{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 25/12/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>ASIL DOSYADA;<br>DAVACILAR\t: 1- ...  <br>\t\t 2- ...  <br>\t\t3- ...  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br>DAVACI \t: 4- ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Av. ...    Av. ...  <br>DAVALI \t: 1- ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Av. ... <br>DAVALI \t: 2- ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Av. ... <br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVACI\t: ...\t<br>VEKİLİ\t\t: Av...<br>DAVALILAR\t: 1-...  <br>\t\t  2-......  <br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesinden özetle; davacılar murisi ...'in geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda vefatı nedeniyle öncelikle tensip ile; telafisi imkansız olaylara neden olmaması açısından; sigorta şirketi dışındaki diğer davalı ...'e ait tüm vasıta ile gayrimenkullerin 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla, taşınır ve taşınmaz mal kayıtları üzerine dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar teminatsız ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, müvekkil ... için bilirkişi marifeti ile belirlenecek bedellerinden şimdilik 1.000,00-TL. destekten yoksun kalma tazminatının; davalı şirkete müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketi açısından sigoa limitleri dahilinde) tahsiline, davacı müvekkil; ... için 50.000,00- TL, ... için 30.000,00- TL, ... için 30.000,00- TL, ... için 30.000,00- TL. toplam 140.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi dışındaki, davalı ...'den tahsiline, (davalı ... şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına) Türk Borçlar Kanunu m. 53/1'e göre cenaze giderlerine hükmedilmesine, Tüm taleplerimiz için her türlü fazlaya ilişkin hak ve taleplerimizin saklı tutulmasına; yargılama sırasında daha yüksek bir tazminat çıkması halinde dava değerini bu miktara yükseltme veya ek dava açma hakkımızın saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinden özetle; davacı ...'in geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde yaralanması nedeniyle vücut bütünlüğünün zedelenmesinden kaynaklanan zararların tazmini olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken  ve müteselsilen tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödemeler yapıldığını, kazanın oluşunda davacıların miras bırakanın ve davacı ...'ın eşdeğer kusurlu olduğu da dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu  sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3  ( Yargıtay 4. HD nin 10/01/2022 tarih, 2021/24078 Esas, 2022/13 Karar sayılı ilamı) , Yargıtay HGK'nın 02/12/2021 tarih 2017/(21) 10-1179, 2021/1563 Karar sayılı ilamında da TRH 2010 tablosunun uygulanacağı yönünde oy birliği ile karar verilmiş olup) emsal ilamlar da dikkate alındığında ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile asıl dava yönünden; Davacı ...'in davalılar aleyhine açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının reddine, Davacılar ......, ..., ..., ...'ın davalılar ...... AŞ ve ... aleyhine açtığı cenaze giderine yönelik davanın KABULÜNE; 2.500,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketi yönünden  28/09/2017 Tarihinden itibaren ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara miras payları oranında verilmesine, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas- ... karar sayılı ilamı mahkememiz kararının eki sayılmasına, Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar Sayılı Dosyası Yönünden; davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 25.817,00TL Geçici iş göremezlik, 11.017,80TL Bakıcı gideri, 9.000,00TL Kaçınılmaz tedavi gideri Kalıcı 458.225,89TL'nin  TOPLAM 504.060,69‬ TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/08/2017 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  (Davalı ... AŞ yönünden 13/03/2018 Temerrüt tarihi ve  330.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>A-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-)a-)Davacı ...'in davalılar aleyhine açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının REDDİNE,<br>b-)Davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>2-Davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>3-Davacı ...'ın davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı ...'ın davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacılar ......, ..., ..., ...'ın davalılar ...... AŞ ve ... aleyhine açtığı cenaze giderine yönelik davanın KABULÜNE; 2.500,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketi yönünden  28/09/2017 Tarihinden itibaren ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara miras payları oranında VERİLMESİNE, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas- ... karar sayılı ilamı mahkememiz kararının eki sayılmasına,<br>B-)BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>a-)Davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 25.817,00TL Geçici iş göremezlik, 11.017,80TL Bakıcı gideri, 9.000,00TL Kaçınılmaz tedavi gideri Kalıcı 458.225,89TL'nin  TOPLAM 504.060,69‬ TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/08/2017 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  (Davalı ... AŞ yönünden 13/03/2018 Temerrüt tarihi ve  330.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>b-)Davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ...  A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş poliçe teminatına uymayarak hüküm tesis ettiğini, bakiye teminatın üzerindeki taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönündeki kararın reddinin gerektiğini, yerel mahkeme kararına esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kaza tarihi itibarıyla geçerli olan yönetmelik Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olup, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre düzenlenen raporun kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme sigortalının %100 kusurlu olduğunu tespit etmiş olup yapılan işbu kusur tespitinin hatalı olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm verilmiş olup hatalı hükmün kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda dikkate alınan Progressif Rant hesaplama yöntemininin hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı davasını 11.12.2024 tarihinde ıslah etmiş olup faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf sebepleri doğrultusunda yeni bir karar verilmesine, işbu talepleri kabul edilmez ise dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, her halükarda davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davalı müvekkilinin %100 kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu, bu davaya dayanak ceza mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda kusur oranının %50 olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi yönündeki taleplerinin dikkate alınmadığını, her iki rapor arasında bariz çelişkiler mevcut olup çelişkiler giderilmeden verilmiş olan kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ...'in  maluliyet durumunun tespitine yönelik olarak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ile oluşturulduğunu, davadan önce davacı tarafa sigorta şirketi tarafından ödemeler yapılmış olup bu ödemelerin dikkate alınmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, masraf ve ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Asıl dava, Destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, BD'da dava, cismani zararlar nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat   istemlerine ilişkindir.<br>12/08/2017 tarihinde, davalı  ...'in sürücüsü olduğu ...... plakalı aracın davacı ... ve eşi ......'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in yaralandığı, ...'in vefat ettiği, asıl davada Davacı ..., kazada eşinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat, diğer davacılar, annelerinin ölümü nedeniyle manevi tazminat isteminde bulundukları, birleşen dosyada ise, davacı ... trafik kazasında yaralanmaması nedeniyle sürekli, geçici  iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri ile manevi tazminat istemlerinde bulunulduğu, mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı davalı ... ve davalı ...  A.Ş. Tarafından aşağıdaki sebeplerle istinaf isteminde bulunulduğu görülmüştür.<br>1-Davalıların Kusura İtirazının incelenmesinde; <br>12/08/2017 tarihinde davalı ...'in sürücü olduğu ...... plakalı araçla, yaya olan davacı ... ve eşi ...'e çarptığı trafik kazasına ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda, ...... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın 46/2-c maddesi trafiği aksatacak yada tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirme kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, yaya ... ve ...'in ise kural ihlalinin olmadığı görüşünün bildirildiği,<br>Yaralama ve ölümlü kaza nedeniyle açılan Antalya... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.sayılı  dosyasında, ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23/10/2018 tarihli raporda, kazanın oluşumunda sürücünün ve yayaların eşdeğerde kusurlu oldukları görüşünün bildirildiği, yine ceza mahkemesince 3 kişilik trafik uzmanı bilirkişisince hazırlanan 19/12/2018 tarihli raporda, ATK raporuna paralel görüş bildirildiği, <br>İlk derece mahkemesince ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 05/08/2021 tarihli raporda, ceza dosyasından alınan raporlarla uyumlu şekilde, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %50 oranında, yayalar davacı ... ve müteveffa ......'nın %50 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.<br>Mahkemece, mevcut raporlar ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki olması nedeniyle Karayolları Fen Heyetinde görevli uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır.<br>Karayolları Fen Heyeti'nin 03/05/2023 tarihli raporunda, Kusur Analizi yapılarak:<br>--- ...... Plaka Sayılı Araç Sürücüsü ......; Meydana gelen olayda;<br>-- Olay yeri yolda sürücü olarak; viraja yaklaşırken sevk ve idaresindeki aracıyla olay yerindeki mahal koşullarına ve yol durumuna göre uygun bir hızla seyretmemesi ve bu bağlamda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a maddesini ihlal etmesi,<br>-- Olay yeri yolda sürücü olarak; sevk ve idaresindeki aracın hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması, bu bağlamda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal etmesi,<br>-- Sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken her an için yola bir cismin çıkabileceğini, yolda araç veya yaya olabileceği ihtimalini hesaba katmaması ve bu bağlamda Yüce Yargıtay’ın 4. HD. 16.01.1981 gün ve 980/14082 sayılı kararını ihlal etmesi,<br>Yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği sebebiyle olayın meydana gelmesine neden olduğundan TAMAMEN % 100 KUSURLUDUR.<br>--- Yayalar ... ve ...; Meydana gelen olayda;<br>Meydana gelen olayda maktul ve ağır yaralı olan yayalar karşıdan karşıya geçme eylemini tamamlamış olmaları ve akabinde çarpma öncesi banket üzerinde bulundukları sırada çarpılmaya maruz kaldıkları olayda alabilecekleri her hangi bir tedbir bulunmaması sebebiyle meydana gelen olayda KUSURLARI BULUNMAMAKTADIR. Şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiş olup, fen heyeti raporunun dosya kapsamında bulunan diğer raporların ve delillerinin değerlendirilerek hazırlandığı, rapor, denetime elverişli ve açıklayıcı şekilde hazırlanmış olup,  kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı ve olay  ile uyumlu olduğu, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varıldığından, itirazların reddi gerekmiştir.<br>2-Kamu düzenine, BD'da Davalıların maluliyete ve davalı sigortanın aktüeryaya itirazının incelenmesinde;<br>AYM'nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir<br>Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama,yürütme ve yargı organları,idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.<br>Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.<br>Zira, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler.<br>T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).<br>Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında;“Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. Maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br>Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.<br>Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulî müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>Anayasa’nın 153. maddesinin birinci fıkrasında herhangi bir denetim yolu tanınmamış ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, beşinci fıkrada  \"İptal kararları geriye yürümez\" kuralına yer verilmiştir.<br>Türk Anayasal sisteminde, \"Devlete güven\" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır. Bir kural işlemle kurulan statünün Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ya da bir başka kural işlemle kaldırılması durumunda, bu statüye bağlı öznel (sübjektif) işlemlerin de geçersiz duruma düşmesi doğaldır. Dolayısıyla bu öznel işlemlerle, ortadan kalkan statüye dayanarak ileriye dönük haklar elde edilemez. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının zaman içerisindeki etkisi böylece çıkmakta ve \"İptal kararlan geriye yürümez\" kuralı belirtilen anlamı taşıyarak geçerli olmaktadır. Anayasa’nın 153. maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, geriye yürümezlik kuralının, yalnız lafza bağlı kalınarak yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi itiraz yoluyla yapılacak denetimin amacına da ters olduğu aşikârdır. Ayrıca iptal kararının geriye yürümezliği kuralı çoğu zaman iptal kararlarını işlevini ve etkinliğini azaltmaktadır.<br>Yukarıda yapılan tespit, açıklama ve değinilen uyulması zorunlu yargısal içtihatlara göre somut uyuşmazlık ele alındığında;<br>AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre  sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar\"ın sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.<br>Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu  sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.  Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır.<br>Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir. Şeklinde tezahür eden AYM İPTAL GEREKÇESİNDE VURGULANDIĞI ÜZERE  Aynı kaza ile ilgili olmak üzere   İŞLETEN VE FİİLİ YAPAN KİŞİYE YÖNELİK AÇILAN DAVA İLE SİGORTANIN DAVALI OLMASI DURUMUNDA  UYGULANACAK Yönetmelik ve hesaplama tablolarındaki farklılık sorumlular arasında eşitsizliğe ve idarenin tek taraflı olarak düzenleyici olan işlemlerin sonucunda sorumlu olacak tazminat miktarlarında farklılık oluşturacaktır.<br>Bu kapsamda açılan davalarda TBK nın haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile  bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki  yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerekecektir.<br>Bu halde Aym'ce verilen  iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların ve  bu  genel şartlarla belirlenen Özürlülük ölçütü yönetmeliği ile Engelliler yönetmeliğinin uygulanma imkanı kalmadığından<br>Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği  hükümlerine  uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde  haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme  yapılması gerekmektedir.<br>Nitekim Yargıtay 17 HD nin  2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas  2019/6853 karar sayılı ilamları.<br>Bu halde  Söz konusu belirlemenin Adli Tıp/Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlar tarafından (çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak) uzmanlık alanlarına göre, HMK'nun 275 inci maddesi gereğince oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan çalışma gücü ve maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>O halde  mahkemece, yukarıda verilen hukuksal bilgiler dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından davacının maluliyeti olup olmadığı, yaralanmasının niteliği, iş güçten kalma süresinin tespiti bakımından Aym'ce verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01/06/2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartların bu halde genel şartlarla belirlenen özürlülük ölçütü yönetmeliği ile engelliler yönetmeliğinin  uygulanma imkanı kalmadığından  Her ne kadar somut olayda kaza tarihi 01/09/2013 tarihinden sonra ise ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanması gerekmekte ise de;<br>Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere;<br>11 Ekim 2018 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği özellikle trafik kazalarına bağlı olmak üzere tazminat davalarında mahkemelerce bilhassa istenilen ve bu konu ile ilgili değerlendirmelerde tüm bilirkişi kurumlarca kullanılan bir cetveldir. Bu cetvelde vücuttaki her bir sisteme ait hastalık veya arızalar için puanlar yer almakta olup, bu sayede çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına bağlı bir oran verilebilmektedir.<br>Malulen emekli olma işlemleri ile ilgili olan 3 Ağustos 2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ise yönetmelikteki tanımıyla kişinin \"çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğinin\" değerlendirilmesi için düzenlenmiştir. Yönetmelik ekindeki listelerde hangi hastalık veya arızaların bu kapsamda sayılabileceği listelenmiş, kapsama girmeyenler için ise herhangi bir oran belirtilmemiştir. Bu bağlamda belli bir tarihteki bir olaya bağlı çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının değerlendirilmesinde Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin kullanılması teknik olarak mümkün değildir. Zira 2013 tarihli yönetmelik  malulen emeklilik ile ilgili baremleri içermekte olup maluliyet oranının tespitine yönelik belgeleri ve cetvelleri içermemektedir.<br>Bu çerçevede,  mahkemece, BD'da davacı ...'in yaralanmasına ilişkin NEÜ Tıp Fak. Adli Tıp ABD'dan alınan 30/04/2021 raporun AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara  göre, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak hazırlandığı,  aktüerya bilirkişinden alınan 01/04/2024  tarihli raporda sürekli iş göremezlik zararının hesabında, davalı sürücünün %100 kusuruna ve davacının %18 maluliyet oranına  göre, karar tarihindeki  asgari ücret verisi baz alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve PMF 1931 yaşam tablosu na göre ihtimalli olarak hesaplama yapıldığı, görülmüş olup, davacının TRH 2010 yaşam tablosunun esas alındığı miktar yönünden bedel artırım yaptığı, mahkemece de  yine bu miktar üzerinden karar verildiği görülmüştür.<br>Bu halde, mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara  göre, PMF hayat tablosu ve Progressif Rant sistemine ve karar tarihine yakın güncel verilerin gözetildiği 01/04/2024 tarihli aktüerya ek raporun yapılan hesap yerine, uygulama kabiliyeti kalmayan TRH yaşam tablosu ve teknik faize göre yapılan hesaplamanın   hükme esas alınmasında bir isabet bulunmadığından, kamu düzeni ve istinaf sebebine göre  davalı nın  istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. <br>3-Davalı sigortanın, yapılan 50.615,00 TL ödemenin tenzil edilmediği itirazında,<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde davacı ...'in maluliyeti için 17/04/2018 tarihinde 50.615,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin sigorta limitinden düşülmesi gerektiği itirazında bulunduğu görülmüş ise de, bu ödemeye ilişkin belgenin dosya kapsamında olmadığı, davalı sigortanın cevap dilekçesi sunmadığı, beyanlarında bu ödemeden bahsedilmediği, davalı sigortaya yazılan yazı nedeniyle sigortan şirketinin 29/12/2020 tarihli yazı cevabında destekten yoksun kalma tazminatı olarak 97.965,00 TL ödeme yapıldığının bildirildiği, bu ödemeye ilişkin  dekontun dosya arasında bulunduğu, asıl davada destekten yoksun kalma tazminatından bu ödemenin de tenzil edildiği, davalı ... vekilinin itirazına konu ödemeyi ispatlayamadığı, mahkemece Birleşen dosyada davalı sigortayı sigorta limiti 330.000,00 TL ile sorumlu tutmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.<br>Bunlar dışında, davadan önce, davalı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan ödeme asıl davada belirlenen destek tazminatından tenzil edilmiştir. Yine davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacılar vekilince bedel artırım dilekçesi sunulmuştur. Mahkemece hükmedilen alacaklara davalı ... yönünden 13/03/2018 temerrüt tarihinden itibaren faiz işletmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır.  Davalıların itirazları yerinde değildir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin ve davalı ...  A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak,  karar verilmesi gerektiği  sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davalı ... vekilinin ve davalı ...  A.Ş. vekilin istinaf başvurusunun KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) <br>İlk Derece Yargılaması Yönünden;<br>A-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>1 a-)Davacı ...'in davalılar aleyhine açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasının REDDİNE,<br>b-)Davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>2-Davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>3-Davacı ...'ın davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı ...'ın davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 30.000,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacılar ......, ..., ..., ...'ın davalılar ...... AŞ ve ... aleyhine açtığı cenaze giderine yönelik davanın KABULÜNE; 2.500,00TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketi yönünden  28/09/2017 Tarihinden itibaren ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara miras payları oranında VERİLMESİNE, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas- ... karar sayılı ilamı mahkememiz kararının eki sayılmasına,<br>B-)BİRLEŞEN Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>a-)Davacının davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 358.457,45 TL sürekli iş göremezlik, 25.817,00 TL geçici iş göremezlik, 11.017,80 TL bakıcı gideri, 9.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri olmak üzere TOPLAM 404.292,25 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 12/08/2017 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  (Davalı ... AŞ yönünden 13/03/2018 Temerrüt tarihi ve  330.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>b-)Davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 12/08/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE,<br>6-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 170,77TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40TL(peşin alınan 481,59TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan), 11,45TL ıslah harcı ve 500,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 565,85TL'nin  mahsubu ile bakiye 395,08‬TL harcın davacılara İADESİNE,<br>7-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Davacılar tarafından sarfına mecbur kalınan 633,39TL ilk yargılama harcı ve 11,45TL ıslah harcı, 500,00TL ıslah harcı ve 26/11/2020 tarihinde yatırılan 272,00TL (54,40TL x 5) ile  toplamı olan 1.416,84‬TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>8-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Davacılar tarafından sarfına mecbur kalınan 14.199,90TL bilirkişi ücretleri, ATK faturaları, tebligat ile müzekkere gideri ve  1.100,00TL NEÜ Dön. Ser. Say. (18/03/2021 tarihli 500,00TL'lik dekont ile 18/03/2021 tarihli 200,00TL'lik ile 18/03/2021 Tarihli 200,00TL'lik dekont, 18/03/2021 tarihli 200,00TL'lik dekont)  olmak üzere toplam  15.299,9‬0TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>9-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği kendileri üzerine BIRAKILMASINA,<br>10-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Davacılar ..., ..., ..., ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat açısından kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 2.500,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ..., ..., ..., ...'a VERİLMESİNE,<br>11-Asıl dosyada maddi tazminat yönünden; Davalılar  ...... AŞ ve ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat açısından reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılar  ...... AŞ ve ...'e  VERİLMESİNE,<br>12-Asıl dosyada manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.563,4‬0TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,19‬TL'nin (peşin alınan 481,59TL'den maddi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) mahsubu ile bakiye 9.136,21‬TL harcın  davalı ...'den  alınarak hazineye irad KAYDINA,<br>13-Asıl dosyada manevi tazminat yönünden davacılar tarafından yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,<br>14-Asıl dosyada manevi tazminat yönünden davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,<br>15-Asıl dosyada manevi tazminat yönünden; Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden manevi tazminat açısından kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T.’ne göre davacı ... için hesaplanan 30.000,00TL, ... için hesaplanan 30.000,00TL, davacı ... için hesaplanan 30.000,00TL, davacı ... için hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin  davalı ...'den alınarak davacılara VERİLMESİNE, <br>16-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar Sayılı Dosyası maddi tazminat yönünden; Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 27.617,20 TL harçtan dava başında yatırılan 54,40 TL (peşin alınan 174,20TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) harcın mahsubu ile bakiye 27.562,80 TL harcın davalılardan (Davalı ... A.Ş.'nin 22.497,89 TL'sinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olmasına, diğer davalının tamamından sorumlu tutulmasına) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA,<br>17-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar Sayılı Dosyası maddi tazminat yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT göre hesaplanan 64.643,84 TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 52.764,96 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>18-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar Sayılı Dosyası maddi tazminat yönünden; Davacılar tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 326,00 TL'nin davalılardan (Davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğu 266,09 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>19-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar Sayılı manevi tazminat yönünden; Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.415,5‬0-TL harçtan dava başında yatırılan 119,8‬0-TL (peşin alınan 174,20TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) harcın mahsubu ile bakiye 3.295,7‬0 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad KAYDINA,<br>20-Birleşen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar Sayılı Dosyası manevi tazminat yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>21-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.400,00 TL arabulucu ücretinin 1.122,90 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 277,10 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,<br>22-Varsa kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi ve istek halinde yatırana iadesine,<br>İstinaf Yargılaması Yönünden;<br>23-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harçlarının talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,<br>24-Davalı ... tarafından 8.415,50 TL istinaf başvuru gideri, 30,00 TL tebligat gideri olmak üzere yapılan 8.445,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,<br>25-Davalı ...  A.Ş. tarafından 8.415,50 TL istinaf başvuru gideri, 15,00 TL tebligat gideri olmak üzere yapılan 8.430,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,<br>26-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,<br>27-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>28-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, <br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.  26/09/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı <br>...<br>Katip<br>...<br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3cd6ff58cbdc0343","SID":"07f18c11158358c7"}}