{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... - Av....- Av. ... - Av....- Av...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... -Av. ...  <br>DAVA\t: KAYIT TERKİN <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 07/03/2023 tarihli dilekçesiyle; dava dışı ......  Şti.'nin iflasına karar verilerek Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sırası üzerinden iflas masası oluşturulduğunu, kendilerinin alacaklı olarak sıra cetveline kabul edildiği gibi davalı şirketlerin de alacaklı olarak sıra cetveline kaydedildiğini ancak, davalı şirketlerin alacağının gerçek bir alacak olmadığını beyan ederek, davalı şirketlerin sıra cetvelinde yer alan alacağının muvazaalı olması nedeniyle terkin edilerek, davalılara ayrılan payın 2004 s. İİK'nin 235/3. maddesi gereğince davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>Davalı vekili, öncelikle görev ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunmuş, davalı şirket ile dava dışı müflis şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müflis şirketten alacaklı olduğunu ve alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu beyan ederek davanın esastan da reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Somut olayda ; davanın, görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davalı tarafın görev ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. <br>Davalı şirketin ticari defterlerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişinin 22/08/2023 tarihli raporuna göre ; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 04/02/2022 iflas tarihi itibariyle davalının dava dışı müflis şirketten 3.922.313,60 TL. alacaklı olduğu  anlaşılmıştır.<br>Dava dışı müflis şirketin ticari defterlerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişinin 05/01/2024 tarihli raporuna göre de, dava dışı müflis şirketin ticari defterlerinin 22/08/2021 tarihine kadar olan kısmının temin edildiği, bu tarih itibariyle de davalı şirketin dava dışı müflis şirketten 2.281.360,72 TL. alacaklı olduğu belirlenmiştir.<br>Davalı şirket tarafından iflas masasına iflas tarihi itibariyle 3.672.313,60 TL. alacak bildiriminde bulunulmuş, 07/02/2023 tarihli ek sıra cetveli ile bu alacağın tamamı iflas masasına kabul edilmiştir.<br>Her iki tarafın ticari defterlerinin değerlendirilmesi sonucu ; müflis şirketin temin edilebilen ticari defterlerinin en son 22/08/2021 kayıt tarihi itibariyle, davalı şirketin müflis şirketten 2.281.360,72 TL. alacaklı olmasına dair kaydın her iki tarafın defterlerinde uyumlu olduğu, sonraki dönemi ilişkin olarak müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı, Ankara BAM 22. HD.nin 16/01/2017 gün ve 2016/139 E. 2017/32 K. sayılı emsal kararında da açıklandığı üzere, müflis şirket adına iflas idaresine verilen süreye rağmen müflisin (22/08/2021 tarihinden sonraki döneme ilişkin) ticari defterleri ibraz edilemediğinden, davalı şirketin ticari defterlerinindeki kayıtlara aykırı kayıt bulunduğu hususu, dava dışı müflis şirket adına iflas idaresi tarafından ortaya konulamamış, 22/08/2021 tarihinden sonraki dönem için de davalı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerine üstünlük tanınması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Davalı şirketin ticari defterlerine göre, 04/02/2022 tarihi itibariyle, dava dışı müflis şirketten 3.922.313,60 TL.  alacaklı oldukları anlaşılmış ise de; bu borcun 250.000 TL.lik kısmının daha sonra çek ile ödendiği, kalan alacağın 3.672.313,60 TL. olduğu, bu alacağa karşılık da ...... Bankası A.Ş.'nin 01/10/2024 tarihli cevabi yazısına göre, 3.500.000 TL. bedelli çekten dolayı banka tarafından çek yaprağı sorumluluk bedeli olarak 2.670 TL. ve hesapta bakiye bulunan 57.127,67 TL.nin ödenmiş olduğu, dolayısıyla davalı şirketin dava dışı müflis şirketten kalan alacağının (3.922.313,60 - 250.000 - 2.670 - 57.127,67 =) 3.612.515,93 TL. olduğu tespit edilmiştir.<br>Davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle davalı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmuş, yemin teklif etmeyeceklerini bildirmişlerdir.<br>Davalı tarafın iflas masasına kabul edilen alacağının 3.672.313,60 TL. olması ancak kalan alacağının 3.612.515,93 TL. olması karşısında, davalının iflas masasına kayıtlı alacağının 59.797,67 TL.lik kısmının terkin edilmesi gerektiği ve bu miktar üzerinden davanın kabul edilmesi, fazlaya ilişkin talebin ise reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>2004 s. İİK'nin 235/3. maddesine göre, \"Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.\"<br>2004 s. İİK'nin 235/3. maddesi gereğince de, terkin edilen kısmın öncelikle dava masrafları dahil olmak üzere sıraya bakılmaksızın davacıya verilmesinin gerektiği, artan kısım olursa diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasının gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile davalı ...... San. Tic. A.Ş.'nin, Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı iflas masasına (07/02/2023 tarihli sıra cetveline) kabul edilmiş olan 3.672.313,60 TL.'lik alacağının 59.797,67 TL.'lik kısmının TERKİN EDİLEREK, 2004 s. İİK.'nin 235/3. maddesi gereğince terkin edilen 59.797,67 TL.'lik alacağın gerekçeli kararda yazılacak ve davacı lehine hükmedilecek yargılama giderleri ile birlikte (sıraya bakılmaksızın) alacağı nispetinde davacı ...'ne VERİLMESİNE, davacı ...'nin alacağını tahsil etmesinden sonra terkin edilen bu bedelden kalan kısım olursa, sıra cetvelindeki diğer alacaklara sıra cetveline göre dağıtılmasına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuyla davacı tarafın davasını ispat edemediğinin ortada olduğunu, dava çok büyük oranda reddedildiği halde lehlerine az vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasına, davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin tamamen soyut alacaklara karşı çıkması ve sonucunda, davalının yazdırdığı alacağın bir bütün(tam,tüm) olarak doğru olmadığının kabulü karşısında mahkemenin, \"davanın kabulüne\" karar vererek, davalının yazdırdığı alacağı düzeltmesi gerekirken davanın niteliğinde düşülen hata sonucunda \"kısmen kabul, kısmen red\" kararı vermesinin ve buna paralel yargılama giderlerine hükmetmesinin doğru olmadığını, eldeki dava konusunun sıra cetveline itiraz olduğunu, sıra cetveline bir bütün olarak bakıldığında eldeki davanın haklılığının ortaya çıktığını ve sıra cetveline itirazlarının kabul edildiğini, sonuçta kabule göre, davalının yazdırdığı kadar alacağının olmadığının ortaya çıktığını, o halde alacağın miktarını bilmesi kendisinden beklenemeyecek olan müvekkilinin6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz (kayıt  terkin) davasıdır.<br>Dava dışı ...... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/02/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, kararın 24/05/2022 tarihinde kesinleştiği ve Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sayılı iflas masası oluşturulmuştur. <br>İİK'nın 234/1. maddesi, \"İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.\" hükmünü, 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi, \"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren  onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu husus üzerinde mahkemece re'sen durulmalıdır.  Bu süre, kural olarak sıra cetvelinin İcra İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar eğer davacı, aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Masraf verilmediği takdirde iflas masasının masrafından yapılan tebliğ bilgi mahiyetinde olup alacaklıya herhangi bir hak bahşetmez ve bu durumda dava açma süresi son ilan tarihinden itibaren başlar.<br>2004 s. İİK'nin 235/1. maddesine göre, \"sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur...\" <br>Davanın, görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>Somut olayda, mahkemece müflis şirketin ve davalı alacaklının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosya arasına alınan sair kayıt ve belgeler değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>Anlatılan yasal düzenleme ve ilkeler ışığında, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmış olup, <br>Bu karara karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden  reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı ve davalı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 26/09/2025<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br>  e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı <br>...<br>Katip<br>...<br>  e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de747e479a4da460","SID":"c4d7f55a5cf2bf69"}}