{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2025/529 <br>KARAR NO: 2025/1260 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/12/2024<br>NUMARASI: 2021/825Esas - 2024/952 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/09/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın içinde bulunduğu ... plakalı aracın tam kusurlu olarak verdiği kaza sebebiyle müvekkili ...'ın ölümcül şekilde yaralandığını, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonra taraflarına 25.728,70 TL sürekli sakatlık ve 27.2740,14 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 52.998,33 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bakiye alacağı için sigorta şirketince 15 günlük yasal sürede ödeme yapılmayınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL sürekli sakatlık ve 10.000 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 20.000 TL'nin ödenmesi talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... (E) sayılı dosyasında alınan 08/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda bakiye sürekli bakıcı gideri tazminatının 1.025,749,98 TL, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının ise 389.372,64 TL olarak hesaplandığını, hesaplama neticesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli bakıcı gideri tazminatı taleplerini toplam 151.277,44 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini ise 152.900,98 TL'ye yükseltmiş, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... (E) - ... (K) sayılı dosyasına itiraz eden davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin süresi içerisinde esasa yönelik karar vermeyerek uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi yönünde karar verdiğini belirterek, sürekli bakıcı gideri tazminatı için 151.277,44 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 152.900,98 TL olmak üzere toplam 304.178,42 TL'nin 16/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının avans işlemlerine uyguladığı faiz ile birlikte davahdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 14/11/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatını 181.370,32 TL, sürekli bakıcı gideri tazminatını ise 181.002,42 TL artırarak toplam 666.551,16 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 334.271,30 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 326.381,39 TL sürekli bakıcı giderinin (iş göremezlik tazminatları sakatlık teminatı poliçe limitleriyle, sürekli bakıcı gideri sağlık gideri teminatı poliçe limitleriyle ayrı ayrı sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt  tarihi olan 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, mahkemenin 09/01/2024 tarihli kararı gereği davacıya 30/01/2024 tarihinde yapılan 100.000 TL geçici ödemenin tahsil aşamasında kalıcı iş göremezlik tazminatından tahsilde tekerrür olamamak kaydıyla asıl alacaktan düşülmesine, mahkemenin 09/01/2024 tarihli kararı gereği davacıya 30/01/2024 tarihinde yapılan 100.000 TL geçici ödeme için de temerrüt tarihi olan 16/11/2020 tarihinden geçici ödemenin yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden avans faizinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece karar başlığına hatalı biçimde yazılan davacı isminin düzeltilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden bakiye teminat limitleri belirlenirken Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemelerin değerlendirilmediğini, ödemelerin rücuya tabi kısmının limitten mahsup edilmesi gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010  yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemi esas alınarak tazminatın belirlenmesi yerinde olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Tazminat hesabına yönelik aktüer bilirkişiden alınan raporda maluliyet oranı ve kusur durumu esas alınarak sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden hesaplama yaptırılmıştır. Bu haliyle dosyadaki bilgi ve belgelere, sigorta şirketince dava öncesi yapılan tazminat ödemeleri ve SGK yazı cevabına göre sürekli iş görmezlik gelirinin ilk pesin sermaye değeri de göz önüne alınarak hesaplanan tazminat tutarına, bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, davalı sigorta şirketinin talep edilen maddi tazminat kalemleri bakımından dahil olduğu teminat klozu ve teminat limitleri yönünden mahkemenin tespitinin yerinde olmasına, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik olmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken  45.129,18 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 11.281,9 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.847,28 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle  sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e77ce50c68d7d76a","SID":"b860a85f0fed84e2"}}