{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2211 <br>KARAR NO: 2025/1401<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/06/2022<br>NUMARASI: 2021/936 Esas - 2022/636 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ... plakalı ... marka araç, 05/05/2021 tarihinde İstanbul ili Küçükçekmece İlçesi Sefaköy semtinde ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazadan sonra araç sürücüleri tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, bu kaza tespit tutanağına göre kazada kusurlu tarafın; ara sokaktan kontrolsüz bir şekilde caddeye çıkış yapan ve cadde üzerinde seyir halinde olan müvekkiline ait ... plakalı araca orta taraftan vuran ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, ... plakalı araca davalı ... Sigorta A.Ş.  tarafından ZMMS poliçesi yaptırıldığını, bu sebeple de müvekkiline ait aracın yetkili servise götürüldüğünü ve araçta meydana gelen hasarların karşılanması için  ... numaralı dosya ile karşı taraf ... sigortaya başvuru işlemleri yapıldığını ancak sigorta tarafından  hiç bir gerekçe gösterilmeden başvurunun reddedildiğini, kaza sebebi ile müvekkiline ait araçta maddi hasarlar oluştuğunu ve bu hasarların giderilmesi için işçilik bedeli ve parça tutarları dahil toplam 12.894 TL ödeme yapıldığını belirterek 12.894 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, TTK 1447. maddesi gereğince hasar ile beyanın uyumlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 10.566,90 TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından kaza tarihinin kasten hatalı verildiği beyan edilmek suretiyle doğru beyan/ihbar yükümlülüğüne uyulmadan tazminat talep edildiğini, sigorta şirketi üzerindeki ispat külfetinin davacıya geçtiğini, hasarın poliçe kapsamında kaldığını, rücu durumu ve sair hususların davacı tarafından ispatlanması gerektiğini,  davacı, kaza sonrasında yazmış olduğu beyanlarla kaza tespit tutanağında kaza tarihinin ve sokağının hatalı verildiğinin açıkça beyan edildiğini, 5684 sayılı Kanun'un 22/7. maddesi ne göre \"delil niteliğinde\" bulunan eksper raporu ve TTK. 1446 ve 1447. maddelerinden dayanağını alan araştırma raporunda da hasar ile beyanın uyumsuz olduğunun açıkça tespit edildiğini, bahse konu kaza ile ilgili doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını,   ispat külfetinin yer değiştirdiğini, başvuran yan, farazi ve soyut değerlendirmelere dayanarak tazminat talebinde bulunduğunu, iddiasının ispattan uzak olduğunu, ispatlanamayan gerekçelere ve iyi niyetten yoksun ihbara dayanan davanın reddi gerekirken kabulünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iyiniyet kurallarına aykırı ihbarla tazminat talebinde bulunulduğunu, gerçekten böyle bir kazanın gerçekleşip gerçekleşmediğini, araç sürücüsünün kimliği, tarafların ehliyetli ve alkolsüz olduğunu, hasarın poliçe kapsamında karşılanabilecek bir hasar olduğu somut belgelerle ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç hasar bedelinin ZMMS sigortacısından tazmini istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamında bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre  05/05/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın Küçükçekmece ilçesi Sefaköy semtinde cadde üzerinde ilerlerken, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın ara sokaktan kontrolsüz çıkarak davacıya ait araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ...  plakalı araçta hasar oluştuğu  anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nin 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla, haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet (nedensellik) bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse, fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir.Davacı davasını ispat külfeti altında olduğundan temelinde haksız fiil hükümlerine dayalı tazminat davasında davalının kusurlu olduğunu davacı ispatla mükellef olacaktır. Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar gören araç için oluşan hasarın ZMMS poliçe kapsamında tazmini istemine dayandığından istinaf dilekçesinde kasko poliçelerine özgü ispat külfetinin yer değiştirdiğine ilişkin  istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yine hasarın  ehliyetsizlik, alkollü araç kullanma gibi haller ile poliçe kapsamında olmaması durumunda ZMMS sigortacısı ödeme yaparak ancak kendi sigortalısına rücu edeceğinden davalı vekilinin hasarın poliçe kapsamında kaldığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğine istinaf talebi de  yerinde görülmemiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde kasaya karışan araç sürücülerinin kendi aralarında düzenlendiği kaza tespit tutanağı, araç üzerinde yapılan keşif, olay sonrasına ait fotoğraflar, olay yeri, kazanın oluş şekli de değerlendirilerek düzenlenen kusur raporunun gerekçeli, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, \"davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü davadışı Yunus Kesici'nin (KTK 84/h maddesi yoluyla 47/c,d 52/a,b, 57/a,c-2 Maddesi Trafik  işaretlerine uyma, Hızın Gerekli Şartlara uygunluğunu sağlama, Kavşaklarda Geçiş Hakkı) trafik kurallarına karşı  dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden %75 oranında, önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 47/c,d 52/a,b, 57/a,c-2 Maddesi Trafik işaretlerine uyma, Hızın Gerekli Şartlara uygunluğunu sağlama), kurallarına karşı  dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında kusurlu\" olduğu yönündeki değerlendirmenin 2918 sayılı KTK hükümlerine uygun düşmesine  göre davalı vekilinin kusura  ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 721,82 TL harçtan peşin alınan 261,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  460,12 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c4ab8feb8d1f9e9","SID":"53306a61c61795cf"}}