{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/642 <br>KARAR NO: 2025/2384<br>KARAR TARİHİ: 16/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2025<br>NUMARASI: 2025/98 2025/75<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesince, \"...senedin verilme sebebinin inkar edildiğine ve takibe konu bono, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda unsurları ile birlikte düzenlendiğine göre, senedin teminat olarak verilip verilmediği, karşılıksız olup olmadığı meselesinin aynı Kanunun 4/1-a maddesi hükmü uyarınca asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekeceği...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...Sunulan deliller, takip dosyası, araç ve motosiklet kiralama sözleşmesi, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında araç ve motosiklet kiralama sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasındaki ilişkinin araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı tarafça bu hususun inkar edilmediği, davacı tarafın senedin kira sözleşmesi dolayısıyla teminat olarak verildiğini iddia ettiği, davalı tarafın ise senedin teminat senedi olarak verilmediğine dair itirazının bulunduğu, kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerektiği, görev konusunun davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonucuna göre belirlenmesi gerektiği, uyuşmazlık konusunun esasen kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olduğu...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde karar vermiştir. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı vekili, takibe konu senedin, kiralama sözleşmesine istinaden depozito bedeli yerine teminat senedi olarak verildiğini iddia ederek işbu menfi tespit davasını açmıştır. Bu tür davalarda görev konusu davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonucuna göre belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık, senedin, kira sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak verilip verilmediği, verilmiş ise karşılıksız kalıp kalmadığı noktasında toplandığına ve bunların ispatı meselesi sübut ve esasa ilişkin olup, görevin belirlenmesine bir etkisi olmamasına göre, davanın, kira uyuşmazlıklarında münhasır görevli olan sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi esas no: 2017/7932 karar no: 2018/9212; İST BAM 35 HD dosya  no: 2023/1334  karar no: 2023/1565;  İST BAM 55 HD dosya no: 2024/4380 karar no: 2024/2525)<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/09/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5aa443b6b01889e7","SID":"23ed55702e8637cf"}}