{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/920 <br>KARAR NO\t: 2025/1191<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/744 Esas 2023/107 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/10/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2012 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Beyşehir-Isparta karayolunda seyir halindeyken sürücü ...'ın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi üzerine tek taraflı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle dava dışı ... hakkında soruşturma başlatıldığını, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.09.2012 tarihli kararıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, kaza sonucu müvekkili ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde dava dışı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 52/1-b hükmünü ihlal ettiğini ve tam kusurlu olduğunu, aynı kanunun kusursuz sorumluluk doğuran 85.maddesi uyarınca da motorlu taşıtın işletilmesinin sebep olduğu yaralama dolayısıyla doğan zararlardan aracın işleteni dava dışı ...'ın sorumlu olacağını, ...'ın sorumluluğunu teminen de ... Sigorta A.Ş.’nin bu zararın tazminini sağlaması gerektiğini..., sigorta şirketi tarafından yapılan değerlendirme sonucu 27/09/2021 tarihinde taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin malul kaldığını somutlaştırmak adına uzman bir doktordan ...’ın maluliyetine ilişkin görüş alınmış olduğunu, sigorta şirketinden talep edilen ödemenin; maluliyet oranı ve Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E.-2020/40 K. sayılı ilamına göre, \"sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir.\" ifadesinin anayasaya aykırılık sebebiyle iptal edilmesi nedeniyle derdest davalar/uyuşmazlıklar için PMF1931 Kadın/Erkek mortalite tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinde meydana gelen zararın maluliyet oranı bilinmediğinden tam olarak belirlenememesi nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davanın kabulünü, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>       Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemesinin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden  kusur oranının tespit edilmesini, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini, geçici iş göremezlik tazminatının efor kaybı talepleri sağlık hizmet bedeli olduğunu, müvekkili şirket tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığını..., hesaplanan tazminattan müterafık kusur ve hatır taşıması indirimlerinin yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 27/06/2012 tarihinde davalıya ZMMS sigortalı ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde tek taraflı kaza yaptığı, kazada  direksiyon hâkimiyetini kaybedip aracın savrulmasına sebebiyet veren araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığı, araç dışına fırladığı yönünde tespit yer almadığından müterafık kusurlu olmadığı, kaza nedeniyle davacının %38,2 oranında daimi iş gücü kaybına, 6 ay süre ile geçici iş göremezliğe ve 2 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyaç duyacak derecede malul kaldığı gerekçesi ile poliçe limitleri de dikkate alınarak davacının davasının kabulü ile; 400,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 224.600,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı, 1.873,98-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 226.873,98-TL'nin temerrüt tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazaya ilişkin yetkisizlik, görevsizlik ve zamanaşımı itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, kazanın 2012 yılında meydana gelmesi nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemece  zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, zamanaşımının ilk itiraz olmayıp her zaman ileri sürülmesinin mümkün olduğunu, kazanın meydana geldiği 2012 yılı itibariyle poliçe limitinin 225.000 TL olduğunu, müvekkilinin bu tutarın üzerinde sorumlu olamayacağını, davacının kemer ve koruyucu ekipman takmadığı için müterafık kusurunun bulunduğunu, davacının maluliyet oranının açıkça belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, maluliyetin çok yüksek belirlendiğini, kararda faiz ve yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını ileri sürerek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>  Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>         Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı yukarıda yazılı sebeplerle davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>    Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>         Tüm dosya kapsamından olay tarihi olan 27/06/2012 günü davalıya ZMMS ile sigortalı araç, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresinde 7 metre genişliğindeki iki yönlü yol üzerinde seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın savrulup ters duruşa geçmesi neticesinde tek taraflı kazanın meydana geldiği, kaza nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve 13/12/2021 tarihli dilekçe ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>          Davalı ... şirketine dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde 20/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin iki haftalık yasal süre dolduktan sonra verdiği 04/01/2022 tarihli cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazı ile zamanaşımı defi ileri sürdüğü anlaşılmış olup;  mahkemece cevap dilekçesi yasal süre içerisinde verilmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 117. maddesi uyarınca süresinde ileri sürülmeyen yetki ilk itirazının reddine karar verilmesi doğrudur.<br>         Davalı süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuş olup; 6100 sayılı HMK’nın 141. maddesinde yer alan “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.  İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” düzenlemesi karşısında, davalının süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü zamanaşımı definin savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu ve davacı tarafın da bu savunmaya açık muvafakatinin olmadığı sürece zamanaşımı savunmasının dikkate alınamayacağı gözetilerek, ilk derece mahkemesi tarafından davalının zamanaşımı definin reddine karar verilerek işin esası hakkında karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>        İlk derece mahkemesi tarafından meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır. Dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...’ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile meydana gelen olayda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınması doğru olduğu gibi, meydana gelen kaza nedeniyle dosyada mevcut Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen 04.08.2022 tarihli rapora göre, davacının kaza nedeniyle %38,2  oranında sürekli iş göremezlik durumunun oluştuğu ve geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, belirlenen maluliyet durumuna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 1.021.054 TL, bakıcı giderinin 1873,98 TL olduğu, tespit edilerek, alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca, davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>         Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b. Maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle<br>       1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yatırılması gereken 15.497,76 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.875,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.622,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82030702a077ec97","SID":"15c5acb032f459a0"}}