{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:17/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHLERİ:30/06/2025 ve 14/07/2025<br>DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:17/09/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; Müvekkili ..., toplam sermayesi 100.000,00-TL olan davalı ... Otelcilik ve Ticaret Anonim Şirketi'nde 49.000,00-TL'yi temsil eden pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 25.04.2024 tarihi itibariyle yönetim kurulu üyelerinin; ..., ... olarak belirlendiğini, 25.04.2024 tarihinde davalı şirket tarafından Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildiğini, müvekkilinin katılmadığı işbu toplantıda yönetim kurulunun bu tarihten önceki tek üyesi olan ...'nun ibra edildiğini, müvekkili tarafından Genel Kurul Toplantısı'na katılım gerçekleştirilemediğini, yönetim kurulu üyesi ...'nun ibrasına ilişkin de olumlu oy kullanılmadığını, müvekkilinin davalı şirkette önemli bir oranda pay sahibi olduğunu, davalı şirket yetkililerin basiretli tacir gibi hareket etmemesi sebebiyle şirketten kar payı alamaz hale geldiğini, davalı şirketin borçlarının ödenmediğini, elde ettiği karların usulüne aykırı şekilde kullanıldığını ve müvekkilinin hak edişlerinin verilmediğini, davalı şirketin yasaya aykırı şekilde yönetilmesi, borçlarının ödenmemesi, müvekkiline kar payı dağıtılmaması gibi hususlara ilişkin taraflarına Beyoğlu 35. Noterliği'nin 04/07/2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve davalı şirket yönetim kurulu üyelerine davalı şirketin borçlarının ödenmesi ihtar edildiğini, ancak davalı şirket yetkilileri tarafından hiçbir aksiyon alınmadığını, Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından keşide edilen cevab-ı ihtarnamede genel kurul toplantısında ibra edildiği; ... tarafından keşide edilen cevab-ı ihtarnamede ise görevlerini layıkı ile yerine getirdiğinin belirtildiğini, şirketin borçları halihazırda ödenmemiş olduğundan ve şirketin iyiye giderek kar elde etmesi için yönetim kurulu üyeleri tarafından herhangi bir aksiyon alınmadığından huzurdaki davayı ikame ederek davalı şirketin TTK m. 531 uyarınca feshini talep etme zorunluluğunun ortaya çıktığını, mahkemece şirketin haklı sebeple feshinin uygun bulunmaması halinde müvekkilinin payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri ödenerek müvekkilinin şirketten çıkarılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin haklı sebeple feshedilmesi için Türk Ticaret Kanunu m. 531'de yer alan şartların gerçekleştiğini, bu sebepler ışığında fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle dava süresince ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar HMK md. 389 vd. anılan koşulların eksiksiz bir şekilde gerçekleştiği ve sübut bulduğu dikkate alınarak, davalı şirkete idare ve temsile yetkili  kayyım atanmasını, davanın niteliği ve özellikle feshi talep edilen şirketin değerinin sadece taşınmazlardan oluşması gerçeği karşısında, muhtemel tasfiye payının ya da çıkma bedelinin azalmaması ve aynen muhafazasını temin maksadıyla, şirkete ait taşınmazların üçüncü kişilere devrinin yasaklanması ve sınırlı ayni haklarla takyidinin engellenmesi için, dosya üzerinden teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, belirtilen ve sübuta ermiş olan haklı sebeplerden dolayı şirketin feshi ve re’sen tasfiye memuru atanmasını, fesih taleplerinin yerinde görülmemesi halinde, haklı sebebin gerçekleştiği noktasında en ufak bir tereddüt bulunmadığı da gözetilerek, müvekkilinin payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davalı şirketten çıkarılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece 23/06/2025 tarihli ara karar ile;  \"1. Davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen KABUL kısmen REDDİNE; 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde takdiren toplam 250.000‬,00TL'lik nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkememize ibrazı halinde; ... Otelcilik Ve Ticaret Sanayi Anonim Şirketi adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine 3. kişilere satış ve devrini önlemeye yönelik şekilde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması halinde, tedbir isteyen tarafın tedbir talebinden kendiliğinden vazgeçmiş sayılmasına, 4. Teminat yatırıldığında ve talep edildiğinde ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 5. Davacının sair tedbir taleplerinin REDDİNE\" karar verilmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; mahkemece takdir edilen 250.000,00 TL teminat miktarının çok düşük olduğunu, ihtiyati tedbir kararına yönelik takdir edilen teminatın amacının tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararlar için olduğunu, yüksek dava değeri olan bir ihtilafta 250.000,00 TL teminat miktarının ileride doğabilecek zararları karşılayabilecek mahiyette olmadığını, mahkemece bu durumun re'sen gözetilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait taşınmazların ve araçların 3. Kişilere devri konusunda tedbir uygulanmasının haksız ve mülkiyet hakkına zarar verir mahiyette olduğunu beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece 30/06/2025 tarihli ara karar ile, \"...  davacı şirketin feshi istemli davada ihtiyati tedbir talep etmiş, Mahkememizin 23/06/2025 tarihli ara kararı ile  Davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddine şeklinde karar verilmiş, davalı vekilince karara itiraz edilmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması; davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının el değiştirmesi halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı ortakların hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceğine ilişkin dosya kapsamına sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmış olmakla, tedbirde orantılılık ve ölçülülük ilkesi ile birlikte gerek ortaklığın gerekse davacı ortakların menfaatleri, bu bağlamda davacı ortakların şirketteki payı gözetilerek, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile aleyhine tedbir istenilen davalının adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine 3. kişilere satış ve devrini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesi ve aynı nedenler ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 394/2. maddesinde belirtilen sürede yapılan tedbire itirazın reddine karar verilmesi gerekmiştir. İhtiyati tedbir kararında teminat miktarına ilişkin itiraz yönünden; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 392/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olup, yine aynı Kanun'un 394/2. maddesi gereğince teminata itiraz edebilecek olan sadece aleyhine tedbir kararı verilen olup davacı vekilinin bu bağlamda teminatlı verilen ihtiyatı tedbir kararına karşı ilk derece mahkemesi nezdinde başvurabileceği itiraz yolu kanunda düzenlenmediğinden; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 391. maddesinde ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve 3. kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır hükmü ile tarafların menfaat dengesinin gözetilmesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin mahkememizce takdir edilen teminat miktarına itirazın reddine\" karar verilmiştir. <br>Mahkemece 14/07/2025 tarihli ara karar ile; \"... davacı, şirketin feshi istemli davada ihtiyati tedbir talep etmiş, Mahkememizin 23/06/2025 tarihli ara kararı ile  Davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul kısmen reddine şeklinde karar verilmiş, davalı vekilince karara itiraz edilmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması; davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının el değiştirmesi halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı ortakların hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceğine ilişkin dosya kapsamına sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmış olmakla, tedbirde orantılılık ve ölçülülük ilkesi ile birlikte gerek ortaklığın gerekse davacı ortakların menfaatleri, bu bağlamda davacı ortakların şirketteki payı gözetilerek, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile aleyhine tedbir istenilen davalının adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine 3. kişilere satış ve devrini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesi ve aynı nedenler ile tedbire itirazın reddine karar verilmesi gerekmiştir. İhtiyati tedbir kararında teminat miktarına ilişkin itiraz yönünden; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 392/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olup, yine aynı Kanun'un 394/2. maddesi gereğince teminata itiraz edebilecek olan sadece aleyhine tedbir kararı verilen olup davacı vekilinin bu bağlamda teminatlı verilen ihtiyatı tedbir kararına karşı ilk derece mahkemesi nezdinde başvurabileceği itiraz yolu kanunda düzenlenmediğinden; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunun 391. maddesinde ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve 3. kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır hükmü ile tarafların menfaat dengesinin gözetilmesi ve ihtiyati tedbirin amacı birlikte değerlendirildiğinde; taraf vekillerinin mahkememizce takdir edilen teminat miktarına itirazının reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Ara kararlara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile birlikte davalı şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi ve davalı şirketin malvarlıkları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 23.06.2025 tarihli ara karar ile 250.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan kararda 250.000,00 TL'nin nakit veya teminat mektubu ile mahkemeye depo edilmesine karar verilmişse de, 30.06.2025 tarihli talep dilekçesinde de belirtildiği üzere tedbir istenen davalı şirket sermayesinin 100.000,00 TL olduğunu, şirketin malvarlığı değerinin tam olarak bilinemediğini, mahkemece hükmedilen teminat miktarının şirketin malvarlığı değerinden fazla olduğunu, öncelikle teminatsız kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının hakkaniyetli bir tutara indirilmesinin talep edildiğini, mahkemece 30.06.2025 tarihli duruşma ile işbu taleplerinin reddine karar verildiğini, duruşmada verilen ara kararının gerekçesinin yer aldığı 30/06/2025 tarihli ara karar ve mürafaa duruşmasında verilen ara kararın gerekçesinin yer aldığı 14/07/2025 tarihli ara karar sonrasında düzenlenen kararlara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, davalı şirketin yönetim kurulu tarafından kötü yönetildiğini, şirketin kar payı dağıtımının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, şirketin kar edebilecek durumda olmasına rağmen şirketin borçlarının ödenmediğini, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına davalı şirketin malvarlığı değerleri üzerinde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesi gerektiğini, müvekkilinin uzun süredir davalı şirketten kar payı alamadığını, davalı şirket tarafından şirket zararına işlemler gerçekleştiriliyor olması sebebi ile müvekkilinin hak kaybına uğrama ihtimali yüksek olduğundan ihtiyati tedbir talebinin 250.000,00 TL teminat uyarınca kabul edilmesinin hak kaybına yol açabileceğini, öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının düşürülmesine karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal süresi içerisinde 30.06.2025 ve 16.07.2025 tarihli ara karar ile verilen  ihtiyati tedbir kararına ve ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi ara kararına karşı itiraz ettiklerini, dosya kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararı ve ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddi kararının yasaya, hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkili şirketin veri dairesine sadece 154.000,00 TL gibi bir borcunun kaldığını, 1.000.000,00 TL gibi borç miktarı ödediğini, mahkemece takdir edilen 250.000,00 TL teminat miktarının çok düşük olduğunu, yüksek dava değeri olan bir ihtilafta 250.000,00 TL teminat miktarının ileride doğabilecek zararları karşılayabilecek mahiyette olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararların kaldırılması isteminden ibarettir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi ara kararlarına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harçlar peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,  <br>3-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 17/09/2025<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f018ca2324cb24b5","SID":"16d2fa931d5c050d"}}