{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1539 <br>KARAR NO\t: 2025/999<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2016/943 <br>KARAR NO\t: 2021/485<br>DAVA TARİHİ: 30/09/2016<br>KARAR TARİHİ: 03/06/2021<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Karayolu ... Kocaeli adresinde kain dava dışı sigortalı ... Metal Tic. Ltd. Şti'nin kiracı olarak bulunduğu iş yeri ve emtiaları yangın rizikolarına ve bununla sınırlı olmamak üzere çeşitli risklere karşı müvekkili ... AŞ tarafından ... nolu 19/03/2015-19/03/2016 vadeli ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigorta koruması altına alındığını, 19/06/2015 günü gece 03:20 sıralarında sigortalı bulunan iş yerine komşu ... ... isimli \"atık solvent geri kazanım\" fabrikasında... tankları içindeki yanıcı kimyasal maddelerin birbiriyle reaksiyona girmeleri sonucu atık boya kazanında patlama sonucu başlayan yangının geç ve yanlış müdahale edilmesi sonucu yayılması ile binanın ön kısmında bulunan çevre işyerlerine ve sigortalısı ... Metal'in iş yerine sirayet ettiğini, sigortalı binada ve emtiada zarara sebebiyet verdiğini, sigortalısının ihbarı üzerine hasar dosyasının açıldığını, ekspertiz incelemesi üzerine ziyan bedeli 3.493.416,20 TL'nin sigortalı firmaya makbuz, ibraname ve temlikname ile ödendiğini, ... Metal hasarın ödenen ücretten fazla olduğu iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını, müvekkilinin sigortalı iş yerinde oluşan dava konusu yangına ... Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ... AŞ ve ...'ın ihmal ve kusurlu davranışlarından kaynaklandığını, dosyanın davalısı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin yangın söndürme ve algılama, duyuru ve tahliye projelerinin ve uygulamalarının binaların yangından korunması hakkındaki yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığını denetleyerek ruhsat veren ve parlayıcı maddeler tüzüğüne uygun davranmayan, sıkça ve ağır zararlar doğurmaya elverişli bir iş yerinde ruhsat şartlarına uygun davranılıp davranılmadığını sürekli olarak denetlenmeyen, denetleme sorumlusu olarak; ayrıca kendisine bağlı itfaiye müdürlüğünün yanan kimyasal \"solvent\" ve maddesinde hatalı ve geç müdahalesi sonucu yangının büyümesine sebebiyet vermesi nedeniyle sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sigortalısına ödeme yaptığı 28/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranında faizi ile birlikte ... Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ... AŞ ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; \"... Metal'e ait depo, \"Yapı ruhsatı\" ve \"Yapı kullanım izin belgesine\" aykırı ek yapılaşmalara sahip olduğunu, bu durum itfaiyenin yangına yeterince müdahale edememesine ve bu binaya sıçramasına sebep olduğunu, ... A.Ş'nin binaların yangından korunması hakkındaki yönetmelik 6. madde (6) bendine göre yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Yapı Kullanma izin belgesine uygun olmayan ek yapıları bulunan ve bahsedilen yönetmeliklere uymayan bir yapının sigortalandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, 19.06.2015 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle zarar gören sigortalısı ... Metal Tic. Ltd. Şti. nezdindeki İşyeri Paket Sigorta Poliçesi sebebiyle ödemiş olduğu 3.493.416,20 TL tazminatın, müvekkili şirket nezdindeki Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atıklar Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigorta Poliçesinden rücuen tahsilini talep ettiğini, dava konusu hasarın “sigortalının riziko adresindeki tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyetinden dolayı” meydana gelip gelmediğinin öncelikli olarak tespit edilmesi gerektiğini, ceza davası bekletici mesele yapılmasını, dava konusu yangında çok sayıda zarar görenin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin bir sorumluluğu doğacak ise poliçe azami teminatı zarar görenler arasında garameten paylaştırılmasını, müvekkili şirket davacının ödeme tarihi itibariyle temerrüde düşmemiş olduğundan bu tarihten itibaren faiz de talep edilemeyeceğini, yukarıda açıklanan sebeplerle; ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yangın çıkan taşınmazın tapu maliki olduğunu, yangın çıkan taşınmaz ise olay tarihinden çok önce müvekkili tarafından ... Kimya San. ve Ticaret A.Ş'ye kiraya verildiğini, davacının \"yangın söndürme ve algılama, duyuru ve acil aydınlatma gibi aktif yangın güvenlik sistemlerinin yeterli olmadığı\" savıyla sorumlu tutarak davaya taraf yaptığını, müvekkilinin \"Yapı Kullanım İzin Belgesi\" almak için KBBB İtfaiye Daire Başkanlığına başvurduğunu, itfaiye dairesi başkanlığınca 20/11/2008 tarihinde kontrol edilip yeterli bulunduğunu, ve \"Yangın Emniyet Raporunun\" düzenlendiğini, 23/03/2009 tarihinde de \"Yapı Kullanım İzin Belgesi\" nin müvekkiline tebliğ edildiğini, ayrıca yasal mevzuat incelendiğinde böyle bir tesisin işletilebilmesi için işletmeci tarafından yönetmelik gereği \"İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı\" alınmasının zorunlu kılındığını, BK 69 maddesi uyarınca davacının müvekkilini sorumlu tutması imkanının olmadığını, öncelikle müvekkilinin adresinin Üsküdar olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı (terfik edilen) Kocaeli Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı davasını belediyenin hizmet kusuruna dayandırarak açtığını, hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığını, tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerektiğini, ayrıca görev yönünden de davalı yerleşim yeri yetkili olduğunu, esas yönünden ise; yangının çıkma sebebi ve kolayca sirayet etmesi ile ilgili dava konusu zararın meydana geldiği taşınmaz üzerinde davacının yangına karşı gerekli tedbirleri almasının gerektiğini, davacının basiretli davranmamış olması sonucu meydana geldiğini, sigortalı ... Metal Ticaret Ltd Şti' nin yasal çekme mesafelerine uymadığını, ek yapılaşmalar nedeniyle de müdahale alanını daraltığını bu nedenlerle öncelikle davanın görev yönünden yada yetki yönünden reddine aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; \"...Dava, davalı ... Petrolkimya ... A.Ş'ye ait işyerinde çıkan yangının davacının sigortalısı ... sirayet etmesi sonucu ... ait işyerinde meydana gelen hasarın davacı tarafça ödenmesi, ve davacının sigortalısının yerine geçerek halefiyet ilkesi uyarınca hasara ilişkin yaptığı ödemeyi davalılardan rücuen talebi istemlerine ilişkindir.TBK'nun 162. Maddesi : \"Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar.\" şeklindedir.Dış ilişkiyi düzenleyen TBK'nun 163. maddesi \"Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.\" şeklindedir.İbranamede sigorta lehdarına ödeme yapıldığı yazılı olmakla halefiyet ilkesi uyarınca hasara ilişkin yaptığı ödemeyi sorumlulardan talep hakkın bulunmaktadır. Reasürans şirketinden, davacı şirketin bir ödeme alıp almaması sigorta sözleşmesi uyarınca ödediği bedelin rücuen tahsili miktarına bir etkisi bulunmamaktadır.Yangının ... tesisinde gece 02:00 a kadar yapılan temizlik sonrası itfaiye ihbar edilen 03.49'a kadar ki saat aralığında çıktığı, yangının geç farkedilmesi nedeniyle büyüdüğü, yangını ilk fark eden ... çalışanı ...'in kolluk ifadesinde fabrikanın üretim yapılan işletme bölümünde yangının çıktığını fark ettiğini beyan ettiği, üretim yani solvent geri kazınım binasında günlük üretim faaliyetleri sonrası yapılan temizlik işlerinde toplanan tozların... tankına koyulması sonrasında  IBC tankının bulunduğu yerde çıktığı olgusu ile daha önceleri de eti asetatın  ayrıştırılması sonrası arta kalan mürekkep tozlarından duman çıktığı bilgiler hep birlikte değerlendirildiğinde bu yangının çıkış sebebinin toplanan atıkların... içerisinde reaksiyona girerek alevlenmesi sonucu yangının başladığı, tanık ...'ın beyanına göre yangın algılama dedektörleri ve uyarı sisteminin üretim binasında olmadığı ve çalışmadığı, yangının itfaiyeye ihbarından 50 dakika kadar sonra 03:56'da yangına köpükle müdahale edildiği, reaktör, variller, IBC gibi yangın yerindeki eşyalara su işlemek suretiyle soğutma işlemi yapılmasının doğru olduğu, yangının yayılarak öncelikli olarak etraftaki... lere ve sonrasında da ...'in işlettiği taşınmazdaki solvent kazanım binasının girişine göre sağ tarafta kalan depo 2 olarak adlandırılan alana 04:30 sıralarında ulaştığı ve sonrasında komşu parsel olan davacının sigortalanına ... şirketinin binasının metal çatı ve cephe panellerine sirayet ettiği, buna göre yangına ilk müdahaleden 30 dakika sonra yangının ... Metal'e sirayet etmiş olduğu, yangının şarta bağlı denilerek mühürlenen depolarda çıkmadığı, depo alanı içindeki daha önce mühürleme işlemi yapılmamış R3 alanı içerisinde çıktığı,Yangının çıktığı taşınmaz açısından imar durum belgesine göre davalı ...'in işletmiş olduğu taşınmazda davacının sigortalananı taşınmazına bitişik olarak istinat duvarına yaslanmış ve depo 2 olarak gösterilen bina sonradan yapıldığı,Yangının çıktığı işletmenin yangın emniyet raporunun 16/04/2015 tarihinde eksikliklerin 16/04/2016 tarihine kadar gidebilmesi için bir yıl süre verildiği ve yangınında bu süre içerisinde 19/06/2015 tarihinde çıkmış olduğu, yangın emniyet raporunun davalı ...'ın başvuru üzerine emniyet tedbirleri yeterli görülerek verilmiş olduğu, yangın emniyet raporunda tespit edilen yangın emniyet tedbirleri içerisinde otomatik yangın algılama sisteminin mevcut olduğu, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alınabilmesi için yangın ve patlamalar için gerekli önlemler alındığına dair itfaiye raporunun da ibrazının gerektiği, ancak davalı ...'in yangın önlem ve teçhizatlarının yeterli olmadığı,üretim binasında yangın algılama sisteminin var olduğu varsayılsa bile yangın anında çalışmadığının davalı ...'in çalışanlarının ifadeleriyle sabit olduğu çok miktarda ve kolay yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı sıvılarla iştigal eden üretim ve depolama yapan davalı ...'in tesisinde otomatik köpüklü yağmurlama söndürme sisteminin bulunması gerektiği, ancak bu şekilde bir sistemin bulunmadığı, yangının geç tespit edildiği, davalı ...'in acil durum planı hazırlamaları gerektiği bakanlığa kayıt ve bildirimde bulunulması gerektiği, yangın sonrası çekilen fotoğraflarda incelendiğinde davacının sigortalananı ...'ın iş yeri duvarına yakın yangından arta kalan iş yerindeki yanıcı sıvılar yanmış çok sayıda... iskeletinin bulunduğu, IBC lerin üst üste açık alanda gelişi güzel bir şekilde istiflendiği, ...'in işlettiği iş yerinde atık boya kazanının bulunduğuna ilişkin bir bulgu bulunmadığı,Sigorta şirketlerinin Binaların Yangından Korunması Yönetmeliğinin 6. Maddesi gereğince sigorta ettirilecek binaların bu yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etme mecburiyetinde ise aksi durumun rücuen tazminat davası açısından davacının alacak hakkına ortadan kaldırmayacağı, Davalı ... Sigortanın birden fazla kimse zarar görmüş olduğundan poliçe teminatının proporsiyon dahilinde ödenmesi gerektiği, Davacı sigortalananı ... Şirketinin yangın tesisat projesindeki çekme mesafesine uyulmadığı, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığının ve Çalışma Bakanlığının kendi mevzuatları çerçevesinde denetimleri gerçekleştirmeleri gerektiği ancak bunların gerçekleştirilmediği,Davalı ...'in yangın önlem ve techizatlarının yukarıda anlatıldığı üzere yeterli olmadığı, üretim binasında yangın algılama sistemi olduğu varsayılsa bile çalışmadığının tartışmasız olduğunu, yangını ilk fark eden davalı ...'in çalışanı ...'in yangın sesini forklift çalışmasına benzettiği, yangının ilerleyen safhasında çıkardığı sert ses ile yangının fark edildiği, bu şekildeki tehlikeli tesiste gerekmesine rağmen otomatik köpüklü yağmurlama sisteminin bulunmadığı, taşınabilir köpüklü söndürme cihazının ise yangının geç algılanması nedeniyle  yetersiz kaldığı, IBC lerin üst üste açık alanda depolanması, malzemelerin gelişi güzel istiflenmesi, malzeme cinsi farklı olan maddelerin ayrı ayrı alanda depolanmaması, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin çalışmaması, acil durum planının hazırlanmaması, yangın başlangıç olayına neden olunması nedenleriyle davalı ...'in birincil derecede yangında ve yangın nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu,İhbar edilen KBBB'nin ise imar planlarını kontrol etmemesi, solvent geri dönüşüm şirketine kullanım izni verilirken aranan itfaiye raporunun yetersiz olması, depoların ve açıkta depolanan mamul solvent ve dönüşüm bekleyen solventlerin stoklarının kontrol edilmemesi, davalı ...'in daha önce buna benzer yangınlar geçirmiş ve süresiz kapatılmasına rağmen kontrollerde ihmal olunması, Başiskele Kaymakamlığınca faaliyeti durdurulan ve daha sonra 2009-2015 yılları arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yetersiz yangın emniyet raporu verilmesi nedeniyle KBBB'nin, davalı ... kadar olmasa da ikinci dereceden yangın ve yangın nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, İtfaiyenin sanayi bölge yangınları için yeterli olmadığı, köpük kulelerinin gelmesinin telsiz konuşmalarından anlaşılacağı üzere 1 saati bulacağı, KBB İtfaiye Daire Başkanlığının düzenlediği raporda yapılan kontrolde yangın emniyet tedbirlerinin yeterli olduğu belirtilmiş ise de bu raporun niçin verildiği ve neresi için verildiğinin tam olarak belli olmadığı, tespit edilen yangın emniyet tedbirleri listesinde depolarla ilgili açıklayıcı bilgi bulunmadığı, bu nedenle bu depolarda alınması gereken veya alınan tedbirlere ilişkin ciddi bir bilgi bulunmadığı, buna göre itfaiye raporu verilirken yönetmeliklere uyulmadığı,Dosya içerisinde mahkememizce aldırılan 3 ayrı kök rapor bulunmakta olup, davalılar ..., ... ve KBBB açısından raporlar arasında esasta bir çelişki bulunmadığı, Davacının sigortalananı ...'ın, her ne kadar 2. kök raporunu hazırlayan bilirkişiler, davacı sigortalananı ... Şirketine çekme mesafesine büyük ölçüde uyulduğunu, çekme mesafesine araçların geçme mesafesi için olmadığı, çekme mesafesi ile bina arasında yer alan elektrik direği,trafo ve su deposunun araçların geçmesini engellemesini tartışılmasının gerekmediği, çekme mesafesi ihlali var ise müdahaleyi etkileyebilecek şekilde kesinlikle olmadığı, çekme mesafesi olması gerekenin 2 katı bile olsa böylesi bir yangında çıkan devasa ısı enerjisinden ışının ve taşınım yoluyla oluşan ısı aktarımının engellenemeyeceği ve bu sirayete önleyemeyeceği, davacı sigortalananın yanan binasında yüksek bina kategorisine girmediğinden çatı ve cephe malzemesine ilişkin bir zorunluluğunun bulunmadığı görüşünde bulunulmuş ise de, tehlikeli sınıfta komşu parsele doğru çekme mesafesine uyulmaması, yangının mevcut durumda bile 30 dakika sonra ancak ...'a sirayet edebilmesi, otomotiv sektöründe kullanılan güvenlik parçalarını uyumluluk grubuna göre ayrı bölümlerde, aynı tehlike sınıf ürünleriyle birlikte yangına en az 120 dk dayanıklı bir alanda depolanması gerekliliğine Yıldırımların uymaması, yargından çıkan ne kadar yüksek olsa da çekme mesafesine uyulmuş olsaydı her halükarda sirayet süresini uzatacağı ve sirayet yoğunluğunu azaltacağı tartışmasız olmakla oluşacak bu duruma göre gerek yangının çıktığı yere gerek yangının sirayet ettiği komşu parsele itfaiyenin daha kolay müdahale edebileceği, bu nedenlerle bu durumun tazmin talebinden indirim sebebi olarak dikkate alınması gerektiği, yangının çıkışındaki davalı ...'in kusurun ağırlığı dikkate alındığında ...'ın sabit olan bu eylemleri nedinyle tazminat miktarından % 10 oranında düşüm yapılması gerektiği,  Davalı ... açısından ise ikinci kök raporda heyetin çoğunluğu sorumluluğunun bulunmadığı bildirilirken azınlıktaki üye davalı ...'in de sorumluluğunun bulunduğu, 3 kök raporda da davalı ...'in sorumluluğunun bulunmadığı beyan edilmiş olup, davacının sigortalananın ... Şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığı, bu nedenle bu kusuru tazmin miktarının indirilmesi sebebi olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda 1 ve 2 kök rapor ile 3 kök rapor arasında görüş farklılıkları bulunduğu, yangının çıktığı davalı ...'in işlettiği taşınmazın sahibi olan davalı ...'ın BK 69. Maddesi gereğince bina malikinin bakımındaki eksikliklerden veya yapımındaki bozukluklardan kusursuz sorumlu olup, binaların yangından korunması hakkındaki yönetmeliğinin 17/a,18/c maddeleri gereğince yüksek tehlikeli yerler sınıfındaki işleminin bulunduğu taşınmazda, yönetmelikteki tedbirlere uyma yükümlülüğünün bina malikininde de olduğu, çok miktarda ve kolay yanıcı sıvılarla iştigal edilen işletmede otomatik köpüklü yağmurlama söndürme sisteminin kurulma zorunluluğuna aykırı davranılması, tehlikeli sınıftaki işletmedeki binaların yangın söndürme sisteminin yetersizliği, davacı sigortalananın sınırına bitişik depo 2 isimli yapının yapılmış olması, KBB İtfaiye Daire Başkanlığının düzenlediği raporda yapılan kontrolde yangın emniyet tedbirlerinin yeterli olduğu belirtilmiş ise de bu raporun niçin verildiği ve neresi için verildiğinin tam olarak belli olmadığı, tespit edilen yangın emniyet tedbirleri listesinde depolarla ilgili açıklayıcı bilgi bulunmadığı, bu nedenle bu depolarda alınması gereken veya alınan tedbirlere ilişkin ciddi bir bilgi bulunmadığı, buna göre itfaiye raporu verilirken yönetmeliklere uyulmamasına rağmen raporun kullanılması  hususları dikkate alındığında, davalı ...'in bina maliki olarak yangından tali olarak sorumlu olduğu, 3.493.416,20 TL zararın % 10'u düştükten sonra geriye kalan 3.144.074,58 TL'nin tazmini gerektiği...\" gerekçesiyle; \"1-3.144.074,58-TL'nin davalılardan müteselsilen (davalı ... şirketi açısından poliçe limitinin garamaten taksimi ile 10.255,60-TL ile sınırlı olmak üzere) 28.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek  3095 S.K.nun 2/f-2. maddesi hükmüne göre ticari işlerde Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>1-Davacı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının kusuru bulunmadığı dosyada mübrez bilirkişi raporunda tespit edilmesine rağmen %10 kusur atfının hatalı olduğunu, davaya konu yangın kadar büyük ve kimyasal etkili bir yangında çekme mesafesi ihlali ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kararda davalı ... A.Ş. lehine diğer davalı taraflarla birlikte vekalet ücretine hükmedilmiş ise de huzurdaki davanın davalı ... A.Ş. aleyhine poliçe teminat ve limitiyle sınırlı olarak ikame edildiğini, nitekim verilen hükümde de ... A.Ş. \"poliçe limitinin garamaten taksimi ile 10.255,60-TL ile sınırlı olmak üzere\" sorumluluğuna karar verildiğini, buna rağmen hatalı olarak 6 no'lu hükümde davalı ... A.Ş. lehine de vekalet ücretine hükmedildiğini kararın bu yönden de hatalı olduğunu beyan ederek aleyhe kısımların kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargı yolu itirazı nedeniyle davalı Kocaeli Belediyesi yönünden dosya tefrik edilmiş ise de davalar arasında bağlantı olduğundan tüm davalılar yönünden yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, zira dava konusu yangının sanayi bölgesinde meydana geldiğini, olayın İdare'nin yetki ve denetim bölgesi içerisinde olduğunu, denetleme görevi olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele Belediyesi ve Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün sigortalı şirketi denetim görevlerini yerine getirmediklerini, hizmet kusuru mevcut olduğunu bu nedenle uyuşmazlık yönünden idari yargının görevli olduğunu, mahkemece taşınmaz maliki müvekkili ... tarafından davalı ... aleyhine ikame edilen ve işbu dosyayla birleştirilen dava yönünden hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmaz maliki olan müvekkilinin TBK 69 uyarınca yapının yapılışında bozukluk veya bakım eksikliği yoksa yada zarar bundan kaynaklanmıyorsa kusursuz sorumlu tutulamayacağını, yangının meydana geldiği binada bu yönde bir eksiklik bulunmadığını,  taşınmazın  olay tarihinden yıllar önce atık solvent geri kazanım fabrika binası, makina ekipmanı, tesisleri ile birlikte davalı ... Kimya A.Ş.'ne kiraya verildiğini, müvekkilinin \"Yapı Kullanım İzin Belgesi\" almak için KBBB İtfaiye Daire Başkanlığına başvurduğunu ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından 20/11/2008 tarihinde kontrol edilip yeterli bulunarak \"Yangın Emniyet Raporu\" düzenlendiğini, 23/03/2009 tarihinde de Yapı Kullanım İzin Belgesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, Yangın Emniyet Raporu yapılan kontrolde yangın emniyet tedbirlerinin yeterli olduğu,  yangın emniyet raporunda tespit edilen yangın emniyet tedbirleri içerisinde otomatik yangın algılama sisteminin mevcut olduğunun açıkça tespit edildiğini, mübrez bilirkişi raporlarında da müvekkilinin kusurlu olmadığının tespit edildiğini, TBK 69'daki yapı eseri maliki, eserdeki yapım bozukluğu veya bakım eksikliği sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulurken TMK'nın 730.maddesi bakımından malikin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının sınırlarını aştığında meydana gelen zarardan sorumlu tutulduğunu, müvekkilinin taşınmaz maliki sıfatıyla sorumlu olup olmadığının TBK 69 değil TMK 730.maddesi kapsamında tartışılabileceğini, binanın yapımında ve bakımında herhangi bir bozukluk veya eksiklik olmadığı ve dolayısıyla taşınmaz maliki yönünden TBK 69 uyarınca illiyet bağının kesildiğini, gerekçeli kararın son sayfasında yer verilen \"...davacı sigortalananın sınırına bitişik  depo 2 isimli yapının yapılmış olması\" şeklinde tespitin dosyadaki resmi yazılı delillere, teknik bilirkişi raporlarına ve gerçeğe açıkça aykırı olduğunu, müvekkiline ait 11 nolu parselde bulunan tüm  yapıların 1983 yılından önce davacı sigorta şirketince sigortalanan 17 nolu parseldeki yapılardan yaklaşık 27 sene önce o dönemdeki İmar Kanunu, yönetmelikleri ve planlarına uygun, ruhsatlı  bir şekilde yapıldığını ve imara aykırılık olmadığını, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... Şirketi'ne ait 17 nolu Parseldeki yapının ise tam aksine imara aykırı inşa edildiğini, yangından zarar gören bitişik parseldeki taşınmaza ait tapu kayıtları, onaylı vaziyet planları celbedilerek teknik bilirkişiler  eşliğinde hangi yapının çekme mesafesini ihlal edip etmediğinin yada hangi binanın vaziyet planına uygun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini zira TBK 69 uyarınca kusursuz sorumluluğun ancak bu şekilde belirlenebileceğini, ayrıca dava konusu olayın TBK71'de düzenlenen tehlike sorumluluğu çerçevesinde incelenmesi ve denkleştirme prosedürünün uygulanması gerektiğini,  davacı şirket sigortalısına ait yapı imara aykırı inşa edildiği ve çekme mesafesi ihlal edildiği, bunun bunun sonucunda yangının doğrudan sigortalı işyerine sirayet ederek büyüdüğü için sigortalının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin 6.maddesinin 6.bendi gereği davacı sigorta şirketinin imar yönetmeliğine aykırı inşa edilmiş yapıyı yüksek risk durumunu bilerek sigorta ettiği için doğabilecek zarardan sigorta şirketinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğini, sigortacının zararı talep hakkı olmadığını, gerçek zararın ispat edilmesi, TBK 71.maddesi gereği denkleştirme ilkesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kararın açıklanan nedenlerle uyul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>3-Davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yangının sanayi bölgesinde meydana geldiğini, İdare'nin yetki ve denetim bölgesi içerisinde olduğunu, denetleme görevi olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele Belediyesi ve Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün sigortalı şirketi denetim görevlerini yerine getirmediklerini, hizmet kusuru mevcut olduğunu bu nedenle uyuşmazlık yönünden idari yargının görevli olduğunu, belirtilen kurumlar tarafından denetim görev yerine getirilmemesinin müvekkili yönünden illiyet bağını kestiğini, taşınmaz maliki ... tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen ve işbu dosyayla birleştirilen dava yönünden mahkemece hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin mevzuat hükümlerine aykırı işlem ve eylemleri olmadığının dosyada mübrez kayıtlarla ispatlandığını, \"önemli derecede tehlike arz eden işletme\" niteliğinde olan müvekkiline ait işyerine idari kurumlar tarafından yapılan gerekli incelemeler sonucunda faaliyet izni ve Yangın Emniyet Raporu verildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin yangın nedeniyle kusurlu olmadığını, davacı şirket sigortalısının yangında ağır kusurunun olduğunu, müvekkili şirketin bulunduğu taşınmazın imara aykırı olmamasına rağmen davacı şirket sigortalısına ait yapının imara aykırı inşa edildiğini, çekme mesafesinin ihlal edildiğini, bunun ise yangının doğrudan sigortalı işyerine sıçramasına sebebiyet verdiğini, sigortalının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliğin 6.maddesinin 6.bendi gereği davacı sigorta şirketinin imar yönetmeliğine aykırı inşa edilmiş yapıyı yüksek risk durumunu bilerek sigorta ettiği için doğabilecek zarardan sigorta şirketinin tek başına sorumlu tutulması gerektiğini, olayda TMK 730.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumda sigortacının zararı talep hakkı olmadığını, gerçek zararın ispat edilmesi, TBK 71.maddesi gereği denkleştirme ilkesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi ve tazminat miktarının borçlunun ekonomik mahvına sebebiyet vermemesi gerektiğini, kararın açıklanan nedenlerle uyul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kaldırılmasını talep etmiştir. 4-İhbar olunan Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda Kurum'un kendi mevzuatı çerçevesinde sorumluluğunu yerine getirmediğinden bahsedilerek aleyhe hüküm kurulduğunu, dosyada ihbarın usulsüz olduğunu ve savunma haklarının kısıtlandığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava; davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait işyerinde çıkan ve sigortalı işyerine sirayet eden yangın nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin, hasardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu yangın; davalı ...'ın maliki olduğu ve kira akdiyle davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kullanılmakta olan atık solvent geri kazanım fabrikasında meydana gelmiştir. Fabrikanın, fabrika binası, makina ekipmanı, tesisleri ile birlikte davalı şirkete kiralandığı anlaşılmıştır. İşbu davada Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na husumet yöneltilmiş ise de 03/07/2017 tarihli celsede davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden dosya tefrik edilerek Mahkemenin 2017/629 E. sırasına kaydedilmiş ve 18/01/2018 tarihli 2018/61 K. sayılı kararı ile; \"..Davacı taraf davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının kusurlu iş yerine ait ruhsatın davalı tarafça verildiğini, iş yeri denetiminin yapılmadığını, iş yerinin ruhsat şartlarına uygun davranılıp davranılmadığını, buna ilişkin denetim görevini yerine getirmediğini, ayrıca yangına hatalı ve geç müdahale etmesi nedeniyle davalının kusuruna dayanarak tazminat davası açmış ise de; davanın ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın davalıya yöneltilmesi nedeni hizmet kusuru olup kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde 2577 sayılı İYUK 2 maddesi uyarınca idari yargı görevli\" olduğu gerekçesiyle yargı yolu yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2018 tarihli 2018/1102 E. 2018/1110 K. sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Yargı yolu itirazı;Davalılar tarafından yargı yolu itirazında bulunulduğundan, esasa yönelik itirazların incelenmesinden önce somut olayda idari yargının mı yoksa adli yargının mı görevli olduğunun incelenmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalı Belediye yönünden açılan dava hakkında mahkemece tefrik kararı verilmiştir. Eldeki dosyada davalılar; yangının çıktığı taşınmaz maliki ..., yangının çıktığı işyeri sahibi ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve bu şirketin işyeri sigortacısı ... A.Ş. (... A.Ş.)'dir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. Davacı tarafından sigortalısına 3.493.416,20 TL ödenmiş, ayrıca sigortalının ödenen bedel kadar haklarını temlik ettiğine dair 28/08/2015 tarihli ibraname ve temlikname başlıklı belge sunulmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ticari davalar, mutlak ticari davalar ve  nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun Türk Ticaret Kanununda düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır ve TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. İşbu dosyada; dava dışı sigortalı, davacı sigortacı, davalı ... ve davalı sigorta şirketi tacirdir. Haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevi, adli yargının görevine girdiğinden idari yargının görevli olduğu yönündeki itirazlar yerinde görülmemiştir. Her ne kadar ...'ın tacir olup olmadığı belli değil ise de, sigortalı ve diğer davalıların tacir olması sebebiyle özel görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması da nazara alındığında davanın görevli mahkemede açıldığı tespit edilmiştir. İtfaiye raporu;Yangının çıkış nedeni; ... Petrol Kimya San. Tic. A.Ş. çalışanları ... ile ...'in beyanları, yangın sonucu yapılan inceleme ve araştırma neticesi; yangının desilasyon işlemi için kullanılan etiketsiz olduklarından türü belirlenemeyen...'ler içindeki yanıcı kimyasal maddelerin birbirleriyle reaksiyona girmeleri sonu çıktığı kanaatine varıldığı ancak kesin tespitin bilirkişi heyetince yapılması gerektiği, yangının geç fark edilmesi sonucu yapıldığı ve komşu sınırları için gerekli güvenlik mesafelerinin korunmaması sebebiyle komşu işyerlerine sirayet ettiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.Rapora göre yangının 19/06/2015 tarihinde saat 03:49'da ihbar edildiği, ilk ekibin saat 03:50'de çıktığı ve 03:56'da olay yerine ulaştığı, yardımcı ekibin ise 03:50'de çıkarak 03:57'de olay yerine geldiği, ilerleyen saatlerde başka ekiplerin de çalışmalara katıldığı, saat 20:30'da dönüş yaptıkları belirtilmiştir. Poliçe ve ekspertiz raporu;Dava dışı sigortalı ... Metal Tic. Ltd. Şti'ye ait depo niteliğinde işyeri 19/03/2015-2016 tarihleri arasında, davacı şirket nezdinde ... Paket Sigorta Poliçesi ile yangın dahil çeşitli risklere karşı teminat altına alınmıştır. Ekspertiz raporunda; sigortalı binanın ... konstrüksiyon olarak imal edildiği, tamamının yanarak hasar gördüğü, çok kalın çelikten mamul ana dikmelerin değerlendirilebilecek kısmının bulunup bulunmadığının kontrolü ve yeniden imalatın bedelinin ne olacağının belirlenmesi için ... İnşaat ve Mimarlık firması yetkilileri ile bağlantı kurulduğu, anılan firma sahibi ... ve kendisi tarafından temin edilen İTÜ İnşaat ve ... Fakültesinden iki hoca ile birlikte olay yerine gidilerek inceleme yapıldığında binanın ... karkas sistemi de dahil olmak üzere çok yüksek ısı tesiri altında kullanılmaz hale geldiğine ve sökülüp yeniden imal edilmesi gerektiğine karar verildiği, meydana gelen yangında, kapalı alan zemin betonu ile temeli de dahil olmak üzere gerek yanma gerekse söküm çalışmaları nedeniyle tamamen hasarlanmış olduğu düşünülerek, üretim binası pertotal olarak kabul edilip 3.724.000,00 TL + Enf. Payının verilmesi gerektiğinin düşünüldüğü yine yüksek ısıya maruz kalan çatlama ve gevreme sonucunda hasarlanan ve ayrıca söküm ve yeniden imalat esnasında bozulması muhtemel çevre düzenlemesine ait imalatın bedeli de belirlenerek bu kısmın da hasar olarak takdir edildiği belirtilmiştir. a-550.000 kg ... konstürsiyon malzemeli, 5070 m2 çatı paneli, 3400 m2 cephe paneli, 512 m2 alüminyum panel, 1848 m2 alüminyum kompozit polikarbonat ışıklık saç kasaları, komple elektrik tesisatı, seramikler, seksiyonel kapılar, yangın pompası ve yangın sistemlerinden oluşan bina 3.724.000,00 TL + Enf.payı = 3.816.844,93 TL,b-Zemin çevre betonlarının kırılan, patlayan, çatlayan bölümlerinin yeniden yapımı ile söküm esnasında kırılacak bölümlerin imalatı 75.000,00 TL + Enf.payı = 76.869,86 TL,Olmak üzere toplam 3.893.714,79 TL olup, %4 kıymet kazanma tenzili 155.748,59 TL düşülerek 3.737.966,20 TL,Enkaz kaldırma masrafı (maktuen) 17.500,00 TL eklenerek 3.755.466,20 TL bulunmuş,Demir sovtajı 256.500,00 TL + alüminyum sovtajı 1.000,00 TL + bakır sovtajı 4.500,00 TL = 262.050,00 TL olduğundan bu kısım tenzil edilerek,Sonuç hasar 3.755.466,20 TL - 262.050,00 TL = 3.493.416,20 TL hesap edilmiştir.Bilirkişi raporları;1-Mahkemece, Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince kimya mühendisi, inşaat mühendisi, yangın uzmanı, sigorta uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 28/09/2018 tarihli raporda özetle;Taşınmaz maliki ...'ın üretim ve depolamada parlayıcı, patlayıcı, kolay alevlenici ve tehlikeli madde kullanılmaması şartıyla verilmiş izin belgesine rağmen gerekli kontrolleri yapmadığı, ...'e ait işyerinde dava konusu yangından önce 11 aralık, 27 aralık, 3 ocak'ta çıkan yangınlar nedeniyle işletmenin süresiz olarak kapatıldığı ve nisan 2012'de yeniden çalışmaya başladığı, tüm bu olumsuzluklara rağmen bina sahibi tarafından taşınmazın kiraya verdikten sonra takip edilmediği, bu nedenle taşınmaz malikinin %15 oranında kusurlu olduğu, İmar planlarının kontrol edilmemesi, solvent geri dönüşüm şirketlerine kullanım izni verilirken aranan itfaiye raporunun kifayetsiz oluşu, depoların ve açıkta depolanan mamul solvent ve dönüşüm bekleyen solventlerin stoklarının kontrol edilmemesi, internet haberlerinden anlaşılacağı gibi bu şirketin daha önce de buna benzer yangınlar geçirmiş ve süresiz kapatılmış olmasına rağmen kontrollerde ihmal edilmiş olması, itfaiyenin kimyasal bir yangına gittiklerinin farkında olarak su ile gitmemeleri ve su ile müdahale etmemeleri gerektiği, eğer ilk müdahale köpük ile yapılsa idi kesinlikle bu derece büyümeyeceği, yangına yanlış müdahale edildiği için büyümesine sebebiyet verildiği, tüm bu nedenlerle Kocaeli İtfaiye Daire Başkanlığının %40 kusurlu olduğu, Dava konusu ... parsel numaralı taşınmazın 21/09/2007 tarihli imar durum belgesinde yapılanma şartları belirtilirken çekme mesafeleri ön bahçe 10 mt. yan bahçe 3 mt. ve arka bahçe h/2 olarak belirlendiği, keşif esnasında ... ortakları tarafından dosyaya sunulmasını istedikleri ve koydurdukları 8. Asliye Ceza Mahkemesi için Fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanıp imzalanan detay krokisinden komşu parsel sınırları ile 3'er mt. mesafe bırakılarak geri çekme yapılması gerekmekte iken söz konusu mesafenin ... A.Ş. tarafında çekilmediği ve duvara bitişik olarak konumlandığının görüldüğü, detay krokide ...'e göre kuzey doğu köşesinde ... Metal'in çekme mesafesi imar parsel sınırından itibaren 2,84 gösterilirken ... için bir tespit yapılmadığı, komşu parsel olan ... parselde ise yerinde yapılan ölçümlerde ve Başiskele Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Harita Mühendisi ... tarafından hazırlanmış bina tespit krokisinden anlaşıldığı üzere ...parsel ile sınır olduğu arka bahçede kuzeyde 7,56 güneyde 3,40 m. şartlarını sağladığı, komşu parsel ile bırakılması gereken yan ve arka cephede 3 m. mesafesinin sağlandığının bu belgeden anlaşıldığı, ancak ... tarafından depoda söz konusu mesafenin bırakılmadığı ve duvara bitişik olarak konumlandığı, keşif esnasında bilirkişi ... ile birlikte yapılan ölçümde Yıldırım Metal komşu parsel olan ...parselde yerinde yapılan ölçümlerde komşu parsel ile bırakılması gereken mesafenin istinat duvarına kadar 2,85 m. ölçüldüğü buna 60 cm. istinat duvar payı koyulduğunda 3,45m. çekme mesafesi olduğu ancak ... A.Ş. tarafında ise sadece yaklaşık 50 cm kadar bir boşluk görüldüğü, davalı ... ... San. Ve Tic. A.Ş. Kocaeli 5. Noterliğinin ... Yevmiye no.lu Taahhütnamesinde \"Tesisimizdeki Depolama Tankdarında Yanıcı, Parlayıcı ve Patlayıcı madde depolamayacağımızı taahhüt ederiz\" şeklinde taahhüdüne uymadığı gibi komşusunun istinat duvarına yaslandığı, bu nedenlerle ... Kimya A.Ş'nin %45 oranında kusurlu olduğu, Davalılar ... A.Ş. düzenlemiş olduğu Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atıklar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile davalılardan ... Kimya San. Ve Tic. A.Ş.'nin üçüncü şahıslara verilecek maddi zararlara karşı kaza başı 116,000,00 TL değer üzerinden, 17/03/2015-2016 tarihleri arası için sigortaladığı, söz konusu poliçe ile faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararların poliçede yazılı tutarlar kadar teminat altına alındığı, olayda sigortalı gibi başka zarar görenlerin de bulunması nedeniyle garameten paylaşıma gidilmesi gerektiği ve davalı ... A.Ş.'nin davacıya karşı sorumluluğu'nun 11.825,05 TL olduğu, ekspertiz raporunda hesaplanan hasar bedellerin kadri maruf olduğu belirtilmiştir. 2-Mahkemece, Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince kimya mühendisi / yangın uzmanı, kimya mühendisi, itfaiyeci / yangın uzmanı, mimar, sigorta uzmanı ve hukukçu bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten alınan 19/09/2019 tarihli raporda özetle;-Yangın ... tesisinin üretim (solvent geri kazanım) binasında çıktığı, günlük üretim faaliyeti sonrası yapılan temizlik işlemlerinde toplanan tozların... tankına koyulduğu, bu bölümde yangın öncesi yapılan son eylemin bu işlem olduğu, yangın fark edildiğinde bahsi geçen... tankının ilk yanmakta olduğunun görüldüğü, daha önce de etil asetatın ayrıştırılması sonrası arta kalan mürekkep tozlarından duman çıktığı görüldüğü bilgileri birleştirildiğinde yangının çıkış sebebinin de toplanan atık tozlarının... içinde kendiliğinden yanmaya başlaması olduğunun düşünüldüğü, yangının saat 02:00'a kadar yapılan temizlik işlemi sonrasında itfaiyeye ihbar edildiği saat 03:49'dan bir süre önce çıktığının anlaşıldığı, Yangını ilk fark eden ...'in ifadesinden; 1-Yangının herhangi bir şekilde algılama sisteminden fark edilmediği, yangın algılama detektörlerinin ve uyarı sisteminin üretim binasında olmadığı ve/veya çalışmadığının anlaşıldığı, 2-Yangının çok geç fark edildiği, zira namaz kılarken forklift çalıştığını düşündürecek büyüklükte ses duyması ve namazını bitirdikten sonra bu sesin fabrikanın üretim yapılan işletme bölümünde çıkan yangından geldiğini fark etmesi namaz kıldığı yerin bu üretim binasına yakınlığı ayrıca dikkate alınmak üzere ve ne kadar yakın olursa olsun yangının başlangıç safhasında değil, oldukça ilerlemiş safhasında fark edildiğini ortaya  koyduğu, Yangına itfaiyenin ilk olarak saat 03:56'da ihbardan yaklaşık 7 dakika sonra sonra müdahale edildiği ancak ilk müdahalenin su ile yapılması akabinde solvent olduğu bilgisinin alınması üzerine diğer araçla köpük ile müdahaleye başlandığı, bir müddet sonra muhtemelen saat 04:03/05 gibi patlama / parlama meydana gelmesiyle merdiven araç bomu ve sepetinin kullanılamaz hale geldiği, yenine diğer aracın geçerek müdahaleye devam ettiği, idari binanın arkasında kalan depo1 olarak bilinen R3 (Reaktör 3) solvent geri kazanım binasında meydana gelen patlama neticesinde yere dökülen solventin yanarak yayıldığı, itfaiye merdiveni ve etraftaki... lere yangının sirayet ettiği, solvent kazanım binasının girişe göre sağ tarafında kalan depo2 olarak krokilerde gösterilen alana saat 04:30 sıralarında yangının yayılması ile ... Metal çatı ve cephe panellerine sirayeti ile yangının gelişim göstererek büyüdüğü, binaların birbirine yakın olması güvenli mesafelerin bırakılmaması, işletmelerin binaların dış cephelerinde yangına dayanımı düşük olan malzeme kullanımının etkisi bulunduğu, Yangının ...'in şarta bağlı denilen mühürlenen depolarında çıkmadığı, depo alanı içerisinde R3 olan alan içinde çıktığı, R3'te mühürleme işleminin olmadığı, 30/07/2009 günü Kocaeli Büyükşehir Belediyesince mühürlenip faaliyetten men edilen TI, T2, T4, T5, T6, T7, T8, DI, D2, D3, D4, D5, D6 nolu tanklar ile R1, R2 nolu reaktörler mühürlenerek kullanım dışı olan tank ve reaktörlerin yangından 4 yıl önce 03/02/2011 tarihinde hurdaya ayrıldığı ve bu nedenle, Kocaeli Büyükşehir Belediyesince mühürler sökülerek tutanak hazırlandığı ve hurdaya gönderildiği,26/03/2009'da yapı kullanım izin belgesinin ... tarafından alındığı, 16/09/2009'da ilk yangın emniyet raporunun verildiği, İtfaiye Önleme ve Eğitim Şube Müdürlüğü'nün son inceleme sonrası 16/04/2015 tarihinde eksikliklerin 16/04/2016'ya kadar giderilmesi için 1 yıl süre verildiği ancak yangının 19/06/2015'te meydana geldiği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı-Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğü tarafından, ... şirketine başvuru üzerine TI, T2, T4, T5, T6, T7, T8, D1, D2, D3, D4, D5, D6 nolu tanklar ile R1, R2, R4 nolu reaktörleri kullanmama şartı ile 02/07/2009 tarihinde İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı verildiği, 31/12/2010 tarihinde gidilerek mühürleme işleminin 03/01/2011 tarihinde yapıldığı, yangın ve acil durumlara yönelik her türlü tedbirin alınması tesiste sürekli güvenlik elemanının bulundurulması, tesise herhangi bir atık malzeme vesaire alınmaması hususları bildirilerek, tesisin Başiskele Kaymakamlığınca 03/01/2011 mühürlenerek faaliyetine son verildiği, Davalı ...'in Kocaeli 5. Noterliğinin ... Yevmiye no.lu Taahhütnamesinde \"Tesisimizdeki Depolama Tanklarında Yanıcı, Parlayıcı ve Patlayıcı madde Depolamayacağımızı taahhüt ederiz\" şeklinde taahhüt verdiği, Nisan 2012'de tekrar açıldığı tespitlerine yer verilerek;Sorumlulukları ve Kusur Durumuna ilişkin:a-Davalı ... yönünden;...'in ilgili kurumlardan Yapı kullanma belgesi, yangın emniyet raporu, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı almış olduğu, Başiskele Kaymakamlığınca 03/01/2011 tarihinde faaliyetin durdurulduğu, yangın ve acil durumlara yönelik her türlü tedbirin alınması tesiste sürekli güvenlik elemanının bulundurulması tesise herhangi bir atık malzeme vs alınmaması hususları bildirildiği,Davalı ...'in yangın önlem ve teçhizatlarının yeterli olmadığı üretim binasında yangın algılama sistemi var olsa bile yangın esnasında çalışmadığı, yangını ilk fark eden ...'in, forklift çalışmasına benzettiği, yangının ilerleyen safhasındakı çıkardığı ses ile yangının fark edildiği, algılama sisteminin çalışmadığı,Çok miktarda ve kolay yanıcı sıvılarla iştigal edildiği, üretim yapıldığı ve depolandığı böyle bir tesiste otomatik köpüklü yağmurlama söndürme sistemi bulunması gerektiği halde, herhangi bir otomatik söndürme sisteminin kurulu olmadığı,... tesisinde taşınabilir köpüklü söndürme cihazları bulunduğu, ancak geç algılama sebebiyle yangının başlangıç safhası kaçırıldığından bunların da yetersiz kaldığı,Yangın algılama ve uyarı sistemi çalışma çalışsaydı bu yangın başlangıçta fark edilerek kolaylıkla söndürüleceği, böyle büyük tahribat ve sirayet oluşmayacağı,Yangının çıktığı üretim binasında otomatik köpüklü yağmurlama (sprinkler) sistemi olsaydı ve çalışsaydı yangın başlangıçta fark edilemese bile ve hatta işyerinde kimse bulunmasa bile bu yangının %94 başarı ile otomatik olarak söndürüleceği böylece bu tahribat ve sirayetin oluşmayacağı,Alanın açık antrepo şeklinde kullanımının da yangının genişlemesinde etkili olduğu,Dış koruması ... olan...'lerin üst üste açık alanda depolanması, aynı zamanda burada başka malzemelerin de gelişi güzel istiflenmesi, özellikle metal varillerde içeriği belli olmayan muhtemelen malzeme cinsi farklı olan bu maddelerin ayrı ayrı alanda depolanmaması, yangın algılama ve uyarı sistemlerinin çalışmaması, yangın güvenlik sisteminin çalışmaması, çok miktarda ve kolay yanıcı sıvılarla iştigal edilen, üretim yapılan ve depolanan böyle bir tesiste otomatik köpüklü yağmurlama söndürme sistemi bulunması gerektiği halde, herhangi bir otomatik söndürme sisteminin kurulu olmaması, Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ... tesisinin en azından alt seviyeli kuruluş kategorisinde olduğu ve buna göre kendilerinin dahili acil durum planı hazırlayarak Bakanlığa kayıt ve bildirimde bulunmaları gerektiği ancak yapılmadığı, yangın güvenlik sistemlerinin yaptırılmasının gerekli olup olmadığına dair yapı sahibine yazılı olarak bildirim yapıldığına dair bir belgeye rastlanmadığı, tüm bu nedenlerle davalı ...'in olayda %60 oranında kusurlu olduğu,b-Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönünden;İmar planlarının kontrol edilmemesi, solvent geri dönüşüm şirketlerine kullanım izni verilirken aranan itfaiye raporunun kifayetsiz oluşu depoların ve açıkta depolanan mamul solvent ve dönüşüm bekleyen solventlerin stoklarının kontrol edilmemesi, şirketin daha önce de buna benzer yangınlar geçirmiş ve süresiz kapatılmış olmasına rağmen kontrollerde ihmal edilmiş olması, Başiskele Kaymakamlığınca faaliyeti durdurularak daha sonra 2009-2015 yılları arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Yangın Emniyet Raporu verildiği halde gerekli tedbirlerin aldırılmaması nedenleriyle %40 oranında kusurlu olduğu, c-Davalı ... yönünden;..., davaya konu yangının çıkış mahallinin maliki olup üretim ve depolamada parlayıcı, patlayıcı, kolay alevlenici ve tehlikeli madde kullanılmaması şartıyla verilmiş izin belgesi ile kiraladığı, yem fabrikası olan tesis idari ve atık solvent geri kazanım tesisi 17 adet silo (tank) ve reaktörün kullanılmaması şartı ile izin alınmış olduğu, 15 adet tank ve reaktörün kaldırılmış olduğu, kalan 1 adet reaktör ve tankın yangın başlangıç olayında ve sirayetinde etkili olmadığı, Yem Fabrikası hüviyetindeki alan için yapı kullanım izin belgesinin 26/03/2009 (Yangın Emniyet Raporuna bağlı) İdari ve Atık Solvent Geri Kazanım Tesisi olarak alındığı, yangın güvenlik sistemlerinin yaptırılmasının gerekli olup olmadığının yapı sahibine yazılı olarak bildirildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı, yangının meydana gelmesi ve büyüyerek gelişmesinin bina maliki kaynaklı veya sorumluluğunda olan herhangi bir eksiklikten kaynaklanmaması nedenleri ile olayın meydana gelmesinde davalı bina sahibi ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı,ç-Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi yönünden;Solvent bazlı yangınlarda temelde her ne kadar söndürme maddesi olarak alkole dayanıklı köpük, su spreyi , su sisi tavsiye edilirse de yangının baş edilemeyecek seviyeye gelmesi patlamaların meydana gelmesinin önüne geçmek için itfaiyeciler tarafından soğutma amaçlı infilaklara neden olunmaması için su kullanımına gidildiği, itfaiyenin su ve köpük ile müdahale köpük ile müdahale ettiği, su ile müdahale edilmesinin mahzuru olmadığı, maksimum mesafeden su ve köpük ile müdahale edilmesi doğru bir davranış olduğu, Belediyenin köpükle müdahale etmek istediği aracı ilk başta bozulsa bile bunun sonucu etkilemeyeceği, köpükle müdahalenin hem itfaiye araçları tarafından, hem ... ve hem de...'a ait köpük kuleleri tarafından devam ettirildiği, ...'a ait köpük kulesinden 3.500 litre, ...”'a ait köpük kulesinden 300 litre ve itfaiye araçlarından 4.000 litre köpük konsantresi kullanıldığı, ancak böylesi devasa yanıcı sıvı yangınında bunların da etkili olamadığı, yangın ... tarafından çok geç fark edildiği için  itfaiyeye geç haber verildiği, olayda yangın esnasında itfaiye tarafından sorumlulukları yerine getirildiği için kusurunun bulunmadığı, d-Sigortalı ... Şirketi yönünden;Sigortalı ... Metal Tic. Ltd. Şti'de yangın sprinkler sistemi ve bunu besleyen yangın pompa ve su deposu bulunduğu,Binanın çekme mesafeleri, ön bahçe:10m, bina girişine göre sağ yan bahçe: 4m, sol yan bahçe:3m, arka bahçe: 2,80m (olması gereken minimum 5,50m) olup arka bahçe projesine aykırı olduğu, ayrıca sağ yan bahçe mesafesi içinde su deposu, arka bahçe mesafesi içinde yangın mediveni, sol yan bahçede ise elektrik direği bulunmakta olduğu, bu nedenle itfaiye aracı geçişinin engellendiği, Yangın Tesisat Projesindeki çekme mesafesine büyük ölçüde uyulduğu ancak çekme mesafesinin araçların geçmesi için olmadığı, bu mesafeden hiçbir aracın geçemeyeceği, esasen geçmesi de gerekmediği, böylece bu çekme mesafesi arasında yer alan elektrik direği, trafo ve su deposu konulması nedeniyle araçların geçmesinin engellemesinden söz edilemeyeceği, çekme mesafesi ihlali var ise yangına müdahaleyi etkileyecek nitelikte kesinlikle olmadığı, çekme mesafesi olması gerekenin iki katı bile olsa böylesi bir yangında üreyen devasa ısı enerjisinden ışınım (radyasyon) ve taşınım (kondüksiyon) yoluyla oluşan ısı aktarımını engelleyemeyeceği ve bu sirayeti önleyemeyeceği, bu nedenle sigortalının yangında bir kusurunun olmadığı, e-Davalı ... yönünden;Davalı ... A.Ş.'nin önceki bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi davacıya karşı sorumluluğu'nun 11.825,05 TL olduğu belirtilmiştir. Hukukçu bilirkişi, işbu raporu ihtirazı kayıtla imzalamış ve ayrık görüşünü bildirdiği raporunda; heyetin ...'ın kusurunun olmadığı yönündeki görüşüne katılmadığını, yangının çıktığı yerin 19/12/2007 Tarihli RG'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş bulunan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik 17/a, 18/c maddelerinde tanımlanan \"yüksek tehlikeli yerler\" sınıflandırmasına tam ve eksiksiz bir şekilde uyduğunu, Yönetmeliğin 98.maddesine göre köpüklü, gazlı ve kuru tozlu sabit otomatik söndürme sistemlerinin bu işyerinde kurulmasının zorunlu olduğu ve bunun sorumluluğunun ise bina maliklerine yüklendiğini, ...'e ait işyerinde bu nitelikte bir söndürme sisteminin kurulmamış olması karşısında ve TBK 69.maddesinde yer alan kusursuz sorumluluk hükümlerine göre ...'ın kusursuz atfedilmesinin doğru olmadığını, oluşan zarardan %10 oranında kusurlu olduğunu belirtmiştir.3-Mahkemece üçü yangın uzmanı, ikisi hukukçu olmak üzere yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 02/11/2020 tarihli heyet raporunda; a-Davalı ... yönünden;Dosya kapsamında yer alan kayıtların incelenmesi neticesinde yangının... tanklarının bulunduğu noktadan çıktığı, özellikle yanma sıcaklığı düşük olan kimyasalların kendiliğinden tutuşmuş olmasından kaynaklandığı, kuvvetli yanıcı özellikte kimyasallar içeren...'lerin daha önce gerçekleştirilen gerekli şekilde istiflenmediği, birbirinden farklı özellikteki kimyasal malzemelerin...'ler içerisinde bir arada tutulduğu, IBClerin gerektiği gibi depolanmamalarının yanında, ifade veren kişiler tarafından herhangi bir yangın alarm sesinden söz edilmediği, ifade veren kişilerin farklı şekillerde ve kendilerinin yangını gördüğünün anlaşıldığı, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'in 122. maddesinin 1.fıkrasının 1. cümlesinde \"Yanıcı sıvıların depolandığı, doldurulduğu ve nakledildiği tesislerin, yeterli sangın önleme sistemleri ile donatılması, bu sistemlerin daima kullanıma hazır olacak şekilde tutulması ve bakımlarının yapılması gerekir\" denildiği, IBC'ler içerisinde depolanan kimyasalların yanıcı, parlayıcı nitelikte oldukları, gerek yangına sebep olan...'lerin depolanış şekilleri gerekse de olası bir yangına karşı kurulması gereken önlem mekanizmalarının yangın gününde kurulu olsalar bile faal durumda ya da yeterli olmadıkları, yanan fabrikanın işletmecisi olan ...'in gerekli önlemleri almadığı, ... Kimya San. ve Tic, AŞ'nin patlamadan korunma dokümanının olmaması, yangınla alakalı erken uyarı sisteminin olmaması, yönetmelik gereği mevcut ve çalışır durumda olması ve bu sayede itfaiyeye zaman kazandırması gereken alarm sistemi ve otomatik yağmurlama sisteminin çalışmaması, işletmede uyuyan firma ortağının bile yangından telefonla haberdar olması, alarm sistemi ile beraber otomatik yağmurlama sisteminin devreye girmemesi, bu sebeple müdahalede gecikme yaşanması veya düzgün çalışmaması ayrıca 25/06/2015 tarihli İzmit İtfaiye Grubu Yangın raporu ile...'lerin üzerinde etiket olmaması ve depolama matriksine uyulmamasıyla Maddelerin Ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi Ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmelik ile Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin 10.maddesinde bertaraf edenin yükümlülüklerinin açık ihlal edilmesiyle olayda birincil sorumlu olduğu, b-Belediyeler yönünden; -İşyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bakımından...'in kuruluş amacı ile KBB'ye yapılan işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunda bildirilen faaliyet alanı uyarınca ...'in 2005/9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'e göre birinci sınıf gayrisıhhi müessese olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu tür müesseselerin ise ruhsat alabilmesi için gerekli önlemlerin alındığını gösterir itfaiye raporu edinmeleri gerektiği, 16/06/2009 tarihinde taşınmaz maliki adına yangın emniyet raporu alınmış ise de KBB İtfaiye Dairesi Başkanlığı Önleme ve Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde 16/04/2015 tarihli rapor ile yangın emniyet tedbirlerinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, ayrıca ilk olarak düzenlenen yangın emniyet raporunun da yeterli olmadığı, zira bu faaliyet alanında çalışacak bir işletmenin gereksinimlerini taşımayan bir yangın önleme sisteminin yeterli görüldüğü, birinci sınıf gayrisıhhi müessese niteliğinde işyerlerinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatlarının düzenlenmesi ve işyerlerinin bu ruhsatlara uygun şekilde çalışmalarına devam ettiklerinin denetlenmesinin büyükşehir belediyelerinin sorumluluğunda olduğu, ayrıca ...'in faaliyetlerinin 01/02/2011 tarihli Kocaeli Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü kararı ile daha önce durdurulduğu, ...'in yangın raporundaki eksikliklerin KBB tarafından tespitine ve daha önce gerçekleşen yangınlara, Valilikçe alınan faaliyet durdurma kararına rağmen faaliyetlerine devam ettiği, bunun ise ...'in işyeri açma ve çalıştırma ruhsatını düzenleyen aynı zamanda denetimlerinden sorumlu olan KBB'nin ... gibi kimyasal faaliyet gerçekleştiren bir tesiste alınması gereken tedbirlerin sağlanmasında yeterli önlemleri almamış olduğunu gösterdiği, -Yangın çıkan ve zarar gören taşınmazların imar mevzuatına aykırılıkları bakımından Ceza Dosyası'na sunulan 21/01/2017 tarihli ve mimar bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre, gerek ...'in faal olduğu taşınmaz gerekse de ... tarafından kullanılan taşınmazın yürürlükteki 3194 sayılı İmar Kanunu ve bu kanuna göre düzenlenen yönetmeliklere uyumlu olmadığı, her iki taşınmazda da çekme mesafesine uyulmadığı, binaların birbirine daha yakın olacak şekilde genişletilmesi sebebiyle itfaiye araçlarının binalar arasında hareket alanı kalmadığı, etkili müdahale gerçekleştirilemediği, yangının sıçramasını kolaylaştırdığı, mevzuata aykırılıkların denetlenmemiş olması sebebiyle KBB ve Başiskele Belediyesinin sorumlu oldukları, -İtfaiyenin müdahalesi bakımından Ekiplerin yangın haberine alır almaz olay yerine intikal ettikleri, kimyasal madde içeriğini öğrendikleri andan itibaren köpük uyguladıkları, daha sonra suyun soğutma ve yeniden parlamayı önleme amacıyla kullanıldığı, bilinçli ve etkin bir müdahale yapıldığından bu sebebe bağlı itfaiye ekiplerinin ve KBB'nin kusurlu olmadıklarıc-Davalı ... yönünden;Malikin yalnızca taşınmazını kiraya verdiği, somut olayın ...'in ihmali hareketleri sonucu gerçekleştiği, yangın tesisatının bina teslim edilirken mevcut olmadığı ileri sürülse bile yangının çıktığı taşınmaz \"parlayıcı, patlayıcı, kolay alevlenici ve tehlikeli madde kullanılmaması şartıyla verilmiş izin belgesi ile\" kiralandığı, dolayısıyla taşınmaz malikinin, taşınmazda bu tarz maddelerin kullanılmayacağı bilgisi ile hareket etmesi, dolayısıyla da nitelikli bir yangın söndürme tesisatının kurulum ve işletimini takip etmemesinin normal olduğu, kendisinin sadece mülkiyet hakkına sahip olması sebebiyle sorumluluğuna gidilemeyeceği, taşınmazın herhangi bir eksiklik ya da yapımdaki bozukluk değil kiracının izin belgesine aykırı faaliyeti ve ihmali sonucu yangının meydana geliği, yangın söndürme tesisatının gereği gibi olmadığı kabul edilse bile ...'in ihmali hareketlerinin bu eksiklik ile doğan zarar arasındaki illiyet bağını kestiği, davalının sorumlu olmadığı,ç-Sigortalı ... Şirketi yönünden;Çekme mesafeleri hususunda binaların birbirine yakın konumlanmalarının yangının sıçramasını kolaylaştırdığı gerek itfaiye raporunda, gerekse de bilirkişi raporlarında tespit edildiğinden ...'ın taşınmazının mevzuata aykırı durumunun yangının sıçramasını kolaylaştırdığı, taşınmazın mevzuata aykırı inşa edilmiş ve kullanılıyor olması da ...'ın sorumluluğunda olduğundan ilgili taşınmazda doğan zararın tazmininde dikkate alınması gerektiği, d-Davalı ... yönünden;Davalı ... A.Ş.'nin poliçesindeki ...'in faaliyetleri nedeniyle risk unsurunun gerçekleşmiş olduğu, bu nedenle poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu,  e-Diğer kamu kuruluşlarının olası sorumluluğuAtık Yönetimi Yönetmeliği'nin İkinci Bölümünde yer alan görev, yetki ve yükümlülükleri kısmında yer alan bakanlığın görev ve yetkileri, il müdürlüklerinin görev ve yetkileri, mahalli idarelerce alımacak tedbirler ve bertaraf edenin yükümlülüklerinin, yerine getirilmemesi veya denetim ve uygulamalarda eksiklikler görülmesi nedeniyle T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kocaeli il Çevre Müdürlüğü'nün de sorumlu olabileceğinin değerlendirildiği hususlarında kanaat bildirilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi;1-Davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;Somut olayda, yangının davalı ...'a ait olup, kira sözleşmesi kapsamında davalı davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kullanılmakta olan atık solvent geri kazanım fabrikasında meydana geldiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Söz konusu yangın gece çıkmış ancak tam olarak saati bilinmemektedir. Zira bir çalışanın namaz kıldığı sırada bir ses duyduğunu ve namazı bitirdikten sonra çıktığında yangını gördüğünü beyan ettiği akabinde itfaiyeye haber verilmesiyle yaklaşık 6-7 dakikada olay yerine itfaiyenin geldiği, bu sırada yangının büyümüş olduğu, itfaiye tarafından ilk olarak yangına su ile müdahale edildiği, ardından solvent olduğunun bildirilmesi üzerine köpükle müdahaleye başlandığı, ancak bu sırada yangının daha da büyüdüğü ve itfaiyenin gelmesinden yaklaşık 30 dakika içerisinde sigortalı işyerine sirayet ettiği, sigortalı binanın tamamen kullanılamaz hale geldiği anlaşılmaktadır. Yangının... tanklarının bulunduğu noktadan çıktığı, özellikle yanma sıcaklığı düşük olan kimyasalların kendiliğinden tutuşmuş olmasından kaynaklandığı, kuvvetli yanıcı özellikte kimyasallar içeren...'lerin gerekli şekilde istiflenmediği, birbirinden farklı özellikteki kimyasal malzemelerin...'ler içerisinde bir arada tutulduğu gibi etiketlenmediği dosya kapsamında yer alan raporlarda açıklanmıştır.Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde;Yüksek tehlikeli yerler başlıklı 17.maddesinde; \"(1) Parlayıcı ve patlayıcı maddeler ile akaryakıtların imal edildiği, depolandığı, doldurma-boşaltma ve satış işlerinin yapıldığı yerler yüksek tehlikeli yerler olarak değerlendirilir. Aşağıda belirtilen yerler bu sınıfa girer.a) Parlayıcı ve patlayıcı gazlarla ilgili yerler, LPG, doğalgaz ve benzeri gazların depolama, taşıma, doldurma-boşaltma ve satış işlerinin yapıldığı yerlerdir.b) Patlayıcı maddelerle ilgili yerler, ısı ve basınç tesiri ile kolay tutuşabilen ve patlayabilen maddelerin bulunduğu yerlerdir. Mermi, barut, dinamit kapsül ve benzeri maddelerin imal ve muhafaza edildiği ve satıldığı yerler bu yerlerdendir.c) Yanıcı sıvılarla ilgili yerler, yanıcı sıvıların üretildiği, depolandığı ve hizmete sunulduğu satış tesisleri ve benzeri yerlerdir.\"Bina tehlike sınıflandırması başlıklı 19.maddesinde; \"(1) Bina veya bir bölümünün tehlike sınıfı, binanın özelliklerine ve binada yürütülen işlemin ve faaliyetlerin niteliğine bağlı olarak belirlenir. Bir binanın çeşitli bölümlerinde değişik tehlike sınıflarına sahip malzemeler bulunuyor ise, su ve pompa kapasitesi  bina en yüksek tehlike sınıflandırmasına göre belirlenir.(2) Binada veya bir bölümünde söndürme sistemleri ve kompartıman oluşturulurken, tasarım sırasında aşağıdaki  tehlike sınıflandırması dikkate alınır:...c) Yüksek tehlikeli yerler: Yüksek yangın yüküne ve yanabilirliğe sahip ve yangının çabucak yayılarak büyümesine sebep olacak malzemelerin bulunduğu yerlerdir...\"Yağmurlama sistemi başlıklı  96.maddesinde; \"(1) Yağmurlama sisteminin amacı; yangına erken tepki verilmesinin sağlanması ve yangının kontrol altına alınması ve söndürülmesi için belirli bir süre içerisinde tasarım alanı üzerine belirlenen miktarda suyun boşaltılmasıdır. Yağmurlama sistemi, aynı zamanda bina içindekilere alarm verilmesi ve itfaiyenin çağrılması gibi çeşitli acil durum fonksiyonlarını da aktif hâle getirebilir. Yağmurlama sistemi; yağmurlama başlıkları, borular, bağlantı parçaları ve askılar, tesisat kontrol vanaları, alarm zilleri, akış göstergeleri, su pompaları ve acil durum güç kaynağı gibi elemanlardan meydana gelir. Yağmurlama sistemi elamanlarının TS EN 12259’a uygun olması şarttır.\" (2) Aşağıda belirtilen yerlerde otomatik yağmurlama sistemi kurulması mecburidir: .e) Toplam alanı 1000 m2’den fazla olan, kolay alevlenici ve parlayıcı madde üretilen veya bulundurulan yapılarda... (4) Su ile genişleyen veya reaksiyona girerek yangının büyümesine sebep olabilecek maddelerin bulunduğu mahallere yağmurlama sistemi yapılmaz...\"Köpüklü, gazlı ve kuru tozlu sabit otomatik söndürme sistemleri başlıklı 98.maddesinde; \"(1) Köpüklü, gazlı ve kuru tozlu sabit otomatik söndürme sistemleri; tesisin nitelik ve ihtiyaçlarına bağlı olarak uygun, güncel, sertifikalı ve ilgili standartlara göre tasarlanır. (2) Suyun söndürme etkisinin yeterli görülmediği veya su ile reaksiyona girebilecek maddelerin bulunduğu, depolandığı ve üretildiği hacimlerde uygun tipte söndürme sistemi tesis edilir.(3) Gazlı yangın söndürme sistemlerinin tasarımında TS ISO 14520 standardı esas alınır. Her türlü gazlı söndürme sistemleri kurulurken; otomatik gaz boşaltımı sırasında veya sistemin devreye girdiğini işleticiye ve mahalde çalışan personele bildiren ve kişilerin söndürme mahallini tahliye etmesini sağlayacak olan sesli ve ışıklı uyarılar temin ve tesis edilmek zorundadır.(4) Gazlı yangın söndürme sistemi uygulanacak hacimlerdeki, doğal havalandırma amaçlı pencerede, kapıda veya duvarda bulunan menfez ve varsa havalandırma bacalarının yangın algılama ve gaz boşalım anında otomatik olarak kapanacak şekilde dizayn edilmesi gerekir.(5) Halon alternatifi gazlar ile tasarımı yapılmış gazlı yangın söndürme sistemlerinde kullanılan söndürücü gazın, ilgili standartlara göre belgelenmiş uzun süreli kullanım geçerliliğinin olması gerekir.\"Periyodik testler ve bakım başlıklı 100.maddesinde; \"(1) Bu Yönetmelikte öngörülen yangın söndürme sistemlerinin, bina sahibi, yöneticisi veya bunların yazılı olarak sorumluluklarını devrettiği bina yetkilisinin sorumluluğu altında, ilgili standartlarda belirtilen sistemin gerektirdiği periyodik kontrole, teste ve bakıma tabi tutulması şarttır.\" hükümleri mevcuttur.Tehlikeli Maddelerin Depolanması ve Kullanılması ise 101 vd maddelerde düzenlenmiştir. Yanıcı ve parlayıcı Sıvılar yönünden Genel olarak yangından korunma işlemleri başlıklı 122.maddesinde; \"(1) Yanıcı sıvıların depolandığı, doldurulduğu ve nakledildiği tesislerin, yeterli yangın önleme sistemleri ile donatılması, bu sistemlerin daima kullanıma hazır olacak şekilde tutulması ve bakımlarının yapılması gerekir. Gerekli düzen, deponun durumuna göre sabit, hareketli veya kısmen hareketli olabilir. Söndürücü olarak, özellikle hafif köpük, karbondioksit, kuru kimyevi toz ve su kullanılabilir. (2) Yağmurlama tesislerinin, bir tank yangınında, komşu tankın ısınarak patlamasını önleyecek kapasitede olması gerekir.(3) Yanıcı sıvıların naklinde kullanılan pompalar gibi cihazların, bir yangın hâlinde hızlı ve engelsiz bir şekilde ulaşılabilecek bir yerden kontrol edilebilir olması şarttır. Bu şart, diğer sınıftaki sıvılar ile beraberce depolanan sınıf IIIA ve Sınıf IIIB yanıcı sıvılar için de geçerlidir.(4) Tanklar ve tanklar ile iletken şekilde bağlanmış tesis bölümleri, toprağa karşı bir gerilime sahip olmayacak şekilde kurulur. Topraklama hatlarının bağlantı uçları ve birleşme noktaları, kolay ulaşılabilecek şekilde düzenlenir ve gevşemeye karşı emniyete alınır. Bu hususta ayrıca topraklama ile ilgili yönetmelik hükümlerine uyulur.(5) Tank ve bağlı bölümleri, yalnız başına topraklayıcı hat olarak kullanılamaz. Topraklayıcı hat malzemesi, tank ve borularda korozyon yapmayacak malzemeden seçilir.(6) Tankların dolumu sırasında, tanktan dışarı çıkan buharın, hava karışımının orada çalışanlara ve başkalarına zarar vermeyecek şekilde açık havaya atılması gerekir. Yapıdan kaynaklanan sebeplerle, bu karışımın uygun bir yerden dışarı atılması mümkün değil ise, karışımın uygun bir hortum veya boru hattı ile yanıcı sıvıyı boşaltan tanka geri beslenmesi sağlanır.\" hükümleri mevcuttur.Davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ve davalı ... vekili eldeki dava yönünden TMK'nın 730.maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, söz konusu hüküm (TMK 730) taşınmazın mülkiyet hakkının taşkın kullanılmasından kaynaklanan zararlara karşı komşuları kurumak amacıyla getirilen bir düzenlemedir. Somut olayda ise yapının taşkın kullanılması değil, davalı ... yönünden gerekli önlemlerin alınmaması ve yangına sebebiyet verilmesi nedeniyle TBK 49.maddesi, davalı ... yönünden eserin bakımındaki eksikliklerden, gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle TBK'nın 69.maddesinin değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür.  (Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s.1059).  Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara, 1967, s. 89). TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup sayılan dört unsurun birlikte bulunması zorunludur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemez.Somut olayda; dava konusu yangın öncesinde de pek çok kez yangın olayı meydana geldiği, buna rağmen yangının önlenmesi, yangın çıktığı takdirde kolaylıkla söndürülmesinin sağlanması, çevre işyerlerine sirayetinin önlenmesi için yönetmelik hükümlerine uygun gerekli tedbirlerin alınmadığı, yangın söndürme sisteminin kurulmadığı, yangın alarmının olmadığı, yangın olayının çok geç fark edildiği, depolanan tehlikeli malzemelerin etiketlenmediği, sınıflandırılmadığı, ayrıştırılmadığı, ayrıca çekme mesafesine uyulmadığı anlaşılmakla, haksız fiilin tüm unsurlarının somut olayda gerçekleştiğ, bu nedenlerle dava konusu zarardan ...'in sorumluluğunun olduğu kanaatine varılmıştır. TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğun doğması için; kişinin bina veya sair inşa eserinin maliki olması ve zararın bina veya sair inşa eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki bir noksanlıktan meydana gelmesi gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69. maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bir bina veya yapı eserini malikinin TBK'nın 69. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte zararla, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira TBK'nın 69. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Bu nedenle yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih 2014/11-289 E. 2016/163 K. sayılı ilamında sorumluluk kavramı, bina malikinin sorumluluğu, illiyet bağının varlığı ve kesilmesi şu şekilde açıklanmıştır; \"...Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir. Sorumluluk hukukunun tarihsel gelişim süreci içerisinde, kusur sorumluluğundan kusursuz sorumluluğa uzayan bir yol izlenmiştir. Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mes’uliyet Hukuku, Ankara 1967, s.89). Bu sorumlulukta kusur, sorumluluğun öğesidir (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C.1, B.6, İstanbul 1998, s:554).  Sorumluluk, için mutlaka kusurun aranması bazı hallerde modern tekniğin ve makineleşmenin icaplarına yabancı düşmektedir. Bu sebeple hukukun, esas prensibi olan kusur sorumluluğu yer yer zayıflamış hatta bazı hallerde tamamen ortadan kalkarak yerini kusursuz sorumluluğa terk etmiştir. Teknik ilerlemeler ve ona bağlı olan tehlikelerin artması karşısında, kusura dayanan subjektif sorumluluk artık, yalnız başına, zarar görenlere etkili bir koruma sağlamaya elverişsiz ve dolayısıyla adaleti gerçekleştirmek bakımından yetersiz kalmıştır. Kusur yoksa sorumlulukta ortaya çıkmaz görüşü artık geçerliliğini kaybetmiştir. Objektif ihtimam vazifesinin ihlali mülahazası gereğince; bir şeye veya şahsa karşı kendisine, kanuni bir ihtimam vazifesi yükletilen kimse, bu vazifeyi kusuru olmaksızın yerine getirmese dahi, bu yüzden doğan zarardan mesul olmalıdır. Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir (Tandoğan Halûk, Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk Hukuku, Ankara 1981, s. 3-10; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay Borçlar Hukuku,  Cilt I, Beşinci Bası, İstanbul 1985, s. 671).Öğretide kusursuz sorumluluk halleri \"olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu\" gibi ikili ayırıma tabi tutulduğu gibi (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, C.1, B.3, 1989; Tandoğan Haluk, a.g.e., s.22); \"hakkaniyet sorumluluğu-nezaret ve ihtimam gösterme yükümünden doğan sorumluluk-tehlike sorumluğu\" şeklinde üçlü ayırım yapanlar da vardır (Tekinay /Akman /Burcuoğlu/ Altop, Tekinay Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, B.7, İstanbul 1993, s:498). Kusursuz sorumluluk, genellikle olumsuz bir biçimde sorumlu kişinin kusurunu gerektirmeyen bir sorumluluk olarak tanımlanır. Bu noktada; \"bina ve yapı eserlerinden doğan sorumluluğuna\" ilişkin olarak, kusursuz sorumluluk/ağırlaştırılmış sebep/ağırlaştırılmış objektif sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağında doktrinde ve uygulamada görüş birliği bulunmaktadır.Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 58.maddesinde (818 s. BK); \"Bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mes’ul olur.\" denilmektedir. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenleri, mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkanı sağlayarak, onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi, kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir.Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğu için; bina veya sair inşa eserinin maliki olmak ve zararın doğmasında bina veya sair inşa eserinin yapılmasındaki bozukluktan veya bakımındaki bir noksandan meydana gelmesi gerekir. Malikin, bina ya da tesisin tehlike taşımayacak bir durumda bulunmasını sağlama yükümlülüğü, yalnız onu kullananlara karşı değil, herkese karşı vardır.Mülga 818 s. BK’nın 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk-bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır.Bir bina veya yapı eserini malikinin mülga 818 s. BK’nun 58. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için, zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer.Bununla birlikte sorumluluğun son şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hakim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır (Ataay Aytekin, Borçlar Hukuku Genel Teorisi, İstanbul 1995, s.348; Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.203; İmre Zahit, Doktrinde ve Türk Hukukunda Kusursuz Mesuliyet Halleri, İstanbul 1949, s.182; Tunçomağ Kenan, Borçlar Hukuku, İstanbul 1972, s.357; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.110; Tandoğan Haluk, Türk Mes’uliyet Hukuku, 1961, s:193). Bazen illiyet bağının ispatı çok zor olabilir. Bu tür durumlarda, zarar verici olgunun, bina veya yapı eserinin yapılışındaki bozukluğa veya bakım eksikliğine bağlanması, hayatın olağan akışına uygun ise, hakim illiyet bağının varlığına karar verebilir (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.205).Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır. (Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2009, s.611, s.617) Başka deyişle, hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır.Bazı hallerde zararın ortaya çıkış biçimi, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinin varlığını gösteren fiili bir karine oluşturur. Yapının yapımı ile ilgili mevzuata ve teknik kurallara uyulmadığı, alışılmış tedbirlerin alınmadığı ve resmi makamlarca yapılan denetimler sonucunda, bina ve yapı eserinin teknik niteliklerinin uygun görülmediği ispatlanırsa, bunlar eksikliğin ve illiyet bağının varlığına birer belirti sayılır. Keza, daha önce aynı zararların ortaya çıkması, zarar verici olaydan sonra yeni güvenlik tedbirlerinin alınmamış olması da birer belirti oluşturabilir (Koç Nevzat, Bina ve Yapı Eseri Maliklerinin Hukuki Sorumluluğu (BK.m.58), Ankara 1990, s. 45 v.d.).İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Mülga BK’nun 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37).İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu  veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten  üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır.Eldeki davada ise illiyet bağını kesen bu sebeplerden; zarara “üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olması” tartışılmaktadır. Kural olmakla birlikte, hiçbir kimse, aynı zarardan üçüncü kişinin de sorumlu olduğunu ileri sürerek, kendi sorumluluğundan kurtulamaz. Her biri, zincirleme sorumluluk kuralları uyarınca zararın tamamından sorumlu olur. Bununla birlikte, üçüncü kişinin kusurunun çok ağır olması veya olaya neden olan eylemin çok önemli olması nedeniyle, birinci eylemin geri plana itilmesi durumunda,  sonuç değişebilir. Belirtmek gerekir ki, üçüncü kişinin kusuru gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça, zarar görenin kusurunda olduğu gibi illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir. Öteki deyişle, üçüncü kişinin kusuru yeterli ağırlığa ulaşıp, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 gün ve 2013/11-1082 E., 2014/680 K.; 16.09.2015 gün ve 2015/11-226 E., 2015/1766 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir....\"Bina veya diğer yapı eseri sahibinin kusursuz sorumluluğunda kurtuluş kanıtı getirme olanağı yoktur. Ancak illiyet bağını kesen sebeplerin varlığını kanıtlayarak kişi sorumluluktan kurtulabilir. Ayrıca \"Bina veya diğer yapı eserinin tehlikelilik derecesi artıkça, bakım yükümlülüğü ve özelikle güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğe de artar\" (Kılıçoğlu, A., s. 460) \"Bir yapı eserinde herhangi bir yapım bozukluğu olmasa bile, ek güvenlik ve koruma tertibatının bulunmaması, yine de bir yapım eksikliği sayılır.\" (Prof. Dr. Feyzi Necmettin Feyzioğlu, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, İstanbul 1976, cilt I sayfa:663). Somut olayda; davalı ...'a ait işyerinin, uzun yıllardır davalı ... tarafından kiralanarak kullanılmakta olduğu, dava konusu yangın öncesinde de pek çok kez yangın olayı meydana geldiği, buna rağmen yangının önlenmesi, yangın çıktığı takdirde kolaylıkla söndürülmesinin sağlanması, çevre işyerlerine sirayetinin önlenmesi için yönetmelik hükümlerine uygun gerekli tedbirlerin alınmadığı, yangın söndürme sisteminin kurulmadığı, yangın alarmının olmadığı, yangın olayının çok geç fark edildiği, tüm bu hususların bina malikinin 3.kişilere karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kanaatine varıldığından bina makili sıfatıyla sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme Başlıklı 71. maddesi; \"Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır.Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır.Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler.\" şeklinde düzenlenmiştir.Kusursuz sorumluluğun bir türü olan tehlike sorumluluğu, tehlike arz eden bir işletmenin faaliyeti nedeniyle oluşan bir sorumluluktur. Anılan maddede ifade edildiği gibi bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, buralardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumlu olacaktır. Ancak işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir...Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15). Davalılar tarafından TBK 71.maddesi gereği zararın denkleştirilmesi talep edilmiş ise de, somut olayda yangın ve zarar tehlike arz eden işletmenin faaliyeti nedeniyle değil, gerekli tedbirlerin alınmaması sebebiyle gerçekleşmiştir. Ayrıca yukarıda açıklandığı üzere tehlike sorumluluğu kusursuz sorumluluk türlerinden olduğu için illiyet bağının bulunması halinde işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde işletme sahibi ve varsa işletenin müteselsilen sorumlu tutulacağı ağır bir sorumluluk türüdür. Somut olayda tarafların sorumlulukları yukarıda açıklanmış ve işlenmiş olup TBK 71.maddesi gereği denkleştirme ilkesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi ve tazminat miktarının borçlunun ekonomik mahvına sebebiyet vermeyecek şekilde belirlenmesi talepleri yerinde görülmemiştir.TBK'nın 61.maddesinde; \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı  sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.\" hükmü gereği, sigortalının kusuru düşülmek suretiyle davalıların oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, hasar bedelinin kadri maruf olduğu da tespit edildiğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı ... vekili tarafından, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/345 E. sayılı dosyası ile davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan tazminat davasının, işbu dava ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de 03/07/2017 tarihli celsede dosya tefrik edilerek Mahkemenin 2017/610 E. sırasına kaydedilmiş, 28/12/2017 tarihli 2017/1013 K. sayılı kararı ile; ... ve ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki temel ilişkinin kira ilişkisi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, işbu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 22/11/2018 tarihli 2018/2888 E. 2018/1975 K sayılı kararı ile istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Yani birleşen dava işbu dosyadan tefrik edilerek, sulh hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Gerekçeli karar başlığında her ne kadar birleşen dava bilgilerine yer verilmiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, birleşen davanın işbu dosyadan tefrik edilmiş olması sebebiyle Dairemizin kararında birleşen dava bilgileri karar başlığından çıkartılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret AŞ vekilinin birleşen dava hakkında karar verilmediği yönündeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde; Somut olayda; davacı şirket sigortalısına ait yapının çekme mesafeleri, ön bahçe:10m, bina girişine göre sağ yan bahçe: 4m, sol yan bahçe:3m, arka bahçe: 2,80m olup arka bahçe yönünden minimum 5,50m olması gerektiğinden projeye aykırı olduğu, bu nedenle itfaiyenin yangın alanına yaklaşması, gerekli müdahalenin yapılması engellendiği gibi yakınlık nedeniyle yangının daha kolay sıçramasına sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. TBK'nın 52/1. maddesinde zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzelenmiştir. Somut olayda sigortalının kusuru nedeniyle %10 oranında indirim yapılmış olup indirim oranının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinin 20/08/2021 tarihinde sunulduğu, ayrıca mahkemeden tavzih talebinde bulunulduğu, mahkemenin 03/09/2021 tarihli tavzih kararı ile vekalet ücretine hükmedilen 6.nolu hüküm yönünden \"2)Davacı tarafın talebi doğrultusunda hüküm fıkrasının, 6. fıkrasındaki ''Davalılar ibaresinin'' ''... A.Ş. dışındaki diğer davalılar'' olarak ve yine aynı fıkradaki ''davalılara ibaresinin'' ''... A.Ş. dışındaki davalılara'' şeklinde düzeltilmesine, aynı fıkradaki ''müteselsilen'' ibaresinin çıkartılmasına,\" dair karar verildiği, yani istinaf dilekçesine konu ettiği vekalet ücretine ilişkin kısmın tavzih kararı ile düzeltildiği, bu kararın taraflara tebliğ edildiği ancak istinaf edilmediği anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. 3-İhbar olunan Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yönünden;6100 sayılı HMK'nın 61.maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiş olup, davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyecektir. İhbar olunan Kurum'un dosyada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda davada taraf sıfatı olmayan, hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığı için istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davacı vekilinin, davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf dilekçelerinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, ihbar olunan Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin istinaf isteminin ise HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalılar yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin, davalı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-İhbar olunan Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,3-İhbar olunan Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Taraflarca ayrı ayrı  yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına,5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 59,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı ... Kimya San ve Tic. A.Ş tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davalı ... tarafından yatırılan 53.693,00 TL'den mahsubu ile arta kalan 53.077,60 TL harcın istemi halinde davalı tarafa iadesine, 8-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 9-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,10-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği, istinaf karar harcı yönünden oy çokluğu ile karar verildi. 24/09/2025<br>MUHALEFET ŞERHİ<br>492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olduğu\" belirtilmiştir.Harçlar Kanunu Genel Tebliği, (1) Sayılı Tarife Yargı Harçları'nın III- karar ve ilam harcı başlıklı 1/a maddesinde \"Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı\",1/e maddesinde \"(değişik:5235/m. 52) yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı\" belirtilmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarih ve 2021/9035 E. 2021/7367 K. sayılı ilamında da ''... Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan temyiz başvurusu üzerine HMK'nin 344 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilen muhtıra kapsamında 1 haftalık kesin süre içerisinde gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nin 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344/1 maddesi uyarınca davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen 05/11/2021 tarihli ek kararda hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nin 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2021 tarihli ek kararının onanmasına'' dair karar verildiği nazara alındığında; nisbi değere tabi bulunan davalarda, davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım. 24/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"455f4a8a7458aa0c","SID":"2fc34640a09064b9"}}