{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>KATİP\t: .....\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: ........  BAŞKANLIĞI<br>VEKİLİ\t: Av. B.......<br>DAVA\t: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ........ Mah. ........ Sk. No: ... Selçuklu/KONYA adresindeki tüm binanın davacıya ait olduğu No: .../1-2-3- numaralı daire için DASK yaptırdığını, 08.11.2021 tarihinde ........ merkezli olan depremde binada ağır hasar oluştuğunu, Konya Valiliği tarafından 27/12/2022 tarihli yazısında 3 dairede ağır hasar oluştuğu tespit edildiği, deprem sonrasında ağır riskli yapı olduğunun tespiti ile Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yıkımına karar verildiği ve yıkıldığı, No: .../.....de bulunan gayrimenkul ........ doğa sigorta poliçe numarası, ........ DASK poliçe numarası ile 30.08.2021 tarihinde poliçe yapıldığını, No: .../.....de bulunan gayrimenkul ........ doğa sigorta poliçe numarası, ........ DASK poliçe numarası ile 30.08.2021 tarihinde poliçe yapıldığını, No: .../1 de bulunan gayrimenkul ........ doğa sigorta poliçe numarası, ........ DASK poliçe numarası ile 30.08.2021 tarihinde poliçe yapıldığını, bu poliçeler kapsamında zararın giderilmesi gerektiğini, ........ DASK poliçe numarası ile ........ hasar dosyası ile DASK tarafından 35.697,56 TL ödeme yapıldığını, ........ DASK poliçe numarası ile ........ hasar dosyası ile DASK tarafından 45.300,35 TL ödeme yapıldığını, ........  ile yapılan arabuluculuk görüşmesinde de bir anlaşma sağlanamadığını, anılan poliçelerde yazılı limitler de göz önüne alınarak Konya ili, Meram ilçesi, ........ mahallesinde 08.11.2021 tarihinde meydana gelen depremde davacının ........ mah. ........ sk. No: ... Selçuklu/KONYA adresindeki No: .../1-2-3 de bulunan gayrimenkullerinde, deprem sonucunda meydana gelen hasarın tamiratının mümkün olmayacağından Konya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kararı ile yıkılmış olduğundan, zarar miktarının sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu meskenlere ilişkin tapu kayıtlarında herhangi bir bankanın alacaklı sıfatıyla yer alıp almadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının, sigorta poliçelerinden kaynaklanan hasar tazminatı alacağı yönünden talepte bulunabilmesi için, öncelikle; rehinli alacaklının Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca bu konuda açık ve yazılı muvafakat vermesi gerektiğini, davanın görevsiz mahkeme olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin HMK'nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafından Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın “Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü Fesih ve İptaller” başlıklı C.2 maddesinde belirtilen “meskenin brüt yüz ölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumu gibi bilgilere ilişkin davacıların kasti olarak beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, kasti aykırılık durumunda müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından dolayı işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının bu sigorta sözleşmesini, sigorta ettirenin, rizikonun gerçek durumunu bildiren beyanına dayanarak yaptığını, sigortalının veya sigorta ettirenin beyanının gerçeğe aykırı veya eksik olması halinde DASK’ın sözleşmeyi daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek durumlarda, DASK veya aracı kılınan ilgili sigorta şirketi durumu öğrendiği andan itibaren 15 gün içerisinde prim farkının ödenmesini sigorta ettirenden talep edeceği, gerçeğe aykırı beyan hali, depremden sonra öğrenilmişse, tazminat, alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki orana göre ödeneceği, sigortalının veya sigorta ettirenin geçmiş depremlerdeki orta veya daha ağır hasar durumunu kasıtlı olarak beyan etmediği anlaşıldığı takdirde DASK, riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabileceği ve prime hak kazanacağı, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.6-Muafiyet başlığı altında düzenlemeye istinaden 221.900,00-TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarı 4.438,00-TL olarak hesaplandığı, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıdan daire no:3 olan bağımsız bölüme ait tapu senedi talep edilmişse de sigortalı tarafça iletilen herhangi bir belge bulunmadığından dolayı müvekkili kurumca herhangi bir ödeme yapılmadığı, yasal düzenleme gereği Hazine Müsteşarlığı’na bağlı bağımsız sigorta eksperleri tarafından yapılan hasar tespitinin esas alınması gerektiğini,  davalı Kurumun ve gelirleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu beyan ederek davacının müvekkil kuruma yapmış olduğu davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesinin kararı ile; \"Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın giderilmesine konu somut olayda, davacının birden fazla bağımsız bölüm maliki olduğu, bu bağımsız bölümler için davalı ya sigorta yaptırdığı, rizikonun gerçekleştiğinin iddiasıyla zararın tazmini yönünde eldeki davayı açtığı, 09/06/2024 tarihli jeoloji mühendisi, sigorta uzmanı, harita mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda; Konya şehir merkezine ve davaya konu taşınmaza çok yakın bir lokasyon olan ........'de meydana gelen deprem nedeniyle zeminden kaynaklı olarak binanın artık dayanamayacak duruma geldiği, buna bağlı olarak binanın artık dayanamayacak duruma geldiği, buna bağlı olarak çatlak, yarık ve kırılmaların oluştuğunun belirtildiği, Mahkememizce hükme esas alınan 11/11/2024 tarihli bilirkişi  ek raporunda; taşınmaz ruhsat sahibinin 28/06/1996, yapı kullanma izin belgesinin tarihinin 07/07/1999 olduğu ve deprem tarihi olan  08/11/2021 tarihi itibari ile yapı yaşının 22 olduğu, 1 nolu bağımsız bölümün maliyet değerinin 133.171,20 TL, 2 nolu bağımsız bölümün maliyet değerinin 133.171,20 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davalının 28/1 sayılı taşınmaz için 45.300,35 TL, 28/2 nolu taşınmaz için 35.697,56 TL ödeme yapmış olması dikkate alınarak ve bu bedeller mahsup edilerek, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi gözününde bulundurularak davanın ........ sigorta poliçeli taşınmaz ve ........ sigorta poliçeli taşınmaz için kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davacının ........ sigorta poliçeli taşınmaz yönünden yapılan değerlendirmede; Selçuklu Tapu Müdürlüğü'nün 24/11/2023 tarihli cevabi yazısı ile taşınmazın tapu sicilinde yalnız 2 adet bağımsız bölüm olduğu ve 3 nolu bir bağımsız bölüme rastlanmadığının belirtmiş olması, gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisinin raporu düzenlediği  kısımda; taşınmazın yıkılmış olması nedeniyle tespitlerin proje üzerinden yapıldığı ve projede bodrum kat ve çatı katının ortak olması nedeniyle bu alanların gözününe alınmadığı, taşınmazın kat irtifakı esas onaylı projesi üzerinden yapılan değerlendirme zemin kat 1 bağımsız bölüm ve 1. Kat 2 bağımsız bölümden oluştuğunun belirtildiği, yine 09/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; taşınmazın 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlere sahip olduğunun belirtilmesi karşısında, ........ sigorta poliçe ile sigortalandığını belirtilen 3 nolu bağımsız bölümü olduğuna dair dosyada somut ve yeterli delil bulunmadığından bu poliçe ile sigortalanan taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;........ sigorta poliçeli taşınmaz için 97.473,64 TL, ........ sigorta poliçeli taşınmaz için 87.871,20 TL'nin  davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,<br>Davacının ........ sigorta poliçeli taşınmaz yönünden maddi tazminat talebinin reddine\" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin, ........ sigorta poliçesiyle sigortalanan 28/3 numaralı bağımsız bölümün tapu sicilinde yer almadığını belirterek bu taşınmaz yönünden taleplerini reddettiğini, ancak, bilirkişi raporunda, taşınmazın projeler üzerinden incelendiği ve bu projede bodrum kat ile çatı katlarının ortak kullanım alanları olduğunun belirtildiğini, bu durumun, taşınmazın bağımsız bölüm olarak değerlendirilmesini gerektirdiğini, mahkemenin, bu önemli hususu dikkate almadığını ve somut delilleri göz ardı ettiğini, mahkemenin, sigorta şirketinin ........ poliçe numaralı taşınmaz için sorumluluğu olmadığını değerlendirdiğini, ancak sigorta poliçesinin kapsamı ve rizikonun gerçekleşme durumunun açıkça ortada olduğunu, mahkemenin, sigorta poliçesinin kapsamına dair eksik ve hatalı değerlendirmesinin, hakkaniyete uygun olmadığını, mahkemenin, ........ ve ........ numaralı sigorta poliçeleri kapsamında ödeme yapılmasına karar verdiğini, ancak hesaplanan gerçek zarar miktarı ile ödenmesi gereken tutarlar arasında fark bulunduğunu, ekspertiz raporlarına göre taşınmazların piyasa değeri daha yüksek olup, sigorta poliçesi limitleri dahilinde tam ödeme yapılması gerektiğini, ayrıca mahkemenin, poliçe limitlerini ve yapı yıpranma payını değerlendirirken hatalı bir hesaplama yaptığını ve müvekkilinin hak ettiği tazminatı eksik belirlediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, ........ numaralı sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan 28/3 numaralı bağımsız bölüm için de tazminat ödenmesine karar verilmesine, sigorta poliçesi limitleri çerçevesinde diğer bağımsız bölümler için talep artırım dilekçesi dikkate alınarak eksik kalan ödemelerin tamamlanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; binanın depremden kaynaklı olmayan yapısal sorunları ve yapıldığı tarihteki mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile ortaya çıkan hasarların deprem kaynaklı olmadığını, binanın Afet Etkisi Belirleme Formuna göre ağır hasarlı olması Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığından dolayı müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu meskenin yeniden yapım maliyetinin deprem tarihindeki veriler esas alınarak hesaplanması gerekmekte iken güncel tarihli hesaplama yoluna gidilmesinin de hatalı olduğunu, davacının konu meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının ve müvekkili kurumun iddia, talep ve itirazlarının incelenmesi; ihtilaf bakımından sağlıklı yargılamanın yapılabilmesi için, bilirkişi heyetinin oluşturularak heyette jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta eksperlerine yer verilmesi suretiyle denetime elverişli yeni rapor alınması gerekmekte iken müvekkili kurum aleyhine tazminat hesaplaması yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu, davacının talebine ilişkin sigorta kapsamı ve teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava,  zorunlu deprem sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>08/11/2021 tarihinde  ........ merkezli olan depremde davacıya ait 3 katlı binada bulunan  3 dairede kısmi hasar meydana geldiği, davacının bu daireler için ayrı ayrı DASK yaptırdığı,  hasar nedeniyle sigortaya başvuru yapıldığı, üç ayrı hasar dosyası açıldığı, 1 nolu daire için açılan hasar dosyası kapsamın 35.697,56 TL, 2 nolu daire için açılan hasar dosyası kapsamında 45.300,35 TL ödeme yapıldığı, 3 nolu daire için ........ nolu hasar dosyasında ise tapu senedi getirilmediği için ödeme yapılmadığı,  sigorta eksperince kısmi hasar tespiti yapılan taşınmazda Konya Valiliği'nin 27/12/2021 tarihli yazısı ile Ağır Hasar olduğunun tespit edildiği, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nce yıkılmasına karar verildiği, davacı tarafça No: .../1-2- de bulunan taşınmazlarda deprem sonucunda meydana gelen ağır hasar sonucunda yıktırılmış olduğundan bağımsız bölümlerin sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, tazminat talebinde bulunulduğu, görülmüştür.<br>Davalı sigorta tarafından cevap dilekçesinde, yapılan sigorta ödemeleri kabul edilmiş olup, ayrıca davacının beyan yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, sigorta kapsamı dışında olan haller başlıklı  A.3-6. Maddesinde; belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların sigorta teminat kapsamında olmadığı, bu nedenle dava konusu yapının Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği savunmasında bulunulmuştur.<br>Mahkemece harita yüksek mühendisi, sigorta uzmanı ve gayrımenkul değerleme uzmanı inşaat mühendisi bilirkişilerinden oluşturulan heyetten alınan 02/09/2023 tarihli raporda dava konusu yapıda oluşan ağır hasar nedeniyle sigorta limiti gözetilerek hesaplamalar yapılmış ise de; davalı sigortanın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hasarın depremden kaynaklı olup olmadığı, hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,<br>Ancak mahkemece nitelikli hesaplama, Jeoloji Yüksek Mühendisi, Gayrımenkul Değerleme ve Harita Yüksek Mühendisinden oluşan heyetten alınan  09/06/2024 tarihli raporda ise; heyette yer alan Jeoloji Yüksek Mühendisi' yaptığı değerlendirmesinde, Konya şehir merkezine ve davaya konu taşınmaza çok yakın (kuş uçuşu yaklaşık 30 km) bir lokasyon olan ........'de meydana gelen deprem ile zemine bağlı olarak binanın artık dayanamayacak bir duruma geldiği, bardağı taşıran son damla gibi çatlak/yarık ve kırılmalar meydana geldiği kanaatininin ifade edildiği, 09/06/2024 tarihli raporla dava konusu hasarın  depremden kaynaklı olduğu anlaşılmış olup, mahkemece deprem yılı dikkate alınarak dava konusu taşınmazların değerinin tespiti için alınan 11/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, yapının yaşı da gözetilmek suretiyle usul ve yasaya uygun şekilde maliyet değerinin belirlenerek hazırlanan raporun hükme esas alınmasında, davalı sigorta tarafından  yapılan önceki ödemelerin tenzil edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir yanlış olmadığı anlaşılmakla, itirazların reddi gerekmiştir.<br>Anlatılan nedenlerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin ve  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına<br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince;  (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 26/09/2025<br><br>\t\t\t\t<br>.....<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br><br>.....<br>Üye<br>...<br>e-imzalı <br><br>.....<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br><br>.....<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"770317f2acd0cd8e","SID":"b8c9e2d47c0ace09"}}