{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2015/287 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/662<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 06/10/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 18/10/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>TALEP\t:\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların işleteni, sürücüsü, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, davacı ...'ın idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kazada davacının yaralandığını ve işgöremez hale geldiğini, tüm davacıların manevi zarara uğradıklarını belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL maddi ve ... TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesi ile manevi tazminat taleplerinin dava dilkeçesinde olduğu gibi ... TL maddi tazimat talebinin ise ... TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. <br>CEVAP\t:<br>Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tarfik kazasında müvekkilerinin kusuru olmadığını, ...'un aracın işleteni olmadığını, davacı ... dışındaki davacıların davalarının reddi gerektiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kasık gibi koruyucu güvenlik önlemlerini almadan araç kullanması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının haksız fiilin unsurlarını ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerini de kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA\t:<br>Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: \t<br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Dosya içerisine SGK kayıtları, hastane kayıtları, sigorta kayıtları, trafik tescil kayıtları, sosyo ekonomik durum araştırma kayıtları celp olunmuştur.<br>Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının ... tarihli raporuna göre; \"... Sürücü ... %75  (Yüzde  yetmiş  beş)  oranında   kusurlu, sürücü ...’in  %25  (Yüzde  yirmi  beş)  oranında  kusurlu...\" olduğu belirtilmiştir. <br>İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun ... tarihli raporuna göre; \"... ... oğlu ... doğumlu ...’in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen arızası, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği ... bildirildiğinden meslek grup numarası Grup 12 kabul olunarak: Gr12 XII(28a….10)J   %12 x 1/2 = %6 E cetveline göre %5.1(yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş görememezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren   9 (dokuz) ay olduğu, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği...\" belirtilmiştir.<br>Aktüerya Bilirkişisi ...'ın ... tarihli ek raporunda; \"...geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ... TL, SGK kapsamı dışında kalan tedavi, yol ve bakım giderleri yönünden maddi zararın ... TL...\" olduğu belirtilmiştir.<br>Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016  tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ).<br>Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı).<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; \"...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir...\"denilmiştir.<br>Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı).<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/11/2012 tarih 2012/11-413E. 2012/901K. sayılı kararında; \"...yeni durum karşısında ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek kalmadığı sonucuna varıldığından yerel mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı yerinde görülmüştür...\" denilmiştir.<br>Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 tarih 2017/1515E. 2018/103K. sayılı kararında; \"...Hukuk hakimi, ceza mahkemesi kararları ile bağlı değildir (TBK 74). Bu kural gereğince hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinin, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle verdiği beraat kararları ile bağlı olmadığı gibi eylemin, hukuki ilişki kapsamında kalmasından dolayı suçun unsurunun  oluşmadığı gerekçesi ile verdiği beraat kararları ile de bağlı değildir.  Öte yandan, ceza mahkemesince toplandığı gerekçesi ile hukuk mahkemesine sunulan delillerin toplanmaması da usule uygun değildir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2018 tarih 2018/3232E. 2018/7342K. sayılı kararında; \"...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk  hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof. Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi hükmüne göre, kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini hususunda hukuk hakimi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinde saptanan maddi olgularla bağlı olduğundan, mahkumiyetin kesinleşmesi halinde mahkum olanlara az da olsa bir miktar kusur verilmesi gerekmektedir...\" denilmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. maddesi (818 sayılı BK'nun 53. maddesi ) uyarınca; 'Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.' Bu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” olgusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacağından hukuk hakimini de bağlayacaktır (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 03/07/2017 tarih  2017/1429E. 2017/1423K. Sayılı kararı).<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih 2018/1468E. 2018/5097K. sayılı kararında; \"...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalı ...’nin davacı müşterek çocuk ...’a otomobiliyle çarpmak suretiyle kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu yaralanma neticesinde davacı ...’ın iyileşme süresinin 6 (altı) ay olduğu ve sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde yaralanmanın derecesine göre yaralananın yakınları olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde değildir. Mahkemece, yansıma yoluyla manevi zarar talep eden davacı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, adı geçen davacılar lehine manevi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...\" denilmiştir. <br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2017 tarih 2015/12866E. 2017/5721K. sayılı kararında; \"...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalıların davacı çocuğu darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır. Şu halde basit yaralanma hallerinde yaralananın yakınlarına yansıma yoluyla oluşan zararları nedeniyle tazminata hükmolunamayacağı gözetilmeden...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2015 tarih 2014/2072E. 2015/8146K. sayılı kararında; \"...Her ne kadar somut olayda davacının kasksız olarak araç kullandığı kesinleşmiş ise de, ... tarihli trafik teknik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunda bu husus davacının kazanın oluşumundaki kusur oranının tespitinde dikkate alınmış ve davacının kazada %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup ayrıca aktüerya hesabında da davacının kasksız olarak araç kullanmasının kusur olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca, davacının kaza sebebiyle omurga kemiğinde kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı tespit edilmiş olup kafa bölgesinde bir yaralanması da söz konusu değildir. O halde mahkemece, hesaplanan tazminat miktarından davacının kasksız olarak araç kullanması sebebiyle ayrıca %25 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir...\" denilmiştir. <br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2018 tarih 2015/14067E. 2018/7916K. sayılı kararında; \"...Somut olayda davacı dizinde kemik kırığı nedeniyle malul kalmıştır. KTK ve Karayollari Trafik Yönetmelik hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken dizlik gibi koruyucu ekipmanların takılıp takılmadığının araştırılarak tartışılması gerekmektedir. Koruyucu ekipmanların takılmaması halinde Daire’nin uygulamaları da dikkate alınarak  TBK’nın 52. maddesi uyarınca, %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak  karar verilmesi gerekirken...\" denilmiştir.<br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24/05/2019 tarih 2017/8E. 2019/3K. sayılı kararında; \"...Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilecektir...\" denilmiştir.<br>Davamıza gelince; davacılar trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davaya konu trafik kazası ... günü saat ... sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobili ile ... sokak üzerinden ... Caddesi istikametine seyri sırasında geldiği kavşakta, kayşağa sağından ... sokaktan gelerek giren sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletle çarpması ile meydana gelmiştir. Kazanın oluşumunda adli tıp raporuna göre sürücü ... %75  oranında, sürücü ...’in  %25 oranında  kusurludur. Adli tıp raporuna göre; ...'de meydana gelen kaza sonucunda; %5.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş görememezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyecektir. Aktüerya Bilirkişisi ...'ın ... tarihli ek raporuna göre geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ... TL, SGK kapsamı dışında kalan tedavi, yol ve bakım giderleri yönünden maddi zararın ... TLdir. Davaya konu olayda; davalı ...'un haksız fiil hükümlerine göre, davalı ...'un araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ...'in maddi tazminat talebi hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davacı ...'de meydana gelen yaranın bulunduğu yer nazara alarak kask vb. koruyucu kullanmamanın etkisi olmadığı kanaatiyle müterafik kusur indirimi yapmaksızın davanın kabulü gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden; davacı ... trafik kazasında yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş ve çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine, davacı yönünden ... TL manevi tazminata karar verilmiştir. Diğer davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise; davacı ...'in yaralanmanın derecesine göre yaralananın yakını olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde olmadığından davalarının reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden davasının KABULÜNE; ... TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden ise ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e  verilmesine,<br>2.  Davacı ...'in manevi tazminat talebi yönünden davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE; ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden ise ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'e  verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,<br>3.  Davacı ... dışındaki davacıların manevi tazminat talebi yönünden davalarının REDDİNE,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ...'in maddi ve manevi tazminat davası yönünden ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye kalan ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) hazineye gelir kaydına,<br>5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ..., ..., ... ve ...'in manevi tazminat davası yönünden  ... TL karar ve ilam harcının davacılar ..., ..., ... ve ...'den ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına, <br>6. Davacı ... ... tarafından yapılan ... TL harç ile ... TL posta ve bilirkişi masrafı toplamı olan ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine,<br>7. Davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,<br>8. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine ye olmadığına,<br>9. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine,<br>10. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine,<br>11. Davalılar kendileri vekil ile temsil ettirdiğinden ..., ..., ... ve ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 10/2 maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ... ve ...'den ayrı ayrı alınarak davalılara eşit oranda verilmesine,<br>12. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırlan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine,  <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2019<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6456a698e5d0c0d1","SID":"48ce636427cd3a66"}}