dayanak yaptığı maddi vakıa; davalı vekili tarafından delil olarak dayanılan ve fotokopisi sunulan 29.10.2010 tarihli ... imzalı ‘... AŞ ... Müdürlüğüne’ başlıklı “Şirketinizde sigortalı bulunan ...’e kesmiş olduğum faturalar KDV karşılığı düzenlenmiştir. Fatura muhteviyatı malları satmadım” ifadesi yer aldığı belgenin sahte oluşu, belge aslının sigorta hasar dosyasında bulunmadığının sabit olmasıdır (Davacı iddiasına göre, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/... esas sayılı dosyasına ... AŞ tarafından mahkemeye verilen cevapta 29.10.2010 tarihli ... imzalı ‘... AŞ ... Müdürlüğüne’ başlıklı belgenin hasar dosyasında bulunmadığının belirtilmesi). <br>6100 sayılı HMK 375. Maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sayılı olarak düzenlenmiştir. Bu vakıaların yorum yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Davacının yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yaptığı vakıa maddede düzenlenen hallerin hiçbirine girmemektedir. Çünkü 29.10.2010 tarihli ... imzalı ‘... AŞ ... Müdürlüğüne’ başlıklı “Şirketinizde sigortalı bulunan ...’e kesmiş olduğum faturalar KDV karşılığı düzenlenmiştir. Fatura muhteviyatı malları satmadım” ifadesi yer aldığı fotokopi mahkememizce delil olarak kabul edilmemiş ve hükme dayanak alınmamıştır. Bu belgenin gerçekte mevcut olup olmaması davacı lehine bir delil oluşturmamaktadır. Bu nedenlerle istemin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>\t<br>   H Ü K Ü M<br><br>1-Asıl dosyadaki hükme yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine.<br>2-Alınması gereken 80,70 TL red harcından, 136,62 TL peşin harcın  mahsubu ile bakiye 55,92 TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde davacıya iadesine,<br>3-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından harcaması yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,  <br>Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı ... ile davalı vekilinin yüzüne  karşı  oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"713b5dea1bf5823f","SID":"14a3bf9f765ec34d"}}