{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1660 <br>KARAR NO\t: 2025/981<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/07/2021 <br>NUMARASI\t: 2020/16 Esas 2021/706 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı  vekili  dava dilekçesi ile;  müvekkili şirket ile ... Tic. ve San. A.Ş. arasında otogaz istasyonunun işleticiliği hususunda 15.05.2013 tarihinde 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müflis tarafın bayilik sözleşmesine ilave olarak düzenlemiş olduğu ürün alım taahhütnamesi ile sözleşme süresince toplam 3.572 ton otogaz ürününü davacı şirketten almayı, eksik kalan ton üzerinden 20 USD tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt etiğini, müflis şirketin iflas etmiş olması ve buna müteakip akaryakıt ve otogaz bayilik lisanslarının düşmüş olması sebebi ile söz konusu sözleşmelerin devamı imkansız hale geldiğinden bayilik sözleşmesi ve eklerini tek taraflı olarak haklı sebeple feshetedildiğini, müflis şirketin, davacıdan toplamda 3.572 ton ürün almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen sözleşme süresince toplam 1.112 ton ürün aldığını, dolayısıyla davalı yanın taahhüdünü yerine getirmeyerek alması lazım gelen 2.460 ton ürünü almadığını,  bu durumda mevcut kar kayıplarının 49.198.00 USD olduğunu, 49.198.00 USD'nin iflas tarihi itibariyle o günkü kura göre hesaplanan 131.083,15 TL alacağın iflas masasına kaydı için 03.02.2017 tarihinde Bakırköy 1.İflas Müdürlüğünün ... E. Sayılı iflas dosyasına talepte bulunulduğunu, iflas müdürlüğü tarafından taraflarınca sunulan belgeler ile alacağın ne miktarda olduğu tespit edilemediği belirtilerek taleplerinin reddine karar verildiğini, icra müdürlüğü tarafından verilen red kararı yerinde olmadığından  itirazlarının kabulü ile 24.12.2019 tarihli icra müdürlüğü kararı ile red edilen 49.198,00 USD'nin iflas açılma tarihindeki kura göre karşılığı olan 131.083,15 TL alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne, bu alacak miktarı üzerinden ikinci alacaklılar toplantısına katılarak oy kullanma hakkının davacı şirkete tanınması yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP:<br>Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesi ile;  iflas idaresinin, davacı tarafın alacak kaydının reddine dair kararının doğru bir karar olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu alacak nedeninin yargılamayı gerektiren hususlardan olduğunu, davacı tarafın alacağını ispat etmesi gerektiğini, alacağını ispat ederken her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini, bu hususta bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın dilekçesinde müflis ile imzalanan bayilik sözleşmesi gereğince müflisin taahhüdünü yerine getirmediğini, taahhüt çerçevesinde kar kaybı oluştuğunu, mevcut kar kaybının 131.083,15 TL olduğunu belirtmiş ise de kar kaybına konu sözleşmenin edimlerinin yerine getirilip getirilmediği, getirildi ise ne ölçüde getirildiği, kar kaybını davacı tarafın talep etme hakkının olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiğini, sözleşmeler ve ihtarnamenin alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, \"...  Taraflar arasında 15/05/2013 tarihinde 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere ... Bayilik Sözleşmesi akdedilmiş olup aynı zamanda müflis şirketin bu sözleşmeye ilave olarak düzenlemiş olduğu Ürün Alım Taahhütnamesi ile sözleşme süresince yıllık asgari 1.244 ton otogaz ürününü davacı şirketten satın almayı, aksi halde eksik kalan ton üzerinden 20 USD tutarınca kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğu, müflis şirketin 23/07/2013-23/07/2014 tarihleri arasında 482,23 ton, 24/07/2014-24/07/2015 tarihleri arasında 629,53 ton alım yapmış olduğu, bundan sonraki tarihlerde ise hiç alım yapmamış olduğu, buna göre müflis şirketin Ürün Alım Taahhütnamesi ile sözleşme süresince yıllık asgari 1.244 ton otogaz ürününü davacı şirketten satın almayı kabul ve taahhüt ettiği ve taraflar arasında ... Bayilik Sözleşmesinin 15/05/2013 tarihinde imzalandığı dikkate alındığında ilk yıl için 482,23 ton alınmış olup daha 761,77 ton ve ikinci yıl için 629,53 ton alınmış olup daha 614,47 ton alınması gerektiği, üçüncü yıl için ise sözleşmenin 15/05/2013 tarihinde akdedildiği düşünüldüğünde üçüncü yıl başlangıcı olan 15/05/2015 tarihinden 13/07/2015 olan iflas tarihine kadar olan 58 günlük sürede müflisin satın alma taahhüdünden sorumlu olması gerektiği, çünkü iflasın açılma tarihinin iflas tarihi olan 13/07/2015 olduğu, davanın mahiyeti icabı bu tarihten sonraya ilişkin talebin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davacı şirketin de müflisin iflas etmesi ve lisanslarının iptal edilmesi sebebiyle sözleşmenin devamı imkansız hale geldiğinden tek taraflı olarak sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini belirtmesi sebebiyle müflisin her yıl asgari olarak almayı taahhüt ettiği 1.244 tonun tamamından sorumlu tutulamayacağı, yukarıda belirtildiği üzere  15/05/2015 tarihinden 13/07/2015 olan iflas tarihine kadar olan 58 günlük sürede 197,67 ton daha alım yapması gerektiği anlaşılmakla buna göre müflisin toplamda alması lazım gelen otogaz ürününün 1.573,91 ton olduğu, bu miktar yönünden alım taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu, ton başına 20 USD üzerinden ödenmesi gereken tutarın 31.478,20 USD olduğu, müflisin iflas tarihi olan 13/07/2015 tarihi itibariyle Merkez Bankası Döviz Satış Kurunun 2,6655 TL olduğu nazara alındığında ise davacının talep edebileceği alacağının 83.732,02 TL olarak Mahkememizce hesaplandığı, hesaplamada baz alınan kriterler yönünden bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapora itibar edilmediği, diğer yönleri bakımından ise bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilmiş olmakla \" açılan davanın kısmen kabulü ile davacının, Müflis ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'den olan 83.732,02 TL alacağının Bakırköy İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde ; Taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşmelerin müvekkil şirket tarafından haklı nedenle feshedilmesine neden olan ticari iş ve eylemleri gerçekleştiren, basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunan davalı şirket olduğunu, ticari iş ve eylemleri sonucunda meydana gelen sonuçların gereğini yerine getirmekle yükümlü olan da yine davalı şirket olduğunu, bu nedenle, davalı şirketin aynı yıla ilişkin asgari ürün alım taahhütnamesinden yalnızca iflas kayıt tarihi olan 13.07.2015 tarihine kadar sorumlu olacağı şeklindeki değerlendirmede hukuka uygunluk bulunmadığını, davalı şirketin o yılki ürün alım taahhüdüne ilişkin iflas tarihine kadar geçmiş bulunan yalnızca 58 gün ile sorumlu tutulabileceğine ilişkin ilk derece mahkemesi tarafından yapılan tespit kabul edilemeyeceğni, Asgari Ürün Alım Taahhütnamesinin üçüncü yılına ilişkin asgari ürün alım miktarı 15.05.2015 tarihi itibariye başladığını, bu tarih itibariyle de o yıla ilişkin asgari ürün alım taahhüdüne ilişkin davalı şirketin sorumluluğu doğduğunu, söz konusu asgari ürün alım miktarı, yıllık olarak hesaplandığından ve gün bazlı bir hesaplamaya tabi tutularak belirlenemeyeceğinden, asgari ürün alım miktarının bölünebilmesi mümkün olmadığını, davalı şirket, basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunan bir tacir olarak, almayı taahhüt ettiği ancak eksik kalan toplam 2.620,25 ton ürün için ton başına 20-USD kar mahrumiyetini ödemek zorunda olduğunu belirterek davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut olayda, Bakırköy 1. İcra İflas Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabına göre; müflis ... San.ve Tic. Anonim Şirketi'nin Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2015 tarih, 2014/628 sayılı ilamı ile 13/07/2015  tarihinde iflâsına karar verildiği, iflâs tasfiye işlerinin ... iflâs sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacının 131.083,15 TL tutarında alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas masasınca alacağın tamamının reddine karar verildiği, iflâs idaresi tarafından düzenlenen ek sıra cetvelin 22/12/2019 tarihinde Diriliş gazetesinde ilan edildiği, davacının masraf yatırması nedeniyle kayıt kabul talebinin reddine ilişkin kararın 30/12/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 15/05/2013 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalanmış olup;\t\"Müddet\" başlıklı Sözleşmenin 12. Maddesi ; “…İşbu bayilik sözleşmesi imza tarihinden itibaren başlamak ve 27.04.2016 tarihine kadar geçerli olmak üzere imzalanmış olup, süresinin hitamından en az 1(bir)  ay önce taraflarca feshedilmediği takdirde en fazla 5  (beş) yıl kadar geçerli olmak üzere yenilenir ve  bu sürenin hitamında kendiliğinden sona erer. ..Bayi’nin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan Bayilik Lisansını temin ederek, ... markası altındaki satış faaliyetinin imza tarihinden sonra başlaması halinde ise, işbu sözleşmenin başlangıç tarihi, istasyonda fiilen satışa başlama tarihidir. Fiilen satışa başlama tarihi, taraflarca müştereken tanzim olunacak tutanakla tespit edilecektir. Tutanağın hazırlanamaması ve/veya mevcut olmaması halinde, Bayinin ilk ürün alımına dair ... tarafından düzenlenen faturanın tarihi, işbu sözleşmenin başlangıç tarihi olarak kabul edilecektir…” \"Kayıtlar ve Denetim\" başlıklı sözleşmenin 20.Maddesi; “…Bayi’nin ...’daki alacağının miktarı ...’ın defter ve kayıtlarına göre tespit edilecektir. Bu bakımdan ...’ın defter ve kayıtlarının münhasır ve kat’i delil teşkil ettiğini Bayi şimdiden kabul etmiştir…”Davalı tarafından imzalanan Ürün Alım Taahhütnamesi ; “…... Mahallesi ... No:... Pendik İSTANBUL\" adresinde ve \"İstanbul İli, Pendik ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 8 Parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde kurulu otogaz satış ve servis istasyonunda otogaz satış faaliyetinde bulunmak üzere ... AŞ. ile akdettiğimiz \"Bayilik Anlaşması\" ve eki niteliğindeki diğer anlaşmalar çerçevesinde; anılan anlaşmalarda, ... tarafından gerçekleştirilen yatırım ile sair ticari şartlar çerçevesinde; Birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere yıllık asgari 1.244 (binikiyüzkırkdört) ton otogaz ürününü, münhasıran ... AŞ'den veya ...Petrol A.Ş,'nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt ederiz.Yukarıda beyan ettiğimiz satın alma taahhüdümüzü her bir yıllık anlaşma dönemine ilişkin olarak yerine getiremediğimiz takdirde, a) Anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 20.-USD (yirmiAmerikanDoları) tutarının ödeme gününde uygulanmakta olan Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyetini ödemeyi, c) Sözkonusu kar mahrumiyeti miktarının, ... A.Ş. tarafından her bir yıllık anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde anlaşmanın ifasıyla birlikte birlikte talep edilebileceğini veya, d) Anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesini müteakip ... A.Ş. tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın talep edilebileceğini, e) Bu ahvalde işbu taahhüdümüzün ve kar mahrumiyeti miktarının, anlaşmalarda öngörülen cezai şart miktarına hiçbir şekilde mahsup edilmeyeceğini, haklı nedenle feshi halinde cezai şarta ilaveten talep edilebileceğini, g) ... A.Ş.’nin anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakatımız dâhilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep etmesine muvafakat ettiğimizi, h) ... A.Ş. tarafından yazılı feragatname verilmedikçe, ... A.Ş.'in herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağı...beyan kabul ve taahhüt ederiz” şeklinde düzenlenmiştir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Dairesi Başkanlığı tarafından  Mahkemeye gönderilen cevabı yazıda ; “…Bahse konu ... Tic.Ve San.A.Ş. adına Kurumumuz tarafından ... Mah...No:... Pendik İstanbul adresinde faaliyet göstermek üzere 29.04.2011 tarih ve LPG-BAY/941-54/11543 sayılı LPG (Otogaz) bayilik lisansı düzenlendiği, ....Ve Tic.Ltd.Şti.’ne devredilmesi nedeni ile lisans 22.12.2016 tarih ve 49415 sayılı Başkanlık Oluru ile sonlandırıldığı,... Mahallesi ... No:... (...) Pendik/İstanbul adresindeki tesis için Kurumumuza istasyonlu bayilik lisansı başvurusunda bulunduğu, 27.04.2011 tarihinde ... numara ile 12 yıl süreyle lisans verildiği, ancak lisansın Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 17.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 31.08.2015 tarih ve 32951 sayılı Başkanlık Olur’u ile sonlandırıldığı tespit edildiği\" bildirilmiştir.Davacı tarafından Beyoğlu 13.Noter aracılığı ile 10.11.2016 tarihinde ... yevmiye numarası ile davalı yana Bayilik Sözleşmesinin feshi ve 49.198 USD kar mahrumiyeti borcunun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiği ancak davalı adresinde bulunmaması sebebiyle tebliğinin yapılamadığı görülmüştür.Mali Müşavir ..., Ekonomi ve Finans Uzmanı ...'ten alınan 29/01/2021 tarihli müşterek raporda özetle ; \"Davacı ... şirketi tarafından incelemeye sunulan 2013 ve 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığı, ticari defterlerin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, davacının incelenen ticari defterlerinde davalıdan iflas tarihi olan 13/07/2015 tarihi itibariyle bir alacak veya borç bakiyesinin bulunmadığı, müflis şirketin Bakırköy 1.İflas Müdürlüğü’ne 2013, 2014 yılı ticari defterlerini ve 2015 yılı sadece Envanter defterini sunmuş olduğu, 2015 yılı E-Yevmiye ve E-Kebir Defterlerinin sunulmamış olması sebebiyle 2015 yılı E-Yevmiye ve Kebir incelemesinin yapılamadığı, dolayısıyla davalının iflas tarihi itibariyle bir borç veya alacağın tespit edilemediği, ancak 2015 yılı Envanter defterinde davacının 31.12.2015 tarihi itibariyle davacı cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu, gerek yanlar arasında akdedilen Otogaz Bayilik Sözleşmesi gereğince davacı ticari defter kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi hükmü olması, gerekse de müflisin ticari defterlerinde kısıtlı bir şekilde sadece cari hesap bakiyesi yönünden 2015 yılı envanterde incelemeler yapılabildiği ve 2015 yılı E-Defterler iflas dosyasına sunulmadığı ve kısıtlı inceleme yapılabildiği için davacı ticari defterlerine itibar edilebileceği, taraflar arasında 15/05/2013 tarihinde imzalanan Otogaz Bayilik Sözleşmesinin başlangıç tarihinin davalının ilk ürün alım tarihi olan 23.07.2013 tarihi olduğu, sözleşmenin 3 yıl geçerli olmak üzere düzenlenmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşme davalının iflas etmiş olması nedeniyle süresinden önce uygulanamaz hale geldiğinden davacının fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı,Taraflar arasında  15/05/2013 tarihinde imzalanan Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 12.Maddesinde “…Bayinin ilk ürün alımına dair ... tarafından düzenlenen faturanın tarihi, işbu sözleşmenin başlangıç tarihi olarak kabul edilecektir…” hükmü uyarınca yapılan incelemede davalı Bayi’nin ilk ürün alım tarihinin K-598966 Numaralı Fatura ile 23.07.2013 tarihi olduğu tespit edildiği, bu nedenle sözleşmenin başlangıç tarihinin 23.07.2013 tarihi olduğu tespit edildiği Ürün Alım Taahhütnamesine göre;  davalı tarafından, davacı yan’dan her yıl için 1.244 TON, 3 yılda toplam (1.244 TON x 3) 3.732 ton alım taahhüdünün bulunduğu, buna istinaden davalı Bayi’nin 1.Yıl (23.07.2013-23.07.2014) 482,23 ton, 2.Yıl (24.07.2014-24.07.2015) 629,53 ton alım yaptığı,  3.yıl hiç alım yapmadığı, buna  toplam olarak 2.620,25 ton alım taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu, ton başına 20 USD üzerinden toplam ceza tutarının 52.404,92 TL hesaplanmış olduğu, müflisin iflas tarihi olan 13/07/2015 tarihi itibariyle Merkez Bankası Döviz Satış Kuru 2,6655 TL üzerinden davacının alacağının 139.685,31 TL olarak hesaplandığı\" tespiti yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinde (sözleşme eki asgari alım taahhüdünde) öngörülen yıllık asgari ürün alımı taahhüdüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı cezai şart alacağındankaynaklanmaktadır. Her ne kadar Ürün Alım Taahhütnamesi'nin (a) maddesinde  kar mahrumiyetinden söz edilmiş ise de içerdiği yaptırımlar itibari ile asgari alım taahhüdünün ihlaline ilişkin özel cezai şartı düzenlemektedir. Hukuki nitelendirme hakime ait olup anılan maddenin cezai şarta ilişkin olduğu kabul edilmesi gerekmektedir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.Somut olaydaki cezai şart; Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde (veya sözleşme eki taahhütnamelerde) yer alan \"yıllık asgari alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (BK. maddesi 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olduğundan burada bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerekmektedir.İfaya eklenen cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. II (818 s. BK. m. 158 f. II) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”. Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir. Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir. TBK m. 179 f. II, ifaya eklenen ceza koşulu, borca aykırılığın iki haliyle sınırlı olarak öngörmüştür. Bunlar, borcun zamanında  ve yerinde ifa edilmemiş olmasıdır. Yasa koyucu, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemesini borca aykırılığın yaygın bir türü olduğu düşüncesinden hareketle böyle bir sınırlamaya gitmiştir (Ahmet M. KILIÇOĞLU, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 984-990) Yukarıda açıklandığı üzere bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Ancak TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Şayet ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ifanın kabulü halinde, cezai şart isteme hakkından zımni feragat edilmiş sayılmaktadır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2019 tarih 2018/3380 E. 2019/5428 K. Sayılı ilamında ifade edildiği gibi; örneğin somut olaydaki gibi beş yıl süreli bir \"akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. maddesi uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayie mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili \"çekince\" (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayie noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Tekrarlamak gerekirse, her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK'nun 179/II. maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Örneğin, sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, \"ceza koşulu istenmeyeceği\" ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında üç yılda davalı şirketçe her yıl için 1.244 ton olmak üzere toplam 3.732 ton ürün alınmasının taahhüt edildiği, ilk yıl ( 23/07/2013-2014) alım taahhüdü gerçekleşmemesine  rağmen ikinci yılda davacı şirketçe mal verilmeye devam ettiği, bu dönem içersinde ceza koşulunun talep edildiğine yada edileceğine dair bir ihtar gönderilmediği, fatura ve irsaliyelere cezai şart ile ilgili bir ihtirazi kayıt konulmadığı, davacının sözleşme süresi içinde çekince koymadan ifaya devam ettiği,  ikinci yılda da (23/07/2014-2015) 1244 ton ürün alımı taahhüt edilmesine rağmen 629,53 alım yapılarak 614,57 ton eksik ürün alındığı, ikinci yıl içinde davalı müflis şirketin 13/07/2015 tarihinde iflasına karar verilmesi nedeniyle üçüncü yılda ürün alımı yapılmadığı, davacı tarafından Beyoğlu 13.Noter aracılığı ile 10.11.2016 tarihinde Bayilik Sözleşmesinin feshettiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı şirketin ilk yıla ilişkin ceza koşulunun talep edildiğine yada edileceğine dair bir ihtar gönderilmediği ya da  fatura ve irsaliyelere cezai şart ile ilgili bir ihtirazi kayıt konulmadığından ilk yıla ilişkin cezai şartı talep edemeyeceği, ancak ikinci ve üçüncü yıla ilişkin ürün alım taahhütnamesine göre eksik ürün alınması nedeniyle cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır. Buna göre davalı müflis şirket son iki yıl için toplam 2.488 ton ürün alım taahhüdünde bulunmasına rağmen toplam 629,53 ton alım yapmış olmakla toplam 1858,47 ton alım taahhüdü yerine getirmediği anlaşılmakla ton başına toplam ceza tutarı 37.169,40 USD hesaplamıştır.İİK'nın 195/1. maddesinde \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir artma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları aleyhine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları). Bu durumda dairemizce hesaplanan 37.169,40 USD'nin iflasın açıldığı 13/07/2015 tarihteki Merkez Bankası'nın efektif satış kuru (2.6655) üzerinden Türk Lirası'na çevrildiğinde davacının talep edebileceği cezai şart alacağı 99.075,03 TL olup bu miktar üzerinde davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.Açıklanan tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/07/2021 tarihli ve 2020/16 Esas 2021/706 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak;Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,2-Davacının, Müflis ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'den olan 99.075,03 TL alacağının Bakırköy İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı İFLAS MASASINA KAYIT VE KABULÜNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından, başlangıçta peşin alınan 54,40 TL harcının mahsubu ile eksik kalan bakiye 561,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun dışında yargılama gideri olarak yapılan 54,40 TL başvurma harcı,  2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 353,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.407,40 TL'den kabul-red oranına (% 75,58) göre hesaplanan 1.819,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline iadesine,  İstinaf giderleri yönünden;1-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan toplam 286,40.TL (59,30.TL istinaf harcı ve 162,10.TL istinaf başvuru harcı ve 65,00 TL posta masrafı) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25843af04626e973","SID":"45f8549d927ce71d"}}