{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/784 <br>KARAR NO: 2025/2388<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2024<br>NUMARASI: 2024/109 E - 2024/672 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketinin adresinde müvekkili şirket ile ... numaralı sayaç üzerinden yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan kaçak enerji kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanımının karşılığını davalı tarafından ödenmediğinden müvekkili şirket alacağının tahsili alacağı ile İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatığı davalının bu icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili şirketin alacağını kavuşmasını engellemek amacıyla itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olduğunu bu sebeple müvekkili şirketin başlatmış olduğu icra takibine konu kaçak elektrik bedelinin tespit edilerek haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptaline karar verilmesini ve itirazında kötü niyetli davalının %20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesinin gerektiğini borçlunun kaçak kullanımın yapıldığı adresinde  otel iş yaptığını elektrik enerjisi aboneliğinin bulunmadığını ve yapılan tespite istinaden borçlu aleyhine ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğunu, kaçak elektrik kullanımının  Borçlar  Kanunu uygulamasına göre haksız fiil olduğunu bu haksız fiil nedeniyle yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenen faturanın alacak borç ilişkisi nedeniyle düzenlenen bir fatura olmadığını mevzuat tarafından öngörüldüğünü bu nedenle haciz talebinin kabul edilmesi gerektiğini İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/634 Esas sayılı dosyasında verilen 19.10.2022 tarihli karar da kaçak elektrik kullanımı nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini ,müvekkili şirket her ne kadar dava konusu kaçak kullanımlarının karşılığı olan fatura alacağını tahsili için çabalasa da davalının borcu ödemeye ilişkin bir çaba sarf etmediğini haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının ilgili icra takibini durdurmuş olaması sebebiyle iptalini gerektirdiğini bu nedenlerle, 635.843,38-TL nakdi anapara alacağı  nedeniyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyati haczini ve menkullerin muhafazasını, davalının İstanbul 1.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası tahtında yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesine ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının mahkemece yazılan müzekkere neticesinde esnaf kaydının olmadığının görüldüğünü, davalı ile ilişkilendirilen vakıanın mahiyetinin ise tüketici işlemi olduğunu, elektrik dağıtım şirketlerinin davalıya ve diğer vatandaşlara hizmet vermekte olduğunu, aralarında ticari bir ilişki, ticari bir iş olmadığını, davalının tacir olmadığını, huzurda ikame davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, davalının davacı tarafla arasındaki ilişkinin yalnızca ikamet ettiği evde bulunduğunu, kendisinin herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte, dava konusu vakıanın bir şirket adresi olduğunun görüldüğünü, husumetin davalıya değil, adresteki firmaya yöneltilmesi gerektiğini, davalının söz konusu kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen dönemde kesinlikle şirketle ilişkisi olmamakla birlikte, şirketin yetkilisi de olmadığını, elektrik kullanımının olduğu adreste mukim firma bilgilerinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden istenmesi gerektiğini, elektrik faturalarının, kaçak elektrik tutanağının davalıya yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya ikame edilen adresteki firmanın mühürlendiğini, bu firmanın mühürlenmesinin akabinde mühürlü yere girilerek elektrik sayacının okunması veya sözleşmenin olmadığı iddia edilerek fatura çıkarılmasının mümkün olmadığını, davalının bu kaçak elektrik tutanaklarının tutulması hasebiyle birden fazla mühür fekki dosyası bulunduğunu, aldığı cezalar sebebiyle davacı tarafın haksız ve mesnetsiz hareketleri ile davalının birden fazla kez mühür fekki dosyaları ile uğraştığını, elektrik kaçağıyla ilgili tespitin veya sözleşmenin bitim tarihinden sonra kullanılan elektriğin cezasının davalıya kesilmemesi gerektiğini, mühürlenen bir işletmenin elektriğinin kullanılmasının mümkün olmadığını, olayın asıl husumetlisi olan şirketin davanın muhatabı olduğunu belirterek davanın görev sebebiyle reddine, husumet itirazının değerlendirilerek davanın reddine, haksız icra takibinin sonlandırılmasını  talep etmiştir.Mahkeme,\" 04/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\"...\"... Mah. ... Caddesi No:... Fatih/İstanbul\" adresindeki ticarethanede perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın kaçak elektrik tüketildiği, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1 maddesi (a) bendine göre kaçak elektrik kullanımı kapsamına girdiği, buna istinaden davacı kurum görevlileri tarafından 14.09.2022 tarihli ve ... seri numaralı zabıt tutanağının düzenlendiği, davalı ... adına tanzim edilen 14.09.2022 tarihli ve ... seri numaralı Kaçak/Us Elektrik Tespit Tutanağı tahakkukunun (KDV dahil) 101.242,84TL olduğu, 101.242,84TL Kaçak elektrik bedelinin 26.09.2022 son ödeme tarihinden 11.10.2022 İcra İşlem tarihine kadar işlemiş yasal faizi(%2,5 aylık) ile birlikte Toplam Kaçak/Usulsüz Elektrik Bedelinin (KDV dahil) 102.508.38TL olduğu,...\" yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan,  davalının kayıtlı - sözleşmesiz sayaçtan ikili anlaşma veya sözleşme olmadan elektrik kullandığı sabit olduğundan takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği gerekçesi ile;\"1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 102.508,38TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-)Asıl alacağın %20 si olan 20.501,67TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar vermiştir.Kararı davacı ... vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının kaçak elektrik kullandığını,yapılan hesap bülteni doğrultusunda kaçak tüketim tahakkuku yapıldığını,, bilirkişinin 04.09.2024 tarihli raporda son derece hatalı değerlendirmelerde bulunularak davalının kaçak elektrik kullanımı  102.508,38TL olarak hesaplandığı, Oysa ki davalı tarafça 626.601.02 TL tutarında kaçak elektrik kullanımı yapıldığını,aslında bilirkişinin  de 42/1-a) maddesine göre; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,” kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından davalı tarafça kaçak elektrik kullanımı yapılmıştır değerlendirmesinde bulunularak davalı tarafın yaptığı kaçak kullanım tespit edildiği,bilirkişinin  faturayı yanlış hesapladığını,bu durumda kaçak elektrik kullanımı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44.maddesine göre faturalandırıldığını,“MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için;a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre,b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır,bu yasal düzenlemeye göre bilirkişi \"kaçak kullanım öncesi ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre\" hesaplama yaptığını,bilirkişi, \"Dava konusu somut olayda ... seri numaralı sözleşmesiz sayacın kayda alınma endeksi ile zabıt tarihindeki endeks değerinin aynı olduğu, yani tespit anındaki 51509 sayaç endeks değerinden önceki kullanımların kayıtsız sayaçtan yapıldığı, yasal kayıtlı sayaç olmadığı için bu sayaç değerinin hesaplamada kullanılamayacağı, sayaç kayıtsız iken hangi endeks değerinde hangi tarihte tesisata takıldığı tespit edilemediği, bu sözleşmesiz sayacın zabıt tarihi öncesi son 12 aylık tüketimi tespit edilemediği için kaçak kullanım öncesi ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplama yapılacaktır.\" şeklinde hatalı değerlendirmelerde bulunarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/1-b hükmüne göre hesaplama yaptığını,oysa ki bilirkişinin aynı yönetmeliğin 44/1-a hükmüne göre hesaplama yapması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta tüketimi doğru olarak kaydetmiş bulunan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değeri bulunduğunu,sunulan   faturaya bakıldığında da ilk okuma tarihi 14.09.2021 olup son okuma tarihi 14.09.2022 olduğu,ancak bilirkişi sanki müvekkili şirket 1393 gün üzerinden faturalandırma yapmış da bu yüzden de ilk okuma tarihi de 2018 yılına tekabül ediyormuş ve bu yılda ise önceki kullanımların yasal kayıtlı sayaçtan yapılmamış olması nedeniyle ihtilafsız dönemdeki verilerin dikkate alınması gerektiği gibi alakasız bir değerlendirme ile çok yanlış bir hesaplama yaptığını,bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede 14.07.2017 – 10.09.2018 tarihleri arasındaki tüketimleri referans alınarak kanunda 365 günü geçemeyeceği gerekçesiyle tutanak tarihinden geriye 12 ay gidilmek suretiyle bulunan 14.09.2022– 14.09.2021 tarihleri arasında 365 günlük süre için 13097 kWh karşılığı  101242,84 TL tutarında kaçak faturası tahakkuk edilmesi gerektiği belirtildiğini,zaten  müvekkili şirketinde  faturalandırmayı 365 gün üzerinden yaptığını,bilirkişi sanki bu faturalandırma davacı müvekkili şirket tarafından 1393 gün üzerinden yapılmış gibi bir değerlendirmede bulunduğunu,davacı şirketin  faturalandırmayı 365 gün üzerinden yani 12 ayı geçmeyecek şekilde, son okuma tarihi olan 14.09.2022'den geriye dönük olacak şekilde 14.09.2021 tarihine kadar yaptığını, bu faturalandırma yapılırken  Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 44 /1-a'da yer alan \"Öncelikle tüketimi doğru olarak tespit etmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç verileri\" göz önüne alındığını,fakat bilirkişi sanki müvekkili şirket 365 gün değil de 1393 gün üzerinden faturalandırma yapmış gibi düşünerek 1393 gün geriye gittiğinde ise yasal şekilde tesis edilen bir sayaç olmadığından diye hatalı bir değerlendirmede bulunarak ihtilafsız dönem verilerini dikkate alarak faturalandırma yaptığını,  hatalı değerlendirme ile hesaplamaları Madde 44/1-a'ya göre değil Madde 44/1-b'ye göre gerçekleştirdiğinden bilirkişi raporundaki hesaplama ile müvekkiil şirketçe düzenlenen fatura arasındaki farkın  buradan kaynaklandığını,kaçak elektrik tespit tutanağında sayacın tüketimlerinde hata olduğu yönünde bir bilgi ve bulgu yer almadığından sayaç tüketim bilgilerine göre hesaplama yapılması gerekirken, bilirkişinin bu hususu gözardı ettiğini,itirazları ile farklı bilirkişiden rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, hatalı bilirkişi değerlendirmelerinin bulunduğu, haliyle en temel noktalarda dahi hata yapılan ve kesinlikle denetime elverişli olmayan bir raporun hükme esas teşkil etmemesi gerekirken mahkemece hatalı bilirkişi raporuyla karar verildiğini, alacağa yasal faiz işletilmesi hatalı olup 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Uyarınca Gecikme zammı ve KDV işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu,ayrıca husumet itirazında bulunduklarını,dava konusu yerin şirket adresi olduğunu,davalının  söz konusu kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen dönemde kesinlikle şirketle ilişkisi olmamakla birlikte, şirketin yetkilisi de olmadığını, bu durumun tespiti için ilgili kuruma müzekkere yazılmasını talep ettiklerini,mühürlenen işletmede kaçak elektrik kullanımının mümkün olmadığını,binanın eski bina olduğunu ve elektronik sayaç olmadığını,davalı hakkında birden fazla mühür fekki dosyası olduğunu,bu nedenle sözleşmenin bitim tarihinden sonra kaçak tahakkukundan davalının sorumlu olmadığını,husumet itirazları olduğunu,kaçak tutanaklarının geçersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı borçlu hakkında 626,601,02 TL kaçak bedeli,7.832,51 TL gecikme faizi,1.409,85 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 35.843,38TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz sonrası durdurulduğu görülmüştür.Dava konusu işyerine ilişkin abonelik kaydınında ise davalı tarafın  adına, dava konusu “... Mah. ... Caddesi No:.. Fatih/İstanbul\" adresindeki işyeri yönünden aboneTutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri incelendiğinde ;KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ HALLERİMADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜREMADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.Buna göre  KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜREMADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.,şeklinde düzenleme içermektedir.lik kaydının   02.12.2019 tarihinde başladığı,  27.09.2018 tarihinde ise abonelik kaydının sonlandığı belirlenmiştir.Hükme esas 04/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda \";¸... Mah. ... Caddesi No:.. Fatih/İstanbul\" adresindeki ticarethanede perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın kaçak elektrik tüketildiği, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1 maddesi (a) bendine göre kaçak elektrik kullanımı kapsamına girdiği, buna istinaden davacı kurum görevlileri tarafından 14.09.2022 tarihli ve ... seri numaralı zabıt tutanağının düzenlendiği, davalı ... adına tanzim edilen 14.09.2022 tarihli ve ... seri numaralı Kaçak/Us Elektrik Tespit Tutanağı tahakkukunun (KDV dahil) 101.242,84TL olduğu, 101.242,84TL kaçak elektrik bedelinin 26.09.2022 son ödeme tarihinden 11.10.2022 İcra İşlem tarihine kadar işlemiş yasal faizi(%2,5 aylık) ile birlikte Toplam Kaçak/Usulsüz Elektrik Bedelinin (KDV dahil) 102.508.38TL olduğu\" hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporu kapsamında dava konusu somut olayda, 21.11.2018 tarihi ile 14.09.2022 zabıt tarihi arasındaki 1393 günde abonelik kaydı olmadığı için kaçak elektrik tüketimi yapılmıştır; Ancak yönetmelik gereği kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre 12 ayı geçemeyeceği için kaçak tespiti öncesindeki son 12 aylık tüketimi belirlenerek hesaplama yapılarak  14.09.2022 kaçak tespit tarihi ile 04.09.2021 tarihi arasındaki 365 gün kaçak tüketim süresi olarak belirlendiğinden,buna dair yapılan hesaplamanın ilgili yönetmelik ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.Yapılan hesaplama sonrası  kaçak elektrik sebebiyle amme alacaklarının tahsiline ilişkin faiz oranın uygulanmaması da mevzuata uygun bulunmuştur.Ancak kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olduğundan alacak likit kabul edilemeyecektir.Bu nedenle davada icra inkar tazminatı koşullarının oluşmamasına rağmen mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş isede,istinaf sebepleri ile bağlı olarak yapılan incelemede davalı tarafça açıkca icra inkar tazminatı yönünden istinaf sebebine dayanılmadığı görülmekle,bu hususta eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.Yargılamada yeni bilirkişi raporu alınmasının davaya katkısı olmayacaktır.Bu doğrultuda mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre  davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 7.002,34 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.750,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.251,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/10/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f356d036cef6e13e","SID":"8699f091941030d0"}}