{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/640 <br>KARAR NO: 2025/2383<br>KARAR TARİHİ: 16/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2024<br>NUMARASI: 2024/786 2024/860<br>DAVANIN KONUSU:  Kayıt Kabul <br>Taraflar arasındaki davada Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesince, \"...somut olay nezdinde davacı yanın 13/05/2024 tarihli dilekçesi ile aynen ifa talebinden vazgeçip  bir para alacağı talebinde bulunduğu, dosya kapsamından dava tarihinden önce iflas idaresine bir başvuru yapılmadığının anlaşıldığı, bu haliyle yukarıda zikredilen ilam doğrultusunda  davanın \"iflastan sonra açılan kayıt kabul tescil davası\" olarak nitelendirilmesi gerekeceği ve en nihayetinde mahkememizin görevsiz olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...mahkememize görevsizlik ile gelen Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin  2021/1482 Esas, 2024/395 Karar sayılı ilamında asil talep hakkında karar verilmeksizin fer'i talep bakımından görevsizlik kararı verilmiş olup yukarıda bahsi geçen Yargıtay ve İsitnaf Mahkemesi kararları da dikkate alındığında asıl talep bakımından görev hususu değerlendirildiğinde davacının asıl talebinin tapu iptal ve tescil olmasından kaynaklı görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır. Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198) İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir. Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir. Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. İİK’nın 194. maddesinde, iflas açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam olunabileceği hususu düzenlenmiştir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilmesi gerekir.  Somut olayda. davacı 13/05/2024 tarihli dilekçesi  ile aynen ifadan vazgeçerek müspet zararın para alacağı olarak hüküm altına alınması talebinde bulunduğuna göre iflas tarihinden sonra açılan davaya (hukuki yararın varlığı bakımından alacağın masaya yazılıp yazılmadığı da denetlenerek) kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekmektedir. Bu durumda davaya bakmak görevi ticaret mahkemesine ait olmaktadır. (İİK'nın 235/1.)<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  Bakırköy 3. Asliye Ticaret  Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE   16/09/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32f03206e7e80e82","SID":"f8ba7d420501d5d7"}}