{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>49. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>KARAR KALDIRMA<br>DOSYA NO: 2022/2793 <br>KARAR NO: 2025/1804<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2022<br>NUMARASI: 2019/86 Esas,  2022/351 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat <br>KARAR TARİHİ: 23/09/2025                             <br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ; İstinaf isteminde  usul işlemlerinin tamam olduğu anlaşıldıktan sonra ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz hakimince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeniyle ilgili konularda resen yapılan ön inceleme ve asıl incelemede dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davacı süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davalının davaya cevap dilekçesinin süresinde verilmediğini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda davalı şirketin defterlerinde davaya konu bir muhasebe kaydının bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca raporda davacı şirketin ödeme yaptığının da belirtildiğini, 25/05/2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, her iki şirketin muhasebe kayıtlarında geçen ve zorunlu olarak ödenen davaya konu fatura bedelinin ödenmesi neticesi muhasebe tekniği ve vergi mevzuatı açısından zorunlu olarak yapılan kayıtların sanki bir borç/alacak varmış gibi hatalı değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yasal dayanak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu; 190, 191, 389. maddeleri,Türk Medeni Kanunu 6. maddesi,Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı İstanbul 37. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, süresinde itiraz dilekçesi verildiğini ancak dilekçede sehven icra icra dosya numarasının yanlış yazılması nedeni ile takibin kesinleştiğini ve icra takibine konu tutarın cebri icra tehdidi altında ödendiğini, davalı şirkete bir borcunun bulunmadığını savunarak ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği,Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava ve takip konusu faturanın kargo aracılığı ile davacı şirkete teslim edildiğini, davacının borçlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği,Davalı vekili 03/02/2021 tarihli beyan dilekçesinde, takibe konu faturanın araç kiralama sözleşmesi kapsamında verildiğini beyan ettiği, araç kira sözleşmesinin sunulduğu,İstanbul 37. İcra dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacıya karşı faturaya dayalı olarak genel haciz yolu takip yapıldığı, takibe konu faturanın ... plakalı aracın hasar yansıtma faturası olduğunun yazıldığı, Mahkemece taraf şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve davanın reddine karar verildiği,Davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ilişkinin araç kira sözleşmesine dayandığının savunulduğu, HMK'nın 4/a maddesi gereğince \"kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde\" görüleceğinin düzenlendiği,Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun görev nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yazılı olduğu şekilde davanın reddine dair verilen mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi  yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3-6 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacının istinaf  başvurusunun  KABULÜNE,İlk derece mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA,Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna,Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile  KESİN olarak  karar verildi, açıkça  anlatıldı.23/09/2025\t\t\t\t </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a82e8f651ace3cfd","SID":"a02976d1c4c76c38"}}